banner9

banner8

Klasik müziğin önemi / Temel Demirer

Müzik; müthiş bir şeydir; “Müziksiz bir hayat hatadır,” diyen Friedrich Nietzsche’ye katılmamak mümkün mü? Elbette değil…

Forum 14.03.2021, 12:49 14.03.2021, 12:58
134
Klasik müziğin önemi / Temel Demirer
banner44

KLASİK MÜZİĞİN ÖNEMİ[*]

TEMEL DEMİRER

“Müziksiz bir hayat, hatadır.”[1]

Müzik; müthiş bir şeydir; “Müziksiz bir hayat hatadır,” diyen Friedrich Nietzsche’ye katılmamak mümkün mü? Elbette değil…

“Müzik dediğimiz şey, insanın doğadaki sesleri organize etmiş hâlidir.”[2]

“Antik inanca göre müziğin anlayana, “aklın ışığından göksel hakikâti sezinleme” olanağını verebileceği düşünülmüştü... Sanatlar içinde sadece müziğin insan ruhunun en derin noktalarına kadar ulaşıp, en yoğun duyguları bile evrensel harmoniyle bütünleştirebileceği öngörülmüştü.”[3]

“Müzik sadece kültürün önemli bir unsuru değildir, mantığın da parçasıdır; bir düşünce yöntemidir. Müziğin düşünme ve kavrama yetisi için kazanç olduğu açıktır.”[4]

“Müzik notaların arka arkaya dizilmesinden ibaret değildir. Müzik bir notanın sesten sessizliğe, sessizlikten sese durmadan sıçramasıdır.”[5]

“İyi müzik, sözle ifade edilemez olanı ifade edebilir. Müziğin anlamı ve gizemi burada yatar.”[6]

“Müzikten etkilenmeyecek varlık yoktur yeryüzünde.”[7]

“Güzel ve yüce melodiler duymak, ruhu yıkamak gibidir; insanı bütün pisliklerden, bütün zavallılıklardan ve bayağılıklardan arıtır.”[8]

“Müzikle uğraşmak, gökyüzünde uçmaktan sonra en keyifli şey.”[9]

“Müzik adamın uzak dünyasına, aydan bile ötelerde sakladığı dünyasına bile ulaşabiliyordu; müzik mucizeler yaratabilirdi.”[10]

“Dünya kalabalaştıkça ve yaşam mekanikleştikçe, müzik daha onsuz edilmez olacaktır.”[11]

William Shakespeare’e, “Müzik aşkı besteler”; Honoré Gabriel Riqueti de Mirabeau’ya, “Bırakın, müzikle öleyim”; Felix Mendelssohn’a, “Müzik, ruhun gıdasıdır”; Martin Luther’e, “Müzik dünyaya hükmeder”; Friedrich Schelling’e, “Müzik sonsuzluğun anlatımıdır”; Jules Combarieu’ya, “Müzik, seslerle düşünme sanatıdır”; Konfüçyus’a, “Müzik, gökle toprak arasında bir ahenktir”; Ludwig van Beethoven’a, “Müziği kim anlarsa, başka insanların uğradığı tüm çöküntülerden kurtulur,” dedirten müziğin benzersiz gücü edebiyat gibi duyguları anlatmanın ötesinde, bizatihi yaşatır; Lev Tolstoy’un, “Müzik duyguların kısa yoludur,” ifadesindeki üzere…

Toplumsal ilişkiler çerçevesinde ortaya çıkıp; tarihi boyunca insan(lık)ın hâlet-i ruhiyesini yansıtan müziğin çeşitli toplumların “aynası olduğu”ndan söz edebiliriz.[12]

Islıkla çalacağınız bir marş, mırıldanacağınız romantik bir melodi, belki de size dans etme coşkusunu hatırlatacak bir şarkı gibi, dünyanıza ait olan bir müzik vardır her daim…

Bazen piyano tuşlarındaki caz, bazen kocaman bir orkestranın görkeminde bir senfoni, bazen bağlamanın sesi, bazen de tam tamların ritmi...

Müziğin toplumsal gücü ve bağıntıları içinde sosyolojik bir boyutu olduğunu unutmamalıyız.

