banner9

banner8

08.12.2022, 11:44 32

Biz Emekçilerin Anladığı Asgari Ücret!

BİZ EMEKÇİLERİN ANLADIĞI ASGARİ ÜCRET!

Asgari ücretle ilgili yapılan etkinlikler ve bunlarla ilgili haberler geçmiş yıllara nazaran başta internet basını olmak üzere tüm genel akım medyada ekonominin aldığı vaziyetten kaynaklı gündemin baş sırasında yer almakta. 2023 yılının asgari ücretinin belirlenmesinden önce onun için yapılan eylem ve etkinliklerin basında gereği gibi yer almasının temel nedeninin sınıf mücadelesinin düzeyi ve örgütlenme seviyesinin çok güçlü olması değildir.

2023 yılının asgari ücretini gündemin baş sırasına oturtan yoksulluğun tavan yapmış olma gerçekliliği ve asgari ücretin çalışan nüfus oranına göre yüzde altmışları aşmasından kaynaklı olduğu bilinmelidir.(23 yılı seçimleri, enflasyon, vb. İlgili herkesin bildiği etkenleri sıralayıp yer işgal etmeye gerek bile görmüyorum.)

Gerçekte asgari ücret, emekçilerin tarihsel kazanımlarından biridir. 1890 yılında Avusturya ve Yeni Zellanda’da uygulanmaya başlandı. Daha sonra Avrupa’ya ve giderek tüm dünyaya yayıldı.

Çalışma saatlerinden tutalım da, ücret ve diğer sosyal haklara kadar hemen her şeyin tamamen kuralsız bir şekilde işlediği o dönemde ücret mücadelesi sınıf hareketinin önemli bir parçasını oluşturuyordu. Kuralsız-keyfi ücretlendirme karşısında, bir işçinin ailesiyle birlikte kendisini yeniden üretebileceği ortalama bir ücretin belirlenmesi önemli bir kazanımdı. Bu kazanım, 1928′de Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)‘nun kabul ettiği sözleşmeyle belirli ölçütlere bağlandı. Yıllar içerisinde asgari ücretin belirlenmesi tüm sınıf için kolektif bir toplu sözleşme anlamı taşıdı. Bu ücret, sınıfın toplu sözleşme yapma hakkına sahip sendikalı kesimlerinin ücretlerinin belirlenmesinde de bir parametre haline geldi.

Ülkemiz bu sözleşmeyi 1973 yılında imzaladı. 1989 yılında ise asgari ücret uygulaması ülke genelinde yaygınlaştırıldı.(Türk İş Başkanlar Kurulunun bu gün -8 Aralık- yaptığı basın açıklamasında “30 yılı aşkındır bu toplantıları yapıyoruz.” demesi bu sebepledir.) Nedeni ise artık tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de üretim sermayenin neoliberal politikaları temelinde yapılanıyordu. Taşeronlaştırma, özelleştirmeler, sendikasızlaştırma, dolayısıyla güvencesizlik-kuralsızlık bir olgu haline geliyordu. Aynı politikalar sınıf hareketinin zayıflamasıyla birlikte ücret sisteminde de ciddi değişiklikler yaratıyordu/yaratıyor. Eskiden ücret (asgari olan da) bir işçinin ailesiyle birlikte kendisini yeniden üretebilmesinin asgari karşılığı olarak belirlenirken, giderek bir işçinin tek başına asgari ihtiyaçlarını temel çıta haline getirilmesine evrildi.

Sadece bir işçinin kendisini yeniden üretmesinin asgari koşulları beslenme, barınma, ulaşım, ısınma, giyinme, elektrik-su giderleri, sağlık gibi ihtiyaç kalemlerini karşılayabilmesi demektir. Eğitimi, kültür-sanatı, gezme ve diğer eğlenme biçimlerini bir yana bırakıyoruz. Bu ihtiyaç kalemlerinden baktığımızda -bugün ülkemizde ve aslında giderek tüm dünyada- asgari ücretin en fazla kira ve faturaların yatırılmasına yettiğini biliyoruz! Bu ücretin 4 kişilik bir işçi ailesinin ancak 1 haftalık asgari ihtiyaçlarını karşıladığıysa açık.

Kısacası gelinen noktada ücret karın tokluğuna bile yetmeyecek miktardadır. Keza ücretler düştüğü oranda, temel ihtiyaçlar da piyasalaşıyor. Eğitim, sağlık, ulaşım, ısınma gibi toplumsal ihtiyaçların hepsi fahiş fiyatlarla satılan metalara dönüşüyor. En temel gıda ürünlerine ulaşmak bile zamlarla birlikte giderek güçleşiyor. O yüzden de bugün bir işçinin asgari geçim ve yeniden üretimi için en az iki kişinin çalışması bir zorunluluk haline gelmiştir. Ki bu bile kredi kartlarına bağımlılıkla birlikte söz konusu olabiliyor. Çocuklar bile belli sürelerde çalışmak zorunda kalıyor.

Gelinen noktada Türkiye’de sınıfın ana gövdesi asgari ücrete talim eder durumdadır. Bunun rakamsal karşılığı 18 milyona yakındır. Bu 18 milyonun aileleriyle birlikte toplam sayısının 57 milyonu aştığı bilinmelidir. Artık güvenceli-sendikalı ve toplu sözleşme hakkına sahip işçiler sınıf içinde sadece yüzde 5 gibi küçük bir çekirdeği oluşturuyor! İşsizlik oranları katlandıkça zenginler için işçinin kendisini yeniden üretebilmesinin ölçütleri de en alt sınıra çekiliyor!

Sermaye sahibi azami kar güdüsüyle asgari ücreti yaş ve bölge farklılıklarına göre kategorize ederek sınıf içi bölünmenin önemli bir aracına dönüştürüyor. Son düzenlemelerle 18 yaş altındaki işçilerin aldığı asgari ücret normalin altında. Ki bu patronlar için devasa bir kar kaynağı. Çünkü ücretle birlikte sigorta primlerinde de belirgin farklılıklar oluyor. 18 yaşın altında istihdam edilecek işçi sayısının 2,7 milyon olduğunu düşünürsek ne demek istediğimiz anlaşılır. Aynı şey bölgesel asgari ücret açısından daha fazla böyledir. Fiilen uygulanan bu ücretlendirme işçi sınıfını kendi içinde rekabete sürüklemenin yanı sıra, tüm sınıfın kolektif haklarının en alt sınıra çekilmesi için önemli bir basınç unsuru olarak kullanılıyor/kullanılacak!

Asgari ücret patron-devlet ve sendikalardan oluşan 3’lü bir komisyonca belirleniyor. Görünürde son derece “demokratik” olan bu uygulamanın gerçek karşılığıysa patronların borusunu öttürmeleri oluyor. Sınıf mücadelesinin güçlü bir basınç oluşturmadığı koşullarda bu son derece doğaldır! O nedenle de günümüzde artık tüm işçi sınıfın toplu sözleşmesi niteliğini kazanan asgari ücretin belirlenmesi de tüm sınıfın sorunu olmalı, bu iş sendika bürokrasisine ve özünde patronları temsil eden komisyonun keyfi tutumuna bırakılmamalıdır.

Asgari ücretin bir işçinin ailesiyle birlikte kendisini yeniden üretebileceği, insanca yaşayabileceği tüm ihtiyaç kalemlerini karşılayacak bir düzeyde belirlenmesi için emekçilerin birleşik, alan tutucu eylem ve etkinliklerle görünür ve gücünün hissedilir olması gerekmektedir.

Göksel Rıza ÖZKAN

Okur Yazar

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 19 45
2. Fenerbahçe 19 41
3. Beşiktaş 19 38
4. Başakşehir 19 37
5. Trabzonspor 19 35
6. Adana Demirspor 19 34
7. Konyaspor 19 27
8. Kayserispor 19 26
9. Alanyaspor 20 25
10. Karagümrük 19 22
11. Ankaragücü 19 22
12. Giresunspor 19 21
13. Gaziantep FK 19 19
14. Kasımpaşa 19 19
15. Antalyaspor 18 18
16. Sivasspor 19 18
17. Hatayspor 18 17
18. İstanbulspor 19 15
19. Ümraniye 19 14
Takımlar O P
1. Eyüpspor 20 41
2. Samsunspor 20 38
3. Keçiörengücü 20 36
4. Bodrumspor 20 35
5. Pendikspor 20 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 20 34
8. Boluspor 20 33
9. Sakaryaspor 20 31
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 19 28
12. Adanaspor 20 22
13. Tuzlaspor 20 19
14. Altay 20 18
15. Erzurumspor 20 18
16. Altınordu 20 16
17. Ö.K Yeni Malatya 20 13
18. Denizlispor 20 12
19. Gençlerbirliği 20 10
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 17 44
2. Real Madrid 17 41
3. Real Sociedad 18 38
4. Atletico Madrid 18 31
5. Villarreal 18 31
6. Real Betis 17 28
7. Osasuna 18 28
8. Athletic Bilbao 18 26
9. Rayo Vallecano 18 26
10. Mallorca 18 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 18 21
13. Valencia 17 20
14. Espanyol 19 20
15. Sevilla 18 18
16. Getafe 18 17
17. Celta Vigo 18 17
18. Real Valladolid 18 17
19. Cadiz 18 16
20. Elche 18 6
Günün Karikatürü Tümü