GÜNÜN BİLGİSİ: Regl izninin tarihi

Reklam!

 

 

 

 

ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ; Dünyada kadınlar regl iznini hangi ülkelerde kazandılar? Türkiye’de regl izni nasıl bir süreç yaşadı? İşte cevabı:

1995 yılının temmuz ayında 13 bin kadın işçinin 6 bini ülkenin en büyük tekstil ihracatçılarından olan Great River Industries Company’de greve çıktı. Kadın işçiler ücret zammını ve daha iyi çalışma koşullarıyla birlikte regl iznini de talep ediyordu ki bu taleplerin tamamı Endonezya İş Yasası’nda var olan ancak uygulanmayan haklardı. Çoğunlukla kadın işçilerin çalıştığı, ülkenin en büyük sigara üreticisi Indon Cigarette fabrikasında da kadın işçiler 14 Kasım 1997’de aynı taleplerle greve gitmişlerdi. Grev sonucunda kadın işçilerin diğer talepleriyle birlikte regl izni talebi de kabul edildi.

1997 yılında Endonezya’da çalışanların haklarını tartışmak üzere yapılan bir toplantıya katılan kadın işçiler, işverenlerin regl iznini kullanmak isteyenleri işten atmakla tehdit ettiğini ve bazılarının ise “kadınların ay halinin zorluklarını bildiklerini ancak işi bu nedenle bırakmalarının mümkün olmadığını” söylediklerini ifade ettiler. Endonezyalı giyim sanayicileri adına konuşan bir işveren ise “kadınların regl iznini kötüye kullanabileceklerini, bu nedenle izin istediklerinde regl olup olmadıklarını kontrol etmelerinin zorunlu olduğunu” söylüyordu.

* Çin’de regl süresince kadın işçilerin soğuk suyla temas halinde, düşük sıcaklıklarda ve yüksek performans gerektiren işlerde çalıştırılması yasaklanmış. Pek çok sektörde kadınların regl dönemlerinde iki günlük ücretli izin kullanmaları yasalarla düzenlenmiş ancak bu izni kullanabilmeleri için idrar testi yapılması şartı konulmuş.

* 1987 yılında Filipinli Kadın İşçiler Hareketi, yürüttüğü kampanyayla, “ağrıların en dayanılmaz olduğu reglin ilk günlerinde ücretli izin kullanılması” için yasal düzenleme talebi içeren binlerce imzayı Çalışma Bakanlığına gönderdi.

* Japonya’da 1947 yılında hazırlanan İş Kanununun 67. maddesi ağır çalışma koşulları olan sektörlerde ya da regl sırasında beden bütünlüğü açısından zarara neden olacak alanlarda çalışan kadınların ücretli regl izni kullanabileceğini belirtiyor. Üstelik bu yasa toplumsal açıdan kadınların regl olduklarını ifade edebilecekleri koşullar olmadığı halde çıkarılmıştı. 1989 yılında Japonya’da yapılan bir araştırma gösteriyor ki 987 sendikanın yüzde 95,5’i kadın çalışanlarına regl izni veriyordu.

* Kore’de bir günlük ücretli regl izni 1994 yılında ücretsiz izne dönüştürüldü.

TÜRKİYE’DE DURUM NE?
2004 yılında Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği yürürlüğe girdi ve bu yönetmelikte regl izni ile ilgili bir düzenleme vardı. “Kadın işçilerin Özel Günleri” başlığı altında “Kadınlar, ay hali günlerinde ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamazlar. Bu günlerin sayısı 5 gün olarak hesap edilir. Daha fazlası için hekim raporuna göre hareket edilir. Ay halinin başlangıcı işçinin ihbar tarihidir” şeklinde bir madde konuldu. Ancak kadınlara sorulmadan hazırlanan bu düzenleme, uygulamada karşılık bulmadı. 2010 yılına kadar şeytanın bacağını kırmak için dahi bir tek uygulama örneği görülmedi. Sonra bir baktık, 2010 yılında, tekstil ve konfeksiyon sektöründe bazı işler ağır ve tehlikeli işler kapsamına alındı. Regl izni uygulamayan işyerlerine ceza kesilmesi gündeme geldi. Tekstil patronları, yasa koyucuyu kadın işçileri işten çıkartmakla tehdit etti. Çalışma Bakanlığı, 2008 tarihinde hazırlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun taslağının yasalaşması durumunda ağır ve tehlikeli işler kavramının ortadan kalkacağını, bu tartışmanın da sona ereceğini söyledi. 7 Mart 2010 tarihinde yapılan değişiklikle kadınların en yoğun çalıştığı konfeksiyon ve triko, dokuma, giyecek imali işyerleri ile otel ve tatil köylerinin mutfakları gibi 42 sektör ağır ve tehlikeli işler kapsamından çıkarıldı! 8 Şubat 2013 tarihinde çıkarılan bir yönetmelikle Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Böylece, kadınların regl izninin de hukuki zemini ortadan kalkmış oldu. Kadınlara sorulmadan hazırlanan düzenleme, kadınlara sorulmadan kaldırıldı. Yetti mi? Yetmedi. Regl iznini gündeme getirip fırtınalar kopmasına neden olanlar sadece regl iznini ortadan kaldırmakla yetinmediler. Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’nin kaldırılmasıyla, kadınlara çalışma yasağı olan pek çok işte kadınların çalışmasının da önünü açtılar. Şimdi artık kadınlar, 4857 sayılı İş Kanununun 72. maddesine göre maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı ve su altında çalışma dışında içinde kadın sağlığını ciddi şekilde etkileyecek çalışma alanları da olan tüm çalışma alanlarında -kadın çalışanların sağlığını koruyacak önlemlerin alınıp alınmadığına bakılmaksızın- çalıştırılabilecekler. Ama tabi regl izni yasal düzenlerden kaldırılmış olsa bile işyeri düzeyinde düzenleme yapmak mümkün. Bunun yolunda toplu sözleşmelerden, dolayısıyla sendikalaşmaktan geçiyor.

( Kaynak: Ekmek ve Gül )