Kuşku yok: “Tüm sanatlar insan davranışlarını değiştirir; ancak ayaküstü o kadar öfkeli insana Fyodor Dostoyevski’den bir roman okutup kısa sürede davranış değişikliği sağlayamazsınız. Bir teşbihte bulunmak isterim, bence müzik dışındaki sanatlar vitamin gibidir, insanları güçlendirirler ancak faydaları uzun vadede görülür. Müzik ise genelde dilaltı ilaçlara benzer, olumlu etkisi hemen ortaya çıkabilir.”[13]

Bunun böyle olduğunu çok geniş bir yelpaze içinde müzikte her türünde; ama en çok da klasik müzik de görebilirsiniz.

* * * * *

O hâlde; “Müzik dinlemekten zevk almak, bir çalgıyı çalabilmek kadar değerli”yken;[14] “Klasik müzik mi?” deyip, geçmeye kalkışmayın sakın…

O; geçmiş(imiz)den) bugün(ümüz)e uzanıp; geleceği(miz)in yolunu döşeyendir.

“Nasıl” mı?

“Heavy metal ve klasik müziğin birbiriyle ne kadar uyumlu olduğunu tekrar etmemize pek de gerek yok. Metal tarihi boyunca klasik müzikten beslenmiştir. Accept’in ‘Metal Heart’ adlı efsane şarkısındaki Beethoven’ın ‘Für Elise’sinin metal uyarlamasını ilk duyduğumda tüylerimin nasıl diken diken olduğunu hatırlarım. Bunun gibi sayısız örnek var. Scorpions’un ilk gitaristi neoklasik rock/metalin öncülerinden Uli Jon Roth’un her solosunda duyduğumuz klasik öğeler Yngwie Johann Malmsteen’i fazlasıyla etkilemiş olmalı ki yıllarca tüm albümlerinde Bach, Beethoven, Mozart’a göndermeler yaptı Malmsteen. Hatta başka albümlerinin kitapçıklarını tam olarak hatırlayamasam da ilk aldığım CD’si olan ‘Facing The Animal’ın kitapçığında Bach ve Beethoven’a teşekkür eder ünlü gitarist. Power metal türünde klasik müziği anmayan grup zaten yok… Manowar, Wagner’in sertliğinden Jason Becker’se Paganini’nin hız ve melodik yapısından etkilendi yıllarca,”[15] yanıtını verir Barış Akpolat…

* * * * *

Örneğin Almanya’daki yüzlerce yıllık bir müzik birikiminin doruğu Johann Sebastian Bach...

O, derin ve incelikli yaratıcılığıyla Hıristiyanlıkta Protestan mezhebinin müzikteki doruğuna denk düşerken; derin ve incelikli yaratıcılığıyla Lutherci Almanya’nın müzikteki zirvesidir.

Wolfgang Amadeus Mozart ve Ludwig van Beethoven gibi dâhiler, görebildikleri çok az eserine bakarak onun büyüklüğünü sezmişler, anlamışlardı.

* * * * *

Mesela “Ne üstün zekâ, ne hayal gücü, ne de her ikisi beraber, bir Dâhi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi: İşte bu dehanın ta kendisidir,” mottosuyla müsemma Wolfgang Amadeus Mozart…

O, -gelmiş geçmiş en iyi bestecilerin-, Frédéric Chopin’in,[16] Franz Schubert’in, Pyotr İlyiç Çaykovski’nin, Robert Schumann’ın ve daha nicesinin, “en iyi bestelerin sahibi” olarak gösterdiği kişiydi.

Onun aynı yapıtını yüzüncü kez de dinleseniz size hâlâ yenilikler sunacaktır. Kısacık ömrüne 600 “opus” (eser) sığdırmış ve hep yaramaz bir çocuk olarak belleklerimize yer etmiştir...

35 yıllık bir yaşama sahipti Mozart (1756-1791). Müzikte Klasik Dönemi taçlandırmıştı; Jean-Jacques Rousseau’nun “doğaya dönüş” felsefesi, Mozart’ta “insan doğası” olarak yansır.

Mozart’ın başlıca özelliklerinden biri de bestelerindeki mutlak müzikalitedir. O, sonraki çağın Romantik bestecileri gibi müzikle resim yapmaz. Ne zamanın tarihi olaylarını, ne de kendi iç dünyasının sorunlarını, örneğin parasızlığını ya da aşk acılarını yansıtır.

“Mozart, ‘Türk’ adını müzikte en çok duyurmuş besteci olarak, bizler için ayrı bir özelliğe sahiptir. Sonat, konçerto, opera ve bale gibi yapıtlarında Türk vurma çalgılarını, ya da renklerini kullanmıştır. 1772’de bestelediği K.162, 22 No’lu senfonisinin finalinde ‘Türk trilleri’ (süslemeler) kullanmıştır. 1775’te yazdığı KV.219, beşinci keman konçertosunu ‘Türk Konçertosu’ olarak adlandırmıştır.”[17]

Onun yapıtları “Absolute” (saf) müziktir. Çocuksu coşku ve satır aralarındaki olgun insanın derin düşüncesi birlikte seslenir. Bu özellikleri bir gençlik konçertosunda da ölüm döşeğindeki ‘Requiem’inde de görebiliriz.[18]

* * * * *

Ya “Sanat ve sadece sanat beni kurtardı! İçimde çimlenmekte olan şeylerin tümünü vermeden bu dünyayı terk etmem imkânsız görünüyor,” vurgusuyla; “İnsanlar arasında iyilikten başka hiçbir üstünlük kabul etmem. Karakterin olmadığı yerde, ne büyük sanatçı, ne büyük mücadele adamı vardır. Orada var olan, zamanın yok ettiği, içleri boş yaratıklardır. Bütün mesele; büyük görünmek değil, gerçekten büyük olmaktır,” diye ekleyen “Burjuva Devrimler Çağı’nın Müzisyeni”[19] Ludwig van Beethoven (1770-1827)…

Onun bir yüzü XVIII. yüzyılın Klasik Çağı’nda, diğer yüzü XIX. yüzyılın Romantik Çağı’ndadır. Yani iki çağı birleştiren sapasağlam bir köprüdür Beethoven…

İdil Biret’in, “İlk sonatlarında kendinden önceki çağın büyük bestecisi Joseph Haydn’ın etkisindedir. Franz Liszt’i Beethoven’in doğal bir devamı olarak düşünürüm. Liszt Beethoven’e hayranmış,”[20] notunu düştüğü Beethoven’in fevkâlâde doğaçlama yaptığı da bilinir. Hatta o kadar güzel doğaçlamalar yaparmış ki, “Eğer onları duysan, asıl eserlerinin değeri gözünden düşer,” derlermiş.

Melodi zenginliğinin yanı sıra, seslerin yer yer ürpertici bir kudretle yan yana gelişi Beethoven’ın yaratıcılık dünyasının belirgin bir özelliğidir. Kendisinden önceki büyük besteciler Johann Sebastian Bach, Joseph Haydn ve Wolfgang Amadeus Mozart’ın eser üretme yoğunluğunun yanında, Beethoven daha az yapıt bestelemiş bir besteci olarak bilinir.[21]

Beethoven geniş kamuoyunda ve özellikle müziksever kitlelerde senfonik müzik türünün büyük bestecisi olarak tanınırken; kahramanlık ve vatan kavramlarının öne çıktığı Romantizm Çağı’yla da bütünleşen Onun, III. Senfoni olarak bilinen ‘Eroica/ Kahramanlık’ bestesinin arka planında devrimci bir sanatçının duyuşu vardır. Aynı şeyi tam 21 yıl sonra besteleyeceği ‘IX. Senfoni’de de görüyoruz.

İnsanları yaşama ve umudunu yitirmemeye çağıran yapıtlarıyla, eğilip bükülmeyen kimlikli bir duruşuyla, sarayların yaldızlı aldatıcılığına karşı durabilmeyi başarmıştır.

Özetle Ludwig van Beethoven, yaşadığı çağı ve bugüne dek müziğin tüm evrelerini etkilemiş önemli bir bestecidir…

O, bugün bütün çağların en büyük bestecisi olarak anılıyor. Müzik tarihinde, Joseph Haydn- Wolfgang Amadeus Mozart’ın Klasik Dönem’ini izleyen Romantik Dönem’e (XVIII. yüzyılı XIX. yüzyıla) bağlayan bir dehaydı. Kendinden önceki Aydınlanma akımının değerleriyle beslenmiş, ama kendi dehasıyla Romantizme, hatta XX. yüzyılın Modernizmine bile yol göstermişti.

Beethoven’ı “Klasik” ya da “Romantik” diye sınıflandırmak yerine, kendinden sonraki bütün dönemleri etkilemiş bir besteci olarak kabul etmemiz gerekirken; dokuz senfonisinden her biri kendine özgü bir karakteristik taşır.

