Gülçin Özkan yazdı: Faizin mi yükselmesi kötü, doların mı?

T24 yazarı Gülçin Özkan yazdı: Faizin mi yükselmesi kötü, doların mı? Dün TCMB’nin faiz kararının beklendiği saatlerde iki ayrı merkez bankası daha benzer açıklamalar yapmaya hazırlanıyordu; Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası. Üç bankanın kararı da piyasalar tarafından yakından izlendi fakat TCMB’nin diğer iki bankayı gölgede bırakacağı belliydi.

Emek-Ekonomi 14.09.2018, 14:44 14.09.2018, 14:44
5
Gülçin Özkan yazdı: Faizin mi yükselmesi kötü, doların mı?



T24 yazarı Gülçin Özkan yazdı: Faizin mi yükselmesi kötü, doların mı?

Dün TCMB’nin faiz kararının beklendiği saatlerde iki ayrı merkez bankası daha benzer açıklamalar yapmaya hazırlanıyordu; Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası. Üç bankanın kararı da piyasalar tarafından yakından izlendi fakat TCMB’nin diğer iki bankayı gölgede bırakacağı belliydi.

Sonuçta da öyle oldu ve TCMB faizleri 6.25 puanla rekor düzeyde artırırken, Avrupa ve İngiltere merkez bankaları faizleri, sırasıyla, 0 ve 0.75’te sabit bıraktılar.

Türkiye’de para politikası açısından bu bir ilk; 2002’den bu yana sürdürülen enflasyon hedeflemesi rejimi süresince (2002-2005 örtülü ve 2006’dan itibaren açık enflasyon hedeflemesi) bir kerede yapılan en yüksek faiz artışı bu. Ayrıca yüzde 24,  2004’ten bu yana gerçekleşen en yüksek faiz oranı.

Peki diğer ülkelerde faizler ne düzeyde? Bu sorunun cevabı ve dün açıklanan rekor faiz oranının göreceli durumu aşağıdaki grafikte görülebilir.



Grafik 1’in işaret ettiği gibi Türkiye, dünyada faizlerin en yüksek olduğu ülkelerden biri ve bu kategorideki Venezüela, İran, Ukrayna ve Mısır’ı geride bırakarak Arjantin’den sonra en yüksek ikinci faiz oranına ulaşmış bulunuyor. Yelpazenin diğer ucunda Avro bölgesi gibi faiz oranının 0 olduğu ülkelerle, Japonya, İsveç, İsviçre ve Danimarka gibi faizin negatif olduğu ülkeler var.

Hem döviz kurlarında aylardır devam eden ve Ağustos’tan itibaren – ABD ile yaşanan diplomatik ve ticaret vergileri konularında yaşanan gerginliklerle – hızlanan artışlar ve hızlı artan enflasyon gözönüne alındığında bu kaçınılmaz bir sonuçtu.

Aşağıda Grafik 2 2018’de TL’nin (koyu portakal rengi) dolar karşısında en çok değer kaybeden ikinci para birimi olduğunu gösteriyor.



Hem ulusal para birimi üzerindeki baskılarda (teknik deyimiyle spekülatif ataklarda), hem de enflasyonla mücadelede faiz en yaygın kullanılan araç. Türkiye’de bir süredir ideolojik nedenlerle ancak en son çare olarak kullanıldığından, genellikle çok geç alınan faiz kararları hem gereğinden yüksek artışlar içeriyor, hem de kur etkisi sınırlı kalıyor.

Yüksek faiz kimin için kötü?

Faiz borçlanma maliyeti olduğuna göre yüksek faizden en çok zarar görenler borçlular. Gelişmiş ülkelerde yüksek faizin en hızlı ve en çok etkilediği kesim ev kredisi olanlar. İngiltere ve ABD’de bu oran hanehalkının %70’inden fazla ve faizlerdeki her artış hem toplumun geniş kesiminin aylık kredi ödemelerini hem de ev fiyatlarını etkiliyor ve dolayısıyla yüksek siyasi etkiye sahip.

Yüksek faizlerin, şirketlerin artan borçlanma maliyeti nedeniyle düşen karlılığından dolayı yatırımları ve ekonomik aktiviteyi azaltması en yaygın bilinen faiz etkisi. Zaten enflasyonu da bu yolla düşürmesi bekleniyor.

Özellikle finansal sektörü az gelişmiş olan ülkelerde şirketlerin doğrudan bankalardan borçlanma eğilimi yüksek olduğundan yüksek faizler ekonomiyi daha hızlı etkileyebiliyor.

Faizlerin reel ekonomiyi ve enflasyonu etkilemesinin en önemli kanallarından biri de döviz kuru üzerindeki etkisi. Dünkü faiz açıklamasında da vurgulandığı gibi.

Doların (döviz kuru diye de okunabilir) artışından en çok kim zarar görür?

Doğal olarak ulusal paranın değer kaybı en çok döviz cinsinden borçlular için kötü, döviz alacaklıları için iyidir. TL’nin 2018 başından itibaren % 40’tan fazla düşmesi demek, döviz borçlularının borçlarını ödeyebilmek için TL cinsinden % 40’tan fazla ekstra kaynak bulmak zorunda kalmaları demektir.

Aynı şekilde ithalat yapanlar – yurt dışında tatil yapacak olanlarla, yurt dışı eğitim masrafları da aynı kategoride görülebilir- artan döviz kurundan zarar görürler. İhracatın ithal girdiye bağımlılığı yüksek Türkiye gibi ülkelerde döviz kurundaki artışlar ihracatı da olumsuz etkiler.

Diğer yandan döviz cinsinden fiyat avantajından dolayı rekabet gücü artan ihracatçıların kur artışlarından kazanmaları beklenir. Geçen yaz rekor düzeyde gerçekleşen turizm gelirleri TL’nin hızlı değer kaybı nedeniyle  Türkiye’nin turizmde artan rekabetinin bir sonucudur. Bu noktada turizmin bir servis sektörü olarak ithal girdiye bağımlığının çok düşük olduğunu belirtmekte fayda var.

İhracatı artıran ve ithalatı azaltan döviz kuru artışları cari açığa olumlu etki yapar, ve son cari açık verileri bu beklentiyi doğrular nitelikte.

Kur artışının cari açık etkisi üzerinden milli geliri artıracağından emin olabilir miyiz? Yükselen ekonomilerde bu sonuç her zaman gerçekleşmiyor, bunun en önemli nedeni de ekonomideki dolarlaşma eğilimi.

Türkiye gibi yükselen piyasa ekonomilerinde hem dollar (euro veya diğer para birimleri de olabilir) cinsinden borçlanma yüksek olduğundan, hem de ücret ve kiraları da içeren bir dizi fiyat döviz üzerinden belirlendiğinden kurdaki artışlar geniş kesimleri etkiler. Dolarlaşmanın yüksek olduğu bir çok ülkede hızlı kur artışı dönemlerinde yüksek döviz borçlarının bilanço etkisi, yaygın iflaslar ve milli gelirde azalma ile sonuçlanıyor.

Türkiye ekonomisinin bugün karşı karşıya olduğu durum aslında bu yazının başlılığını anlamsız kılıyor, çünkü artık yüksek faiz-yüksek kur ikilisinden birini seçebilecek durumda değiliz. Yukarıdaki grafiklerden de açık olduğu gibi, yılbaşından bu yana en yüksek ikinci kur artışına (Arjantin’den sonra) maruz kalarak, dün itibariyle de en yüksek ikinci (yine Arjantin’den sonra) faiz oranına ulaşmış bulunuyoruz.

Madde 22 (Catch-22) olarak da tanımlanabilecek bu durumla, uluslarası piyasaların hem olası ticaret savaşları, hem de tamamlanmasına aylar kalan Brexit sürecindeki kaygılar nedeniyle oldukça gergin olduğu bir dönemde mücadele etmemiz gerekecek.




Yorumlar (0)
1
light rain and snow
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 17 33
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Sivasspor 18 23
11. Başakşehir 18 23
12. Konyaspor 18 22
13. Göztepe 18 22
14. Kasımpaşa 17 22
15. Malatyaspor 17 21
16. Rizespor 17 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Leicester City 18 35
3. Liverpool 17 33
4. Man City 16 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü