KHK’li Dersim Belediye Eş Başkan Adayı Nurşat Yeşil: Kendimi bildim bileli hep ezilenden yana oldum

Nurşat Yeşil

Reklam!

 

 

 

 

DERSİM- ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ RÖPORTAJ; Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu Tunceli Toplum sağlığı Merkezinden hemşire  29/10/2016 yılında 675 sayılı KHK ile  ihraç edilen KESK’e bağlı Dersim eski Ses Şube Eş Başkan ve HDP Dersim Belediye Eş Başkan Adayı Nurşat Yeşil Muhabirimiz Arzella Bektaş’ın sorularını yanıtladı…

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz, hayata nasıl bakarsınız, nelere değer verir, neleri önemsersiniz, olmazsa yaşayamam dediğiniz şeyler nelerdir?

1973 Dersim doğumluyum. Hemşireyim. 1996 yılında Dersim’de çalışırken sürgün edildim. 2014 yılında Dersim’e geri döndüm. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu Tunceli Toplum sağlığı Merkezinde çalışıyordum. 29 Ekim 2016 tarihli 675 sayılı KHK ile ihraç edildim. SES Dersim Şube EŞ Başkanlığı yaptım.

Kendimi bildim bileli hep ezilenden yana oldum. Bazı zamanlar karamsar olmakla birlikte özgür yarınlara, güzel günlere olan inancımı ve umudumu hiç yitirmedim. Bundan dolayı da mücadeleyi hiç bırakmadım. Halkım ve partim beni ben yapan önemli değerler. Onlara minnet borcum var. Ailem ve dostlarım da benim için önemli. Bunlar dışında Dersim, başka yerde yaşayamam dediğim memleketim.  Tüm bunlar beni ben yapan ve olmazsa yaşayamam dediğim değerlerim.

Kanun Hükmünde Kararnamelerle(KHK) yönetilen bir ülke konumuna geldik Yeni Türkiye’de. KHK’lerle önce akademisyenler ihraç edildi ve her yeni kararnameyle birçok kişi işini kaybetti. Sizi ihraç ederken bir neden gösterdiler mi? Yeni Türkiye’nin kabul edemediği hangi eylemi gerçekleştirdiniz?

29/10/2016 yılında 675 sayılı KHK ile ihraç edildim. Diğer bütün KHK ile ihraç edilen emekçiler gibi bana da kişisel bir neden göstermediler.  Tüm ihraçlara olduğu gibi bana da ‘Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin mili güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı’ gerekçesi yazıldı.

Hızla genişleyen bir ihraç çemberinin içinde bulunca kendinizi nasıl bir haleti ruhiye yaşadınız, hayatınızda neler değişti ve değişen hayata nasıl uyum sağladınız ya da sağlayabildiniz mi?

İhraç olduğumda sendika üyesiydim ve bir sendika aktivistiydim. Sendikanın yaptığı hiçbir eylemi kaçırmaz ve bütün çalışmalarına aktif olarak katılırdım. Bu nedenle neden ben demedim. Yıkılmadım ama kızgındım. Haksız bir şekilde yirmi altı yıldır severek yaptığım mesleğimden edilmiştim. Aslında bir şekilde bu haksızlıklara karşı daha fazla mücadele etme isteği oluşuyor. İhraç edildikten sonra sendika yönetimine girdim ve şube eş başkanlığı görevini üstlendim. Mücadelenin içinde ve dostlar arasında olmak her zaman için en iyi ilaç oluyor. İhraç olduktan sonra ciddi boyutta maddi sıkıntılar yaşadık. Sosyal hayatımız hiç kalmadı. Tiyatroya ve sinemaya gitmek dışarıda yemek yemek imkânsızlaştı.

 

İhraç kararına itiraz ettiniz mi, hukuki süreç hakkındaki düşünceleriniz neler, hukuk sisteminden ümitli misiniz?

Evet, itiraz ettik. Sendikamız bizim adımıza bu süreci yürütüyor. Şu an dosyalarımız OHAL komisyonunda. Komisyonun bugüne kadarki çalışmalarını baz alırsak olumlu bir karar çıkacağını düşünmüyorum. Bu iktidarla devam ettiğimiz sürece de mahkemelerden de olumlu bir karar çıkacağına inanmıyorum.

Dersim’de KHK’yle kaç kişi ihraç edildi, ihraç edilen diğer meslektaşlarınızla iletişiminiz var mı, birbirinize destek oluyor musunuz?

KESK’e bağlı sendikalara üye yaklaşık 200 arkadaşımız ihraç edildi. İşçileri ve FETÖ’den ihraç edilenleri de sayarsak 400 ü buluyor bu sayı. Kendi sendikam olan Sağlık Emekçileri Sendikası üyesi 78 kişi. Sendika yöneticisi olmam sebebiyle bütün arkadaşlarımızla iletişim halindeydik. Bizleri ayakta tutan en önemli etkenlerden biride dayanışmaydı.

İhraç edildikten sonra maddi sıkıntıları nasıl aştınız, iş bulabildiniz mi, şuanda çalışabiliyor musunuz?

Ablamla birlikte ihraç edildiğimizden dolayı ciddi maddi sıkıntılar yaşadık. Ailemizin desteğiyle borçlarımızı ödeyebildik. Dersim iş olanaklarının kısıtlı olduğu bir yer. Sendika yöneticisi olmam sebebi ile de il dışına çıkamadım. Şu anda çalışmıyorum.

Kültür, Sanat ve bilimsel çalışmalara nasıl bakıyorsunuz, var mı bir çalışmanız?

Kültür sanat çalışmalarına bir tüketici olarak katılıyorum. Maalesef bu konularda oldukça yeteneksiz bir insanım. Tiyatro izlemyi ve müzik dinlemeyi seviyorum.

İhraç edildikten sonra yaşadığınız zor günlerde yeterince desteklendiğinizi düşünüyor musunuz, kimler sizin yanınızdaydı bu süreçte?

Ailem, arkadaşlarım ve en önemlisi de sendikam bu süreçte bizleri hiç yalnız bırakmadılar. Sendikam ihraç edildiğimizden beri maddi ve manevi olarak her zaman yanımızdaydı.

İhraç edilen insanlarımız için neler yapılabilir, nasıl desteklenebilirler, bu konuda neler söylersiniz?

Üretim atölyeleri ve kooperatifçilik geliştirilerek iş imkânı sağlanabilir. Bunun dışında manevi dayanışmada çok önemli.

Nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz demokrasi, eşit bir yaşam ve barış için coğrafyamız ve kendini adınıza?

İnsanların Dilinden, Kimliğinden, inancından, cinsiyetinden dolayı değil sadece iyi veya kötü olarak sınıflandırıldığı bir dünya hayal ediyorum.

Ötekilerin Gündemi olarak teşekkür ederiz.