banner9

banner8

Ekonomist Önder: ‘TL vadeli mevduat’ uygulaması da işe yaramayacak

Erdoğan'ın açıkladığı “Kur korumalı TL vadeli mevduat” uygulamasını değerlendiren Ekonomist İzzettin Önder, uygulamanın bir işe yaramayacağını söyledi. 

Ekonomi 28.12.2021, 09:16 28.12.2021, 09:19
10
Ekonomist Önder: ‘TL vadeli mevduat’ uygulaması da işe yaramayacak
banner44

İSTANBUL - Erdoğan'ın açıkladığı “Kur korumalı TL vadeli mevduat” uygulamasını değerlendiren Ekonomist İzzettin Önder, uygulamanın bir işe yaramayacağını söyledi. 

Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik kriz gün geçtik derinleşirken, Aralık ayında döviz kurlarında ciddi bir artış yaşandı. Euronun 20 TL’yi, doların 18 TL’yi geçtiği dönemde, AKP iktidarı, “Kur korumalı TL vadeli mevduat” programını açıklayarak, dövizi düşüreceğini duyurdu. Döviz kurunda ciddi düşüş yaşansa da ekonomistler bu durumun uzun sürmeyeceğini belirtiyor. Erdoğan'ın “Kur korumalı TL vadeli mevduat” sistemini değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Görevlisi İzzettin Önder, iktidarın ekonomide attığı son adımların işe yaramayacağını belirterek doların yeniden yükseleceğini söyledi.

SAVAŞ BÜTÇESİ 

Türkiye’de ciddi bir ekonomik krizin yaşandığını ama aynı zamanda sessiz sessiz ilerleyen bir sosyal krizin de olduğunu belirten Önder, Türkiye'de yürütülen savaş politikasının ekonomiye yansıdığını kaydetti. Önder, bütçenin büyük bir payının da “güvenliğe” aktarıldığını ifade etti. Önder, “Yani savaşa değil, halka bütçe ifadesi tam da burada geçerlidir” dedi.

SAVAŞA DEĞİL KALKINMAYA AYRILMALI

Hükümet politikalarının yanı sıra “çatışma/savaş” hali nedeniyle yatırımların yapılmaması gibi durumların ekonomiyi olumsuz etkilediğini dile getiren Önder, “Türkiye çok uzun süredir bir iç çatışmanın içinde. Buradan bakıldığı zaman ‘Terörle mücadele’ gibi görünse de aslında emperyalistler güçlerin Türkiye üzerindeki bir takım oyunlarıdır. Bu oyuna alet olmamak için Türkiye'de bulunan mozaik halkların eşit bir yaşam hakkına kavuşması gerekir. Bu kardeşliği kurduğumuz zaman savaş ve çatışmalara ayrılan kaynaklar, kalkınma için kullanılır ve kriz hafifler, hatta önleyebiliriz” diye belirtti.

GÜNÜ KURTARMA SİYASETİ

Ekonomideki kötü gidişatın bir diğer nedeninin iktidarın dış politikasından kaynaklandığını dile getiren Önder, “Nereden bakarsanız bakın hükümet günü kurtarma siyaseti izliyor. Örneğin savaşa harcanan kaynaklar yatırıma harcandığı takdirde kalkınma sağlanabilir. Ülkenin doğusuna yapılan operasyonlara harcanan kaynaklar çok önemli harcamalardır. Bu harcamalarla oranın işletilmesini, tarım, sanayinin, gelişmesi sağlanabilir. Bunun yanı sıra bölge Türkiye'nin kalkınmasını hizmet edecek alanlardır. Bir GAP Projesi yapıldı. Oradaki hayvancılık ve tarım geliştirilebilir. Bunların geliştirilmesinin önünün açılması sadece bölge halkının değil tüm Türkiye'ye hizmet edebilir. Bölgenin ciddi anlamda bu savaş politikalardan arındırılarak, birlikte bir ülke kalkınması sağlanarak, haklar bütünlüğünü sağlamak gerekiyor” dedi.

