Yazar Helin Yıldırım: “SIRTINDA KALBİNİ HİSSETİN Mİ?”

Reklam!

 

 

 

İZMİR-ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ RÖPORTAJ; Yazar Helin Yıldırım: “SIRTINDA KALBİNİ HİSSETİN Mİ?”     ilk şiir kitabına ilişkin  Gazeteci Hamza Özkan’ın sorularını yanıtladı;

Söyleşimize sizi tanıyarak başlamak istiyoruz, Helin Yıldırım kimdir, neler yapar, nasıl bir hayat görüşünü benimser, evrenle ve insanla nasıl bir ilişki içindedir?

Öncelikle merhaba, benimle gerçekleştirmiş olduğunuz röportaj için teşekkürlerimi ileterek başlamak isterim.

Kısaca kendimden bahsedeyim. 18 Temmuz 1988 yılında Tatvan’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. Manisa Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi iktisat bölümünü kazandım ve İzmir’e yerleştim. Lisans eğitimimden sonra Ekonomi Hukuku alanında yüksek lisans eğitimi aldım. Yüksek lisans eğitimimin ardından Mali Müşavirlik ruhsatımı aldım ve şuanda özel bir şirkette denetçi olarak görev yapmaktayım.

Yoğun bir eğitim ve iş temposuyla birlikte, yaşamımın içinde sanatsal ve sosyal etkinliklerin de yer almasını daima isteyerek yaşadım. Profesyonel bir sanat yaşamım olmamasına karşın ilk ve ortaokul dönemlerimde Mezopotamya Kültür Merkezi’nde müzik, tiyatro, folklor, resim, dil vb. eğitimler aldım. Bu sebeple sanata ilgim hep diri kaldı. Duygularımın yoğun olduğu her durumu kağıda döktüğümde, kendimi iyi hissettiğimi fark ettiğim an, yazmayı sevdiğimi de fark ettim. Sanırım insan kendine iyi gelen ne ise onu seviyor ve bırakmıyor.

Yaşam bir akış, bu akış içerisinde sürekli dönüşen bir denge var. Bu akış içerisinde dengede kalabilmek çoğu zaman zor olsa da, bir tıkanıklık noktasına gelindiğinde bize ne yapmamız gerektiğini yine duygu, ruh ve akıl birlikteliği yol gösteriyor diye düşünüyorum.

Temelde duyarlı olmak, derinlikli düşünebilmek, umudu her daim büyütmek, yaşamı anlamlandırabilmek, empati duygusunu yüksek tutmak gerektiğini düşünüyorum. Sevgi ve emeğin, hayatı sevmek için en önemli sebep olduğunu düşünüyorum. Bir de an’ların ve şimdiki zamanın kıymetini bilmemiz gerektiğini…

Olduğun an’da beyninle, bedeninle, kalbinle, ruhunla bir bütün olarak var olmanın kıymetli olduğunu düşünüyorum.

Bir şair olarak dil sizin için nasıl bir anlam taşıyor ve özelinde şiir sizin için ne ifade ediyor?

Şiir okurken anlatılanı hissedebilmek isterim. Bir şekilde duygu dünyama bir farkındalık katmalı ve yeni anlamlar keşfetmemi sağlamalıdır. Ve şiir insana umut katmalı kesinlikle. Umudu beslemeli şiir.

Benim için dil, duygularımı ifade edebilmenin en etkili aracıdır. Bilhassa konuşmaktan ve anlatmaktan ziyade yazarken kendimi daha özgür hissediyorum. Kitabımı okurken de fark edilebileceği gibi genel olarak kurallı cümleler yer almamaktadır. Bu benim özellikle tercihim değil, doğalında gelişen bir yazım tarzı. Anlatmak istediğimi daha iyi ifade etmemi sağlıyor. Benim için şiirde, sade bir dille kurulmuş kalıpsız cümleler keyif vericidir.

 Şiir yazmak nasıl bir süreç, hangi aşamalardan geçiyorsunuz?

Şiir yazmak bir süreç mi?

Bence sürecin dışında bir yoğunlaşma anı düşünceden ziyade duygunun yoğunluğundan çıkan bir yaratım. Muhakkak ki beynin çok yoğun olması yazmaya ket vuruyor. Daha dingin olmayı gerektiriyor yazmak. Şiirin insana huzur katan bir keşif ve yaratma süreci olduğunu düşünüyorum.

Yayınlanan “SIRTINDA KALBİNİ HİSSETİN Mİ? Kitabınızın teması neler, okuyucuya neler anlatıyorsunuz, kitabınız nasıl bir sanat anlayışı ile yazıldı?

 

Ana tema; duygular ve insan. Kendini ve insanları keşfetme süreci de diyebiliriz.

İnsan beyni ve ruhu karmaşık, kendini tanıma süreci biraz sancılı. Şiirde kelimeler bir araya gelince sihirli gibidir. Bazen iki kelimenin yan yana gelmesi ile yürekte bir yerlerde bilinmeyen, çözülemeyen duygulara temas edilebiliyor. Kendim bir şiiri okurken en çok bu histen keyif alırım ve şiir beni o sebeple kendine çeker. Ben okurken sade bir dille ve derinlikle yazılmış şiirlerden keyif alırım, umarım benim şiirlerim de okuyanlara aynı tadı verir.

Türkiye ve şiir kavramlarını aynı anda kullandığımızda aslında tek bir şiirden bahsedemiyoruz. Bu topraklarda yaşayan pek çok halkın şiirinden de bahsetmek gerekiyor. Şiirler hakkında neler söylersiniz?

Şiirler bir halkı, geçmişini, mücadelesini, acılarını, sevincini, kültürünü ifade eder. İnsanlara duyarlı olmayı aşılamalı, bu konuda öncülük etmelidir. Sadece şiir değil, sanatın her alanı için geçerlidir bu. Acılar farklı olsa da duygusu birdir ve şiirler bu duygu altında insanları birleştirebilir. Bu sebeple bambaşka duygularla aynı şiirde buluşmak mümkündür.

Hep şiirlerinizden söz ettik ama “Sırtında kalbini hissetin mi?” kitabınız şiir olarak raflardaki yerini aldı. Şiir yazmaya sizi iten ne oldu, şiir sizdeki yeri nedir?

Şiir kitabım Mayıs 2019’da çıktı ancak lise yıllarımdan beri yazıyorum. Tabii o zamanlar aklımda bir kitap çıkarma düşüncesi yoktu. Yazmaya başladığımda yazabildiğimin farkında değildim, sadece kendimi ifade etme biçimimdi yazmak. Yazmaya başladığımda kendimi keşfetmeye başladım. Ve en önemlisi yüreğime iyi geldi. Yeni bakış açıları keşfetmeme sebep oldu. İnsanın üretmesi farklı bir his, hayata bağlılık oluşuyor. Neden yaşadığını çözebiliyorsun. Yani beni yazmaya iten sebep; “yazmak yüreğime iyi geldi ve ruhumu besledi” diyebilirim.

Türkiye’nin geleceğine dair endişeleriniz nelerdir, bu gidişat sizi, sanatı ve özelde de edebiyatı nasıl etkiliyor?

Elbette ki herkes gibi ben de endişeliyim ancak bu konuda hala umudu yüksek olanlardanım.

Ötekilerin Gündemi olarak teşekkür ederiz…

 Ötekilerin Gündemi’ne teşekkür ediyorum, selamlar ve sevgiler…