KHK’lı İlknur Alçelik Akikol: Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız ya siz?

Reklam!

 

 

 

 

İZMİR- ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ RÖPORTAJ;  675  sayılı KHK ile ihraç edilen KESK’e bağlı 2 Nolu Eğitim-Sen Üyesi İlknur Alçelik Akikol Gazeteci Arzella Bektaş’ın sorularını yanıtladı…

 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz, hayata nasıl bakarsınız, nelere değer verir, neleri önemsersiniz, olmazsa yaşayamam dediğiniz şeyler nelerdir?

1969 İzmir doğumluyum. Serbest çalışan geçimini adaletsiz koşularda çoğu zaman hakkı gasp edilerek yaşam mücadelesi veren göçmen bir anne, babanın 4 kızının en büyüğüyüm. Sanırım o yaşlarda yaşadığımız, gördüğümüz hak ihlalleri, adaletsiz yaşam koşullarından dolayı Avukat olmayı çok istiyordum. O yaşlarda Avukat olursam adaleti sağlayacağımı düşünüyordum. Çalışkan bir öğrenciydim tercih soncu Hukuk yerine Ege üniversitesi Fizik bölülmene girdim. Gerçekten çok zor şartlarda okudum. Aileme fazla yük olmamak için çünkü geride Üç kız kardeşim daha vardı ve onlarda okuyordu. Öğrenciyken de hep çalıştım. Kendi ayakları üzerinde durabilen kimseye minnet etmeyen güçlü bir kadındım o yaşlarda.  Ben yaşamım boyunca her rengin bir arada kardeşçe eşit koşullarda adaletli bir yaşam sürmesi için mücadele ettim. Dili, dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun eşit şartlarda en iyi, en güzeli yazması gerektiğine inandım. Ve Öğretmenlik hayatım boyunca çocuklarıma eşitliği, sevgiyi, adaleti öğretmeye çalıştım. Bunlar benim olmazsa olmazlarım. Mesleğime geri döndüğümde de bunları öğretmeye devam edeceğim.

Kanun Hükmünde Kararnamelerle(KHK) yönetilen bir ülke konumuna geldik Yeni Türkiye’de? KHK’lerle önce akademisyenler ihraç edildi ve her yeni kararnameyle birçok kişi işini kaybetti. Sizi ihraç ederken bir neden gösterdiler mi? Yeni Türkiye’nin kabul edemediği hangi eylemi gerçekleştirdiniz?

İhraç sebebimi gerekçesini hala bilmiyorum. Sadece elime tutuşturulan iki satırlık 675 sayılı KHK la işinize son verilmiştir yazısını aldım. 20 yıldır çok severek özveriyle yaptığım çok zorlu mücadelemle kazandığım mesleğimi geleceğimi bir gece yarısı elimden aldılar.  Üğrüm boyunca 675 sayısını unutmayacağım. İhraç edildiğimi 29 Ekim 2016 gece yarısı bir arkadaşımın attığı telefonla öğrendim.  Önce inanamadım siteye girdim gerçekten ismim vardı. O an ilk aklıma gelen çocuklarım oldu. Çocuklarımın geleceği ne olacaktı hayalleri, umutları. Ama beni nebzede olsa rahatlatan bir şey vardı. Eşim hala çalışıyordu.  Neden diye sordum önce kendi kendime ne yapmıştım. Hak demiştim, adalet demiştim laik bilimsem parasız anadilde eğitim demiştim. Doğa talanına hayır demiştim. Eşit, özgür bir yaşam,  kadına cinsiyetçi ayrımcılığa hayır demiştim. Tacize, tecavüze hayır demiştim. Demokratik bir Türkiye talep etmiştim. Benim doğrularım buydu ve sonuna kadarda bu doğrularımın savunucusu olmaya devam edeceğim. Eğer bu insanca talepler için ihraç edildiysem ki eminim bu taleplerimiz birilerini rahatsız etti ki onların kurmak istediği düzene ters geldi ve sesimizi, soluğumuzu keseceklerini düşündüler ama yanıldılar. Defalarca ihraç edebilirler her seferinde insanca taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz bunu unutmayacak.

İhraç edildikten sonra neler yaşadınız, hayatınızda neler değişti ve değişen hayata nasıl uyum sağladınız ya da sağlayabildiniz mi?

İhraç edildiğimi öğrendiğimde ilk aklıma gelen çocuklarım oldu. Çocuklarım ne olacaktı. Kızım liseye başlayacaktı. Oğlum üniversiteye yeni başlamıştı. Hayalleri geleceğe dair umutları vardı. Ekonomik olarak kötü bir süreç başlayacaktı ama bizi bir nebzede olsa rahatlatan durum eşim hala alışıyordu. Ama bu sevincimiz uzun süremedi. 3 ay sonra eşimde ihraç edildi. Artık tamamen ekonomik özgürlüğümüz sağlık güvencemiz, sağlık özgürlüğümüz tamamen yok olmuştu. Bir müddet eşimde bizi tüketmek zorunda kaldı. Artık iki çocuğumla ben tek başımıza kalmıştık. Anneme ihraç edildiğimizi 8-9 ay söyleyemedim. Çünkü beni babam vefat ettikten sonra tek dayanağı olarak görüyordu. Çok zorlu süreçlerde okuttuğu kızı öğretmendi. Annemin en büyük hayalini germeleştirmiştim. Kendi ayakları üzerinde durabilen hiç kimseye boğun eğmeyen güçlü bir kızı vardı. Ama artık işini geleceğini ekonomik özgürlüğünü eşini, aşını elinden almışlardı. Bu onun için büyük bir yıkımdı. Ama tek başıma kalınca söylemek zorunda kaldım. O anı asla unutamam o an annemi kaybedeceğim duygusu annemin yaşadığı şoku hiçbir şey unutturamaz bana.