Friedrich Schiller’in dizeleriyle bezenmiş korolu IX. Senfoni’si, çağlar boyunca kardeşliğe çağrının simgesi olurken; VI. Pastoral Senfonisi doğayı betimleme sanatıyla “senfonik şiir”in öncüsüdür.[22]

* * * * *

Burada durup hatırlatmalı: Beethoven, ateşli bir Cumhuriyetçi, inançlı bir devrimcidir! Copernicus bilimde ne yaptıysa Beethoven da aynısını yaptığı için bu büyük besteciye devrimci demek elbette doğrudur...

Ancak, Beethoven sadece müzik açısından değil toplumsal anlamda da devrimcidir. Toplumsal saf tutmada iyi, insani, ne kadar değer varsa onun yanında olduğunu da ekleyelim. İçinde yaşadığı toplumsal koşullara, o koşulların yaratılmasında payı olanlara tutumu hep sert olmuştur büyük bestecinin...

Devrimci ruhunu en iyi yansıtan eseri V. Senfonisi’dir. Açılışının bir müzik eserinde rastlanabilecek en mükemmel açılış olduğu konusunda hemfikir olmayan yoktur. Avusturyalı ünlü orkestra şefi Nikolaus Harnancourt bu senfoni için, “Bu müzik değil; siyasi bir ajitasyon. Bize sahip olduğunuz dünya iyi değil. Değiştirin diyor,” demiştir örneğin. Müzikolog John Elliot Gardener de V. Senfoni’deki tüm ana temaların Fransız devrimci şarkılarına dayandığını söyler...

27 Mart 1827’de Viyana’da 56 yaşındayken öldü. Müziği devrimciydi, çünkü ses yoğunluğu, daha önce müzikte hiç ifade edilmemiş olan “insan durumu”nun yönlerine ışık tutuyordu. IX. Senfoni, son sözüydü.[23]

* * * * *

Toparlarsak; klasik müzik tarihiyle -sanatın ve- aydınlanmanın zaferi arasında bir bağıntı kurulabilirken; ağırlıklı olarak XV. yüzyıl - XVIII. yüzyıl arasında yaşamış bestecilerin çalışmalarından oluşur. Avrupa'yı derinden etkileyen Rönesans hareketleriyle başlayan ve aydınlanmanın sembolü hâline gelen klasik müzik; Rönesans, Barok, Klasik ve Romantik Dönem gibi evrelerde betimlenir.

Müzikte klasik dönem, yaklaşık dört asırlık bir süreci kapsarken ve o kesitte eser veren çok sanatçı bulunurken klasik müziğin “Büyük Üçlüsü” Johann Sebastian Bach, Ludwig van Beethoven ve Wolfgang Amadeus Mozart’dı.

Bunlara Richard Wagner’ı, Georg Friedrich Handel’ı, Claude Debussy’yi, Arnold Franz Walter Schoenberg’i, Johannes Brahms’ı, Igor Stravinsky’yi, Franz Joseph Haydn’ı, Franz Peter Schubert’i, Antonio Vivaldi’yi, Pyotr İlyiç Çaykovski’yi, Guiseppe Verdi’yi ve Frédéric Chopin’i de ekleyebiliriz…

11 Haziran 2020 14:54:31, İstanbul.

* Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Ötekilerin Gündemi’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 21 51
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 20 39
5. Adana Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 21 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 21 25
11. Alanyaspor 21 25
12. Ankaragücü 21 22
13. Kasımpaşa 21 22
14. Sivasspor 21 21
15. Antalyaspor 20 21
16. Giresunspor 21 21
17. Hatayspor 20 20
18. İstanbulspor 21 18
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 21 41
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Keçiörengücü 21 37
5. Pendikspor 21 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 21 35
8. Sakaryaspor 21 34
9. Boluspor 21 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 20 29
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Ö.K Yeni Malatya 21 16
18. Gençlerbirliği 21 13
19. Denizlispor 22 14
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Fulham 22 32
7. Brighton 19 31
8. Brentford 20 30
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 19 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 19 50
2. Real Madrid 19 45
3. Real Sociedad 19 39
4. Atletico Madrid 19 34
5. Villarreal 19 31
6. Real Betis 19 31
7. Athletic Bilbao 20 29
8. Rayo Vallecano 19 29
9. Osasuna 19 28
10. Mallorca 19 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 19 21
13. Sevilla 19 21
14. Valencia 19 20
15. Espanyol 19 20
16. Celta Vigo 19 20
17. Real Valladolid 19 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 19 17
20. Elche 19 6
Günün Karikatürü Tümü