banner9

banner8

Seçim, savaş ve 'kaçış planları' ortasında HDP’nin çağrısı ne anlama geliyor?

AKP’nin yeni operasyonları duyurması, bir gün sonra CHP’nin “kaçış planı” iddiası ve aynı gün HDP’nin de muhalefete “savaşa karşı çıkalım” çağrısı dikkate değer. Savaşa verilecek olası örtülü destek, “kaçmaya” değil kalıcılaşmaya hizmet edecek. 

Haberler 28.05.2022, 11:34 28.05.2022, 11:37
10
Seçim, savaş ve 'kaçış planları' ortasında HDP’nin çağrısı ne anlama geliyor?
banner44

ANKARA - AKP’nin yeni operasyonları duyurması, bir gün sonra CHP’nin “kaçış planı” iddiası ve aynı gün HDP’nin de muhalefete “savaşa karşı çıkalım” çağrısı dikkate değer. Savaşa verilecek olası örtülü destek, “kaçmaya” değil kalıcılaşmaya hizmet edecek. 

Ankara siyaseti, bir süredir oldukça sıcak gündemler içerisinde yoğun bir hareketlilik yaşıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim güvenliği kapsamındaki SADAT çıkışı ve Erdoğan’ın seçimleri kaybedeceğini öngören “kaçış planı” açıklaması, iktidarı psikolojik olarak açık bir savunmaya yöneltti. Çünkü AKP-MHP iktidarının tüm hamleleri, iktidarını korumaya yönelik olduğu aşikâr. AKP-MHP’nin milliyetçilik ve “terör” manipülasyonu üzerinden manevra alanı sağladığı hamlelerinin muhalefet tarafından ne kadar bütünlüklü görüldüğü ve neye-nasıl muhalefet edip-edilmediği ciddi tartışma konusu. Ankara’daki iktidar yeni bir savaş konseptiyle muhalefeti hizaya getirme ve etkisiz kılmak istediği görünen bir durum.

17 NİSAN’DAKİ SALDIRI

AKP-MHP ittifakı, yaklaşık 2 yıldır seçim sisteminde sistematik değişiklikler yapıyor ve seçimlerin normal geçmeyeceğine dair açıklamalar geliyor. Ankara’nın temel tartışmaları bu gündem üzerine yürüyor. Oysaki Federe Kürdistan Bölgesi’ne Nisan ayında başlatılan saldırı, seçim sonuçlarına etkilemek için yapılan önemli bir hamleydi. Peki, burada beklenilen sonucu alabildi mi? İktidar medyası dahi, beklenilen etkiyi yaratmadığı ve bu nedenle saldırıyı yok hükmünde görmeye başladıkları söylenebilir.

KUZEY VE DOĞU SURİYE

AKP-MHP ittifakı, iktidarını bir süre daha koruyabilmek için Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik bir askeri saldırı için hazırlandıklarını sıklıkla dile getirmeye başladı. İki gün önce toplanan MGK’de saldırının ayrıntılarının konuşulduğu basına yansıtıldı. Seçim sistemine müdahale ve savaş politikalarının elbette ekonomik arka planı da bulunuyor. Yeni Ekonomik Model kapsamında Saray’da yapılan sunumlarda yer alan hamlelerin başarısız olması, iktidarın seçim takvimi ve taktiklerini değiştirmeye zorlandığı görülüyor.

AKP-MHP iktidarı, iki temel hamle üzerinden seçimlere hazırlanıyor. Seçim sisteminde değişimler ve savaş planları...

SEÇİM SİSTEMİ

Seçim sistemine müdahaleye yönelik en son gelişme, yaz aylarında Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle seçim kurullarına müdahale edileceği yönünde. İktidar, neredeyse iki yıldır seçim sistemine yönelik müdahalelerde bulunuyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2020 yılının bahar aylarında seçim kanunun değişmesi yönünde açıklamalar yaptı. Hazırlıklara başlayan iktidarın taslağı bu yıl içinde Meclis’te kabul edildi. Buna göre Kürtlerin ve sosyalistlerin partilerinin seçime girmemesi için getirilen yüzde 10 barajı, işlevini yitirdiği için düşürüldü. Gelecek ve DEVA partilerini engellemek için “ittifakın aldığı oy toplamı ülke barajını geçtiği takdirde, seçim çevrelerinde milletvekili hesabı ve dağılımı, ittifak içinde yer alan her bir partinin o seçim çevresinde almış olduğu oy sayısı dikkate alınarak yapılır” şeklinde madde getirildi. Çeşitli maddelerde, seçime katılma yeterliliği özellikle zorlaştırıldı. Seçimlerden önce HDP’yi kapatma planı uygulanırsa yeni ya da hazırlığı yapılan başka bir partinin seçime girmesi engellenmek istendi.

CHP’nin İyi Parti’yi seçimlere soktuğu “vekil transferi” yine engellendi. İl Seçim Kurulu üyelerinin kura ile seçilecek olması, AKP’lilerin çoğunlukta olacağını düşündürdü. Tüm bu gelişmelerin arasında SADAT’ın seçim güvenliğine müdahale edeceği, muhalefete yönelik siyasi cinayetlerin olacağı tartışıldı. Süreç sonunda 1946 seçimleri benzeri iktidarın elinde sopasıyla adil olmayan bir seçime gireceği algısı, özellikle muhalif seçmende oluştu. Ankara’daki hareketliliğin bir yanı buydu. Kılıçdaroğlu’nun “kaçacaklar” açıklaması da tam bu noktada, “seçim olacak ve kaybedecekler” algısının tekrardan seçmene geçmesi anlamında önemliydi. İktidar medyası da savunma psikolojisiyle “kaçacaklar” yerine “kaçmayacaklar” demesi, özellikle AKP seçmeninde bir güvensizliğe yol açtığı görülmeye başlandı.

SAVAŞ PLANLARI

Şu an ayrıntıları hazır olan ve Kürtlere yönelen savaş planını, sonucu ne olursa olsun yürürlüğe koymak isteyen iktidar, bunu son şansı olarak değerlendiriyor. Seçim sitemindeki değişiklikler ile iktidarın savaş planları aynı döneme denk geldi. Bu iki yönlü olarak seçimlere müdahalenin önemli işareti olarak değerlendirildi. İktidar, Federe Kürdistan Bölgesi’ne başlatılan saldırılardan istenilen sonuçlar alınmış olunsaydı seçim sürecini hızlandıracaktı. Ancak “bitirdik, bölgesel güç olduk, kazandık” yönündeki milliyetçilik güdüsü üzerinden başarı hikayeleri yazılabilmiş değil. İktidarın söz konusu saldırılarına Millet İttifakı kanadından tepki verilmemesi, aksine destekleyen açıklamalarda bulunması, seçimlerin kazananı ve kaybedenini belirlemek açısından da önemliydi. Federe Kürdistan’da istenilen sonucun alınamaması üzerine Erdoğan yeni bir “savaş açıklaması” yaptı. Suriye’ye yönelik askeri saldırı Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında resmileştirildi. Bu bakımdan iktidarın önceliğinin seçimi kaybetmesi, ardından belirsiz bir kaçış planı olmadığı, seçimi kazanmasını sağlayacak bir savaş planı olduğu açıkça görüldü. Kaçmak yerine kalıcılaşmak üzere seferden döneceğinin ihtimal dışı tutulmasının, demokrasi isteyen çoğunluğa kaybettireceği ihtimali belirdi.

Yeni askeri saldırıların, ekonomik krizin yarattığı tahribatlar ve iktidarın kan kaybının durdurulamaması ardından gelmesi, savaş-seçim arasındaki ilişkiselliği kurdurabiliyor. Seçim sistemine yönelik yaz aylarında yapılacak yeni müdahale ve özellikle savaş planlarıyla seçimlerin kazanının belirlenmesi kurgusu, mevcut ekonomik kiriz ve Saray’ın uygulamaya çalıştığı Yeni Ekonomik Modelin başarısızlığıyla iç içe geçti. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Saray’da yapılan ve basına da kısmen yansıyan Şefik Çalışkan imzalı bir bilgi notu, seçimlerin 2022 Haziran öncesinde yapılmayacağı, bu tarihe kadar makro ekonomik verilerin düzeltileceği öngörülmüştü. Sunumda yer alan kurun yükseltilmesi, MB’nin piyasaya müdahale etmesi, faizlerin düşürülmesi, basına sansür uygulanması ya da AKP’lilerin bu konuda demeçler vermemesi yönündeki öneriler harfiyen uygulandı. Yeni Ekonomik Model ve seçimlere yönelik hamleler başarılı olmadı ve savaş planları daha güçlü şekilde devreye sokuldu. Yine sunumda yer alan Kürtlere yönelik saldırılardan yaratılacak “başarı hikayesini” iktidarın yürürlüğe koyduğu anlaşılıyor.

HDP’NİN ÇAĞRISI

Saray’da yapılan tüm tartışmalar, Yeni Ekonomik Model kapsamında 2022 Haziran’a kadar makro ekonomik verilerin düzenlenmesi ve seçim sürecine girilmesine kitlendi. Ancak hesaplar tutmadı, döviz beklenenden daha çok cepleri yaktı ve zamların önü alınamadı. Enflasyon, işsizlik, cari açık vb. makro ekonomik verilerde iyileşme sağlanamadı. Belli ki asgari ücrete zam yapacak bir gücü de iktidar kendinde göremedi. İktidarın ekonomik normalleşmenin sağlanacağını düşündüğü Haziran ayı yaklaşırken, “başarı hikayesinin yazılacağı” hamle devreye girdi: Ukrayna Savaşı’nda oluşan boşluk, NATO’daki tartışmalar ve içerde yaratılan terör tehdidi üzerine kurulu savaş planı. Federe Kürdistan Bölgesi’nde devam eden ve Kuzey-Doğu Suriye’de başlaması muhtemelen savaş sürecine topyekûn karşı çıkılmadığı sürece, iktidarın olası Pirus Zaferi, onu bir dönem daha koltuğunda tutabileceği güçlü ihtimal. İktidarın savaş aracı, ona seçimi erteleme ya da erken baskın bir seçime girme alanı açtığı görülüyor.  

AKP’nin yeni operasyonları duyurması, bir gün sonra CHP’nin Erdoğan’ın “kaçış planı” iddiası ve aynı gün HDP’nin de muhalefete “savaşa karşı çıkalım” çağrısı yapması politik ilişkilerin karmaşıklığı ve sistem içi muhalefetin pozisyonunu anlamak bakımından dikkate değer. İktidarın savaş kararı almasıyla iç politik dengeleri değişme hamleleri ancak savaşa karşı ortak karşı koyuşla birlikte aşılır. İktidarın ayakta kalmak için başlatma kararı aldığı savaş gibi yıkıcı hamleler, savaş karşıtı pozisyonla ortak demokratik kazanımlara dönüştürülebilir. Aksi taktirde savaşa verilecek olası örtülü destek, “kaçmaya” değil kalıcılaşmaya hizmet edecektir.

Kaynak: MA / Deniz Nazlım

Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58