01.02.2022, 11:25 21

Gül’ün gitmesi, Bozdağ’ın gelmesi

Hafta sonu Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün istifa etmesi ve yerine eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın atanması dikkat çekici bir gelişme oldu. Türkiye, Bozdağ’ı, geçmişteki kraldan fazla kralcı davranışlarıyla ve hukuk tanımaz icraatlarıyla yakında tanıyor.

Abdülhamit Gül, bir zamanlar muhafazakâr mahallenin etkili hak örgütü Mazlum Der ve Numan Kurtulmuş ile birlikte AK Parti’ye katılan hukukçu HAS Partiliden biriydi.

Adalet Bakanının istifası veya görevden alınması uzun süredir gündemdeydi. İktidar partisi içindeki çekişme ve çatışma kamuoyuna değişik vesilelerle yansıdı.

Eski Adalet Bakanının yargı ve adaletin işleyişine dair kamuoyuna yansıyan, hukukçu kimliğine uygun görüş, değerlendirme ve eleştirileri; parti içindeki çatışmanın, çekişmenin ve farklılığın boyutlarını gösteriyordu.

Gül’ün “Yargı Etik Kuralları, Yargı Reform Zirvesi, İnsan Hakları Eylem Planı” gibi çalışmaları, Türkiye’nin içinde yaşadığı çoklu kriz döneminde dikkat çekici çalışmalardı.

Keza İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 25 Kasım 2021 tarihinde yapılan kadın muhtarlar toplantısında “Muhtarlarımız diyor ki ‘Efendim şurada metruk bina var burada metruk bina var. Ama mahkeme kararı var yıkamıyoruz.’ Ya arkadaş sen gece yık, mahkeme kararı bizim arkamızdan gelsin” biçimindeki sözlerine karşı bir gün sonra Gül’ün “Bizim rehberimiz hukuktur, bizim rotamız hukuktur, bizim kılavuzumuz hukuktur. Biz yapalım hukuk arkadan gelsin değil, hukuk önden yürüsün, biz ona göre kendimizi ayarlayalım anlayışıdır hukuk devleti” biçimdeki cevabı ya da müdahalesine benzer hukuk ve yargıyı savunan yaklaşımları, kulak ardı edilebilecek cinsten şeyler değildi.

Bunların biç birinin hayata geçmemiş olması, doğal olarak Adalet Bakanlığını kim yönetiyor veya Abdülhamit Gül muhalefet mensubu gibi konuşmakla ne yapmak istiyor gibi soruların sorulmasına neden oluyordu.

Sonuçta toplumun yargıya, hukuka karşı olan güvensizliğini artıran faktörlerin Gül’ü istifaya sürüklediği çok açık.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Konseyi kararlarına rağmen Osman Kavala’nın hala tutuklu yargılanması konusundaki ısrarın ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun MOBESE kayıtlarının medya organlarına İçişleri Bakanlığı personeli tarafından servis edilmesinin bardağı taşıran damlalar olma olasılığı oldukça yüksek.

Geçtiğimiz Ekim ayı ortasında Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeliğinden Hamit Kocabey’in MHP lideri Devlet Bahçeli’nin onayıyla istifa etmesine yol açan gelişmelerin yaşandığı süreçte “bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun. Bizim yargıçlardan, yargı mensuplarından beklediğimiz budur. ‘Şu ne der, bu ne der, adliyeye gelen insan şöyle telkinde bulundu, şu nasıl bakar, nasıl değerlendirir, bu konjonktüre uygun mu?’ Arkadaş, yargı konjonktüre bakmaz, yargı hatıra bakmaz, yargı birilerinin dediğine bakmaz. Yargı dosyaya, vicdanına, hukuka, Anayasa’ya bakar. Bizim beklentimiz budur. O yüzden adalet yerini bulsun, ne olursa olsun. Yargı mensuplarının yanında HSK vardır, bu millet vardır. Hiç kimsenin tavsiyesine, talimatına, telkinine bakarak değil dosyaya bakarak vicdanınıza göre karar verin ve 83 milyon huzur içerisinde geleceğe daha güvenle baksın.”  sözleri çok şeyi ifade ediyordu.

MHP’li HSK üyesinin istifasına yol açan gelişmenin,  Bahçeli’nin HDP kapatılması Kobani ve diğer “terör” suçlaması iddiasıyla açılan soruşturma, davaların neden uzadığına ilişkin Adalet Bakanından yazı rapor istemesi, Adalet Bakanın yazılı rapor vermenin mahkemelere ve soruşturma süreçlerine müdahale olacağı gerekçesiyle sözlü bilgi aktarmak istemesi olduğu medyaya geniş biçimde yer aldı.

Tabi böylesi bir süreç sonrası Adalet Bakanlığı koltuğuna üçüncü kez Bekir Bozdağ’ın oturması, Saray’ın tercihinin, Gül’ün tercihlerinin tam tersi ikamette olduğunun net ve açık bir işareti olabilir. Cumhurbaşkanı ile yeni Adalet Bakanı Bekir Bozdağ arasındaki ilişki, bir dönem Başbakan Tansu Çiller ile Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş ilişkisini tanımlayan “tak diye söylemek, şak diye yapmanın” ilerisinde bir yargı, yürütme ilişkisi olacağı çok kesin. Yargıda ve hukukta önemli gelişmeler olacaktır.

Cumhur İttifakı, yeni Adalet Bakanı Bekir Bozdağ eliyle bu süreçte geride kalan hukukun kırıntılarını da temizleyecektir. Bu yeni dönemde yargı hızarı hızlanacak, Kobani davasının kısa sürede sonuçlandırılması ve HDP’nin seçimden önce kapatılmasına zemin oluşturulması ile özellikle Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekte olan Kürt siyasetçilerin yargılanma süreçlerinin hızlanacağı çok açık.

Adalet Bakanlığındaki değişimi, iktidar partisinin seçim hazırlığı hatta iktidarın yeni anayasa planının bir parçası olarak düşünmek gerekiyor. Parti içindeki şahinlerin öne çıkması ve Türk milliyetçiliği ipine sıkı sıkıya sarılanların güçlenmesi, aynı zamanda partinin seçim ve önümüzdeki dönem stratejisini gösteriyor.

Hafta sonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon’da katıldığı açılış töreninde  bir çocuğu platforma çıkarılması, ana muhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na hain bay Kemal diye hitap etmesi, o sırada Cumhurbaşkanının, partinin bir başka hukukçu yöneticisi ve milletvekili Hayati Yazıcı’nın, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun  sırıtmaları  aynı stratejinin bir parçası.

Partilerinin toplantılarında, mitinginde  küçük eleştiri yapanları  salonunun dışına atan,  gözaltına aldıran dahası  bir zamanlar  “taş atan çocuklar için çocuktur, kadındır  fark edilmez, polis gerekeni yapacak, gözlerin yaşına bakılmayacak” diye konuşan Erdoğan Türkiye’ye, bu rezaleti de yaşattı. Bu bataklığın dip noktasıdır.

Anlaşılan AK Parti açısından, koltukları boşaltmamak için her şey meşru hale gelmiştir. Gerisi teferruattır. Bu nedenle benzer gelişmelere hazır olmak gerek. Gelişmeleri parti içi çatışmalarla, yarılmalarla izah etmeye çalışmak fazla ciddiyetten uzak bir yaklaşımdır. Parti içi yarılmaları iktidar kendi çıkarları ekseninde kapatıyor. Muhalefet, bunları ülke krizinin aşılmasına hizmet eden bir tarzda değerlendirmek zorunda.

Yorumlar (0)
24
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 36 52
10. Kasımpaşa 37 50
11. Hatayspor 37 50
12. Sivasspor 36 48
13. Galatasaray 36 48
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 36 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 36 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 36 43
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58