İstanbul Sözleşmesi / Hatice KAVRAN

Özellikle son birkaç aydır haddinden fazla gündemi meşgul eden konulardan biri olan, İstanbul sözleşmesinin toplum tarafından içeriğinin bilinmediği kanısındayım. Zaten yapılan araştırmalarda bunu doğrulamaktadır. 

Alıntı Yazılar 22.03.2021, 16:56
126
İstanbul Sözleşmesi / Hatice KAVRAN

Özellikle son birkaç aydır haddinden fazla gündemi meşgul eden konulardan biri olan, İstanbul sözleşmesinin toplum tarafından içeriğinin bilinmediği kanısındayım. Zaten yapılan araştırmalarda bunu doğrulamaktadır.  %68 gibi bir kesimin hiçbir şekilde bilmediği, haberdar olmadığı,  %14 gibi bir kesiminde sadece adını duyduğu bir sözleşmenin; sanki toplumun büyük çoğunluğu tarafından reddedilmesi söz konusu olmuş gibi, her gün birileri tarafından gündemleştiriliyor. Bunun bu şekilde sakız gibi çiğnenmesinin altında başka nedenlerin olduğunu düşündürüyor. Genelde toplum olarak okumak, araştırmak gibi bir alışkanlığımız olmadığı için, birileri bizim için okusun, bizim yerimize düşünsün ve o ne derse biz de onu yapalım. Yani toplumumuz kürek işçisidir; çalışır ama düşünmez. Onun için yönlendirmenin kolay olduğu toplumlar haline gelmişiz. Ülkelerin yöneticileri,  ilk önce her kesime yönelik toplum mühendisleri yetiştirirler. Yetiştirdikleri toplum mühendislerini, halkın  güvenini kazanma becerisi doğrultusunda  eğitir ve halkın önüne koyarlar, sonra halkın onları tanımasını sağlarlar ve bu kişilere yönelik halkın güveni  kazanılır. Yöneticiler, bir şeyin sorumluluğunu üzerlerinden atmak ya da istediklerini halka kabul ettirmek istediklerinde  bu maşa aktörleri sahneye çıkarırlar ve düşüneme yetilerini yitirmiş  toplumları  peşlerinden istedikleri yere sürüklerler. Bu çakma toplum mühendisleri görevlerini yerine getiremediklerinde ise çıkıp insanlara küfürler edebiliyorlar. Şimdi olduğu gibi.

    Bu süreçte İstanbul sözleşmesinin gündeme gelmesinin gerçek nedenini bilmesekte, birilerinin halkı bununla oyalamaya çalıştığı anlaşılıyor. Nerden düğmeye basıldı, niye basıldı? Bilmediğimiz, ama 2014 yılında ciddi bir propaganda malzemesi yapılarak imzalanan bu sözleşme, yeniden propaganda malzemesi olarak kullanılmaya başlandı. Sözleşmenin içeriğinde hiçbir değişiklik yapılmadı; ne oldu da sözleşmeyi imzalarken mutlu pozlar veren aynı kesim  tarafından gündemi aylarca meşgul edecek şekilde yeniden tartışılmaya başlandı hem de sadece saz çalmayı bilen söz yazmayı düşünmeyen halkın gündemine sokmaya çalışılarak.

     Türkiye de bu suni gündem, toplumun çoğunluğunun hassasiyeti olan inanç üzerinden, en üst perde olan diyanet işleri başkanlığı ile gündeme getirildi. Öyle ifadelerle dile getirildi ki sanırsın İstanbul sözleşmesi denilen bu uzaylı yaratık, eline silah almış, toplumun aile yapısını bozmak için ateş ediyor ve toplumu cinsler üzerinden hadım ediyor. Neymiş kadına, çocuğa yönelik  şiddete ceza verilsin demiş. Neymiş,  kadınlar öldürülmesin demiş. Neymiş, cinsiyet üzerinden adaletsiz, yaşam hakkı  paylaşımı yapılmasın demiş.

    Şiddet kime uygulanırsa ceza verilsin. Erkekte olsa çocukta olsa, kadın da olsa; şiddeti uygulayan mutlak surette cezalandırılmalıdır. Devletin asli görevlerinden biri de budur. Vatandaşlarını korumak. Ancak burada genelde çocuğa da kadına da şiddet uygulayan erkek olduğu için, bu maddenin  sadece şiddete maruz kalan ve kalabilecek kesimleri ifade etmesi, egemen eril  zihniyet ve bazı toplum mühendiscikleri olan sakallı erkek, çarşaflı ve türbanlı kadınlara “din iman elden gidiyor” gibi sözler söyletilerek toplumu bu sözleşmeye karışı galyana getirmeye çalışarak  ve dolayısıyla erkek şiddetini onaylayacak bir konuma getirmek için her mecrada konuşturuluyorlar. Özellikle bazı olumsuz örnekler üzerinden kadınların, hatta çocukların bu sözleşmeyi silah gibi kullandığını iddia etmekteler. İki büyük argümanlarından biridir bu. Diğer  argümanları ise cinsiyet eşitsizliği ifadesidir. Kıyamet bu iki madden koparılıyor. Kendilerine güya kurandan, güya sünnetten referanslar getiriyorlar ve insanları bu şekilde yönlendirmeye çalışıyorlar.

   Nedir bu cinsiyet eşitsizliği ya da eşitliği?

     Cinsiyet eşitsizliği,  bireylerin cinsiyetlerine göre maruz kaldıkları eşit olmayan davranışlar, tutumlar ve algıları anlatmak için kullanılan bir kavramdır.

    Peki bu cinsiyetler arasındaki farklılıklar, cinslerden birinin, yani güçlü olanın güçlü olduğu alanda  diğer cins üzerinde hakimiyet kurmasının, sahip olduğu bir mal gibi görmesinin gerekçesi olabilir mi?

   Cinsiyet eşitsizliği ifadesinden öküz altında buzağı arayanlar, genelde kendilerini Müslüman olarak tanımlayıp bu ifadenin ya da içeriğinin inançlarına aykırı olduğu için karşı çıktıklarını söyleyerek arkalarına İslam dinini aldıklarını sanıyorlar. Çünkü bu zihniyete göre erkek kadın cinsiyetleri yüzünden eşit olamazlar. Çünkü erkek  cinsiyetinden dolayı üstün yaratılmıştır.

    Ey insanlık! Elbet sizi bir erkekle bir dişiden yaratan Biziz; derken sizi kavimler ve kabileler haline getirdik ki tanışabilesiniz. Elbet Allah katında en üstününüz, O’na karşı sorumluluk bilinci en güçlü olanınızdır; şüphe yok ki Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. Hucurat 13

Kim miş üstün olan? Yüce Allah, haşa diyemez miydi ben erkeği üstün yarattım diye? Engel olan mı vardı?

Kendi dillerinizle uydurduğunuz asılsız nitelemelere dayanarak «Şu helaldir, şu da haramdır» diyerek Allah adına yalan uydurmayınız. Hiç şüphesiz Allah adına yalan uyduranlar iflah olmazlar. Kurtuluşa eremezler.( Nahl 116)

   Ya da bu kesimin savunduğu gibi cinsiyet eşitsizliği veya eşitliliği ifadesi, cinsiyeti ortadan kaldırıp, bir takım ahlak dışı durumları bunun üzerinden temellendirerek  toplumun ahlakını bozmak mı demektir?

   Gerçekçi olmak lazım. Suç ya da ahlak dışı eylemlerin yapılmasının, bu sözleşmeyle normalleşmediğini, normalleşmeyeceğini; bunun toplumun inanç ve ahlaki değerlerinin yok edilmesi ve yaşanan  ahlaki çöküntünün olduğu ortadadır.  Diyelim ki bu sözleşmeyle insanlar Lutilik, (bu ifade başlı başına sorunlu ve yanlış bir ifade biçimidir.) diye ifade ettikleri  cinsiyet eşitsizliği kavramıyla toplumdaki  cinsiyet algısını silmeyi ve toplumu cinsiyetsizleştirmeyi  hedefliyor. Kültürün ve örfün ortadan kalkmasının sanki sözleşmeyle sağlanacağı algısı yaratılıyor. Bunun arkasında da batılı düşman güçlerin olduğu ve Müslümanlardan böylece intikam aldıklarını savunuyorlar. Halbuki  bu zihniyet yapısına sahip batılılarda da benzer tartışmalar yaşanmaktadır. Yani eril zihniyetin kadın sorununu bu şekilde manipüle edilerek görünmez kılınıyor. Sanki sorunun kadına bakış açısı sorunu değil de,  bunun üzerinden toplumun ahlaksızlaşacağı bir durum söz konusu imiş gibi yaklaşımlar sergileniyor. Nasıl oluyor da kadın ve erkek eşit olabilirler? Erkek muhakkak kadından üstündür. Bakın kuranda da “erricalu qavvamuna ala nisa-i” denmektedir diye erkeğin üstün olduğunu savunuyorlar. Erkekler,  kadınların koruyup gözeticisidirler; çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır; bu ifadeden nasıl bir üstünlük çıkardıklarını onlara da sorsanız açıklayamazlar. Qavvamun ifadesini üstünlük olarak meallendiriyorlar. Halbuki qavvamun sözcüğü  qayyum sözcüğünün çoğuludur. Peki Qayyum ne zaman bir üstünlük sıfatı olmuş? Allah adına yalanlar uydurmaktan çekinmiyorlar.  Vazgeçin, din diye egolarınızı tatmin etmekten ve cinsiyetler üzerinden erkek cinsinin mutlak hegemonyasını teyit etmekten. Bu düşünce ve sonucu olan davranış ,hem Allah katında hem de insanlık normlarında sakat bir zihniyetin inşasıdır.

Yorumlar (0)
12
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 31 67
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 31 61
4. Trabzonspor 32 57
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 32 48
9. Göztepe 33 46
10. Sivasspor 31 44
11. Konyaspor 31 40
12. Antalyaspor 32 39
13. Rizespor 31 35
14. Kasımpaşa 32 35
15. Malatyaspor 31 33
16. Ankaragücü 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 31 33
19. Gençlerbirliği 31 31
20. Erzurumspor 32 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 28 54
3. Altay 28 53
4. Adana Demirspor 28 52
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Tuzlaspor 29 41
9. Bursaspor 28 40
10. Bandırmaspor 28 38
11. Ümraniye 28 38
12. Boluspor 28 32
13. Balıkesirspor 28 32
14. Adanaspor 28 31
15. Menemenspor 28 29
16. Akhisar Bld.Spor 28 25
17. Ankaraspor 28 19
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 31 74
2. M. United 30 60
3. Leicester City 30 56
4. West Ham 30 52
5. Chelsea 30 51
6. Tottenham 30 49
7. Liverpool 30 49
8. Everton 29 47
9. Aston Villa 29 44
10. Arsenal 30 42
11. Leeds United 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 30 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 30 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 30 29
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 29 66
2. Barcelona 29 65
3. Real Madrid 29 63
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 29 46
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 29 46
8. Celta de Vigo 29 37
9. Granada 29 36
10. Athletic Bilbao 29 36
11. Levante 29 35
12. Valencia 29 33
13. Cádiz 29 32
14. Osasuna 29 31
15. Getafe 29 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 29 27
18. Elche 30 26
19. Eibar 29 23
20. Deportivo Alaves 29 23
Günün Karikatürü Tümü