05.01.2021, 01:48 5

“Havanının güneşli olması bile mutlu kılmıyorsa beni nedir o halde bu huzursuzluğumun eksikliğimin sebebi diye, yazmışım önümdeki kağıda..

“Havanının güneşli olması bile mutlu kılmıyorsa beni nedir o halde bu huzursuzluğumun eksikliğimin sebebi diye, yazmışım önümdeki kağıda..

Zihnimin tünellerinde gezinen bunca sorunun, ağrının tek ilacı kütüphanem. Ne zaman bir şeylerden kurtulmak istesem ya da gerçek sorunların dışında bırakılmak istesem hemen içine benim bütün dünyamı doldurduğum kütüphaneme yönelip yeni bir soruyla baş başa kalmak isterim: Hangi yazarın düş dünyasını kurcalayalım bu sefer? Bunu yapan bir dünya insan biliyorum, kütüphanelerin dehlizleri olduğuna inanan, yazarların kendi gölgeleriyle bir başka dünyadan geldiklerine şahit olmuş olanlar ve bunu kamu yararına herkese açıklamaya kalkanlar, yazılarında kendi labirentlerini oluşturan OULİPO’cular geliyor aklıma. Calvino ve Perec kendi satranç tahtalarını kurgularken, Quino bir zaman tünelinde yaşamayı seçer. Bizde, bunun en etkin örneklerinden, yerli olanı, Reşit İmrahor da vücud bulan “Reşit İmrahor Yaşadı mı Hiç ?” olayıdır.. Türk edebiyat tarihinde yaşanan “gerçeğin yan(ıl)sıması” dediğim bu olay biraz da edebiyatın sanıldığı kadar ciddi, yazarın sandığımız kadar gerçek olmasa da olur fikrine itmişti beni.

80’lerin sonu 90’ların başında Argos gemisinin tayfası olarak tanımıştık önce. Her dönemin dahisini yaratmış olan bu camiamızda o dönemlerde “Edebiyatın Dahi Çocuğu” olarak karşımıza çıkmıştı Cem Akaş. Sonraları edindiği gizil edebi gücüyle bunu kanıtladı da aslında. Edebiyatın içerisinde bir oyun bozan olarak yeni bir oyunun içerisine de çekmişti okuyucuları. Kimi zaman Reşit Eğriboz, kimi zaman Reşit Eğribor olarak tanınmadan, tanışmadan da yazarın varlığını sürdürebileceğini söyleyenlerin arasında yerini alarak.
Reşit İmrahor’u ele veren jurnalist o’ydu. Edebiyatın Judas’ı olarak yer aldı gönüllerimizde.

Kitap raflarından geleceğimin haritasını ararken rastladım Kant Klubüne.. Cem Akaş’ın Gidemeyecekler İçin Urbino’dan hemen önceki bir eseri. Elimde evirip çeviriyorum önce. Neyle karşılaşacağımı biliyorum sanki. Cem Akaş’ı 7 romanıyla tanımıştım. Çok gülüp çok eğlenmiş, zekice çıkışları olduğundan kandırılmıştım bile çoktan. Kant Klubü’nde de aynı şaşkınlıkları yaşadım. Öncelikle kitabın çağrıştırdığı ilk şey, Dumas Klubü olmuştu. Oysa ki Kant Dumas dan farklı olarak, bir felsefeciydi. Dumas ise ünlü Üç Silahşörlerin yaratıcısı. Kant, modern çağa damgasını vurmuş argümanlarıyla, yinelenerek günümüze kadar ulaşmış olan bir bilim ve ahlak felsefecisi aynı zamanda romanın çizgisel yön vericisiydi.

Yazar, yarattığı kahramanları aracılığıyla yükselen değerler, günümüzün toplumsal ve bireysel çıkışları, milenyum ve teknoloji çağı, felsefenin insanlığın geleceğine yön verirkenki çırpınışlarını, roman örgüsüne ince ince yedirmiş ve bu sorunlar romanın ana teması olarak vücuda gelmiş. Teknoloji çağının hastalıkları yine teknolojik devrime umut bağlanarak giderilmeye çalışılıyorken yöntem olarak Kant’ın felsefesindeki bireyin başlı başına bir araç olması idesi öne sürülüyor. Kitap, sekülerleşen insanlığın, kendi kaderine yaptığı yolculukta öne çıkardığı gizli örgüt motifiyle teleolojik açılımı ima eden sivil din anlayışının ayak izlerini süren bir tezi işaret ediyor gibi. Romandaki Klugel örgütü yeryüzüne ve insan aklına indirgediği inanışlarıyla insanın büyük kaderine yol alışının küçük serüvenini yansıtıyor.

Perdenin arkasındaki güçler, Dünyanın gizli elleri, belki de o kadar içimizde. Bu belli belirsiz varoluş, bizim aramızda bir iddiadan öte gidemezken, son yıllarda sıkça, yazılan romanlarda, çekilen filmlerde, anlatılan öykülerde ve yaratılarda hayal dünyamıza kesinlik ve netlik içeren fantastik ve farazi görüngüler sunuyor.

Kant klübü de bu yolda soluk soluğa bir maceranın tam orta yerine sürüklediği kahramanlarıyla, dünyanın kötü gidişatını ters yüz etmeye çalışan Klugel ve Zürafaları Lekeme Komitesi adlı gizli örgütler ve bunlar arasındaki yapboz oyunlarıyla insanı fantastik dünyanın kapılarına sürükleyen bir hikâye örgüsüyle çıkıyor okuyucunun karşısına.

Cem Akaş’ın Kant Klübü’nde yarattığı Su, Kerim gibi kahramanları, geleceğe, tarihi avuçlarına alarak yön veren; büyük ideallerde masumiyeti çağrıştıran ilişkiler dizgesinin genç
nefesleri... Klugel ve Zürafaları Lekeleme komitesinde gençlere verilmiş bir misyonla karşılaşıyoruz. Kitapta gençlik, yarının şekillendiricisi ve yönlendiricisi misyonuyla çıkıyor karşımıza. Roman gençliğin serzenişinden çok seslenişini ve mizah dürtüsünü ön plana almış.
Yazarın gençlere hitap eden kelime buluşları, lakapları, isimleri ve matrak benzetmeleri konuyu eğlenceli bir biçime sokmuş ve aksiyon filmlerini andıran bir havaya bürünmüş. Bu anlamda günümüz gençlerini eğlendirirken düşündürmüş. Akaş, romanında kendi kendini ve diğer kitaplarının benzer temalarını ti’ye almış, son zamanlarda benzerlerine çok rastladığımız gizli örgüt temalarıyla da burada dalga geçmiş. Oyun içersinde oyun kurmacası sahnelediğini hissettirerek romanın bir uydurma olduğu konusunda kendi kendini ele vermiş.

Romanda Aklan Toker ve Buzcam karakterleri aksiyonu tetikleyen iki ana ögedir, Aklan Toker’i kendi halinde bir konservatuar öğrencisi olmaya çalışırken, geleceği kurtarmaya çalışan bir fizikçi olmaya ikna edilmiş olarak buluyoruz. Tıpkı 7 deki Kronk dininin kurucusu olduğu sanılan Peygamber Cem gibi. Peygamber Cem de keman çalıyordu... Buzcam da kurtarılmışa yol alan serüvenler, kesintiye uğratılan planlar, eyleme davet eden örgüt temalarını kendi bünyesinde toplayan büyük bir örgüt lideri olarak gençleri umut kulvarlarına doğru yolculuğa çıkarıyor. Romandaki eğlence güldürü ve aksiyon okuyucuyu motive edici bir mobilite yaratıyor. Entrikalar, aşklar tuzaklar Akaş’ın diğer kitaplarında olduğu gibi Kant Klübünde de başka bir kimliğe bürünerek karşımıza çıkıyor.

Su ve Aklan ilişkisinde duygunun düşünceye dâhil veya yenilmek zorunda olduğuna ait mesajlar Cem Akaş’ın diğer kitaplarının seri düşüncelerine paralel bir biçimde yinelenmiş gibi.

Büyük idealler, aşkı gölgesine alıp geleceğe, insanlığa feda edilebilir mi? Yoksa aşkın tezahür ettiği anlık kesişmeler, zaman aralıklarının daralttığı duygu yoğunlaşmaları, idealler içinde eriyip gidebilir mi?

Kısaca tüm bunların cevabı ince ince işlenmiş bir şekilde Cem Akaş’ın “Kant Kulübü” isimli kitabının satır aralarında okunmayı bekliyor.

Şefin salatasından herkesin damağına hizmet eden lezzetler bulunabilmesi dileğiyle.
Afiyet olsun!

Yorumlar (0)
-1
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü