Birsen Güneş Hatice Bozkoç: Kayumlar gidicidir Amîda’lar halkın iradeleri kalıcıdır

 

 

DİYARBAKIR-SUR- ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ SÖYLEYİŞ;  Dünden bu güne Kadın Çalışmalarında ve parti çalışmasına emek veren, fedakar, tecrübeli Sur Belediye Daimi Meclis Üyesi Birsen Güneş ve Amîda Jîn kurum emekçisi sosyolog Hatice Bozkoç  Gazeteci Hamza Özkan’ın sorularını yanıtladılar.

Kayyum atanmadan önce Amîda Jîn’de sosyolog Hatice Bozkoç ve Belediye daimi Meclis üyesi Birsen Güneş’le söyleyişimiz yarım kalmıştı, devamını Amed Sur Kûçelerinde tamamladık.

Birsen Güneş’i 2016 kayyum tarafından kapatılan Amîde Kadın Danışmanlık merkezinin çalışanı, 2019 Amîda Jîn projesinden aktif yer alan ve HDP’li Sur Belediye daimi meclis üyesi yönüyle tanıyor. Biz, bir de sizden dinlemek istiyoruz. Birsen Güneş kimdir, hayat felsefesi nedir, dünden bugüne nelerin mücadelesini verdi, neler yapar?

Dicle Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü mezunuyum. Anadolu Üniversitesi Yerel Yönetimler Fakültesinde okuyorum.Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfın da Çocuk çalışmaları ve STK’larda kadın çalışmalarında bulundum. Dünyayı kadınlar ve çocuklar değiştirip güzelleştireceğine inanıyorum.

Bir kadın olarak dünyayı güzelleştirmek için bir toplumda daha fazla eşitlik yaratmayı ya da var olan eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için insan hakkının arkasında durmak, ayrımcılığın karşısında yer almak, diliyle, kültürüyle, kimliğiyle, tarihiyle, insan onuruna yaraşan bir yaşam düzeyini ulaşabilmek için doğru temelde yükümlülüğün altına girmek. İnsanları ötekileştirilmediği ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka görüşte olan bütün insanların savaşsız bir dünya yaratmanın çabası içinde olmak.

Dünyadaki ülkelerin tümünde çok güç koşular altında yaşayan çocukların, yaşama koşuların iyileştirmesi, ekonomik sosyal, kültürel hakları hakkında farkındalık çalışmaları geliştirmek.

İnsan yaşamını tehdit eden ve doğal dengenin bozulmasına neden olan, kapitalist üretim anlayışı onu besleyen anlayışlara karşı ekolojik toplum anlayışını geliştirmektir.

 “Amida Jin Kadın Danışmanlık Merkezi” nasıl bir amaçla yola çıktı ve şuanda neler yapıyor? Önceki dönemde Amîde kadın merkezi kapatılmıştı, şimdi ise Kadın müdürlüğün yerine erkek müdürlük atanmış nasıl yorumluyorsunuz?

2016 kayyum öncesi Sur Belediyesine bağlı çalışmalarını sürdüren dört kadın destek merkezi, bir kadın danışmalık merkezi, bir çamaşır evi ve bu destek merkezlerinde Kürtçe çocuk oyun odaları bulunuyordu. Bunların bir kısmı Sur mahallerinde AKP Hükümeti tarafında konulan giriş yasağında ve geriye kalan diğer kurumlar da kayyum yöneticileri tarafında kapatıldı.

Bu destek merkezlerinden oyun odaları, kreş ve kadınlara yönelik el sanatları atölyelerin vardı. Bu var olan atölyelerde çinicilik, ebru sanatı, ahşap boyama, biçki dikiş, nakış, alçıdan kartonpiyer gibi çalışmalar vardı. Kayyım tarafında kapatılan kurumların içinde Amîda Danışma Merkezide vardı. Amîda, mahalle yaşantısını sürdüren kadınlara yönelik çalışmaları sürdürüyordu.

Kayyumun kapattığı Amîda kadın merkezinin çalışmaları içinde Sosyal hizmet danışmalığı, psikolojik ve hukuki danışmanlık, ekonomik yönde ihtiyaç duyulan kadınları destek merkezlerine ve şiddete maruz kalan kadınları yaşam evlerine yönlendirme ve yerleştirme, yararlanabilecekleri kültürel ve sportif aktiviteler gibi çalışmalar vardı.

31 Mart yerel seçim sonrası kayyum gitmesiyle beraber, belediye eş başkanları ve meclis üyelerin göreve gelmeleri ile birlikte, biz kadın meclis üyelerinin kayyım tarafından kapatılan bu kurumları tekrar açma çalışmalarımızı başlattık. Seçim çalışmaları sırasında kadınların yoğun talebi bu kurumların tekrar açılması yönündeydi.  Bizler tekrar kapatılan Amîda’yı Amîda Jîn ismiyle yeniden açtık. Açtıktan 2 aya yakın sonrasında yeniden belediye eş başkanlarımız gözaltına alındı daha sonra tutuklandılar. Yerlerine tekrar kayyum atandı şuan Amîda Jîn ne yazık ki bizim dönemde kadın müdür olarak aldığımız arkadaş yerine erkek müdür atandı.  Amîda Jîn’da çalışan sosyolog Hatice Bozkoç ve kurum sorumlusu Lale Deviren arkadaşlarımız erkek müdürle çalışmayacakları eş başkanların tutuklu olmasından dolayı Belediyede istifa ettiler. Şuan kadar belediyemizde Amîda Jîn ile birlikte sağlık alandan, Hukuk alanda, insan kaynakları anlan da 7 arkadaşımız istifalarını vermişler.

Bizler kadın meclis üyesi olarak çalışmalarımızı tekrar mekânlar olmadan da halkla birlikte çalışmalarımızı devam ediyoruz. Ve biz diyoruz ki kayyımlar gidicidir bu halkın seçtiği iradeler kalıcıdır. Amîda kapatıldı, Amîda Jîn’ı ne yazık ki bir erkek müdür var şuanda. Yarın bu kayyımların hukuki olmadığı, halk seçilmişlerin hukuki olduğunu, halkın iradeleri olarak, yarın tekrar geldiğimizde ilk yapacağımız Amîda’lar ve kapatılan kadın kurumlarımızı açarak, projelerimizi hayata geçireceğiz.

 Sur Belediye Eş başkanlarınız Filiz Buluttekin-Cemal Özdemir tutuklandıktan sonra Seçilmiş meclis üyeleri olarak bundan sonra ki çalışmalarınız nasıl olacak?

 Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehirlere kayyumlar atandıktan sonra partimizin seçilmişlerine kayyumların devam edeceğini işareti idi. Bizler meclis üyeleri olarak çalışmalarımız daha güçlendirerek çalışmalarımızı devam ettik. Çalışmalarımız sırasında halkın, kayyumların hukuksuz olduğunu, iradelerimiz hukuki olduğunu, söyleyerek biz oylarımızı kayyumlara değil partimizin belirlediği adaylara vermişiz biz kayyumları değil sizleri iradelerimiz olarak kabul ediyoruz. Sırayla kayyumlar atamaya devam ediliyordu en son Sur belediyemize atandı şuan belediyemizle birlikte partimizin kazandığı 69 belediye 33’üne kayyum atanmış 1’i de partimizin tüzüğüne aykırı davrandığı için ihraç edildi.

Eş başkanlarımızdan Filiz Buluttekin’nin düzenlenen ev baskınında, eşi ve 10 yaşındaki çocuğunu da yere yatırılarak kafalarına silah dayatılıp ve baskın sırasında meclis üye arkadaşlarımızı evinin bulunduğu siteye yaklaştırılmayarak evde iki saat arama sonrası hukuksuz bir şekilde gözaltına alındı.  Daha sonra belediyemize gittiğimizde zırhlı araçlarla ablukaya alınmıştı. Biz meclis üyeleri olarak içeriye girme taleplerimize karşı gerekçe, eş başkanlarınız gözaltına alınmış sizlerin burada işiniz olamaz, denilmesine rağmen mücadelemizden geri adım atmadık atmayacağız da.

Bizler seçilmişler olarak halkla birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz sürdürmeye devam edeceğiz. Filiz eş başkanımız size verdiği söyleşide dediği gibi Eş Başkanlık Beyaz çizgimizdir. Eş başkanlarımız Filiz Buluttekin Cemal Özdemir’in 9 ay bir belediye süresinde çok değerli çalışmaları oldu. Bu çalışmalar kamuoyuna paylaşıldı kayyum bu çalışmaları belediyemizin web sitesinde ne yazık sildi ama halkın gönlünde silemedi.

 Hatice Bozkoç’u herkes Amîda Jîn kadın kurum emekçi, aktivist, sosyolog yönüyle tanıyor. Biz, bir de sizden dinlemek istiyoruz. Hatice Bozkoç kimdir, hayat felsefesi nedir, dünden bu güne nelerin mücadelesini verdi, neler yapar?

Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 2014 mezunuyum. Üniversite yıllarımda Kadın Mücadelesiyle tanıştım. Daha önce anlamlandırmadığım birçok konu hakkında aydınlandım ve inandım. İnandıklarımın peşinden gittim. Gitmeye de devam edeceğim. Çünkü mücadeleyle yaşamın güzelliğini gördüm. Her zaman şuna inanmışımdır; kadınlar örgütlendikçe güçlenecektir, güçlendikçe evreni, yaşamı güzelleştirecektir. Güzelleştikçe evren daha da yaşanabilir bir hale gelecektir. Güzelleşmekten kastım birlikte zihinsel değişimdir. Gün gelecek kadın mücadelesiyle büyük bir zihinsel devrim meydana gelecektir ve bunun önünü kimse kapatamayacaktır. Bunu örgütlü kadınlar yapacaktır. Örgütlü kadınlarla ekolojik demokratik bir toplum modelini hayatın her alanına getirecektir. Ben de bu örgütlü kadın mücadelesinin küçük bir parçası ve sürdürücülerinden biriyim.

“Amîda Jîn Kadın Danışmanlık Merkezi” kadınları nasıl destekliyordunuz hangi çalışmalarla onların yanında yer aldınız?

 Daha önce KHK’larla kapatılan kadın kurumları vardı veya belediyelere önceki dönemlerde atanan kayyumların ilk hedefi kadın kurumlarını ya kapatmak yâda işlevsiz hale getirmek oldu. Bildiğiniz gibi daha önce Sur Belediyesine ait olan Amîda Kadın Danışmanlık Merkezi de önceki dönemin kayyumu tarafından kapatılmıştı. Sur’da yaşananlardan halklarla beraber en çok kadınlar etkilendi, bunun izleri halen de devam etmekte. Kadınların ihtiyaçları olduğunda başvurabilecekleri bir yer yoktu. Seçim sürecinde gelen talepler vardı. Gelen talepler üzerine Amîda Jîn Kadın Danışmanlık Merkezi bu bir buçuk aydır açıldı. Bu süre zarfında sosyolog olarak başladım. Kurumumuz halktan kopuk bir yerde değildi, Sur’da mahalle arasındaydı, ulaşımı çok kolaydı. Açılışla beraber mahalleli tarafından özellikle de kadınlar tarafından baya ilgi ve sahiplenme olmuştu. Ayrıca komşu olmuştuk. Amîda Jîn Kadın Danışmanlık Merkezinde sosyolog, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, avukat gibi mesleklerden oluşan arkadaşlarımız olacaktı tüm ihtiyaçlara cevap olabilelim diye. Yaptığımız ilk çalışma Sur’ da kapı kapı ev ziyaretleriydi. Kadınların taleplerini alıp ihtiyaçları ne ise ona göre bir çalışma planı önümüze koyacaktık. Bir de hedeflerimiz arasında kadına yönelik şiddetle mücadele etme anlamında farkındalık çalışmaları yapacaktık, kadın sağlığına dair eğitimler düzenleyecektik, mesleki eğitimler verilecekti, kooperatifler oluşturulacaktı bunlar gibi birçok hedeflerimiz vardı. Tabi ki önceliğimiz kadınlara danışmanlık hizmeti verebilmekti. Zamanla biz kadınlara kadınlar bizlere güç katacaktı.

 

  Adaletin simgesi, gözü kapalı kadının elinde terazi olarak hepimiz biliriz. Bu ülkede kadına isim olarak Adalet’i verdiler. Ancak o Adalet’i taciz ettiler, tecavüz ettiler, vahşice katlettiler, her türlü haksızlığı Adalet’e yaptılar. Sonra Adalet’i ayıpladılar, susturdular, sindirmeye çalıştılar. Adalet’in gözü kapalı olduğu için hukuku bulamadı. Bunun yanında siyasetçilerin birçoğu açık açık kadınları aşağıladılar çalışmaması gereken, eve kapatılıp çocuk doğurması gereken, gülmemesi gereken, kendilerince iffetli olması gerekenler hep gerekenler hep gerekenler… Kadınlar için bir kalıp bir rol biçmişler bunun dışına çıkanlar başına gelenleri hak etmişlerdir. Kadınlara geçen günlerde İstanbul’da kulluk kuvvetleri saldırmıştı gerekçe ise marjinal gruplardı deyip geçiştirmişlerdi. Kadınlar zaten ötekileştiriliyordu bir de makbul grup marjinal grup gibi içlerinde ayrıştırmaya başladı siyasetçiler. Kadınlar katledildiklerinde sözde hukuk devreye giriyor, sözde siyasetçiler iki kelam ediyor. Gerçek anlamda siyasetçiler kadına yönelik şiddete karşı bir tavır alsa, söylemleri değişse ve bu konuda samimi olup öyle tavırlar sergilese birçok şey değişecek. Nitekim kadın daha zarar görmeden, hukuk devreye girse, kadına yönelik tüm tehdit unsurları bertaraf edilse yine birçok şey değişecek. Ancak kadına her türlü işkenceyi reva gören erkek, hukukçular erkek, konuşan siyasetçiler erkek olunca kadına yönelik şiddeti önleme amacı samimi ve inandırıcı gelmiyor. Biz kadınlar açısından ve görünen köy kılavuz istemez misali olanlar ortada kadına yönelik şiddet ve katliamlar artmakta. Bunlar olurken büyük bir kazanım olan, İstanbul Sözleşmesi 2011 de imzaya açtığı, 12 Mart 2012 de onaylandığı ve 1 Ağustos 2014 te yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi hayatımıza girdi. Bu sözleşmeden önce kadına yâda çocuğa yönelik her türlü zulüm karşısında ailenin dokunulmazlığı vardı. Ancak bu sözleşmeyle beraber kadının beyanı esas alınarak erkek evden uzaklaştırabilir ve anında müdahale edilebilir. Bu büyük bir kazanımdır,  kadının bir dilekçesiyle hukuk ve kulluk kuvvetleri tarafından kadın koruma altına alınabiliyor, erkek evden uzaklaştırılıyor. Kadının birçok hakları İstanbul Sözleşmesiyle garanti altına alınıyor. Tabi ki bu yeterli değil, zihniyetin değişmesi gerekli.

Sur Belediye Eş Başkanlarınız Filiz Buluttekin-Cemal Özdemir tutuklandıktan sonrasında belediye bağlı Amîda Jîn Kadın Danışmanlık Merkezinden istifa etme amacınız nedir? Bundan sonra çalışmalarınız nasıl olacak?

Eş Başkanlık sistemi de kadın mücadelesinin kazanımlarından biridir. Dünyada bir ilktir. Kadınlar evde, sokakta, iş yerlerinde siyasette aklınıza gelebilecek her alanda var olma, eşit olma mücadelesi vermekte. Ancak erkek egemen zihniyet bunu baltalamaya, yok saymaya çalışmakta. Daha önce de söyledim KHK’larla kadın kurumları kapatıldı, kayyumlarla kadın kurumları kapatıldı. Bunlar var olan iktidarın eliyle olan şeylerdir. Amîda Jîn Kadın Danışmanlık Merkezinin açılma amacı kadına yönelik şiddetle mücadele etmekti. Bu mücadelenin bir parçasıysam kendimle çelişmeyecektim. İktidarın veya kayyumların bu alanda bizimle mücadele edeceklerini hiç sanmıyordum ki bundan yanılmadım. Çünkü bizim kadın müdürümüzün tüm yetkilerini elinden almışlar yerine erkek müdür atamışlar. Kadın mücadelesinin bir kazanımı olan Eş Başkanlarımız tutuklandı.

Kazanılmış halkın belediyesi hukuksuza kayyum ve erkek müdür atanırken orda çalışmaya devam edemezdim, bu samimi olmazdı, benim duruşuma ters olurdu. Bu benim tepkimdi onlara karşı yaptığım bir eylem biçimiydi. İstifamla kadın çalışmalarından istifa etmedim daha kararlı daha istekli ve daha moralli çalışmalara devam etmekteyim.

Zaman ayırıp, sorularımıza yanıt verdiğiniz için Ötekilerin Gündemi olarak teşekkür ediyoruz.

Ötekilerin Gündemine duyarlılığı için ve sitenizde özellikle Jineoloji bölümü ile evrensel çizginizden dolayı teşekkür ederiz…