21.07.2018, 06:16 16

Hakan Tahmaz: Seçim sonrası Türkiye

Seçim sonrası Türkiye
“Yeni döneme uygun mücadele ve siyaset kaçınılmaz.

Bunu sadece Türkiye içine bakarak kavramak mümkün değil”

Türkiye, 24 Haziran seçim sonuçlarıyla yeni rejimin inşasında hızla yol alıyor. Devlet yapısı dönüştürülüyor. İnşanın gerçekleştirme yöntem, tarz ve biçimi yeni rejimin karakterini belirleyecek niteliklere sahip. Devlet kurumları tepe takla ediliyor. Ne kadarsa o kadar hak, hukuk, özgürlükler bir bir güvence altında olmaktan çıkarılıyor.

Cumhurbaşkanı Yönetim Sistemi olarak adlandırılan melez rejimin inşa sürecinde de gerçek anlamda hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı son iki haftada olup bitene bakıldığında anlamak hafta sonu mümkün. Art arda yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde ve Cumhurbaşkanın çeşitli makamlara yaptığı görevlendirme ve atamalarda bunu çok aşikâr görüyoruz.

Bu nereye kadar ve ne kadar gider bilmek, anlamak mümkün değil. Daha da kötüsü melez Cumhurbaşkanı Yönetim Sistemi’ni inşa edenlerin de bu sorulara bir yanıtları yok. El yordamıyla büyük bir böbürlenme, nobran ve üstenci davranışlarla bir şeyler yapılıyor.

Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” sözü bu duruma cuk oturuyor. Akşam çıkarılan kararnameyle yapılan düzenleme, sabah çıkarılan kararnameyle değiştiriliyor. Atamalarda, görevlendirmelerde liyakat, hukuk, tecrübe, kıdem, yeterlilik gibi ölçülerin yerini başkana sadakat ve keyfiyetin aldığını artık gizlenmiyor bile. Bu kanunsuzluk muhaliflerde derin kaygı, öfkeyle karışık çaresizlik yaratırken, yandaş saflarında biat etmenin dozajını artırıyor.

Toplum daha katı milliyetçi muhafazakâr dönüşüme uğruyor

Devlet yapısının reorganizasyonu Türk milliyetçi ve muhafazakarlık ekseninde yapılıyor. Bunun toplumda daha bir katı milliyetçi muhafazakâr dönüşümüne yol açması doğal. Ancak inşa sürecinde fazlasıyla karmaşık, kozmopolitlik ve lidere endekslenmiş bir tarz ve yöntemle yol alınmaya çalışıldığı için bu süreçte yol açılacak toplumsal tahribatın ve sorunların boyutları konusunda bir öngörüde bulunmak çok isabetli olmayabilir.

Her şeyi bir tarafa bıraksak bile, bu kadar bariz kişiye özgül devletin reorganizasyonu görülmüş şey değil. Devletin bekasını bir kişinin bekasına indirgeyen bir yaklaşımla devletin dönüştürülmesi sürdürülebilir bir yol değildir. Son yılarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumhuriyetin kuruluşunun kötü ve yanlış bir kopyasını, taklit etmeye çalışıyor. Ancak Türkiye’nin geçmişinde böylesine bir şeyin yaşanmış olduğunu iddia etmek tarih bilmemenin itirafı ve büyük bir algı yönetimidir.

Yapboz Oyunu değişmeli

2012 Eylül referandumu sonrasında HSK’nın düzenlenmesinde ve bir dizi başka düzenlemelerde yapboz yöntemi uygulandı. Günlük, anlık ihtiyaçlara yanıt veren ve ortaya çıkan sorunları giderecek düzenlemeler yapıldı. Bugün bu yöntem, devletin bütün kurumsal yapısının reorganizasyonunda uygulanıyor. Bu, hazırlıksız yapılan rejim değişikliği referandumunun sonuçlarının ortaya çıkardı marazi bir durum olarak kısa sürede noktalanmalıdır. Geçiş süreci sorunlarını gidermek ve kurumların yeniden yapılanmasının kapsayıcı, hukuksal zeminleri güçlendirecek bir yöntemle yapılması yoluna gidilmeli.

