banner9

banner8

08.11.2022, 12:51 49

AKP ile 20 yıl, üç farklı dönem

Türkiye bu gün 20 yıl önceye göre neredeyse toplumsal her alanda daha geri noktada, derin bir siyasi ve ekonomik kriz yaşıyor.”

Yüz yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinin beşte birinde, 20 yıldır iktidarda olan AK Parti, dünyada çok rastlanmayan bir örnek oluşturuyor.

Üstelik bu süreçte, 2019 yerel seçimlerine kadar, yerel yönetimlerin ezici çoğunluğunu da yönetti.

AK Parti’nin bu hikâyesine; büyük ölçüde dünyada benzeri bulunmayan yüzde on seçim barajı, adil ve demokratik olmayan seçim sistemi de fırsat sundu.

20 yıl, her ülkenin siyasi tarihi açısında uzun bir zaman.  Hedefi,  programı net, projeleri hazır, yönetici kapasitesi vasat olmayan kadrolara sahip partiler için; ülkenin kaderini,  toplumsal, kültürel, sosyal ve siyasal yapısını, dokusunu değiştirmeye yetecek bir süre.

Türkiye gibi dinamik ve fırsatlara açık ülke iseniz ne emperyalist “dış güçler”, ne statükocu “iç güçler veya odaklar” buna engel olamaz. Hiçbir mazeretiniz, bahaneniz olamaz. Bunun son tipik örneği Çin’dir.

Türkiye bu gün 20 yıl önceye göre neredeyse toplumsal her alanda daha geri noktada, derin bir siyasi ve ekonomik kriz yaşıyor.

“AK Parti 20 yıl her şeyi kötü ve yanlış yaptı” iddiasında bulunanlar, AK Parti nasıl oldu da yüzde 34 oy ile hükümet oldu ve sonraki seçimlerde de bu oyun altına düşmedi. Veya son seçim dışında nasıl oylarını yüzde 40-45 bandında tutmayı başardı sorusuna yanıt vermeliler.

“AK Parti 20 yıl içinde küçük kazalar dışında her şeyi iyi ve doğru yaptı” iddiasında bulunanlar ise, ülkenin içinde bulunduğu kötü ve geri durumu, siyasi ve ekonomik krizin ve toplumsal kutuplaşmanın yoğunluğunun kaynağını izah etmek durumundalar.

Bunu iç mihraklarla, dış güçlerle izah etmeye çalışmanın toplumun geniş kesimleri nezdinde hiçbir inandırıcılığı yok.

AK Parti iktidarının 20 yılı, birbirinden ayrı üç dönemin toplamı. Bu üç dönem birçok yönden birbirinden farklı siyasal toplumsal dinamiklere sahiptir.

2002-2010 yılları Ak Partinin parlak dönemi

Bu dönemin bazı belirleyici özellikleri var:

Birincisi; 28 Şubat 1997 post modern askeri darbeyle doruk noktasına ulaşan siyasi istikrasızlık, ekonomik daralma, Irak’ın ABD tarafından işgaliyle alevlenen bölgesel sorunlar ve askerin siyaseti dizayn etme hastalığının tekrar nüksetmiş olması geliyor.

İkincisi; 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile dönemin Başbakanı Bülent Ecevit arasında, 19 Şubat 2001’de Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında “Anayasa kitapçığı fırlatılması” nedeniyle başlayan, Türkiye siyasi tarihinde eşine az rastlanır siyasi ve ekonomik krizin toplumsal buhrana dönüşmesi.

Üçüncüsü; Avrupa Birliği (AB) ile müzakere sürecinin yarattığı pozitif toplumsal siyasal rüzgâr.

Son olarak ise AK Parti’nin Kürt sorununda inkâr, imha ve işgal olarak tanımlanan devlet politikasının değişimine dair işaretler vermesi ve arayışlara girmiş olmasıdır.

AK Parti bu dönemde, IMF’nin önerdiği politikalara sadık kalmasının ekonomide yarattığı kısmi rahatlama ile yapısal değişiklikler yaptı. AB ile müzakere sürecinin olumlu havası, gerçekleştirdiği kimi “yasal iyileştirmeler” ve askeri vesayeti geriletme iddiası/tutumu nedeniyle toplumsal desteğini ve oylarını artırdı. Merkez sağın siyasal tabanını partisine kattı. Türkiye tarihinde hiçbir hükümete nasip olmamış ölçüde dış dünyadan destek gördü.

Bu süreçte AK Parti’nin işini kolaylaştıran, seçmen desteğini artıran önemli bir gelişme de şu oldu: Statükocular ve Genelkurmay, cumhurbaşkanı seçimlerinde ilk kez 367 krizini yarattılar, devlet resepsiyonlarında ve protokolde başörtülü davetli kabul etmemeye başladılar.

Bunlar AK Parti’nin 2007 yazında milletvekili seçimlerinde ve cumhurbaşkanının doğrudan seçimlerine yönelik anayasa değişikliği referandumunda sandıkta zafer elde etmesine yol açtı.

 

2010-2015 yıllarında yönetememe krizi baş gösterdi

Bu dönemin en önemli özeliklerinin başında; AB ile müzakere sürecinde yaşanan tıkanma ve 2008 yılında ABD’den birçok ülkeye yayılan ekonomik krizin “kriz bizi teğet geçecek” aldatmacası sonrası ortaya çıkan sorunları geliyor.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerini sallayan “Arap Baharı”;  küresel güçler arasında vekâlet savaşına dönüşen Suriye savaşı; bölgesel dengelerin değişimine yol açan Rojava’da Kürtlerin inisiyatifiyle yaşanan özerkleşme eğilimi, Ankara’nın yanlış dış politikası ve 2013-2015 Çözüm Süreci politikası dönemi karakterize etti.

Fetullah Gülen patentli 17-24 Aralık 2013 yolsuzluk, rüşvet ve MİT operasyonuyla derinleşen AK Parti içi çatışma, krizi ve ülkenin yönetilemez hale gelmesini hızlandırıldı. 7-8 Ekim 2014 Kobani olayları sonrasında Ankara beka ve güvenlik eksenli politikalara yöneldi.

AK Parti’nin oyları 2014 yerel seçimlerinde erimeye başladı. Çözüm süreci bitirildi. 7 Haziran 2015 seçimlerinde ise ilk kez birinci parti olamadı. Kürtler ilk kez HDP ile seçime girdiler ve TBMM’nin üçüncü büyük grubunu oluşturdular. AK Parti kendine yeni bir yol ve rota çizdi.

2016-2022 Otoriter ve tek adam dönemi

Bu dönemde Çözüm Süreci’nin sonlandırılması, Suriye savaşında hedeflenenlere ulaşmadaki zorluklar ve 15 Temmuz darbe girişimi AK Parti’yi içerde ve dışarda beka, güvenlik ve düşman icat etme bataklığına sürükledi.

Kürt hareketini yedekleyemeyen AK Parti, ulusalcılarla, Ergenekoncularla ve Türk milliyetçiliğinin kanlı bataklığında debelenen MHP ve onun lideri mazisi tartışmalı Devlet Bahçeli ile ortaklık geliştirdi. AK Parti rotasını muhafazakârlıktan Türk milliyetçiliğine doğru kırdı. Bu rotada beş yıldır son sürat ilerliyor.

Kürt siyasal hareketini yedeklemeye çalışırken Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alan Recep Tayyip Erdoğan, şimdilerde neredeyse kendisini en iyi Türkçü ilan etmenin eşiğinde. 2023 seçimlerinde eşiği aşmak için Fetullahçılardan boşalan devlet dairlerini MHP’lilerle doldurdu. AK Parti devlet partisine daha çok benzemeye başladı.

Bu dönemin en önemli özelliği; 2017 referandumu sonrası Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş ile birlikte tek adam yönetiminin her gün derinleşen krizi; toplumsal yozlaşmanın, çürümenin, içte, dışta siyasal belirsizlik/güvensizlik yaratması ve derin ekonomik buhranlar doğurması.

Türkiye’nin çözüm bekleyen istisnasız bütün sorunları 20 yıllık AK Parti sürecinde rövanşsız bir yaklaşımla iktidarda kalmanın aracı olarak kullanıldığı için sorunlar kronikleşti ve çoğalıp derinleşti. AK Parti devletleşti, cumhuriyet mağduru siyasal İslamcı muhafazakârları merkeze taşıma iddiasıyla büyük bir hanedanlık yarattı. Toplumda keyfi uygulamalarıyla büyük bir öfkeye yol açtı. Hikâyesinin sonuna geldi.

Not: 15 Kasım 2022 tarihinde “AK Parti Türkiye’sinde sosyalist sol ve Kürtler hareketini yazacağım.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü