İstanbul Kadın Müzesi kadın tarihine ışık tutuyor

İSTANBUL – Türkiye’nin ilk sanal kent kadın müzesi olan İstanbul Kadın Müzesi, kadın tarihine ışık tutmayı amaçlıyor. Müzenin Küratörü Meral Akkent, müzenin, kadının tarihini yazmak için küçük tuğlalardan sadece biri olduğunu söyledi.

Türkiye’nin ilk, dünyanın üçüncü kent kadın müzesi sıfatıyla 25 Eylül 2012’de açılan İstanbul Kadın Müzesi (İKM), kentin kültür ve sanat yaşamını zenginleştirmiş kadınlarını hemcinsleriyle buluşturarak kültürlerarası iletişimi sağlıyor. Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca dillerinde hizmet veren müze, kadın tarihinin önem ve değerini görünür kılmak amacıyla kadın belleği oluşturmayı hedefliyor.

KADIN TARİHİNE IŞIK TUTUYOR

İKM, İstanbul’un sanat ve kültür yaşamında kendisinden sonraki kadınlar için yol açıcı rol oynamış veya oynamakta olan kadınların biyografilerine odaklanıyor. Sürekli ve geçici sergileri görme fırsatının yaratıldığı İKM, internet üzerinden hizmet veriyor. İKM’nin sitesinde kadın belleği kapsamına giren her konu meraklısını bekliyor. Günün her saati ziyaret edilebilen siteye, ziyaretçiler ayrıca katkıda bulunabiliyor. Müze, aynı zamanda kadın odaklı çalışan kurumlarla hem ülke içinde hem de dışında bilimsel ve kültürel ortaklıklar gerçekleştirerek göz ardı edilen kadın tarihine ışık tutuyor.

KADIN MÜZELERİNİN ROLÜNE İLİŞKİN KİTAP BASILDI

İKM, 2016 yılında dünya kadın müzelerinden 10 kadın müzesini İstanbul’a davet eden ve konferans düzenledi. Konferans sonucunda elde edilen tartışmalar da, “Kadın Müzesi: Toplumsal Bellek Merkezi ve Kapsayıcı Mekan” adıyla kitaplaştırıldı. Güldünya Yayınları tarafından yayınlanan ve “Kadın müzelerinin rolü nedir?” sorusuna cevap aranan kitap, 1 Şubat’ta 19.00’da İsveç İstanbul Başkonsolosluğu’nda yapılan kokteyl ile tanıtılacak.
Çeşitli konularda bilgi sahibi olmak isteyen ziyaretçiler, İKM’yi “istanbulkadinmuzesi.org” adresi üzerinden ziyaret edebilir.

İstanbul Kadın Müzesi Küratörü Meral Akkent, İKM’nin ortaya çıkış hikayesi ve çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

‘KADINLARIN SÖZLERİNE YER VERİYORUZ’

İKM’nin yaptığı çalışmaların gönüllü kadınların katılımıyla yürütüldüğünü belirten Akkent, “İKM; maaşlı eleman çalıştıran, geliri olan bir müze değil. Sitenin sürekli sergisi, kültür ve sanat alanında yolu İstanbul’a düşmüş, doğmuş ya da bu kentte ölmüş kadınlardan oluşuyor. Sitede bu kadınlar hakkında belirli kategoriler var. Kadını biz tanımlamıyoruz. O kadının kendi hakkında söylediklerine yer vererek tanımayı sağlıyoruz. Bu da İKM ziyaretçilerine buluştukları kadının bir arada olma duygusunu sağlıyor. Çalışmanın amacı, ‘kadın tarihinde kıymetli olan isimlerle biz ne kadar meşgul oluyoruz’ diye İKM ziyaretçilerinin kendi kendilerine düşünmelerini sağlamak. Ve hatta akademilerde, tarih ve kadın araştırmaları bölümünde diploma çalışmaları tezler yapıldığı zaman belki de bu alanlara yöneltebiliriz” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN HER YERİNE GEREKLİ’

İnsanın hayatında yaptığı her şeyin kendi biyografisiyle yakından bağlantılı olduğunu belirten Akkent, Almanya’da kadın ve ayrımcılığa karşı çalışmalarından esinlenerek böyle bir çalışmaya imza attığını söyledi. Akkent, İKM’nin ortaya çıkış hikayesini şöyle anlattı: “İzmir’de kadın müzeleri konuşması yaptığım sırada bir iş kadını ‘ben torunlarıma güzel bir anı bırakmak istiyorum. Kadın müzesi ne kadar güzel bir müzeymiş. Bana destek olur musun?’ diye sordu. Bu, çok candan bir dile getirilmiş istekti. Bu laftan sonra İKM’nin konseptini geliştirdim. İKM Osmanlı tarihini Cumhuriyet ile başlatmıyor, büyükannelerimizin tarihi var. Onların tarihini bilmek bize bugün çok fazla güç veriyor. Dolayısıyla bu şansı kullandım ve İKM açıldı. Bağımsız olabilmek için de sanal oldu. Çünkü mekanlı bir müze büyük bir külfettir. Türkiye’nin her yerinde bir kadın müzesi gerekli aslında. Eğer kadın tarihini yeniden yazmak istiyorsak barış için gerçekten düşüncelerimizi ileriye taşımak istiyorsak bir şeyler yapmak zorundayız. İşte İKM de bu küçük tuğlalardan bir tanesi.” İKM’nin yaptığı çalışmaların ziyaretçiler tarafından övgüyle karşılandığını söyleyen Akkent, izleyicilerin aynı zamanda “ben bunu bir yerde bulmuştum. Sizin arşivinizde belki yoktur” diyerek bilgi, belge ve görsel paylaşımında bulunduğunu belirtti.

‘HERKESİN İLKLERİNE BİRAZ DA MUHALİF OLMAK İÇİN…’

İKM’de yer alan ilk kategorilerin herkesin ilklerine biraz da muhalif olmak için konulduğunu ifade eden Akkent, şöyle devam etti: “Mesela derler ki Türkiye’nin ilk kadın fotoğrafçısı Naciye Hanım’dır. Halbuki bu büyük bir haksızlık, eğer biz Türkiye’de tüm kültür gruplarına saygı duyarak ve onların da tarihlerine bakarak yeni bir kadın tarihi yazacaksak o zaman ilk Ermeni profesyonel kadın fotoğrafçı Mariam Şahin’i de söylememiz gerekli. Türkiye’nin ilk kadın basın fotoğrafçısı Rum Fotoğrafçısı Eleni Fotiyadu’yu unutmamamız lazım. Bu çeşitliliği göstermeyi istiyoruz. Kesin kategorilerden kaçınmak lazım. Türkiye’nin ilki dendiği zaman o ilkin içinde birçok kültür grubundan ilklerin de olduğunu hatırlatmamız lazım. İKM bunu yapmayı hedefliyor.”

MA / Necla Demir

şişli escort avcılar escort esenyurt escortbeylikdüzü escort