Kediniz sizi aldatıyor mu ya da o gerçekten 'sizin kediniz' mi?

"Siz kediyi seçemezsiniz, kedi sizi seçer" derler. Bu söz "sokak kedisi" kavramının bulunmadığı, nadir istisnalar dışında bütün kedilerin "resmen sahipli" olduğu İngiltere'de de geçerli. Israrlı bir kedi, kapınıza dayanıyorsa ne yapmalısınız?

Hayvan Dünyası 01.01.2021, 15:37 01.01.2021, 15:52
15
Kediniz sizi aldatıyor mu ya da o gerçekten 'sizin kediniz' mi?

"Siz kediyi seçemezsiniz, kedi sizi seçer" derler. Bu söz "sokak kedisi" kavramının bulunmadığı, nadir istisnalar dışında bütün kedilerin "resmen sahipli" olduğu İngiltere'de de geçerli. Israrlı bir kedi, kapınıza dayanıyorsa ne yapmalısınız? Anisa Subedar bu sorunun yanıtını arıyor.

Her şey 18 ay önce sıcak bir yaz akşamı, mutfak kapısında talepkar miyavlamalar eşliğinde kocaman açılmış bir çift gözün belirmesiyle başladı.

Yaklaştığımda geri çekilmedi. Hatta kendisine "aman da kaşık suratlı minnoş" falan gibi cırıl cırıl, gülünç bir bebe monoloğu çektiğimde bayağı memnun olmuş göründü.

Gri yumuşacık kulaklarının arkasını kaşıdığımda da kaçmak bir yana, sırtüstü yuvarlanıp bana beyaz yumuşak göbeğini açıp, keyifle guruldamaya başladı.

Sevgime böyle tatlı bir karşılık verilmesi üzerine bir ton balığı konservesi açıp ikram ettim. Yalamadan yutup gitti.

Kedinin fotoğraflarını sosyal medyadan paylaşmaya da başlamıştım. İş arkadaşlarım "kedin nasıl?" diye soruyorlardı. Fakat ne zaman kedinin yeni bir resmini koysam bir arkadaşım ısrarla "O SENİN KEDİN DEĞİL" diye uyarıyordu.

İnternette hızlıca bir arama yaptığımda karşıma çıkan #benimkedimdeğil (#NotMyCat) etiketiyle, ilk kez benim durumumda bir çok insan bulunduğunu farkettim. Bir kedinin bütün nimetlerinden faydalanan ama onun sorumluluğunu taşımayanlar. Sosyal medya birbirine ait olmayan insanlar ve kedilerin mutlu ve parlak kaçamak fotoğraflarıyla doluydu.

'Kediler kendi kurallarıyla yaşar'

Kedi davranışı uzmanı Celia Haddon "Kediler kendi kurallarıyla yaşıyor. 'Girip şu insanı kandırayım' gibi kararlar vermiyorlar. Bir yerde sıcaklık, yiyecek ve dostluk kuracak bir insan bulduklarında orada kalmak istiyorlar" diyor.

"Kedilerin genel bir özelliği inanılmaz ısrarlı olmaları. Bir fare deliğinin önünde saatlerce bekleyebilen bir hayvan, evinize yerleşmeyi istiyorsa kapınızda da saatlerce bekleyebiliyor" diye sürdürüyor.

Çok daha sonra bu konuda bir kitap buldum.

1990'da basılan "Six Dinner Sid" adlı çocuk kitabında Aristotle Sokak 1 numarada yaşayan Sid adlı bir kedinin hikayesi anlatılıyor. Sid, 1 numaranın kedisi aslında ama sokaktaki bütün diğer evlerde yaşayanlar onu kendi kedileri sanıyor. Hepsinde ayrı ayrı yemek yiyor ve keyif sürüyor.

Celia Haddon'un tarif ettiği gerçek kedilerden farklı olarak Sid ne yaptığının gayet iyi farkında ama bir gün hastalanıp da, komşuların hepsi onun oyununa geldiklerini anladıklarında, foyası meydana çıkıyor.

Kitabın yazarı Inga Moore, Londra'nın kuzeyinde yaşadığı sırada tanıdığı Ziggy adlı bir kara kediden ilham aldığını anlattı.

"Birisinin onu Sid'e benzer bir isimle çağırdığını duydum. Benim yaşadığım 4 numaranın kedi kapısı vardı, oradan girip evin içinde rahatça dolaşırdı. Asıl evi sanıyorum 6 numaraydı. Kitaptaki Sid gerçek hayattakine çok benziyor" diyor.

"Yıllar boyunca evime çok sayıda kedi gelip gitti ve bundan hep çok keyif aldım. Sanıyorum insanlarla, diğer kedilerle kuramadıkları türden, farklı bir ilişki geliştirme yetenekleri var. Bizden, ısrar ve sevimlilikler yaparak istediklerini alabilmenin yöntemlerini geliştirmişler. Kendilerini sevdirmeyi biliyorlar ve onları çok özel kılan da bu özellikleri" diye devam ediyor.

Photo of Eddie, a silver tabby British Shorthair

'İri gözlerin rolü'

İngiltere'nin en büyük kedi koruma vakfı Cat's Protection'dan Joanna Lodge, bilim insanlarının kedilerin kocaman gözlerinin bebek gözlerini andırmasının insanların kalbini kazanmasında rolü olabileceği tezine dikkat çekiyor.

Bu bir çok şeyi açıklıyor gerçekten. Kediyle konuşurken çocuk dili kullanma, onu besleme ve koruma güdümüz başka nasıl açıklanabilir?

Benim de evime gelen kediyle ilişkimde annelik iç güdülerimin çağlaması bundan olmalı. Fakat ilk karşılaşmamızın üzerinden aylar geçtikçe giderek bir suçluluk hissetmeye başladım. İnternetten, mahalledeki kayıp kedi ilanlarını kontrol etmeye başladım ama hiç bir şey bulamadım.

Ama doğrusunu söylemek gerekirse şikayetçi değildim.

Ta ki ilişkimiz aniden sona erinceye kadar. Kedi birden ortadan yok oldu.

Günler ve gecelerce bahçemiz hüzünlü boşluğunda onu çağırdım. Çaresiz ve terkedilmiş hissettim ve yine internet aramalarına daldım.

Gelmemesinin tek sebebi ezilmiş olması olabilirdi diye düşündüm. Ölmüş ve bir yerlerde kalmış olmalıydı. Fakat hiç bir haber yoktu. Kedi yastığına, mama kabına, giysilerimde kalan tüylerine acıyla bakıyordum.

Derken ilkbaharda, koronavirüs nedeniyle ilan edilen kapatmanın ilk haftlarında bahçe çiti üzerinden komşumla konuşma fırsatı buldum.

Kasıtlı olarak ama pek önemsemiyormuşçasına kediden bahsettim. Komşum kedinin sahiplerinin taşındığını söyledi. Sahipleri vardı! Aslında şaşırmamam gerekiyordu ama hissettiğim rahatlama kısa sürede ihanete uğramışlık duygusuna dönüştü.

Hayatımın kedisini nasıl benden koparırlardı? Çıkıp, bir zamanlar kedinin asıl evi olan eve baktım uzun uzun. Bomboştu.

'Sevin ama beslemeyin!'

Mücadele etmeye karar verdim. Bana büyük mutluluk veren kedi uzaklarda bir yerde yeni bir yerde bensiz eskisi gibi mutlu olamazdı. Evle ilgilenen emlakçı üzerinden kedinin sahiplerine bir e-mektup yollayarak kediyle ilişkimizi, birlikte ne kadar çok vakit geçirdiğimizi izah ettim. Yeni taşındıkları yerde mutlu olamamışsa, kediye yeni bir ev bulmayı düşünürlerse onun yeni sahibi olmaya gönüllü olduğumu söyledim.

Birbirimize ait olduğumuzu ve ilişkimizin, bizlerin rızası alınmadan hunharca koparıldığını hissediyordum.

Kedinin sahibinden yanıt geldi.

Adı David'di. İki kedisi olduğunu söylüyordu. Biri Henry adındaki kahverengili tekir, diğeri ise çoğu günlerini "dışarda" geçiren gümüşi tekir Eddie.

120 kilometre uzakta Lincolnshire'a taşınmışlardı ve kediler Londra'ya göre yarı kırsal bir bölge olan bu yeni evde o kadar mutlu olmuşlardı ki artık hiç yanlarından ayrılmıyorlardı. Doğal olarak onlar da kedilerinden ayrılmayı hiç istemiyordu.

David, bana kendime ait bir kedi edinmemi tavsiye ediyordu.

"Bizimkiler kısa tüylü Britanya kedileri. Eminim onlar gibi minik ve çok tatlı yavrular bulabilirsiniz" diyordu.

Başka bir kedi fikrini düşünemedim bile önce. Eddie beni seçmişti. Başkaydı.

David'e bir daha yazdım Ona Eddie'nin Londra'daki evde, günlerce ortadan kayboluşlarından benim sorumlu olduğumu itiraf ettim. Pişmanlık içindeydim.

David, Eddie ortadan her kaybolduğunda çok büyük endişeye kapıldıklarını, çalındığından ya da yanlışlıkla girdiği bir yerde kilitli kaldığından korktuklarını anlattı.

"Eddie'nin bazen 24 saatten fazla ortadan kaybolduğunu biliyorduk. Özellikle bizim evde olmadığımız ve arkadaşlarımızın kedileri beslemek için geldiği dönemlerde kaybolurdu. Fakat her seferinde onu yeniden görüp göremeyeceğimizi bilemeyerek korkardık. Öyle ki artık tatile gitmemeye başlamıştık bu yüzden" diyordu.

Ortadan kaybolan kedinin yarattığı endişeyi tamamen anlamıştım. Suçluluk içinde onunla ilgili sosyal medya paylaşımlarımın tümünü sildim.

David'e onlarla irtibata geçmemden rahatsız olup olmadığını sordum.

Beni anladıklarını ve hayatıma girip önemli olmuş bir kediyi kaybetmiş hissetmeme üzüldüklerini söyledi. Bir yandan da kedilerinin kaybolduğu zamanlarda ne yaptığını öğrenmiş olmak onlaarı rahatlatmıştı.

Ama aynı zamanda bana bahçenize gelen bir kediyi sevmek ile onu beslemenin farklı olduğunu anlattı ve bunu yapmamam gerektiğini söyledi.

"Görüşebilsek aramızda sözleşirdik ve biz bir yere gittiğimizde gelip bizim evimizde onu besleyebilirdin. Ama bir kediyi evinden uzak kalmaya teşvik etmemelisin. Sahipleri için bu çok endişe verici bir şey" dedi.

Horace

'Hoşgeldin Horace!'

Tabi sayıları çok az olmakla birlikte İngiltere'de de sahipli olmayan kediler var. Kedi koruma vakfından Joanna Lodge "Bunlar insanları kendilerine pek yaklaştırmaz, ürkek olurlar. Eğer bir kedi insana çekinmeden yaklaşıyorsa bu en azından bir dönem ya da halen ev kedisi olduğunu gösterir" diyor.

Lodge, kapıya gelen bir kedinin sahibi olup olmadığını çek etmenin bir yolunun da üzerinde "Sizin kediniz miyim?" yazılı bir tasma takmak olabileceğini, böylece bir sahibi varsa onun bu durumun farkına varacağını söylüyor.

Yaygın bir uygulama kedilere veterinerde mikroçip takılması. Bu, kaybolan ya da kaybolmuş görünen kedilerin sahiplerinni bulunmasına imkan sağlıyor. Kedi sahiplerinin bunu mutlaka yaptırması tavsiye ediliyor. Çipten sahibi olduğu anlaşılan bir kedinin de mutlaka sahibine iade edilmesi gerekiyor.

Uzun sözün kısası, bu yıl kış ayları gelip günler iyice kısalmaya başlarken, David'in tavsiyeleri kafamda daha bir kuvvetle dönmeye başladı. Bu zorlu belirsizlik günlerinde ve uzun gecelerde kucağıma kurulup guruldayacak bir canlının vereceği desteğe ne kadar ihtiyacım olduğunu anladım.

Bir kaç hafta önce gidip üç aylık bir yavru sahiplendim. Sütlü kahve renginde ve adı da Horace.

Horace'ı kimseyle paylaşmaya niyetim yok aslında ama bunun tamamen benim kararım olamayacağını da biliyorum. O yüzden Horace adını duyunca bakan sütlü kahve bir kedi kapınıza dayanırsa, ne yapacağınızı biliyorsunuz.

Horace The Cat hesabını Instagram'dan izleyebilirsiniz.

( Kaynak: BBC NEWS TÜRKÇE https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55507307.amp )

banner3
Yorumlar (0)
10°
açık
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü