HDP Hakkari Miletvekilli aday adayı İlhan Akbaş: “Partimizin varlığı bir umuttur”

HDP Hakkari milletvekilli aday adayı İlhan; Bu yönüyle Türkiye’de ezilen, ötekileştirilen, yok sayılan tüm kesimlerin bir ifadesi haline gelen HDP  (Halkların Demokratik Partisinin) varlığı bir umuttur. Bu gerçeklik her geçen gün kendisini daha da iyi göstermektedir.

ANKARA ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ RÖPORTAJ HAMZA ÖZKAN:

Merhaba; • Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1- İlhan Akbaş 1974 Hakkari doğumluyum. Evli iki çocuk babasıyım. Yüksek okul mezunuyum.
Halen Hakkari merkezde ikamet etmekteyim.
2000 yılından bu yana KESK’ e bağlı sendikalarda değişik kademelerde sendikacılık yaptım. Yine kentteki Demokrasi platformlarında faaliyet yürüttüm.
– Neden Siyaset:
Aslında günümüz Türkiyesinde siyasetin geldiği düzey, tek başına bu soruya cevaptır. Tabi burada kavramları kendi hakikati ile ele almak önemlidir. Yani Türkiyede mevcut katı merkeziyetçi tekçi ulus devlet anlayışı ile siyaset yapanların siyaseti ile, HDP nin de sahip olmuş olduğu Demokratik Ekolojik Kadın Özgürlükçü paradigmanın siyaset anlayışı farklıdır. Farkımız siyaset anlayışındadır. Burada toplumdan çalınan politikanın topluma iadesi söz konusudur. Toplumun varoluş zemini ahlak ve politikaysa, toplum kendi politikasını bizzat kendisi yapmalıdır. Bu anlayıştan hareketle mevcut siyaset kurumunu hem değiştirip dönüştürmek, hemde toplumun kendi hakikati ile buluşmasında rol oynamak önemlidir. Örneğin bu gün Eş Başkanlık kurumu Kürd Demokratik Siyasal hareketinin mücadelesi sonucunda Türkiye siyaset literatüründe yer bulmuştur. Yine 70 yaşındaki ninemiz “Kimsenin namusu değilim.Namusum özgürlüğümdür” diyorsa Kadın özgürlük mücadelesinin kazanımıdır. Bu açıdan siyaset bizler için bir mücadele zeminidir. Ve yine bugün Akp-Mhp faşizminin yaşamı kurutan anlayışına karşı en ilkeli mücadeleyi bu siyaset anlayışı vererek her geçen gün toplumda bir umut hareketine dönüşmüştür. Bu gün Akp-Mhp- ittifakı ile Chp nin başını çektiği ittifak topluma nasıl bir gelecek perspektifi sunmaktadır. Eski yeni statükodan başka bir vaatleri yoktur. Bu ortamda HDP nın üçüncü yolu özgürlük yolu oluyor.
– HDP den aday olmak fikri ne zaman oluştu.:
Tabi İnsan günümüz Türkiyesinde yaşıyorsa hergün Ohal koşullarında hak ihlalleri ile karşılaşıyorsa, sorgusuz sualsiz işten atılıp tutuklanıyorsa, Hele bir de Kürdsen HDP de mücadele fikri hep vardır. Tabi en önemlisi Toplumsal sorunlara getirmiş olduğu çözüm perspektifi belirleyici olmuştur.
3- Siyasi geçmişinizden biraz bize söz edermisiniz.
Ben uzun yıllar kamu çalışanı olduğum için Siyasal faaliyetlerim olmadı 2000 yılından bu yana daha çok Demokratik sivil toplum faaliyetlerim olmuştur.
– Eş genel başkanların dahi tutuklandığı bir dönemde milletvekilleri olarak ne kadar etkili olabilirsiniz:
Daha önce belirttiğim gibi siyaset zemini bir mücadele zeminidir. Bizler Demokrasi ve Özgürlük mücadelesinin yarattığı siyasi geleneğinden öğrendiğimiz kesintisiz mücadeledir bu zindanda olur, parlementoda olur farketmez. Zira Akp-Mhp faşizmi Denemediği yol yöntem kalmadı ancak büyük bir çöküş ve iflas yaşamaktadırlar. Bu Demokrasi ve Özgürlük mücadelesinin yarattığı bir sonuçtur. Maskeleri düşürülmüştür. Demokratik Siyaset anlayışı kollektif çalışma tarzını esas alır. Bu açıdan arkadaşlarımıza katkımızın olacağına inanıyorum.
– Siyasal süreci nasıl değerlendiriyorsunuz:
Türkiye açısından siyasal sürecin büyük bir kriz yaşadığını bilmeyen yok. Tabi buraya nasıl gelindiği önemli bir değerlendirmeyi gerektiriyor. Bunun için ben dikkatinizi Sayın Öcalan’ın 2013 yılı Newrozuna gönderdiği ve toplumda büyük bir umut yaratan deklarasyonuna çekmek istiyorum. “Zamanın ruhunu okuyamayanlar tarihin çöp sepetine giderler.” diye bir belirlemesi vardı. Peki zamanın ruhu neydi ona bakmak gerekiyor. Demokratik uygarlık çizgisinin mücadeleleri sonucunda Ortadoğuda 100 yıllık katı merkeziyetçi ulus-devlet sistemlerinin oluşturmuş olduğu diktatoryal sistemler büyük çöküşler yaşıyorken Türkiyede dahada katı merkeziyetçi, daha tekçi, neo Osmanlıcılık hayalleri görmek zamanın ruhunu okuyamamaktır. Dolayısıyla akıbet malum.
Zamanın ruhu Farklılıkların özgünlüğü, özgünlüklerin özerkliğidir.
Dolayısıyla bugün kürt karşıtlığı üzerine kurulan ittifaklar krizden çıkış reçetesi olamayacağının tarihte sayısız örnekleri vardır. Bu yönüyle Türkiyede ezilen, ötekileştirilen, yok sayılan tüm kesimlerin bir ifadesi haline gelen Halkların Demokratik Partisinin varlığı bir umuttur. Bu gerçeklik her geçen gün kendisini daha da iyi göstermektedir.
Akp bu seçimde gider mi:
Akp ye iktidarın kapılarının açıldığı 2002 yıllarının koşullarını iyi değerlendirilmesi gerekir. 2000 li yılların başında Devlet aklı, Özellikle Kürt sorununda bir politikasızlık yaşamakta idi, denenmedik yol bırakılmamış, faili mechuller, köy yakıp yıkmalar, binlerce insanın yerinden yurdundan göçertilmesi yaşanmış ve bu sorunu dahada kangrenleştirmiştir. Akp politikasız kalınan ortamda Kürt sorununu ancak ben bitiririm iddiasıyla ülke yönetiminde yer bulmuştur. Bu gün gelinen noktada Akp Mhp lileşerek ulusalcı, milliyetçi, güvenlikçi bir politikaya evrilmişse, Akp nin akıbeti tarihin çöp sepetidir.
– Akp giderse bunda HDP nın rolü ne olur.
Evet kesinlikle belirleyicidir. Zira Bu gün HDP dendiğinde, Akp kırmızı görmüş boğa misali hırçınlaşması bundandır. Bu gün Akp devleti yönetemeyecek duruma geldiyse, tekçi cinsiyetçi bir Devlet yapılanmasını anayasal bir şekle büründürememişse bunda Demokrasi ve Özgürlük mücadelesinin payı belirleyicidir.
– 24 Haziran seçimlerinde Hakkari’de iddialı mısınız.:
Kesinlikle iddialıyım. Herşeye rağmen moralimiz yüksektir. Zira Moral değerlerimiz güclüdür. Şahsımın adaylığı olsada olmasada Colemerg halkı herzaman değerlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Tabi Partimizin ilgili kurulları şahsıma böylesi bir görevi verirse, bende onurlu halkımızın siyasal temsiliyetini büyük bir sorumluluk bilinciyle onurla yapacağım. Milletvekilliğini şahsımla sınırlamayacağım yerelde kollektif çalışma tarzıyla milletvekilliği çalışma komitesi olarak pratikleştireceğim. Bu şekilde demokratik siyaset ölçülerine daha da yaklaşmış olacağız

– Hakkari Halkına bir Çağrınız var mı. :
Halkımızın sahip olmuş olduğu bilinç düzeyi ve çelikten iradesi karşısında bir çağrı yapmayı abest bulurum. Asıl halkımızın bize bir çağrı yapmasına ihtiyacımız var. Biz çağrıyı her fırsatta halkımızı aldatacağını zanneden çıkarçı uğursuz çevrelere yapalım. Hakkari halkı
Kürtleri yok sayarak türlü türlü ittifaklar peşinde koşanlara, 6 milyon oy almış bir partinin genel başkanını tutuklayanlara, Seçmen iradesini hiçe sayarak siyasi gaspçılığa, çocuklarının gözleri önünde 8 gün cenazesi sokaktan alınamayan Taybet anaya bunu reva görenlere, Cizre’de taş üstünde taş, baş üstünde omuz bırakmayın diyen MHP ortaklarına, ulusların kendi kaderini tayin etme hakkı meşruyken Kuzey Irak referandumuna sınırda ırak ordusuyla ortak tatbikat yaparak müdahale ederiz diyenlere, binlerce suçsuz kamu çalışanını ekmeği ile onuru arasında tercihe zorlayanlara oy  vermez. Hele ülkü ocaklarına, alperen ocaklarına hiç hiç. Bunu da aklınızın bir yerine yazın. diyelim.
– Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı.:
Evet ben umut ediyorum 24 Haziranda Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik umutlarının yeşereceği bir siyasal iklim oluşur. Buna ülke olarak çok ihtiyacımız var.

Ben teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

şişli escort avcılar escort esenyurt escort