banner9

banner8

22.11.2022, 11:02 84

13 Kasım ve 19 Kasım’da muhalefet imtihanı

“İktidarın güvenlikçi ve askeri politikalarını siyaset ve toplum her zaman sorgusuz, sualsiz satın almakta.”

13 Kasım 2022 tarihinde gerçekleştirilen İstiklal Caddesindeki terör saldırısı sonrasında ortaya atılan sorular, saldırının gizemli bir hal almasına yol açtı. Devlet yetkililerinin açıklamalarının hiç birisi bu gizemi açıklığa kavuşturamamışken, 19 Kasım’da gece yarısı Pençe-Kılıç Hava Harekâtı adı verilen askeri operasyon yapıldı.

Bu operasyonun 22-23 Kasım tarihlerinde yapılacak İran, Türkiye ve Rusya üçlüsünün Astana sürecinin yeni bir toplantının hemen öncesinde gerçekleştirilmesinin anlamını bir yere öncelikle not edilmeli.

Suriye’de Kobani, Tel Rıfat, Cizre ve Derik’te; Irak’ta Kandil, Asos ve Hakurk’ta Kürt silahlı örgütlerinin bulunduğu bölgeler bombalandı.

Milli Savunma Bakanlığı’na göre “terörü kaynağında yok etme stratejisi” hedefiyle 89 adet barınak, sığınak, mağara, tünel, mühimmat deposu, karargâh ve eğitim kampı imha edildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi; Suriye topraklarının 700 kilometre kare alanın bombalaması sonucunda 31 kişinin öldüğü, 40 kişinin yaralandığı, ölenlerin 12’sinin Suriye ordusu askeri olduğu iddia ediliyor.

Sonrasında bir kez Öncü Pınar sınır kapısına ve iki kez Karkamış ilçesine roketli saldırı oldu, iki kişi öldü. Karkamış’ın karşısındaki bölge Türkiye uçakları tarafından 20 Kasım gecesi bir kez daha bombalandı. Saldırılara ve bombalamalara karşılıklı misliyle yanıt verme atışlarının bir süre daha devam etmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaz başında, “bir gece ansızın gelebiliriz” diyerek yeni bir sınır ötesi askeri operasyonun gündemlerinde olduğunu açıklamıştı. Cumhurbaşkanının sözünü ettiği daha çok kara askeri operasyonuydu. Rusya ve ABD yönetimleri kara askeri operasyonuna vize vermediklerinden olsa gerek, operasyon Türkiye’nin aktüel gündeminin gerisine düşmüştü.

19 Kasım’daki hava kuvvetleriyle sınırlı bir askeri operasyona her iki ülkenin bilgisinin olması ve onay vizesinin çıkmış olması ihtimali oldukça yüksek.

Buna dair en önemli işaret şu: Türk Hava Kuvvetlerine ait askeri uçaklar 19 Kasım gecesi Suriye ve Irak’ta Kürt silahlı güçlerinin bulunduğu bölgeleri bombalamadan bir gün önce ABD’nin Erbil Başkonsolosluğu, Irak ve Suriye’nin kuzeyine askeri harekât düzenlenebileceği konusunda kendi vatandaşlarını uyardı. Bu, en azından askeri operasyon konusunda ABD tarafının bilgisi olduğunu gösteriyor.

Keza Cumhurbaşkanı Katar dönüşü uçakta gazetecilere, ‘bunun sadece bir hava harekâtıyla sınırlı kalması söz konusu değil’ diyerek, iktidarın kara harekâtı hazırlığı içinde olduğunun haberini verdi.  Gaziantep’in Karkamış ilçesinden okulları tatil edilmiş olması kara harekâtı ihtimalini güçlendiren  işareti olabilir. Bu süreçte ‘yeni çözüm süreci’ hariç beklenmeyen pek çok şey hızla gelişebilir.

Gizemli İstiklal terör saldırısı sonrasında, askeri operasyon için hem içerde hem de dışarda siyasal ortam oldukça elverişli bir hal aldı. İstiklal saldırısının arka planında bu siyasal ortamın oluşturulması ihtimali oldukça yüksekti.

Seçimlere 7 ay gibi bir zaman kaldı. Birçok soruyu ortaya çıkaran siyasal atmosferde, İstiklal terörü konusunda, iktidarın seçim çalışması kapsamında ayak izini süren çok sayıda değerlendirme yapıldı, kuşkular dile getirildi.

Sanığın; IŞİD mi, SDG mi, ÖSO mu, PYD mi, yoksa başka birileri adına mı terör saldırısını gerçekleştirdi/çalıştığı bilinmeden, siyasi kimliği dahi netleştirilmeden menzile silahlı Kürt örgütleri anında yerleştirildi.

İktidar bunların bir tekini dahi ciddiye almadı, hiçbir girişimde bulunmadı. Hızla zaman geçirmeden operasyon düğmesine bastı.

İktidarın güvenlikçi ve askeri politikalarını siyaset ve toplum her zaman sorgusuz, sualsiz satın almakta. Teröre karşı mücadeleyi kutsayan siyaset, toplum ve muhalefet; gizemli hissettiği plana hak ettiği ölçüde kuşkuyla yaklaşma cesaretini yine gösteremedi.

Askeri ve güvenlikçi politikalar yarım asırdır uygulanmasına rağmen başarılı olamamıştır. 92 yıldır uygulanan baskıcı yöntemlerle, toplumun sıkı sıkıya sarıldığı toplumsal barış umudunun kemirilmesine devam ediliyor.

50 bini aşan insanı toprağa vermiş acılı bir toplum veya siyasetçi davranışı gösterenlerin sayısının bu ülkede parmakla sayılabilecek kadar az olduğu bir kez daha görüldü.

13 Kasım ve 19 Kasım aslında Türkiye’nin içinde bulunduğu sarmalın farklı iki yüzü gibi görülüyor. Türkiye siyaseti ve toplumu bu imtihandan da geçemedi.

İstiklal’deki gizemli terör saldırısı sonrasında beliren sorular açığa çıkarılmadan, katledilenlerin ‘toprakları kurumadan’, toplumun güvenliğini riske atan, acılara yeni acılar ekleyen operasyon başlatıldı. Bu operasyonun sorgulanmamasının, yaşananlardan zerrece tecrübe edinilmemiş olunmasının ötesinde bir anlamı var.

Bu da iktidarın verili koşullarda kazanmayı riskli görüldüğü seçimlerde, toplumun üretilmiş ‘beka ve güvenlik kaygısını’ seçim çalışmasının ve siyasetinin aracına dönüştürme olasılığının hiç dikkate alınmaması veya hafife alınmasıdır.

Yaklaşan seçim sürecinde; Cumhur İttifakı, Altılı Masa ve HDP/Kürtler üçgenindeki güç değiştirmeye yönelik girişimler, 1 Kasım 2015 seçimleri öncesindeki beka eksenli güvenlikçi politikalara benzer çabalar, daha çok gelişebilir.

Mesele Kürt sorunu bağlamında bir konu veya sorun olduğunda, Türkiye’nin hiçbir hukuk, kural ve kritere sahip olmayan bir iktidar tarafından yönetildiği unutuluyor. Keza toplumun geniş çevreleri tarafından haklı olarak zerrece güven duyulmayan bir İçişleri Bakanı’nın eliyle ‘terörle mücadele’ kisvesi altında muhalefeti dizayn etme operasyonlarına güçlü destek veriliyor.

Neredeyse son altı yıldır her hafta birkaç kez ‘bittiler, inlerine girdik, artık ayakkabı numaralarını varana kadar  biliyoruz, bu bahar terör örgütünün sonu gelecek” biçiminde açıklamalarla başarısızlıklarının üstünü örtmeye çalışan İçişleri Bakanı’nın yalanları dizi izler gibi izleniyor.

Korku ve kaygı iklimi; toplumun derin uykusunun devam etmesini, iktidarın hedefine varmasını kolaylaştıran ‘terör’ sarmalının sürmesini sağlıyor. Bu, ekonomik ve siyasi krizin derinleşerek sürmesine ve kaos ortamının güçlenmesine bir biçimde rıza göstermek anlamına gelecektir.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Keçiörengücü 15 26
4. Rizespor 14 25
5. Pendikspor 14 25
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü