banner55

Ekonominin evsizleşmesi, kadının görünmezliği: Kapitalist sömürü

“Kapitalist sistem erkekleri de vuruyor, hem de bizzat kendini dayandırdığı eve ekmek getiren küçük efendi rolünün imkansızlaşmasıyla. Erkeğin bu krizle boğuşması her şekilde kadına şiddet olarak dönerken kadının krizle boğuşması her bir nefesini metalaştırmaya, satışa çıkarmaya razı olmasıyla sonuçlanıyor.”

Jineolojî 30.08.2021, 13:56
22
Ekonominin evsizleşmesi, kadının görünmezliği: Kapitalist sömürü

Kapitalist sistem erkekleri de vuruyor, hem de bizzat kendini dayandırdığı eve ekmek getiren küçük efendi rolünün imkansızlaşmasıyla. Erkeğin bu krizle boğuşması her şekilde kadına şiddet olarak dönerken kadının krizle boğuşması her bir nefesini metalaştırmaya, satışa çıkarmaya razı olmasıyla sonuçlanıyor.”

JINNWES Zilan Narin Yazdı...

Kapitalist pazar ekonomisinin yaşamı metalaştırarak toplumsallığı anlamsızlaştıran karakteri, bir zamanlar ücret ilişkilerinin dışında tutularak güya değersizliği sabitlenen yeniden üretim alanına da fiyat biçerek ücret ilişkisine tabi tutmak zorunda. Aşktan, arkadaşlığa, ocakta çorbanın kaynamasından, yaşlı ve çocuklarla ilgilenmeye, doğurmak ve emzirmek de dahil bütün yaşamsal faaliyetler, fiyatlandırılarak pazara sunuluyor. Kadınların uzun yıllardır tartıştığı, mücadelesini yürüttüğü “ev içi emeğin ücretlendirilmesi-dolayısıyla görünür olması”, “ev kadınlarının sendikalaşması”, “kadının iş gücüne katılımı ya da toplumsal üretime katılması” gibi konuların her birinin bu yeni sömürgeleştirme koşullarında yeniden tartışmaya açılmasına ihtiyaç var. Üstelik bugün ev içi emek ücretlendirilmiyor, ya da ev kadınları sendikalaşamıyor ama, yeniden üretim alanı denilen alandaki her bir faaliyet piyasa ekonomisine dahil ediliyor.

Cinsellik alınıp satılabilen bir meta olmuştur çoktan

Mesela cinsel ilişkinin kendisi bir üretim ilişkisi olarak görülmez ama cinsellik alınıp satılabilen bir meta olmuştur çoktan. Yemek yapmak, evi temizlemek gibi ev işleri doğallaştırılır, bir üretim alanı olarak görülmez ama gündelikçi olarak, ev işlerini yapmak için kadınlar kıtalar, sınırlar aşarak mültecileşiyor bugün. Geçimini sağlamak için mültecileşen kadınlar sayesinde, ev içi emek yeniden düzenlenip piyasalaştırılıyor. Ancak değersizliği devam ediyor. Ev işlerini yapan, çocuklarına bakan mülteci kadınlar sayesinde kitlesel olarak ücretli emek alanına çekilen Avrupalı kadınlar, çok çalışmalarına rağmen neoliberal politikalar nedeniyle giderek daha da yoksullaşıyor. Her halükârda kadınların kaybettiği bir çark dönüyor. 

Kapitalist sistem erkekleri de vuruyor

Kapitalist sömürü çarkı öyle bir raddeye geldi ki artık yeni pazarlara, sömürgelere, yeni tüketim alanlarına, daha ucuz işgücüne ihtiyaç duyuyor. Ve artık toplumsallığın tamamen parçalandığı mekanlarda her şey tüketim alanına dahil edilmişken paran kadar yaşarsın sözü bir gerçek oluyor. Tüketebilmek için para kazanman gerektiği ve artık para kazanabileceğin ücret ilişkisine girmenin şansa bağlı olduğu yaşam döngüsü, her gün yeni bir toplumsal krize yol açıyor. Kapitalist sistem erkekleri de vuruyor, hem de bizzat kendini dayandırdığı eve ekmek getiren küçük efendi rolünün imkansızlaşmasıyla. Erkeğin bu krizle boğuşması her şekilde kadına şiddet olarak dönerken kadının krizle boğuşması her bir nefesini metalaştırmaya, satışa çıkarmaya razı olmasıyla sonuçlanıyor.

Başka bir yoldan yürüsek…

Toplumsal krizlerin bu kadar derinleşmesine rağmen, kapitalist dünya düzeni özellikle Sovyetlerin çöküşünden sonra tek ve en başarılı sistem olarak pazarlanmaya devam ediliyor. Hegemonik iktidarın ABD şahsında kendini tek ilan ettiği bu düzen aynı zamanda tarihinin sonunun geldiği, kapitalizmin nihai zaferini ilan ettiği, dünyayı değiştirecek büyük ideolojilerin liberalizmin üretimi olan postmodernist akımın içinde kaybolduğu, parçalandığı bir süper teknolojik, finans çağı ilan edildi. Gerçeğin kendisi öyle müthiş perdelendi ki perdenin kendisi kader olarak yaşanır oldu. Aslında bu çağın ta kendisinin kapitalizmin bütün çelişkileriyle, bütün felaketleriyle sürdürülemez bir sistem olduğunun ispatı olduğu açık. Ancak bütün bu krizler, yöneticilerin beceriksizliği, ekonomik kriz, iklimin dengesizliği, kendini bilmezlerin halüsinasyonları vb. olarak açıklanmaya çalışılıyor. Oysa; krizler, kapitalizmin yapısal olarak yaşamı tüketmesinden kaynaklanıyor. Kapitalizmin kök hücrelerine kadar sirayet edemediği her alanı, her varoluşu yeniden ve yeniden sömürgeleştirmeye tabi tutmasının krizidir yaşanan. 

Peki çözüm ne?

Peki günümüzde yurdumuz, duygularımız, ilişkilerimiz, her şeyimiz bu saldırı altındayken ne yapabiliriz? Ataerkil, kapitalist iktidar bloğu ve etrafına topladığı işbirlikçiler, dünyanın neredeyse bütün halklarından yoksulları, gençleri, kadınları, işsizleri vs. tarafından büyük bir öfke ile lanetleniyor, taşlanıyor. Kapitalist sistemin iktidar bloğuna karşı ayaklananların karşı bir sistem olarak adlandırılmaması, tam da yukarda bahsettiğimiz gerçeği perdelemenin bir aracı olarak iş görüyor. Parçalı, bir yatağa akmayan, dönemsel gibi görünen isyanların, itirazların hepsinin ortak bir karakterinin olduğu ve kapitalizmin dışından bir anlam dünyasından, toplumsallıktan beslendikleri gerçeği, bu hegemonik iktidarın korkulu rüyası olmuş durumda. Mesele bu anlam dünyasını gerçekten günün sorunlarına çözüm üretebilecek alternatiflerle sistemleştirmek. Kapitalizmin bütün saldırganlığına karşı yaşamın komünal karakteri farklı direniş formlarıyla yeniden örgütleniyor. Diğer taraftan, “piyasanın dışında, dayanışma ve işbirliğine dayalı varoluş formları inşa etme yolundaki komünal çabaların, yeniden üretimin maliyetini düşürmek ve hatta kamu sektöründeki işten çıkarmaları hızlandırmak için bile kullanılabiliyor olması” ataerkil kapitalist sistemin bir parazit gibi toplumun sistem dışı kalmış öğelerini sistem içileştirip, sömürü düzeneğine dahil ederek beslenme kabiliyetini unutmamamız gerektiğini gösteriyor. Bu anlamda farklı deneyimlerde açığa çıkan teorik ve politik altyapının yaşamın yeniden örülmesi için özenle değerlendirilmesi önemli. Sonuçta demokratik komünal ekonominin bu deneyimlerden süzülen kolektif bilginin gücüne dayanarak alternatif sistem olarak örgütlenmesi hayal değil. Sistemin temeli olan tahakküm, sömürü zincirinin ilk ve daimî mahkûmu olan kadınların, ekonominin yaşamla yeniden buluşturulmasında rolünü ücretli işçiler olarak değil, yaşamı yaratanlar olarak alması gerektiği açık. Yaşamın tüketim nesnesi halinden çıkarılıp, insanın yaratıcı emeğiyle anlam kazanan bir konuma yeniden kavuşması. Ekonominin metaların değil, yaşam ihtiyaçlarının örgütlendiği üretildiği bir alan olarak yeniden örgütlendirilmesi. Neyin değerli olduğunun ücret ilişkilerine hapsolmadan, komünal yaşam ilişkileri içinde yeniden tartışılması ve pratikleştirilmesi. Bunlar, gerçekleştirilmesi zor görünse de imkânsız olmayan önemli adımlar.

Yorumlar (0)
0
kapalı
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
Günün Karikatürü Tümü