Zarif Laçin yazdı: Külümüzden doğduk

Reklam!

 

 

 

 

KÜLÜMÜZDEN DOĞDUK

Yarası derin esmer çocuğum
İllegal kentim
……Diyarbekir’im
Hangi söz dindirebilir sende kanayan yarayı
Söyle hangi söz
Anlat ki bileyim
Anlat ki bölüşeyim ızdırabını
Ve kederinle örtüneyim
Bölüneyim her bir yanımdan
Azar azar
Ve yanıp kül olayım
Rüzgarına kapılıp, dört bir yanına savrulayım
Ama bırak, yine de sende kalayım
Sana sığınayım, sende saklanayım
Kurak topraklarında yeniden can bulayım
Yeniden tutunayım hayata
Ve sonra dile dökeyim seni
Haykırayım sessiz sedasız bütün çığlıklarını
Sur’un dibinde yosun tutmuş feryadını anlatayım mesela
Kimsesizlikten viran olmuş semtlerini
Yoksulluktan yorgun düşmüş esmer yüzlü çocuklarını
Hain kurşunlara tanıklık eden sokaklarını caddelerini
Ölüm fermanına yardım yataklık eden kancık pusuları
Koynunda sakladığın anneleri, babaları, kızları ve oğulları anlatayım
Zamanın seyrinde kaybolmadan her şey
Sözüm esir düşmeden ölümün koynuna
Dilim tutuklanıp lal olmada
Kederim yüreğimi söküp atmadan
Ruhum çürümüş bir ceset misali gömülmeden
Acılarının en derin kuytusundan tutayım
Tutup, çıkarayım seni
Ve söküp atayım sana reva görüleni
Ve sana gözünü açan güneşe götüreyim seni
Aydınlığa eş edeyim, eşit edeyim
Cesaretini serpeyim sonra dağlara
Özgür bırakayım seni,
Özgür…

Külünden yeniden doğan hüzünlü şehir
……Şırnak
Kendi kederini bir kenara saklayıp
Amed’in çığlığına mı uyandın yoksa
Seninde yaran ortaktır çünkü bilirim
Dilinden, teninden vurdular seni de
Kurak mevsimlere gebe bıraktılar
Bir daha doğmayasın, doğurmayasın, doyurmayasın, çoğalmayasın diye
Saldılar üzerine bütün kinlerini ve öfkelerini
Hiç görmediler, hiç duymadılar, hiç tanımadılar
Ve bir bilinmezliğe mahkum ettiler seni
Ruhun bir başka ızdırap çeker o yüzden
bilirim
Oyy Çorak rüzgarların uğrak yeri
Kuşatmışlar her bir yanından üstelik
Sevdalı olduğun
……Cizre’yi
Ölüm fermanı vermişler ikinize
Gayri sevdalanmak yasak
Çekemezler ruhunuza dolanan kavgayı
Çekemezler aranızda dolaşan sevdayı
Çekemezler namuslu kızlarınızı ve oğullarınızı
O yüzden yakıp yıkarlar
O yüzden yerle bir ederler sizi
Ve diline dolarlar vatansızlığınızı
Cesaretinizden korkarlar çünkü Cesaretinizden…

Sanmayın sakın
Hüzün uğramadı yüreğimin doğusuna
Sanmayın sakın
Sağ gözüm ağlamadı sol gözüme
Sanmayın sakın
Kirpiğimden kan damlamadı yüreğime
Sanmayın sakın…
Çünkü;
Benide yaktılar
Etimden harladıkları o ateşte
Benimde cesedimi sürüklediler sokak ortasında üryan
Benimde anne yüreğimden vurdular
Ve çocuk gülüşlerimden
Ve ölümün kol gezdiği o yerde
Ruhumun bedenime ızdırabını izlediler
Yedi gün yedi gece
Ve kurda kuşa yem ettiler gözlerimi
Gözlerimde donup kalan seni
Bin defa öldürdüler beni
Bin defa seni
Diyarbekir, Şırnak, Cizre…
Ve daha nicelerini…

Ama,
Her defasında
Gecenin karnını yararak
Yeniden doğduk külümüzden
Ve yeniden doğurduk
Yeniden doyurduk
……nice kızları
……….nice oğulları…