KAYNAK İSRAFI

Türkiye'nin savaş politikaları yerine daha bütüncül ve demokratik politikalara ihtiyacı olduğunun altını çizen Önder, “Devam eden savaş, kaynak israfının yanı sıra bir ayrıştırmayı getiriyor. Bölge halkını, belediyeleri yerelden değil de merkezden yönetmeye kalkmak, o yöre haklarına saygısızlık olduğu gibi o yöre halkının aidiyet duygusunu da zedeler ve yararlanırsınız. Bir anlık iktidar savaşı yüzünden oradaki bir takım feodal yapıların kalıntılarıyla işbirliği yaparak oradaki haklar üzerinde bir baskı ve otorite kurma siyasi olarak doğru da gelmiyor ekonomik olarak da bundan vazgeçmek lazım. Bunlar ekonomiye yansıyor bütün bunlar olmasa kaynaklar savaşa ayrılmaz kalkınmaya ayrılır” şeklinde konuştu.

DÖVİZİ İKTİDAR YÜKSELTTİ

Türkiye'nin finans çevresi bakımından riskli bir ülke olduğuna vurgu yapan Önder, “‘Türkiye’ye borç verirsek bu parayı geri alabilir miyiz?’ kaygısı var. Bu bağlamda da faiz yükseltmek gerekir mi meselesi gündeme geldi. Erdoğan ve iktidar çevresi faiz yükseltilmesine bir şekilde karşı çıktı. Bu tepki dünya finansal çevreden gelen bir tepki değildir, spekülatörlerden, iç kaynaklardan gelen bir tepkiydi. İktidar faizi düşürürse Türkiye’ye müthiş bir para çıkışı olacak ve yeni para girişi olmayacağını sanıyordu. Dolayısıyla dövizin çok hızlı artacağını düşünerek, ‘şu anda dövize yatıralım’ dediler ve bizzat kendileri artırdılar dövizi. Bu artış spekülatif bir baskının sonucuydu” diye konuştu.

ENFLASYONUN ARTMASINA NEDEN OLACAK

Erdoğan'ın dövizi düşürmek için “alternatif” olarak sunduğu “Kur korumalı TL vadeli mevduat” uygulama hamlesinin işe yaramayacağını kaydeden Önder, “Bu uygulama 1960’da ‘Dövize Çevrilebilir Mevduat’ hesapları vardı. Bunların hikayesi o zaman başladı ve şöyle yapıldı; Almanya’ya giden vatandaşlarımız paralarını Türkiye'ye getirirken -paranızı Türk parasına çevirmeniz gerekmez- Türk vatandaşları da döviz hesabı açabiliyordu. Böylece bir fon oluşturulmaya çalışıldı. Fakat Türk parası düştükçe, Türkiye'de enflasyon olmaya başladıkça, döviz sahipleri aslında çok kazançlı çıkmaya başladılar. Bu durum enflasyonun çıkmasına sebep oldu ve buna bağlı olarak gelir dağılımı şiddetle bozdu. Şimdiki hamle de buna benziyor” dedi.

YOKSULDAN ZENGİNE BİR AKTARIM OLACAK

Dövizi düşürme hamlesinin büyük sermaye sahiplerinin yatırdığı paraların değerini koruma için verilmiş bir imtiyaz olarak yorumlayan Önder, “Oysa bu gün maaşını alan emekçinin ay sonuna kadar maaşı erirken, çünkü dolar karşısında erimeme gücü yok- dolayısıyla Türk parasını korumak için bir miktar para ödemesi için gerekecek. Bu para da vergi gelirlerinden gelecek. O vergiyi de fakirler veriyor ülkemizde. İkinci seçenek ise para basılacak o da enflasyonun yükselmesine neden olacak. Yine dar ve orta gelirli emeklilere yansıyacak. Bunun anlamı şudur; bir anlamda yoksuldan zengine doğru bir aktarım işlem yapılmış olacak” diye belirtti.

BÜTÇE DAHA FAZLA AÇIK VERECEK

Enflasyonun yükselmesiyle birlikte fiyatların yeniden artacağını aktaran Önder, döviz artışının devam edeceğini dile getirdi. Önder, “Türkiye’nin cari açığı ve borçları var,  bütün açıklar da dövizle karşılanıyor. Birde buna dövize çevrilmesini kattığımız zaman müthiş bir yük oluşmuş olacak ve devlet bütçesi daha fazla açık vermeye başlayacak. Bu politikaya karşıyım. Çünkü bu politika yerine ekonomide ve siyasette güven oluşturmak lazım. Ekonominin serbest yatırım yapabilmesi lazım. Üretim ve istihdam, icraat yapması lazım. Bu bir günde yapılacak iş değil. Bu durum halkın bir kesiminde umut yaratsa da uzun sürmeyecek ve  döviz tekrar yükselişe geçecek” diye belirtti. 

HALKIN AĞZINA BAL ÇALMA POLİTİKASI

Önder, Erdoğan’ın, "Hiçbir vatandaşımızın 'kur daha yüksek olacak' diye mevduatını Türk lirasından dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak. TL mevduat geliri kur altında kalırsa aradaki fark ödenecek” şeklindeki açıklamasını şöyle değerlendirdi: “Benim param güçlü bir devletin parası karşısında güçsüzdür demek istedi. Şimdi benim param güçsüzdür demek aynı zamanda bugün bana bu farkı ödeyebilir ama yarın veya daha uzun süre vermezler. Çünkü bir ülkenin parasının güçsüz olması bir ay iki ayla çözülecek bir mesele değil. Büyük yatırımlar ve ekonominin TL’nin dövizle aynı düzeye gelmesiyle telafi edilebilir. Bunlar sadece anlık ve halkın ağzına bir bal çalmak politikasıdır. Çok belli ki hükümetin bir anda doları 18’e yükselten grubun baskısı altında almış olduğu bir karardır ve demek ki hükümet serbest değil ve öyle bir gücü yok aslında.”

İŞTEN ÇIKARMALAR ARTACAK

Türkiye'yi bir döviz krizi beklediğini ama gerçek sosyolojik bir krizinde giderek derinleştiğine vurgu yapan Önder, Türkiye’de işsizliğin resmi rakamların aksine yüzde 18’lerde olduğunu söyledi. İşsizliğin giderek artacağını öngören Önder, “Yani asgari ücretin belirlenmesi sonrası bir takım insanların işinden çıkarılmasına yol açacak. Asgari ücret fazla olduğu için değil, bu sanayi verimsiz çalıştığı için işten çıkarmalar olacak.  Devlet, paraları bulmak için para basmaya başlayacak buda enflasyona yansıyacak ve bizi eritecek. Dolayısıyla durum çok makul gelmiyor. Daha düzgün, istikrarlı, güvenilir ve ileriye doğru bir ekonomi yürüyüşü görmüyorum ben. Anlık bir karar alınıyor, buda çaresizliği gösteriyor” dedi.

KRİZ HALKLARIN BİRLİĞİ İLE ÇÖZÜLÜR

Önder, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim bu krizi mutlaka çözmemiz gerek. Buda halkların birliğiyle olur. Halklar ayrıştırılmadan herkesin temel vatandaşlık hakları sağlandığında sosyolojik olarak da kaynaşacaklardır. Şuan kimse özgür değil, ister baskı altında hisseden halklar ve gruplar olsun, isterse özgür olduğunu sanan halk grupları olsun. İkisi de aslında baskı altındadır. Bunlar bir toplumu yönetme biçimi olarak algılanıyor. Bu toplumu yönetme biçimi çok çirkin, despotik, diktatöryal bir yönetim biçimdir. Dolayısıyla bu korku altında olan birey kendine yabancılaşır hatta ülke politikalarına yabancılaşırlar.”

MA / Esra Solin Dal

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 21 51
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 21 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 21 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Ankaragücü 21 22
15. Kasımpaşa 21 22
16. Giresunspor 21 21
17. Hatayspor 20 20
18. İstanbulspor 21 18
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 21 41
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Rizespor 21 37
5. Pendikspor 22 37
6. Keçiörengücü 21 37
7. Sakaryaspor 21 34
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 20 29
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Denizlispor 22 16
18. Yeni Malatyaspor 22 17
19. Gençlerbirliği 21 13
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 21 42
4. M. United 21 42
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Leicester City 21 21
14. Nottingham Forest 20 21
15. Wolves 21 20
16. Leeds United 19 18
17. West Ham United 21 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 19 50
2. Real Madrid 19 45
3. Real Sociedad 19 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Villarreal 20 31
6. Real Betis 19 31
7. Athletic Bilbao 20 29
8. Rayo Vallecano 19 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 19 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 19 21
13. Sevilla 19 21
14. Espanyol 20 21
15. Valencia 19 20
16. Celta Vigo 19 20
17. Real Valladolid 19 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9
Günün Karikatürü Tümü