Kararname felaketi

Bütün bunlar olurken muhalefetin esamesi okunmuyor. Seçim sonuçlarını hazmedebilmiş değiller. Ülke siyasetinin dışına düşmüş vaziyetteler, bütün enerjilerini iç muhasebe ve sorunlarına harcıyorlar.

24 Haziran Seçimleri sonrasında, devletin yeniden yapılandırılması için yasalarda zorunlu ve ihtiyaç duyulan konularda Cumhurbaşkanına Kararname çıkartma yetkisini seçimlerden önce Meclis, cumhur ittifakının oylarıyla vermişti. Normal olanı 16 Nisan referandumundan sonra gerekli yasal düzenlemeleri Meclisin önce yapması ve sonra parlamento ve cumhurbaşkanı seçimlerinin yapılmasıydı. Seçimlerin erkene alınması yetki devrini getirdi.

Burada yanıtlanması gereken iki sorun beliriyor. Saray’ın kararnamelerle yaptığı düzenlemeler seçim öncesi Meclis’te Cumhur İttifakının oylarıyla yapılsaydı ve bütün yetkiler başkana ve damadına verilseydi Cumhurbaşkanı seçim sonuçları yine aynı olur muydu? Yani seçmen ayyuka çıkan tek adam rejimine, hoyratlığa, hukuksuzluğa, kanuna karşı hile yapmaya rıza gösterir mıydı?

Muhalefet yapmayı “ne olursa olsun RTE kaybetsin” siyasetine indirgeyen partiler, kendilerini muhalifi oldukları siyasal güce göre tarif ettikleri veya konumlandırdıkları sürece sonucun değişme ihtimali oldukça zor.

Yanıt verilmesi gereken ikinci soru ise muhalefet, Meclis alelacele yetki devri yaptığında, bugünkü olup biteni öngörebilmiş miydi? Yani devletin reorganizasyonunda sadece izleyici olacaklarını biliyorlar mıydı?

Yeni bir siyaset

Cumhur İttifakının devleti yeniden yapılandırmak isterken esas yapmak istediğini, yapabileceklerini öngörmek ve kavramak 24 Haziran seçimlerinde bam başka bir siyasete ihtiyaç olduğunu açığa çıkarabilirdi. Türkiye merkez siyasetinin temel değerler ve ilkelerle yürütülmesini, normların savusunun tutarlığı ile toplumsal dönüşümün gereksinimi görülebilirdi.

Normlar ve değerler siyaseti geliştirilmediği sürece bugünkü gidişatı değiştirmek mümkün olamaz. Bu sorun salt Türkiye’nin de sorunu değil. Dünya siyasetinde gelişen trenddir. Bunu tersine çevirmek evrensel demokratik değerler ve normlar ekseninde yeni bir programatik zeminin, yeni siyaset yapma ve mücadele tarzının gelişmesiyle mümkündür.

Bölgesel gelişmeler, Türkiye toplumunun değişik kesimlerinde 24 Haziran seçimlerde ortaya çıkan ancak alenileşmemiş arayışlar bunun belirtileridir.

Böylesi siyasi odak yaratmak için hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Kararnameleriyle yapılan düzenlemelere karşı geliştirilecek itirazlar başlangıç olmalıdır. Her şeyin değişti bir dönemde muhalefet eskisi gibi devam edemez. Yeni döneme uygun mücadele ve siyaset kaçınılmaz. Bunu sadece Türkiye içine bakarak kavramak mümkün değil. Kafamızı kaldırıp etrafımızda olanlara, Ortadoğu’ya baktığımız gördüklerimizin tamamı buna işaret ediyor.
Yorumlar (0)
17
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58