banner9

banner8

Ekolojist Ertuğrul Barka: Ekolojik yıkım insanlığın sonunu getiriyor

Ekolojik dengeye yapılan müdahalelerin devam etmesi durumunda dünyayı daha büyük felaketlerin beklediğini belirten ekolojist Ertuğrul Barka, “Böyle devam ederse insanlar sağlıklarını, doğa varlığını, çeşitliliğini kaybedecek” dedi. 

Ekoloji 04.06.2022, 09:13
45
Ekolojist Ertuğrul Barka: Ekolojik yıkım insanlığın sonunu getiriyor
banner44

İZMİR - Ekolojik dengeye yapılan müdahalelerin devam etmesi durumunda dünyayı daha büyük felaketlerin beklediğini belirten ekolojist Ertuğrul Barka, “Böyle devam ederse insanlar sağlıklarını, doğa varlığını, çeşitliliğini kaybedecek” dedi. 

Dünya üzerinde ekolojik yıkımın büyümesiyle birlikte küresel ısınma ve iklim krizi kendisini daha fazla hissettirir konuma geldi. Fosil yakıt tüketiminde sınırlamaya gidilmemesi, havaya salınan karbon miktarındaki yükselişin yanı sıra orman ve su kaynaklarının aşırı tüketimi dünyayı felaketin eşiğine getiriyor. Öyle ki bu etkiler uzaydan dahi görünür hale geldi. En son uydu verilerine göre, Avrupa’nın en yüksek noktası olan Alp Dağları’nda karlar erimeye, dağlar yeşile bürünmeye başladı. Verilere göre ağaç sınırının üzerindeki bitki örtüsü 1984'ten bu yana yüzde 77 arttı ve kar örtüsü önemli ölçüde azaldı. Buzullar ve bin 700 metrenin altındaki alanlar hariç, alanın neredeyse yüzde 10’unda kar örtüsü önemli ölçüde azaldı. 

Aynı durum Himalaya Dağlarında da yaşanıyor. 2021 yılında bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre, Himalaya’da geniş buz tabakaları, son 40 yılda, önceki yedi yüzyıla göre 10 kat daha hızlı küçülüyor. Buzulların erimesi ile birlikte ani ve bölgesel yağışların artması ise sel baskınları ve sular altında kalan şehirler olarak geri dönüyor. Son yıllarda Almanya, Bangladeş ve Hindistan’da yaşanan seller felaketin boyutunu gözler önüne seriyor. Yine rüzgarların yönünde yaşanan değişimler de kasırga ve hortumlar olarak insanlığa felaket getiriyor. 

TALAN DEVAM EDİYOR

Fakat bu sonuçlara rağmen Amazon Ormanları tarım ve ağaç sektörü için kesilmeye devam ediliyor. Yine dünyanın birçok bölgesinde ekolojik yıkım sürerken, Türkiye’de de özellikle ormanlık ve sulak alanlar maden, enerji şirketlerine tahsis edilmiş durumda. Sulak alanlar bir bir imara açılırken, Türkiye ormanlarının yüzde 58’i ise madenlerle ruhsatlandırıldı.

Ekolojist Ertuğrul Barka, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla dünya ve Türkiye’de yaşanan ekolojik yıkımın boyutunu ve sonuçlarını değerlendirdi. 

‘EKOLOJİK DENGE KORUNMALI’

Çevre ve ekoloji tanımlamalarının birbirine taban tabana zıt iki görüş olduklarını söyleyen Barka, çevre tanımlamasının merkezine insanı, ekoloji tanımlamasının ise merkezine doğayı koruyan bir tanım olduğunu aktardı. Yaşamın sürdürülebilirliğini savunabilmek için önce tanımlamanın doğru yapılması gerektiğini belirten Barka, “İnsanlık tarihi, tarım, sanayi ve bugün yaşamakta olduğumuz dijital devrim süreçlerinde yürüttüğü ekonomik politikalarla doğayı egemenliği altına almak istedi. Ama doğa tüm müdahalelere rağmen kendi dengelerini yeniden oluşturuyor. Esas mesele ise ekolojik dengenin korunması, yaşamın sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Dünya Çevre Günü’nü kutlayanlar doğayı kendi sermayelerine katıyor, sınıfsal egemenliklerini sürdürebilmek için doğayı metalaştırıp suları bidonlara tıkıp satabiliyor. Koyları kullanıyorlar, ormanları yakıp oteller yapıyorlar” dedi. 

‘DÜNYA SULAR ALTINDA KALIR’

İnsanların mülkiyetçi tavrıyla doğaya hep zarar verdiğini dile getiren Barka, sanayi devrimi sonrası son 250 yılda talanın katlandığını aktardı. Dünyanın herhangi bir yerinde ekosisteme verilen zararın dünyanın diğer bölgelerinde de hissedildiğini kaydeden Barka, “Amazon Ormanları ‘tarım alanı açacağız’ diye yok ediliyor. Bu ormanlar yok edildiği için küresel iklim değişikliğine neden olunuyor. Bu da Himalaya’lardaki buzulları eriterek, Hindistan ve Bangladeş’i sular altında bırakıyor. Okyanuslar yükseliyor ve böyle giderse her yer sular altında kalır. İnsanlar inanmak istemiyor ama denizlerin yükselmesi dünyadaki kullanılabilir tatlı suyu yok eder. Çünkü sular yükseldiği zaman yeraltı sularını etkiler ve denizin tuzlu suyuyla karışır. Bunlar bilinmedik bir şey değil. Ama arsız sermaye kendini büyütmek peşinde” ifadelerini kullandı.

‘KALKINMANIN SÜRMESİ’ 

Türkiye gibi sanayi devrimini kaçırmış ülkelerin, dünyanın çöplüğü gibi kullanıldığına dikkati çeken Barka, “Bu topraklara kendilerinin artık yapmak istemediği demir-çelik, çimento gibi çok su ve enerji tüketen fabrikaları, tehlikeli atık üreten gemi söküm işini yığıyorlar. Onlar kendi topraklarında demir-çelik üretmiyor, madencilik yapmıyor. Nükleer tesisi olmayan Türkiye’de İzmir Gaziemir’e getirip nükleer atık gömülüyor. Radyasyon saçan bu çubukları İzmir’in kalbine gömüp, 7 yıl boyunca bunu saklıyorsunuz. Ekolojik sorunlar sadece çiçek, böcek, temiz hava kadar basit şeyler değil. Ülkemizin bağımsızlığı ve insanların özgürlüğü ile ilgili bir durum. Onun için yaşamın sürmesinden yana politikalar üretilmesi gerekiyor. ‘Kalkınmanın sürmesi’ gibi hikayelerle bizim gibi ülkeleri batağa sürüklüyorlar” diye belirtti. 

TARIM ALANLARI YOK EDİLDİ

Türkiye’de en verimli tarım topraklarının talana açıldığını da sözlerine ekleyen Barka, şöyle devam etti: “En verimli tarım arazilerinden olan Çukurova’ya fabrika doldurduk. Dünyanın en uzun elyaflı pamuğunun üretildiği Söke Ovasına seramik, çimento fabrikası yapmak kimin aklına gelir? Yetmedi alışveriş merkezleriyle donatıldı. Yetmedi Rüzgâr Enerji Santralleri kuruluyor. Otomotiv fabrikalarını Adapazarı’na kuruyorsunuz. Patates yerine artık araba yersiniz. Bursa’nın yarma şeftalisi nerede? Otomotiv sektörünü oraya kurdunuz, yan sanayisini de yandaş sınıf yaratmak için oraya yerleştirdiğiniz. İzmir’de Torbalı Ovası, Kemalpaşa, Bornova, Menemen aynı şekilde. Turgutlu Çakal Azmağı’nda tarım arazilerinin ortasına fabrikalar kurdular. Bu ihanet değil de nedir? Aliağa’da bulunan demir-çelik fabrikalarında elektrikli ark ocaklarının tozları tarım arazilerine gömülüyor. Bunlar kanserojen yayan ağır metaller. ‘Toprağı sıksan şüheda fışkıracak’ palavralarını bıraksınlar. Çukurova’nın toprağını sıkın naylon torbalar mı çıkıyor, şüheda mı çıkıyor?” 

BİLİNÇLİ POLİTİKALARIN SONUCU

Bu politikaları emperyalizmin bilinçli ve programlı olarak uyguladığını söyleyen Barka, “Bunlar ülkenin tarımını yok etmek, ülkeyi gıda bakımından dışarıya bağımlı kılmak için yapılıyor. Bir toplumu gıdaya bağımlı kılarsanız onlara yaptırmayacağınız şey yoktur. Ülke bu vaziyette birileri bayrak diyor. Bayrakla karın doymuyor, insanca yaşanmıyor. Bunun için ilk yapacağımız iş bütün yurtseverler, yaşam savunucuları olarak mutlaka bir araya gelerek AKP-MHP ve onlara destek veren siyasi yapılar ve paramiliter güçleri bu ülkenin iktidarından uzaklaştırmaktır. Ondan sonra yapılacak şey kalkınmanın sürdürülebilirliği değil yaşamın sürdürülebilirliği politikalarını hayata geçirmek. ‘Bu yatırımı yapın. Benden bunları alın’, İngiltere’nin naylon çöplerini alın, onların gemilerini burada sökün gibi politikalardan vazgeçmek lazım. Batının gereksinimlerini karşılamak için üretim yapmak yerine bu ülkedeki insanların yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli üretimi yapmak gerekiyor” diye aktardı.

İNSANLIK YOK OLUR 

Ekolojik düzenin devamı, yaşamın sürdürülebilirliği ve bütün canlı ve cansızlarla doğal dengede yaşayabilmek için ekolojik komünal düzenin hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Barka, “Uzun vadede ekolojik komünal toplumu kurabilecek topluma adım adım yaklaşabilir. Bu dijital teknolojileri sermayenin emrinden çıkarmak gerekir. Teknolojiye eğer sermaye egemense o teknolojiyi kendi sınıfsal çıkarı için kullanacaktır. İnsanlık sermaye ve mülkiyet kültürüyle zehirlenmiş durumda. Bu zehirden kurtulmanın yolu mülkiyete karşı anti kapitalist politikalarla yeni bir toplum kurmak için kararlı davranmalıyız. Böyle devam ederse insanlar sağlıklarını, doğa varlığını, çeşitliliğini kaybedecek. Ama bu dünyanın umurunda değil. O yeni dengelerini kurup yoluna devam ediyor. İnsanlar çok yaramazlık yaparsa, dünya dinazorsuz yoluna devam ettiği gibi insansız da devam eder. Her gün onlarca tür yok oluyor ama dünya devam ediyor. İnsansız da devam eder” diye konuştu. 

MA / Tolga Güney

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 15 26
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü