03.05.2022, 09:58 11

Gezinin Ruhu 1 Mayıs Alanındaydı

Bu yıl işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs gösterileri,  toplumun alabildiğince geniş kesimlerinde ciddi bir eleştiri, kızgınlık,  öfke patlamasının yaşandığı bir süreçte gerçekleşti. Bu nedenle daha bir kitlesel ve kalabalıktı.

Gezi direnişinin 9 yılında,  20 Nisan 2022 Cuma günü  Gezi Davasında siyasi öfke ve saiklerle     öç alma  maksadıyla   Osman Kavala ağırlaştırılmış müebbet, Yiğit Ekmekçi, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden  ve Tayfun Kahraman’ın 18’er yıl hapis cezasına  çarptırıldılar.

Şırnak, Siirt gibi birkaç Kürt illi dışında Türkiye’nin birçok ilinde ve ilçesinde kutlandı.  Üstelik daha önceki 1 Mayıs ve başka etkinliklerle kıyaslandığında güvenlik önlemleri,  birçok yerde daha azdı.

Gezi Davasında ceza çarptırılan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz,  canlarımız 1 Mayıs alanındaydılar. Kürsülerden unutturulmayacağı sözü verildi.  Toplumsal öfke ve tepki  1 Mayıs alanlarından seslendirildi.

1 Mayıs gösterileri ve Gezi Davası sonrası yaşadıklarım Walter Benjamin bir sözünü hatırlattı. “Bizden sonra geleceklerden isteğimiz , ‘kazandığımız zaferler için bize şükran duymaları değil, yenilgilerimizi hatırlamalarıdır” demiş.

Türkiye demokratik muhalefetin her başarılı işten sonra kahramanlıklar icat ederek, yanlışlarını, eksikliklerini   gölgelenmesi,  neredeyse  geleneksel bir davranış ve yaklaşım.

Gezi direnişini yalın bir dille başarısızlıkla tanımlamak mümkün değildir.  Gezi, AK Parti liderinin ve çevresinin iktidarlarını kaybetme korkusuna kapıldığı, Türkiye’nin Bayburt hariç 80 ilinde yankısını bulmuş en yaygın, yakın dönemin en kitlesel toplumsal tepki hareketi. Farklı kesimden ve görüşten genç kuşağın, kendiliğinde gelişen ortak isyanı olması nedeniyle tarihe not düşen başarılı bir direniş hareketiydi.

Hiç kuşkusuz ülkenin birikimi ve kollektif siyasal, demokratik, sol, sosyalist yapılarla buluşmasının gerçekleşmesi hareketin niteliğine ve niceliğine kendiliğinde anlam kattı.  İktidarı ürküten esas  bu mu  yoksa  genç kuşağının çağın ruhuna uygun , kapsayıcı, demokratik yeni eylem biçimleriyle tepkilerin toplumsallaşması olduğu konusu tartışması 9 yıldır sürüyor.  Kesin olan ise gezi direnişinin,  iktidarı derinden sarstığı  ve  topluma sinmiş umutsuzluğu, korku iklimlini dağıttı.

Demokratik muhalefetin her bir bileşeni,   gezi direnişinin özünü oluşturan  karakterini kavramaktan ve bundan ders çıkarmaktan daha çok enerjisini Walter Benjamin dediği gibi “yaratılmış zaferden” kahramanlık hikayeleriyle kendini doğruluğunu ispatlamaya  harcadıklarından, Gezi’den geriye ne kaldı sorusuna net yanıt verilememekte.

Gezi direnişini ağırlıklı olarak ulusalcılar, statükocular kendi hedeflerine ve ideolojik bagajlarına uygun hikayeleştirdiklerinde  geriye anlamlı bir şey kalmaması doğal. Bu direnişe  ve bugün direnişin simgesi haline gelmiş olan Osman Kavala ve diğer tutuklu insanlarımıza  büyük haksızlık.

Üstelik  iktidarın işini kolaylaştıracak mahiyette,  siyasi etikten yoksun bir biçimde yargılananlar arasında  bizzat kendi  elleriyle gezi davasının ötekisi yaratmaya dönük girişimler ve çırpınışlar ise davanın kara lekesini oluşturuyor.

Demokratik muhalefet saflarındaki bu yanlışlar beş yıldır  yargı eliyle direnişin kriminalize etme çabasına hak ettiği çapta toplumsal tepki verilmesinin önüne geçtiği  gibi, demokratik muhalefetin etkisizliğinin kronikleşmesi de önlenemedi.

Bu siyasal ortamda 1 Mayıs gösterilerinde, Gezi direnişinin baş aktörleri klasiklik örgütlerinin dışında farklı ilişkiler ve çalışma tarzlarına sahip genç kuşağa benzer bir gençleşme yoktu.  Daha da kötüsü, sendikalar, meslek örgütlerinin ev sahipliğinde düzenlenen 1 Mayıs mitinglerinde işçiler, emekçiler yok denebilecek kadar azdılar. Sendikaların, meslek örgütlerinin üyelerinin katılımında gözle görülecek kadar azalma vardı.

Hala 1 Mayıs alanında klasik program hayata geçiriliyor,  kürsüden klişe konuşmalar yapılıyor. Devletin resmi törenlerini çağrıştıran “klasikleşmiş “ 1 Mayıs mitingleriyle geçiştirilen birlik, mücadele ve dayanışma günü geride kaldı.  Alanlarda yankılan gezi söylemi simgesel olmasının ötesine geçilemedi.

Dönemin ihtiyaçlarına uygun açılım, tarz ve yöntemle demokratik muhalefet hareketinin mücadelesine bir ivme katmadı.  Mitingin örgütleniş, hazırlık süreçleri ve programı buna uygun gerçekleştirilmedi değildi.  1 Mayıs’ta böylesi bir hedef gözetilmediği anlaşıldı.

Türkiye tarihinin en kritik seçimine 13 ay kalmışken, 1 Mayıs alanlarını dolduran örgüt, grupların “dar anlamda kendi örgütsel var oluşunun politik ve kurumsal  sınırlarının ötesine geçemeyen,  kendini  aşmaya  cesareti olmayan  muhalefetin sürekli suni başarı hikayeleri  yazması topluma  umut vadetmiyor. Aksine iktidarın fütursuz ve gaddar davranışlarını, saldırılarını kolaylaştırıyor.

Bir başka sorunda Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını, işgal girişimini, bölgedeki çatışma ve askeri operasyonları 1 Mayıs’ta gündem yapılmaması büyük bir yanlışa imza atmak oldu.

Diğer yandan gezi direnişinden ders alanların, Millet İttifakı’nın HDP’nin yi  açıkça  kapsamamasının iktidarın işini kolaylaştırmak olduğunun farkında olunması veya yüksek sesle itiraz etmesi  gerekmez mi?

Bugün gezi direnişinden geriye ne kaldı sorusunun yanına 1 Mayıs’tan ne kaldı sorusunu eklemek gerek.

Not: Bütün  inanların ramazan bayramını kutlar, güzel şeylere vesile olmasını diliyorum.

Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58