EMEĞİMİZ, HAKLARIMIZ VE GELECEĞİMİZ İÇİN 23 KASIM’DA ANKARA’DA BULUŞUYORUZ   “Önce boyun eğmeyi öğrettiler insanlara Ve sonra susmayı. .

 

 

 

 

 

EMEĞİMİZ, HAKLARIMIZ VE GELECEĞİMİZ İÇİN 23 KASIM’DA ANKARA’DA BULUŞUYORUZ

 

“Önce boyun eğmeyi öğrettiler insanlara

Ve sonra susmayı...

Açlığa, susuzluğa

Ve her şeye karşın

Yine insanların

Dilleri, dudakları ve gözleri vardı.

 

Dil ne işe yarar dedi biri

Anlatmaya

Neyi?

Ezilmemeyi

Ya dudaklar?

Üflemeye

Nereye?

Ateşe

Coşturmak için ateşi.

 

Ya gözlerimiz

Ne zaman öğrenecekler

Onların

Görme dediklerini görmeyi?

“Soruyoruz ya!” dedi biri

O halde şimdi öğreneceğiz...”

Elif Çağlı

Bu coğrafyanın emekçileri olarak; Eşitlik ve özgürlükler çerçevesinde kendi irademiz ve kendi değerlerimizle bir arada birlikte barış içerisinde kardeşçe yaşamak için Ankara’da buluşuyoruz.

Eğitim emekçileri olarak, ülkemizin kaynaklarının savaşa değil yoksul emekçi halklara dağıtılması talebiyle; 23 Kasım’da Ankara’da buluşuyoruz.

Ekonomik, özlük demokratik talepleri yok sayılan, ücretli köle olarak çalıştırılan, ataması yapılmayan, sözleşmeli, kadrolu öğretmenlerle, emekleri görülmeyen ve her türlü angarya dayatılan hizmetli, memur ve teknik personel olarak adlandırılan eğitim emekçisi kardeşlerimizle birlikte taleplerimizi haykırmak ve insanca yaşamak için; 23 Kasım’da Ankara’da buluşuyoruz.

Kürsüleri ellerinden alınmış barış akademisyenleriyle, özgür ve özerk üniversitelerde kamusal, bilimsel, parasız, laik ve anadilinde eğitim hakkı talep ettikleri için eğitim hakları elinde alınan üniversiteli gençlerimizle özerk ve YÖK ’süz üniversiteler yaratmak ve eğitim haklarına kavuşmaları için; 23 Kasım’da Ankara’da buluşuyoruz.

Barışa, bir arada birlikte yaşama ses veren, savaşa, ölümlere hayır diyen, ısrarla hak, hukuk, adalet, demokrasi talep ettikleri için İHRAÇ edilen arkadaşlarımızla; gasp edilen bütün haklarımızı geri almak ve işimize geri dönmek için 23 Kasım’da Ankara’da buluşuyoruz.

Yurttaş olarak devlette ödediğimiz her kuruş vergi; cemaat, tarikat ve özel okullara aktarılmaktadır. Çocuklarınızın anayasal hakkı olan; eşit, ulaşılabilir, kamusal, parasız, bilimsel, laik ve demokratik eğitim hakkı da yok sayılmaktadır. Velilerimizle birlikte çocuklarımızın “dindar ve kindar” nesillerin yetiştirildiği okullar da değil, eşit, ulaşılabilir, kamusal, parasız, bilimsel, laik ve anadilinde eğitimin verildiği okullarda eğitimlerini sürdürmek için; 23 Kasım’da Ankara’da buluşuyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeleri, 29 Haziran 2019 tarihinde yaptıkları ilk toplantılarında 13 bin TL olan maaşlarını yüzde 39 zam oranıyla 18 bin TL’ye çıkarmışlardır. 2020/2021 yıllarını kapsayan toplu sözleşmede 3 milyon kamu çalışanı, 2 milyon kamu emeklisinin “insanca yaşama” talepleri yok sayılmıştır. Emeğiyle geçinenlerin ücretlerine yüzde 4+4 ve yüzde 3+3 gibi yapılan zam oranlarıyla emekçilere, açlık, yoksulluk ve sefalet dayatılmıştır.  2020 yılı Bütçesinde kamu emeklisi ve kamu çalışanlarına ek zam verilmesini talep etmek için; eğitim emekçileriyle 23 Kasım’da Ankara’da buluşuyoruz.

Siyasal iktidar, yandaşı olan bütün kesimlere kaynak bulabiliyorsa;

Eğitim emekçilerine verilmeyen 3600 ek gösterge, ayrımsız bütün eğitim emekçilerine verilmesi yönünde derhal bir yasal düzenleme yapılmalıdır.

Eğitim emekçilerinin ek ödemeleri (ek ders ücretleri, sınav ücretleri, eğitim ödeneği, seyyanen verilen zamlar) temel ücrete dahil edilmelidir.

Artan oranlı vergi dilimi yüzde 15 ile sabitlenmelidir.

Görev tanımları dışında eğitim emekçilerine verilen görevler angarya kapsamında değerlendirilmelidir. İllaki bu görevler yaptırılacaksa, gönüllülük temelinde ücret karşılığı yaptırılmalıdır.

 

Gerçek bir toplu sözleşmenin yapıla bilinmesi için, grevli toplu sözleşme önündeki bütün yasal engeller kaldırılmalıdır.

Pedagoji eğitimi almış, Eğitim Fakültesi mezunu her insan öğretmen olma yeterliliğine sahiptir. KPSS sınavı, mülakat sınavı ve güvenlik soruşturması uygulamalarıyla öğretmenleri ayrıştıran ve itibarsızlaştıran uygulamalara son verilmelidir.

Öğretmen atamalar; ücretli, sözleşmeli olarak değil, kadrolu olmalıdır. Üretil ve sözleşmeli çalışsan bütün öğretmenlere kadro verilmelidir.

Ataması yapılmayan ve sayıları 700 bini bulan öğretmenlerimizin atamalarının önündeki bütün engeller kaldırılmalı ve atamaları derhal yapılmalıdır.

AKP’nin 17 yıllık iktidarları döneminde, genelde bütün kamu emekçilerinin, özelde eğitim emekçilerin alım gücünün düzenli bir şekilde azaldığının canlı tanıklarıyız. Bu bağlamda EMEĞİMİZ, HAKLARIMIZ ve GELECEĞİMİZ için 23 Kasım’da Eğitim Sen olarak ülkenin bütün ezilenleriyle, ötekileştirilenleriyle, eğitim ve bilim emekçileriyle Ankara’da buluşuyoruz.

Dostça, yoldaşça güzel günlere.

Sevgi ile kalın.