İhraç kararına itiraz ettiniz mi, hukuki süreç hakkındaki düşünceleriniz neler, hukuk sisteminden ümitli misiniz?

İhraç kararına ettik tabi ki. Kendinizi savunun dedikleri OHAL komisyonuna ( suçumuzun ne odcuğunu bilmeden) itiraz dilekçelerimizi verdik. Adı OHAL olan oyalama komisyonu. Hukuka olan güvenimiz sonsuz ama işleyiş doğru olmayınca hukukta işe yaramıyor. Çünkü hukukun yaslara göre işletilmediğini düşünüyorum. Süreç onu gösteriyor. Ama biz suççusuz, haklıyız eninde sonunda kazanacağız.

İzmir’de KHK’yle kaç kişi ihraç edildi, ihraç edilen diğer meslektaşlarınızla iletişiminiz var mı, birbirinize destek oluyor musunuz?

İzmir de yaklaşık 160 civarı kamu çalışanı ihraç edildi.  Çoğu arkadaşımızla iletişim halindeyiz. Biz şube olarak ihraç kadın sayısı 6’dır.  Belki bu bizim için bir avantajdı. Çünkü her zaman kadın dayanışması bende bir adım öndedir. Şubemizdeki diğer kadın arkadaşlar bir gün toplanıp sizin için yapabilir bir şeyler yapmak istiyoruz dedikleri gün işte dedim biz buyuz bizim bu dayanışma ahlakımız var olduğu sürece şey bizi yıkamaz, yok edemez. Standılar açtık yemekler yaptık birbirimize olan inancımızı hiç kaybetmedik. Birlikte emek verdik güldük, ağladık birbirimize güç verdik.  Çok güzel dostluklar oluşturduk. Bu süreç bizi hem daha güçlü kıldı, hem daha da politikleşmemizi sağladı

İhraç edildikten sonra neler yaşadınız, hayatınızda neler değişti ve değişen hayata nasıl uyum sağladınız ya da sağlayabildiniz mi?

İhraç edildikten sonra resmi olarak bir yerde çalışma koşullarımızda elimizden almışlardı.  Ailemin sendikamın, dostlarımınsın dayanışmasıyla bir süre idare ettim.  Ama çocuklarımın ihtiyaçları artmaya ve ekonomik kriz derinleşmeye başlayınca alternatif bir şeyler arayışı içine girdim. Asla yılmayan direngen kişiliğim daha bir gün yüzüne çıkıyordu. Asla eve hapis olamazdım. Şubemdeki arkadaşlarımın desteğiyle, dayanışmasıyla yumurta ve tavuk satmaya başladım. Şimdi geçimimi yumurta, tavuk ve çay satarak sağlıyorum. Hiç kimseye, hiçbir şeye biat etmedim boyun eğmedim, eğmeyeceğimde. Dünyayı kadınlar güzelleştirecek, değiştirecek, dönüştürecek buna inancımı asla yitirmedim, yitirmeyeceğimde.

İhraç edilen insanlarımız için neler yapılabilir, nasıl desteklenebilirler, bu konuda neler söylersiniz?

Asla diyorum yaşadığımız olumsuzluklar karşısında pes etmemeliyiz. Bizler güçlü insanlarız asla yaşam mücadelesinden yılmadık yılmayacağımda. Bir arada olduğumuz madden ve manen ( özellikle bu) bir arada durduğumuz müddetçe hiç bir güç karşımızda duramaz diyorum. Üretimi her alanda en iyi yapanlar bizdik bu böyle devam etmeli. Emeğimizle üretip alın terimizle her alanda kazanabiliriz.

Kültürel, sanatsal faaliyetlerle ilgili düşünceleriniz nelerdir, bu alanlarda çalışmalarınız var mı veya bu alanlarda çalışmayı düşünüyor musunuz, ihraç edilen kişiler bu çalışmalara entegre olabilecekleri olanaklara sahipler mi?

Bizim 2’Nolu şube olarak gerçekten kültürel ve sanatsal etkinliklere büyük önem veriyoruz. Sendikamızda tiyatro,  erbaine, müzik, folklor etkinlikleri devam etmekte. Bende Erbane çalıyorum

İhraç edildikten sonra yaşadığınız zor günlerde yeterince desteklendiğinizi düşünüyor musunuz, kimler sizin yanınızdaydı bu süreçte?

Yıllardan sonra ilk defa böyle büyük yıkım yaşadı bu toplum.  Tecrübesizlikler elbette var. Dayanışma ruhumuzu artırmamız gerektiğine ilk ihraçlardaki o dayanışma heyecanının canlı tutulması gerektiğini düşünüyorum. Mücadeleye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum yılmadan usanmadan.

Nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz kendiniz ve demokrasi, eşit bir yaşam, barış ve coğrafyamız adına?

Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız ya siz dediğimiz bence bizi en doğru anlatan bu sloganlarımızdaki gibi. Onurlu bir yaşam içinde tüm renklerimizin bir arada kardeşçe barış içinde gözyaşlarının artık dindiği bu güzel coğrafyamızda özgürce bir yaşam hayal ediyorum.  Sonuna kadar mücadeleye devam diyorum.

Ötekilerin Gündemi olarak teşekkür ederiz.

 

Teşekkür ederim…