banner9

banner8

Akdeniz: Halkın örgütlü gücünü açığa çıkarabilirsek bu karanlığı hep birlikte aşarız

AKP’nin korku ikliminden güç alarak ayakta kalmaya çalıştığını dile getiren EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Halkın örgütlü gücünü açığa çıkarabilirsek bu karanlığı hep birlikte aşarız” dedi.

Haberler 24.11.2022, 09:39
10
Akdeniz: Halkın örgütlü gücünü açığa çıkarabilirsek bu karanlığı hep birlikte aşarız
banner44

ANKARA - AKP’nin korku ikliminden güç alarak ayakta kalmaya çalıştığını dile getiren EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Halkın örgütlü gücünü açığa çıkarabilirsek bu karanlığı hep birlikte aşarız” dedi.

AKP, 7 Haziran 2015 seçimlerinde tek başına iktidar olma vasfını yitirmesinin ardından savaş ve çatışma ortamında gittiği 1 Kasım 2015 seçimlerinde, yeniden tek başına iktidar oldu. Bu politikasını savaş konseptine dönüştüren AKP, her seçime savaş ortamında gitti. 24 Haziran 2018 Genel seçimlerine Efrîn işgali ile giden AKP, Haziran’da yapılması planlanan seçimlere de Kuzey ve Doğu Suriye’ye savaş açarak gitmeyi amaçlıyor. 

Kuzey ve Doğu Suriye ile Federe Kurdistan Bölgesi ve Şengal’e yönelik hava saldırılarına tepkiler sürerken, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kara saldırılarının sinyalini verdi. Türkiye’nin saldırılarına karşı açıklama yapan Emek ve Özgürlük İttifakı da, AKP-MHP iktidarının ömrünü uzatmak ve kaybettiği meşruiyetini şiddetle tesis etmek için yeniden savaş politikalarına sarıldığını belirtti. 

Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer alan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, saldırıların nasıl bir sürecin başlangıcı olduğunun yanı sıra buna karşı neler yapılması gerektiğine dair değerlendirmelerde bulundu.  

İKTİDARIN SAVAŞ POLİTİKALARI 

Pandemi, ekonomik kriz ve dünyada kışkırtılan savaş ortamında Türkiye’de zengin sınıflarla yoksullar arasında derin bir uçurumun oluştuğunu dikkat çeken Akdeniz, bu durumdan işçilerin, emekçilerin ve halkın hoşnutsuz olduğunun altını çizdi. Ekonomik sosyal taleplerle mücadele eğiliminin güçlendiğine vurgu yapan Akdeniz, “Yaklaşan kritik seçimlerde de halk değişim istiyor. AKP iktidarı, tek adam rejimi ve arkasındaki güçler ise sistemin bekası için yeniden fiili bir OHAL’e ve yeniden savaş politikalarına sarılıyor. Sansür Yasası gibi uygulamalar da bu sürecin bir parçası. Bunlar beklenmeyen gelişmeler değildi ve konuşuluyordu” dedi.

7 HAZİRAN-1 KASIM HATIRLATMASI 

Akdeniz, 7 Haziran-1 Kasım 2015’teki katliam ve provokasyonlar zincirinin belleklerdeki yerini koruduğunu belirterek, iktidar ortaklarının yine benzer bir korku ikliminden güç alarak ve şoven milliyetçiliği kabartarak ayakta kalmaya çalıştığını söyledi. “Fakat aynı nehirde iki kez yıkanmak mümkün değil” diyen Akdeniz, “Halk hem son ‘Taksim saldırısı’nda ikna değil, hem de savaş politikalarına düne göre daha mesafeli. Öte yandan iktidar bloku kadar toplumsal muhalefet ve halk güçleri de 7 Haziran-1 Kasım sürecinden tecrübe biriktirdi. Bu denklemde mücadele yeni bir boyuta bürünecek. Umutsuz olmaya gerek yok. Birleşik emek cephesi ve demokrasi güçlerinin en geniş birliğini sağlayabilirsek, halkın örgütlü gücünü açığa çıkarabilirsek, bu karanlığı hep birlikte aşarız” ifadelerini kullandı.

‘ÜÇÜNCÜ SEÇENEK İHTİYACI ELZEM’

Cumhur İttifakı’nın ajandasında seçimlerin hayati bir yerde durduğuna değinen Akdeniz, şunları belirtti: “Ayrıca başkanlık seçimleri de bir referandum şekline dönüşebilir ve tek adam yönetim biçimi son bulabilir. Oy konsolidasyonu için her türlü karanlıktan medet uman bir burjuva politikayla karşı karşıyayız. Bu nedenle seçim süreci ile emek ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş durumda. Millet İttifakı çizgisiyle AKP iktidarının son bulmayacağı açık. Erdoğan’ın ‘Yerli ve milli muhalefeti oluşturmak bize nasip olacak inşallah’ demesi boşa değildi. Savaş tezkerelerine el kaldırmak, sınır ötesinde savaş politikalarına destek vermek, tam da AKP’nin istediği bir muhalefet anlayışı. AKP burjuva muhalefete yumuşak karnından vuruşlar yapıyor ve Millet İttifakı burada sağlam duruş sergileyemiyor. Üçüncü seçenek ihtiyacının ne kadar elzem olduğu bir kez daha doğrulanıyor. Toplumun ihtiyacı sermaye ve savaş politikalarından bağımsız bir güç odağının yaratılmasıdır.”

AKP’NİN İSTEDİĞİ KÜRT PROFİLİ! 

AKP’nin Neo Osmanlı politikaları ve dış siyasette ciddi tıkanma yaşadığına vurgu yapan Akdeniz, “Bu yüzden Sisi de içinde olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, İsrail ve bir dizi devlet yönetimiyle el sıkışıyor. Ama Kürtlere el uzatılmıyor. Kürt halkı haklarıyla birlikte bir halktır. AKP, haklarını dile getirmeyen, AKP modeliyle şekillenmiş bir Kürt profili istiyor. Ama bunun da içerde alıcısı azaldı. İran başta olmak üzere uluslararası gericilik de Kürt halkını yok sayıyor, sindirmeye çalışıyor. Rusya, ABD, NATO da söz konusu Kürtler olunca, kendi emperyalist çıkarlarını öne alıp bombardımana, sınır ihlaline alan açıyor. Bu nedenle Kürt sorunun demokratik çözümü hem içerde sağlanmalı hem de bölgesel bir politika olarak ele alınmalı. Ezilen bir halk olarak Kürtlerin gerçek dostu her milliyetten işçiler, emekçiler ve dünya halklarıdır. Emperyalist güçler bölgeden ve Suriye’den çekilmeli, halklar kendi kaderini kendi belirlemelidir” diye konuştu.

‘HALKIN BATAKLIĞI GÖRMESİ İSTENMİYOR’

Akdeniz, kınadıkları Taksim’de saldırısına dair “Arkasında hangi güçler var?” diye sorarak, şöyle devam etti: “Açıkçası, halk sadece sineklere odaklansın bataklığı görmesin istiyorlar. Bataklık nedir? Bataklık denen şey, Suriye’den Libya ve Afganistan’a kadar Türkiye’nin AKP eliyle savaşa sürüklenmesidir. Emperyalistlerin cirit attığı, vekâlet savaşlarının hüküm sürdüğü bataklıkta Türkiye’nin işi yoktur, olmamalıdır. Ayrıca Efrîn, İdlib gibi AKP eliyle yaratılan cep bölgelerde cihatçı grupların birbirleriyle çatışması söz konusu. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun beyanatlarından sonra, bu bölgelerde protesto gösterileri yapıldı, bayraklar yakıldı ve Türkiye tehdit edildi. Bu yerler terör saldırıları ihraç eden bir bölge haline geliyor. Son dönem Türkiye içinde yapılan operasyonlarda yakalanan cihatçı unsurlar dikkat çekici boyutlarda.”

‘TAKSİM SALDIRISINDA TOPLUM İKNA DEĞİL’

Taksim saldırısında toplumunun ikna olmadığını kaydeden Akdeniz, söz konusu durumun daha çok İdlib ve Efrîn’de değişen denkleme, gerilime işaret ettiğini söyledi. Akdeniz, “Başbakanlığı döneminde Davutoğlu ‘kokteyl terör’ kavramını öne sürmüştü. Şimdi yaşanan saldırı tipleri üstlenilmeyen, karanlıkta bilinçli olarak bırakılan ‘hibrit terör’ biçiminde provokasyonlar zincirine işaret ediyor. Devletlerin, istihbarat örgütlerinin; göçmen taciri şebekeleri de kullandığı yeni tipte bir terör ihracatı koridoru oluşuyor sanki. Bu durum göçmen düşmanlığının kabartılması bakımından da dikkat çekici değil mi? Bu nedenle demokratik kamuoyunun uyanık olması ve teyitli bilgilerle hareket etmesinde fayda var” dedi.

EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI’NIN TUTUMU 

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın egemenlerin ve AKP hükümetinin savaş politikaları karşısında net bir tutum sergilediğini dile getiren Akdeniz, “İki burjuva blok dışında üçüncü seçenek olarak ortaya çıkan ittifakımız, Türkiye’nin çıkışı için ilkeli ve barışçıl bir dış politika öneriyor. İttifakımız işçi ve emekçileri, Türk, Kürt her milliyetten ezilen halk kesimlerini bu doğrultuda aydınlatacak ve mücadele birliği oluşturacak” diye aktardı.

‘BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’

Aralık itibarıyla ittifak olarak İzmir ve İstanbul’da büyük emek buluşmaları, Adana ve başkaca kentlerde büyük halk toplantıları yapacakları bilgisini veren Akdeniz, şunları söyledi: “Ocak ayında İstanbul mitingi gündemimizde. İşte bütün bu alanlarda halkımızı emperyalist, gerici savaş politikalarına karşı barış, kardeşlik, eşitlik ve demokrasi mücadelesi çatısı altında birleştirmek için çalışacağız. Savaş bütçesinin, savaş tezkerelerinin ve savaş politikalarının işçi sınıfı ve emekçilerin ekmek mücadelesine olan zararı da ortada. Bütün bunları ekonomik acil taleplerle birlikte ve emekçilerle birlikte ele alacağız. Sorunun bir diğer yanı da Kürt sorununun demokratik çözümü ya da çözümsüzlüğü siyasetiyle ilgilidir. Taksim saldırısı ve sınır ötesi hareket gündemi, bu sorundan bağımsız değil. Yine deklarasyonumuzdan ifade edildiği gibi, ‘Savaş politikaları, silah ve çatışma yöntemleri yerine, diyalog ve müzakere seçeneklerinin kendini tarihsel olarak dayattığı ve güncel olduğu’ aşikardır.”

MA / Zemo Ağgöz

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 14 25
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 14 23
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü