Benim bedenim, benim yumurtam, benim kararım / Op. Dr. Aytun AKTAN

Alıntı Yazılar 08.03.2021, 08:07
21
Benim bedenim, benim yumurtam, benim kararım / Op. Dr. Aytun AKTAN

Op. Dr. Aytun AKTAN
Kadın Hastalıkları ve Dogum Uzmanı

Yumurta dondurmak yani doğurganlığını istediği zamana ertelemek için kadınları kurallarla hizaya sokamazsınız. Hekim olarak itirazım var. Kadın olarak itirazım var

Günlerden 8 Mart, ne kadar çok konuda "kadın olarak eşit olma hakkı" talebimiz var. Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü vesile sayıp epey zamandır hastalarımla konuşurken kafamda çarpışan "yumurta dondurma" ile ilgili ters köşe soruları sormak istiyorum. Doğurganlık potansiyelini korumanın kanunlarla sınırlandırılmasını insan haklarının neresine koymamız gerektiğini bulamıyorum.

Doğurganlık doğanın içinde tüm canlıların sürekliliğini sağlaması için var olan bilgi, hatta bilgelik. İnsan da doğanın bir parçası ve akıllı. Bu akıllı insan yaratığı sosyal varlık olmasından ve topluluklar içinde yaşamasından dolayı bazı kurallara ve düzenlemelere ihtiyaç duydu. Başlangıçta bu kurallar kadın ve erkek için eşitti. Günümüzde ise cinsel kimlik ve yaşam hakları kadın aleyhinde çok kayıplar verdi; giderek daha da sıkıştırılmış, kurallara hapsedilmiş bir cinsellik sundu. Gelişmiş ülkelerde kadına ait hakların geri alınma mücadelesi çok daha önce başladığı için biz gene 5-0, 10-0 gerideyiz. Anayasal hakkımız olan "toplanma ve gösteri yürüyüşünde", "kadın hakları için sözümüz var", "taleplerimiz var", "biz varız" derken, kolluk kuvvetlerince derdest edilip, göz altına alınıyoruz. Günümüzde artmış kadın cinayetleri, tecavüzleri ve şiddetin her türlüsü Türkiye Cumhuriyeti için utanç duyulacak sınırları çoktan aşmışken, gösterilerde kadınları, hemcinsleri polislerin hırsla darp ettiğini görüyoruz. Akıl tutulması böyle bir şey işte. Neyse konu doğurganlık, bekleme yapmayalım.

Ülkemizde "erkek devlet" kadının nasıl ilişki yaşayacağına karıştı, evlen dedi, kaç çocuk yapacağına ilişkin rakamlar verdi, kürtaj hakkını her fırsatını bulduğunda tartışmaya açarak sopasını gösterdi, aile planlamasına "kısırlaştırma komplosu" olarak baktı ve adeta kadının cinsel yaşam koçluğuna soyundu. Bir kadına üreme yardımı tedavisi alması için evli olma şartı getirdiği gibi yumurta dondurma işlemi tedavisi için de bekar olma şartı getirdi. Bu konu gerçekten çok önemli. Bir kadın kendi yumurtası üzerinde bekarken hak sahibiyken, evlendiğinde neden bu hakkından vazgeçsin ki? Evlilikte kazanılmış ortak bir mülk mü kadının yumurtası? Kız bebeğin, annesinden doğarken en büyülü mirası yumurtalık rezervi. Devlet koyduğu kurallarla önce kendisini, sonra da kocayı kadının yumurtası üzerinde hak sahibi yapıyor. Döllenme sonrası çocuk olma ihtimalinin oranları tartışılan bir hücreye, yumurtaya erkeklerce yazılmış kurallarla yasaklar, kısıtlamalar sunuluyor. Evli bir kadın yumurtasını ancak eşinin spermi ile döllendirip embriyo haline geldikten sonra dondurma hakkına sahip. Yarı ortaklı olarak yani. Kadına evli olsa da olmasa da yumurta dondurma hakkı acilen verilmeli.

Yıllardır tüp bebek tedavisiyle uğraşınca yüzlerce hikâyeniz birikiyor. Bekar kadınların üzerinde "evlensene" baskısından sonra yeni moda baskının adı "yumurtalarını dondursana". Domine edilen ya da eden olarak kaç okurumuz ilgilenmeye başladı konuyla acaba? Ben bu yoldan 36 yaşımda henüz kimsenin konuyu popülerleştirmediği zamanlarda geçtim. Daha ne evlenmeye ne çocuk yapmaya niyetim yokken. Benim sosyal baskım her gün karşılaştığım hastalarımdı. Gün gelip yumurtalıklarım doğurganlıktan uzaklaşınca duyma ihtimalim olan pişmanlıktan kurtulmak istemiştim. Zaman ilerledi, yaşım ve vücut saatim "hadi yap" demedi. Artık yumurtaları -196 derecede bekletmenin de çok anlamı kalmamıştı. Benim bedenim, benim yumurtalarım, benim kararım dedim ve imhasına onay verdim. Dondurma kararı aldığımda da imha kararını verdiğimde de kendimi özgürleştirmiş oldum. Çünkü kadın olarak en güçlü olduğum yer doğurganlığım değildi.

Sağlık Bakanlığı'nın "uygun gördüğü kriterlere" dahil olan kadınlar için yeni bir umut demekti bu tedavi. Peki pratik uygulamalarımızda durum böyle mi? Yani biz bu tedavileri yaparken hastalarımıza yeterli zaman ayırıp, doğru bilgileri verebiliyor muyuz? Bakanlığın "uygun" dediği kadınların ileride bu dondurdukları yumurtalarla çocuk sahibi olabilme şansları gerçekte ne kadar? Kullandıkları onca ilaç ve harcadıkları paralarla sağlık bütçesinde hangi oranda iyileştirici olabiliyoruz? Birçok kadına ileride gebelik ihtimalinin çok, ama çok düşük olduğunu anlatmama rağmen, göz yaşları içinde bu tedaviyi, üstelik hayatlarında "sperm baba"nın hayaleti bile yokken kabul etmeleri bence düşünecek çok şeyimiz olduğunu söylüyor. Yani yumurta rezervi sona yaklaşmışken kadınlara bu hakkın tanınmasındansa ne zaman isterlerse yaptırabilmelerinin yolu açılmalı. Kanun yumurta sayısı çok azalmış, bekar kadınlara bu hakkı sunduğu sürece yapılan bu tedaviler bir aldatmacadan öteye varmaz. Bugün hastaların hissettiği umutsuzluk, çaresizlik yarına ertenmiş büyük bir hayal kırıklığından başka bir şey değildir. Kadınların maddi, manevi tüm zorluklarıyla yumurta dondurma tedavisine başvurduklarında onlara ileride gebelik umutlarını yüksek tutacak olasılıkları sunabilmeliyiz.

Unutmayalım ki çok da ucuz olmayan bu tedavileri çoğu kadın devlet desteği almadan, kendi bütçesinden karşılıyor. ABD'de Google, Apple gibi firmalar doğurganlıklarını erteleyen çalışan kadınlarına tedavi masraflarını üstlenerek teşvikte bulunurken biz kadınlarımıza gene haksızlık ediyoruz. İki yüzlü davranıyoruz.

Birkaç yıl önce büyük umutlarla duyurduğumuz, uygulamaya başladığımız bu yöntem başlangıçta kanser tedavisi alacak olan, yumurtalıkları harap edecek hastalıkları ve cerrahi sonrası rezervleri tükenecek genç yaş kadınlara sunduğumuz ciddi bir yenilikti. Sonra yaşın ilerlemesi ya da ailesel erken menopoz hikâyesi olan ve rezervi tükenmekte olan kadınlara yumurta dondurma tedavisi başlandı. Ama dünya yayınları erken yaşta ve iyi rezervdeki yumurtaların dondurulmasının ileride gebelik ihtimali için anlamlı olduğunu söylüyor. Bu sürpriz değil, tüp bebek tedavilerimizdeki gebelik oranlarına baksak bunu zaten akıl edebilirdik. Yaptığım işe inanmak ve inandırabilmek için bilimin dediği yolda gidebileceğimiz günler gelecek elbette.

Yumurta dondurmak yani doğurganlığını istediği zamana ertelemek için kadınları kurallarla hizaya sokamazsınız. Hekim olarak itirazım var. Kadın olarak itirazım var. Bize bırakılanın gerisine düştüğümüz haklarımızı bir an önce misliyle geri kazanmak umuduyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.

(Kaynak: T24  https://t24.com.tr/yazarlar/aytun-aktan/benim-bedenim-benim-yumurtam-benim-kararim,30142 )



banner3
Yorumlar (0)
9
açık
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 32 35
16. Malatyaspor 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Leeds United 31 45
10. Aston Villa 30 44
11. Arsenal 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 30 66
2. Atletico Madrid 29 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 29 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü