banner9

banner8

15.11.2022, 13:10 12

AKP Türkiye’sinde, sosyalist solun krizi

“20 yıllık AK Parti Türkiye’sinde sosyalist solun yeniden yapılanma sorunu rafa kaldırıldı. Sosyalist hareketin kendi doğal zemininden uzaklaşma sorunu 40 yılı aşan bir süredir aşılamada. Ufukta da buna dair bir belirti yok. Kriz, bölünme ve  cemaatleşme süreci  devam ediyor”.  

İstiklal caddesindeki patlama, sözün hükümsüzlüğünü, korkunun ve gücün egemenliğini ilan eden beyhude bir terör saldırısıdır.

Bu aptallıklara sessiz kalınamaz, rıza gösterilemez. Artık klasik “kınama, lanetleme” sözlerinin ötesine geçmenin, “yeni söz kurmanın ve çözüm önerileri geliştirmenin” zamanı geldi, geçiyor.

Seçimlere geri sayımın başladığı süreçte bu türden kanlı, kirli oyunların tezgâhlanması siyasetinin şiddetle, bombayla dizayn edilmesine daha fazla fırsat verilmemelidir.

Geçen haftaki yazımın dip notunda belirttiğim gibi, AK Parti Türkiye’sinin sosyalist solu üzerine bazı belirlemelerde bulunmak istiyorum.

Sosyalist sol 12 Eylül Askeri darbesi sonrasında, ilk yirmi yılını yenilginin muhasebesini yapma ve yeniden yapılanma arayışı ile geçirdi. Bu dönemde, birleşik mücadele ve örgütlenme arayışı olarak Kuruçeşme, Devrimci Sosyalist Birlik ve Geleceği Birlikte Kuralım tartışma süreçleri gerçekleştirildi. Sosyalist Birlik Partisi (SBP), Birleşik Sosyalist Parti (BSP) ve Özgürlük Dayanışma Partisi (ÖDP) gibi partileşme/birleşme süreçleri yaşandı.

Bu arayış ve girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra, 3 Kasım 2002 seçimlerinde AK Parti iktidara geldi. Bu yılları aynı zamanda sosyalist solun dağılma, daha fazla parçalanma, politik olarak etkisizleşme ve ideolojik- politik savrulmasının başlangıcı olarak kabul edebiliriz.

Daha sonraki yıllarda yerellerde emek, demokrasi güçleri birlikte mücadele platformları geliştirdi, seçim ittifakları yaptılar, ama bütün bunlar sosyalist solun daha fazla atomize olmasının önüne geçmeye yetmedi. Sosyalist sol, krizini aşmayı başaramadı, süreç derinleşti ve bu günlere gelindi.

Sosyalist sol; kendi doğal sosyal, siyasal ve sınıfsal zemininden tamamen koptu, uzaklara düştü. Sendikal hareket etkisiz, yetkisiz ve çoğunlukla tabela örgütü durumuna geldi. 2022 resmi verilerine göre sendikalı işçilerin oranı yüzde 14,26 ile dünya ortalamasının en alt sıralarında yer alıyor.

DİSK AR’ın kısa süre önce açıkladığı araştırma verileri bunun kanıtı olsa gerek. İşçilerin yüzde 45,5’i mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni olumsuz buluyor;  sendikalı işçilerin yüzde 16’sı grevlerin yasaklanmasını destekliyor; yüzde 10,7’si kendisinin işçi sınıfına ait olduğunu söylüyor.

Bu veriler aynı zamanda son yirmi yıldır Türkiye siyasetinde esen güçlü sağ rüzgârın bir göstergesi. Bu güçlü sağ rüzgâr, sosyalist solda yapısal bir sorun olan ‘kendi sağından’ medet umma eğilimini daha da derinleştirdi. Adım adım sosyalist değerler, ilkeler aşınmaya başladı, sosyalist politik zeminden uzaklaşıldı.

Rejimin 1990’ların başında sürüklendiği krizden çıkış arayışında, sosyalist sol bağımsız odak olmayı, politik, örgütsel ve mücadele pratiğiyle başaramadı. AK Parti’nin iktidar olmasını emperyalistlerin  ‘Ilımlı İslam’ ve ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ ile sınırlı şekilde yanlış değerlendirdi, değişimi basite aldı.

AK Parti’nin üzerinde yükseldiği politik mağduriyet ve devletçi laikliğin ürünü olan sosyal zemin ciddiyetle ele alınmadı. Sosyalist solun büyük bir bölümünün etkisi altında olduğu Kemalist ideolojinin hegemonyasıyla AK Parti okumaları yapıldığını iddia etmek yanlış olmayacaktır.

