‘Karadeniz…bunu duysun derinliklerin!’ / Şanver İSMAİLOĞLU

"Karadeniz" isimli kitap, eşit, özgür ve bağımsız bir ülke; sosyalist bir Türkiye için mücadele eden gençleri yetiştiren Karadeniz'in sonraki yıllardaki siyasi dönüşümünün "derin" hikayesinin izini sürmek isteyenler için önemli bir kaynak.

Alıntı Yazılar 16.01.2021, 07:26
18
‘Karadeniz…bunu duysun derinliklerin!’ / Şanver İSMAİLOĞLU

*Başlık Nazım Hikmet'in, Karadeniz'de öldürülen Mustafa Suphi ve 14 arkadaşı için yazdığı şiirden 

1970’li yıllarda "Kurtuluş Hareketi" içinde mücadele vermiş, hareketin devrimci kimliğinin oluşmasına katkıda bulunmuş isimlerle yapılan ve Sosyal Dayanışma ve İletişim Derneği (SODİD) tarafından hazırlanan ‘Kurtuluş Kendini Anlatıyor’ sözlü tarih çalışmasının yedinci cildi ‘Karadeniz’  Dipnot Yayınlarından çıktı.

Haziran 2016’dan bu yana Kurtuluş Hareketi’nin 1975-1985 dönemini ele alan sözlü tarih çalışmasının ürünü olarak altı kitap yine Dipnot Yayınlarından çıkmıştıKurucular 1, Kurucular 2, Fırtınalı Bir Denizdir İçimiz, Daha Dinmiş Değil Fırtına, Seksiyon ve Sevdaların Yangınından Geçtik.

Sözlü Tarih Çalışma Grubu sunuşundan…Elinizdeki yedinci kitap Karadeniz bölgesine ayrıldı ve elbette bunun özel nedenleri bulunmaktadır. Karadeniz, bölge olarak Türkiye solunun tarihinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye İşçi Partisi’nin 1965’lerde başlayan bölgedeki faaliyetleri Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon’da il ve ilçe örgütlerinin kurulmasına ve güçlü bir sempati ağıyla birlikte kitlesel bir ilginin doğmasına neden olmuştur. Tütün, fındık ve çay üreticilerinin sorunlarını ele alan ve toplumsal mücadeleye önderlik eden başlıca yerel önderler 12 Mart dönemine yaklaşırken solda ortaya çıkan yol ayrımlarında çoğunlukla THKP­-C’den yana tavır almışlardı. Nitekim Ziya Yılmaz, Ertan Saruhan, Fikri Sönmez, İsmet Öztürk (Çörtük), İsmail Yeşilyurt gibi yerel önderler THKP­-C’yi bölgede dikkate değer bir örgütlenme haline getirmişlerdi. Ve sonuçta Kızıldere eyleminin Karadeniz’de olmasını bu örgütlenmenin ve ilişkilerin bir sonucu olarak görmek mümkündür…”

Bu son kitap, Zonguldak’tan Rize’ye kadar, Türkiye’nin etnik çeşitlilik bakımından en zengin yeri olan bu bölgede sosyalist hareketin örgütlenme hikayesini, aynı zamanda hem 70’li yılların hem de bugünlerin siyasi ortamını anlama açısından faydalı bir sözlü tarih çalışması. THKP-C den Karadeniz Dev-Genç’e ve  Kurtuluş’a evrilen süreç.

Kitaptan: “Samsun’da 1979 1 Mayıs’ında beş bine yakın insan vardı. Ondan önce iki-üç bin civarındaydı. Sinop merkezde iki bin civarında katılım olmuştu. Trabzon’da katıldığımız mitinglerde bin-bin beş yüz civarında olurduk. İlçelerin haftaları olurdu, eğer o gün miting yapılırsa köylerden gelenler mitingi kenardan izlerlerdi.”

Trabzon / Fotoğraf: Umut Kahraman Ezber

Eşit, özgür ve bağımsız bir ülke; sosyalist bir Türkiye ve daha güzel yaşanacak bir dünya için mücadele eden gençleri yetiştiren Karadeniz Bölgesinin, sonraki yıllardaki siyasi dönüşümünün ve devlet eliyle, farklı hiçbir sese tahammül gösterilmeyen bir coğrafyaya dönüştürülmesinin ‘derin’ hikayesinin izini sürmek isteyenler için önemli bir kaynak çalışma…

Yine daha önce Dipnot Yayınlarından çıkan ve Çarşambalı yerel bir karakter olan Çörtük İsmet’in, sosyalist Çörtük İsmet’e dönüşmesinin politik hikayesini ‘THKP-C den Kurtuluş’a Mücadele Hayatım’ kitabıyla anlatan İsmet Öztürk’ün, kendisini dönüştürürken, Doğu Karadeniz coğrafyasında sosyalizmle tanıştırdığı binlerce gencin hikayesidir bu kitapta anlatılan. Aynı zamanda, Seyfi Öngider’in dediği gibi ‘Sisifos’un Çocukları’; Sebahattin Selim Erhan’ın ‘Karadeniz’in Zemheri Çocukları’ nın hikayesidir de.

 Tam da Nazım Usta’nın dediği gibi:

"‘Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran

  temelleri çöken emperyalizme vuran,

  yarını kuranlarız.

 O duvar,

 duvarınız,

 vız gelir bize vız!"

diyerek hapsedildikleri cezaevi duvarlarını delip kaçan, tekrar içeri düştüklerinde ise ‘Yine Kazacağız, Yine Kaçacağız’ diye tarihe not düşenlerin hikâyesidir bu kitapta anlatılan.

Kitaptan: “Tüm farklılıklarına rağmen Türkiye’deki sosyalist hareketlerin tabanları sosyolojik ve kültürel olarak benzeşir. Yani hepimiz aynı taban üzerinde ve o taban üzerinden siyaset yapıyorduk. Zonguldak’tan Rize’ye kadar uzanan bölgedeki bazı görece özgün özellikler vurgulanabilir. Birincisi Dev-Ka. Karadeniz Dev-Genç örgütlenmelerinin Kurtuluş öncesinde olması, daha baştan özgün bir model anlamına geliyordu. İkincisi, “Hepimiz İsmet Abi’nin paltosundan çıktık” cümlesinden hareketle söylersek, onun kişiliğinin yarattığı görece farklılık.Üçüncüsü, Alaçam, Sinop, Bulancak kısmen de Rize olmak üzere, başka yerlerle kıyaslanmayacak kitlesellik. Dördüncüsü, teoriye ilginin Kurtuluş ortalamasının üstünde olması.”

Çay, fındık ve tütün üreticilerinin emeği ve alın terini en yüce değer sayan, bölgenin her yerinde düzenledikleri mitinglerde  ‘Fabrikalar Tarlalar, Siyasi İktidar, Her Şey Emeğin Olacak’ şiarıyla 1970’lerden itibaren destansı bir tarihi var eden çocukların 1985’lere dek süren hikâyesi…

Sinop / Fotoğraf: @Narodnayavolya2 

Enerjisini Karadeniz’in hırçın dalgalarından, sarp yamaçlarından alan,‘Faşizme Karşı Omuz Omuza vererek  taptaze bedenlerini faşist saldırılara siper eden, Karadeniz coğrafyasını emperyalizmin ve oligarşik diktatörlüğün beslemelerine dar eden yiğit çocukların hikâyesi…

 

 Rize Mitingi / Fotoğraf: Umut Kahraman Ezber

Bölgenin yüzlerce yıllık tarihsel ve kültürel birikimini özümseyerek, egemenler tarafından asimilasyona tabi tutulan, zulme uğrayan,  yüzlerce yıllık topraklarından sürülüp atılan Türkiye ve Karadeniz halklarının acısını kendi acıları bilen"Yaşasın halkların kardeşliği" diyerek isyan eden vicdanlı çocukların hikâyesi…

Genç bedenlerinde kocaman sevdalar biriktiren ama daha bir sevgilinin elini bile tutmadan "Yaşasın sosyalizm" diyerek türkü söyler gibi ölüme giden devrim sevdalısı çocukların hikâyesi…

Katledilen arkadaşlarını çocuk elleriyle toprağa verirken, “Vaktimiz yok onların matemini tutmaya, akın var güneşe akın, güneşi zapt edeceğiz güneşin zaptı yakın!” diye haykıran inançlı çocukların hikayesi..                                                                                          1975’ten itibaren üniversite yıllarımda benim de içinde yer aldığım, Ortak’lığın, yoldaşlığınvedevrime inanmışlığın tertemiz hikâyesi….

Karadeniz’de çok zor koşullarda verildi bu mücadele. Faşizmin her geriletilişinde, yeniden yoğun karşı saldırıyla yanıt verdi egemenler. Başka üniversitelere giremeyen iki yüze yakın silahlı faşist militan bölgeye gönderildi. Silahlı saldırılarda toprağa düştü çok sayıda genç insan. Öğretim üyeleri, öğrenciler, işçiler acımasızca kurşunlandı. Yıldıramadılar, kalanlar devam etti mücadeleye; Enver Paşa’nın torunlarına, Topal Osman’ın artıklarına karşı! Dar bir coğrafyada, mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev verilen; sokağın o yanında, derenin bu yanında ölümüne sürdürülen bir kavgadır bu kitapta anlatılan…

İttihat Terakki’den beri derin devletin, farklı hiçbir sese hayat hakkı tanımamak üzere saldırdığı; ‘Sovyet yayılmacılığına’ karşı tahkim etmek adına her türlü alçaklığı örgütlediği ve kadim halkların izlerinin silinmeye çalışıldığı topraklarda yok sayılan halklar adına da verildi bu kavga…

12 Eylül faşizminin zindanlarında aylarca direnerek destanlar yazanların hikâyesidir bu. O güzel çocuklara insanlık dışı işkenceler yaptılar ama konuşturamadılar, hapsettiler ama teslim alamadılar, öldürdüler ama yok edemediler! Anıları, yine kol kola, omuz omuza çay ve fındık mitingine gider gibi, her yıl yeniden tazelenen çay ve fındık filizi misali Karadeniz coğrafyasının her yerinden sürgün vermeye devam ediyor; ezilen ve sömürülen halkların umudunu geleceğe taşıyor!.

2017 Giresun-Ordu arası fındık emekçilerinin yürüyüşü. Fotoğraf: Evrim Kepenek/bianet

Söylenecek çok şey var ama ben bu kadarını söyleyeyim. Hikayenin tamamını onlar anlatsın Ahmet Telli’nin de dediği gibi:

   “Elimizde acının kehribar tesbihi 
          ki kayıp durmakta parmaklarımızdan 
          Ey şair 
          yine bölük pörçük anlattın 
          yine eksik bıraktın bir şeyleri 
          gün devrilmekte ama sen 
          tutmamışsın acımızın çetelesini 
          Sen sus artık, bize bundan sonrasını 
          dövüşen anlatsın 
          Ey tarih, aç solgun yapraklı defterini 
          ve oku hayatımızın parçalanmış hikâyesini’’ 

(Şİ/EMK)

Şanver İsmailoğlu

Sürmene doğumlu. Jeoloji mühendisi. JMO II. Başkanlığı, TMMOB Yönetim, Yürütme ve Yüksek Onur Kurulu üyelikleri yaptı. TMMOB adına sel, deprem, heyelan ve çevre konularında çok sayıda rapor ve makale yazdı.

( Kaynak: https://m.bianet.org/biamag/toplum/237624-karadeniz-bunu-duysun-derinliklerin )

Yorumlar (0)
8
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Olası bir erken seçimde, Z Kuşağının oy dağılımı nasıl olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 22 37
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 22 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Balıkesirspor 22 23
14. Menemen Belediyespor 22 23
15. Boluspor 22 22
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 22 13
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19
Günün Karikatürü Tümü