Sosyalist solun bir kesimi sağa savruldu. Özgürlükçü laiklik savunusu yerine, devlet laikliğini savunmaya başladı. CHP’nin siyasal İslam’a karşı mücadelede boşalttığını düşündükleri alanı doldurmak gibi absürt bir alana sıkıştı. Devrim için yola çıkanlar, statükocu, sosyal şoven, milliyetçi, ulusalcı bir çizgiye savruldu.

AK Parti’nin 20 yıllık iktidar sürecinde; sosyalist solun doğal mecrasında ve sosyal zeminde gelişebilmesine vesile olabilecek bir dizi fırsatlar, kırılma anları ve gelişmeler yaşandı.

AB ile müzakere süreci,  piyasacı ekonomik sosyal politikalar;  2007 cumhurbaşkanı seçimi, Ergenekon, Balyoz, KCK gibi bir dizi operasyon ve soruşturmalar; 2010 anayasa referandumu; Kürt sorununda geleneksel inkâr, imha siyasetindeki değişiklik girişimlerinin 2015 sonrası Kürt hakları ve varlığı karşıtlığına dönüştürülmesi; bölgesel gelişmeler ile Irak ve Suriye savaşı bunların başında gelmekte.

Sosyalist solun doğal zeminiyle ilk en kitlesel, en uzun ve yaygın temas deneyimi ı 5 Aralık 2009 tarihinde Türk-İş’e bağlı Tekgıda-İş Sendikası’nı TEKEL direnişi ile   27 Mayıs 2013’te başlayan  dünyada yankı uyandıran, dayanışmaya yol açan Büyük Gezi Direnişi  oldu.

Bunlarda sosyalist solda niceliksel ve niteliksel sıçramaya, kazanımlara yol açacak sonuçlar doğurmadı.  Daha sonraki hiçbir direniş ve mücadeleler lokallik sınırları aşamadı. Sosyalist mücadele beyaz yakalılarla sınırlı kalmaya devam ediyor.

2016 darbe girişimi sonrasında ise tren kaçtı. İktidar İslam Türk sentezi bir politik çizgide, sağ muhaliflerine olduğu gibi sosyalist sola da nefes alacak fırsat vermemeye çabalıyor.

Bunun gibi bir dizi siyasal fırsat, zamanında doğru değerlendirilmiş olsaydı, bir tür dini tarikatlara benzeyen sosyalist yapıların aşılması sağlanabilir, yanlış temellerde ayrışmalara son verilebilirdi. Yeni tarz, araç ve yöntemlerle politik ve örgütsel yenilenmenin zemini geliştirilebilir ve inşa edilebilirdi.

Sosyalist solun politik örgütsel birlikteliği, eylem veya güç birliği arayışı her zaman sosyalistlerin gündeminde olmuş ve olan bir konudur. Ancak, sosyalist solun bağımsız siyasal özne iddiasının laf olmanın ötesinde bir gerçekliğinin kalmadığı bir dönemde yaşıyoruz.

Sosyalistler arasındaki derin rekabetçi yaklaşımlar, yanlış sosyalizm anlayışları ve geçmişten gelen iç husumetler bunu engelliyor. Türkiye sosyalistleri, yeni toplumsal hareketlerin, kadın hareketinin dönüştürücü, kapsayıcı ve yaratıcı gücünün tam farkında değil.

Bu sürecin kayda geçirilmesi gereken önemli bir gelişmesi de; iktidarın Kürt sorununu HDP’nin etkisizleştirilmesi biçiminde sürdürmesine karşı, sosyalist solun büyük bir kesiminin Kürt demokratik siyasetiyle dayanışma geliştirmesi oldu.

Siyasal etkisi oldukça düşük olan sosyalist sol, her kesim gibi 2023 seçimlerinde yeni bir sınavda. Türkiye bir eşikte. Bu eşiği devrimle aşmanın siyasal, toplumsal karşılığı ve zemini zerre kadar yok. Ülkeyi cehenneme çeviren, kutuplaştıran bu iktidarı sandıkta yolcu etmek isteyenlerle birlikte hareket etmenin cesareti gösterilmeli ve yolu bulunmalıdır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında sosyalist solun sıkışmışlığına nefes olabilecek bir zemin inşa edilmelidir.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 14 25
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 14 23
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü