Farklı tahayyüller, farklı çözümler

“Biz, sınıflı toplumlarda, egemen ideolojinin biçimlendirdiği masallarla ve toplumsal cinsiyet rolleriyle örülmemiş bir dünyada büyüyecek çocukların yaşayacağı bir dünyayı ve bu kuşakların oluşturacağı komünal toplumsal formları tahayyül ediyoruz.

Jineolojî 11.02.2022, 20:22
21
Farklı tahayyüller, farklı çözümler
banner44

JINNEWS- JİNEOLOJÎ TARTIŞMALARI

“Biz, sınıflı toplumlarda, egemen ideolojinin biçimlendirdiği masallarla ve toplumsal cinsiyet rolleriyle örülmemiş bir dünyada büyüyecek çocukların yaşayacağı bir dünyayı ve bu kuşakların oluşturacağı komünal toplumsal formları tahayyül ediyoruz. Sınıfların ortadan kalktığı, kimsenin ne renginden ne dilinden, ne cinsiyetinden, cinsel kimliğinden ve yöneliminden, ne de ulusundan dolayı baskı ve ayrımcılığa uğradığı bir dünyada tüm yeti ve yeteneklerimiz, yaratıcı etkinliklerimizle kendimizi gerçekleştireceğimiz bir geleceğin düşünü kuruyoruz.” 

Hêvî Devrim

“Aileniz batsın” feministlerin ortaklaştığı bir sözdür. Sosyalistinden, radikaline feminist hareketlerin hepsi aile kurumunu yok etmekten bahsetmektedir. Bu önemli bir ayrım çizgisidir. Ancak feminist hareketin temel zaafı, aile kurumunun köklendiği sınıflı toplum gerçekliğine ve bunun gündeki siyasal karşılığı olan burjuva-faşist devleti yıkma perspektifine uzak olmalarıdır. Kuşkusuz devleti yıkma perspektifini savunanların da olduğu söylenecektir. Ancak yeni bir yaşam tahayyülü, eğer reformcu bir hatta gelişmeyecekse, yıkıcılığı esas alan kurucu bir şiddeti ve bunu gerçekleştirecek bir örgütsel formu gerektirir. İşte feminist harekette olmayan da budur. Sosyalist feministlerin aile sorununa yaklaşımdaki duruşu, oldukça radikal bir çıkış gibi görülür. 

‘Aileye bağımlı değiliz’

Ancak yıkıcı-yaratıcı bir süreç olan devrime bağlanmaksızın söylenen her söz gök kubbede hoş bir sedadır. Sosyalist feministlerin bu konuda değerlendirmesi şöyle: “Bugün egemen olan ve bize dayatılan ailenin tek meşru ve istenen yaşama biçimi olduğu düşüncesini reddediyoruz. Evlilik kurumunun, dayatılan heteroseksüel çekirdek aileye sağladığı saygınlık, meşruluk ve ayrıcalıklar diğer bütün ilişki biçimlerini dışlıyor, meşruiyet sınırlarının dışına itiyor. Bu hakların ve meşruluğun, evliliğin önemini yitirmesini sağlayacak şekilde, başka birlikte yaşam biçimlerine de yayılmasını, genişlemesi istiyoruz. (...) Aileye bağımlı değiliz, muhtaç değiliz; sevgi için de dayanışma için de aile şart değil. Kan bağı temelli, üreme odaklı heteroseksist aile bizi ne özgürleştirir ne de güçlendirir; bize ancak mutsuz bir hayat vaat edebilir. İhtiyaçlarımızın daha eşit, daha özgür, daha kolektif biçimlerde karşılanması mümkün. Aile yıkılmayacak kale değil. Aile dışında hayat var!” 

Aileye tanınmış haklar farklı yaşam formları için de tanınmalı

Patriyarkal kapitalist sistemin, emek gücünün yeniden üretim yükünü sırtlamış olan aile kurumundan vazgeçmesi düşünülemez. Bu nedenle “aileniz batsın” diyen feminist hareketin bu sloganı, kapitalist üretim ilişkilerini hedeflemeksizin, burjuva faşist devlete karşı yıkıcı bir şiddeti içermeksizin oldukça naif bir slogan olarak kalmaktadır. Diğer yandan, metnin tamamında bir yandan en radikal slogan atılıyor, diğer yandan sosyal reform kategorisinde (kapitalizmle, özel mülkiyet dünyasıyla barışık bir halde), aileye tanınmış olan hakların farklı yaşam formları için de tanınması talep ediliyor. 

Kapitalist sistem aileyi sömürünün içsel yasalarına bağladı

Aile, patriyarka, kapitalist sistemle ortaya çıkmadı. Ancak o, mevut olanı, aileyi dönüştürerek sömürünün içsel yasalarına bağladı. Cinsel baskı ve sömürüyü kapitalist sömürünün temel dinamiklerinden birisi haline getirdi. Nasıl mı? Evde yapılan ve aynı zamanda kadının da öznesi olduğu üretimi dağıttı, bu üretimi sanayileştirdi. Köylülüğün çözülmesi de bu sürecin bir parçasıdır. Aile, böylece üretimin değil tüketimin ve emek gücünün üretim ve yeniden üretiminin asli sahası olarak dönüştü. Kadını üretimden koparıp salt özelleşmiş yeniden üretimin sürdürücüsü haline getiren kapitalizm, üretim ilişkilerinin gelişimi ile birlikte kadın emeğini toplumsallaştırarak yeniden onu üretime bağladı. Bu süreci, kapitalizmle uyumlu patriyarka ile nizalı bir biçimde okuyan, açık ya da örtük kadın sorununun çözümünü kapitalizmin gelişmişlik düzeyine bağlamaktadırlar. Her evde, çamaşır makinası, bulaşık makinası, elektrik süpürgesi ve mutfak robotları var. Ev aletleri teknolojisinin gelişimi, kadın için adeta bir devrimdir. Ama sonuçta özgürlüğe açılan yolda sadece minicik bir adımdır. Toplumsal cinsiyet rolleri, toplumsal iş bölümünün yasaları hükmünü yitirmemiştir. Çamaşır makinasına çamaşırları atan, düğmeye basan kadındır. Keza çamaşır yıkandıktan sonra onları makinadan çıkarıp asan veya katlayıp kaldıran da kadındır. Çamaşır makinası kaç saat çalışıyorsa ona göre zamanını planlayan kadındır. Yani bu iş sadece hafiflemiştir, ama kadının sırtından kalkmamıştır. Erkek, kadına yardım eden olarak arada devreye girer. Ama kadın yeniden üretim sürecinin, bu sefer organizasyonel yönü artmış olarak hala yüklenicisidir. Kadın emeğinin, yeniden üretimdeki bu asli rolü kalkmaksızın kadın sorunu ilelebet devam edecektir. Bugün gelişmiş kapitalist ülkelerde kadın sorununun, toplumsal cinsiyet rollerinin varlığını sürdürmesine kaynaklık eden de budur. 

Özgür ve eşit bir yaşam gerekli 

Bize aile içinde daha demokratik ilişkiler değil, tam hak eşitliğinin söz konusu olduğu, kadınla erkek arasında aşk ve sevgiden başka hiçbir bağlayıcı ilişkinin olmadığı özgür ve eşit bir yaşam gereklidir. Ancak bu da patriyarkal kapitalist sistemin söz konusu olduğu bir dünyada filizlenemez. Zira bu dünyada tüm ilişkiler özel mülkiyetle lekelidir.  Meta üretim ve egemenlik ilişkilerinin kör yasalarına bağlıdır. Nasıl ki düzeltilmiş kapitalizm sadece kapitalizmin aşırılıklarını hedeflemekten ve ortadan kaldırmaktan öteye gidemiyorsa, demokratik aile yapısı da düzeltilmiş patriyarkanın sınırlarını aşamaz. Bunun yaşanmış örnekleri mevcuttur. Sosyal demokrasinin söz konusu olduğu İskandinav ülkeleri bize yeterli veriyi sunar. Burada sosyal devlet yönü son dönemde kısmen törpülenmiş olsa da yeniden üretim, büyük oranda toplumsallaştırılmıştır. Ancak toplumsal cinsiyet rollerinin etkisi kırılamamıştır. Zira iş bölümü yine büyük oranda cinsiyetlidir.   

Kadının kurtuluşu erkeğin de kurtuluşudur

Kadını, erkeği, çocuğu birbirine bağımlı hale getirip yabancılaştıran, kadını ve çocuğu erkeğe köle kılan patriyarkal kapitalist sistemin vazgeçilmez kurumlarından aile, sosyalizmle birlikte varlık koşullarını kaybeder ve komünizmin özgürlük dünyasında artık ona yer yoktur. Neoliberal sermaye birikim rejiminin içeriden çözüp çürütüyor olmasına karşı ailenin yokluğunu dert edinmiyor ve demokratik aile formu adı altında aileye güzellemeler dizmiyoruz. Sınıflı toplumun bir kurumunu isteyecek en son kişiler, sınıfsız toplum ideali uğruna mücadele eden komünistlerdir. Kadının kurtuluşu, kendi insanlığına yabancılaşıp evdeki burjuva olarak konumlanan erkeğin de kurtuluşudur. 

Toplumsal iş bölümünün sönümlenmesi ile aile tedavülden kalkacaktır

Komünizm, devletin yanı sıra sınıflı toplumların serpilip gelişebileceği toplumsal iş bölümü ve çelişkilerin sönümlenmesi ile özgür bireyler ve bu özgür bireylerin oluşturduğu gönüllü birlikteliklerle var olur. İnsan insana ilişkinin en doğal ve yalın hali olan aşk, ancak komünist toplumda tüm prangalarından kurtulmuş olarak özgür ve özgürleştirici olur.

Tüm gereksinimleri toplum tarafından karşılanmış bir çocuk, zorunluluğun kör yasalarınca belirlenen hiçbir bağla ne anne ne de babasına bağlanacaktır. Kadını erkeğe, erkeği kadına bağlayan şey, yaşamsal ve özel mülkiyet dünyasının içerisinde şekillenen ihtiyaçlar değil sadece sevgi/aşk olacaktır. Kadının, erkeğin, çocuğun birbirine mahkûm olmasını gerektiren hiçbir ilişki ve koşul kalmayacaktır. İşte bu, özgür bireylerin özgür ilişkileri temelinde geliştireceği, bugünden adını, şeklini şemalini belirleyemeyeceğimiz bir toplumsallıktır. 

Kendimizi gerçekleştireceğimiz bir geleceğin düşünü kuruyoruz

Turgut Uyar, “Kadınlık Zor Zanaat” adlı şiirinde, “Biri kurbağa öper, /Biri yüzyıllarca uyur. /Biri yedi cüceyle yaşar, /Biri kuleye kapatılır. /Bir masal prensesi olsan bile kadınlık zor” der. Biz, sınıflı toplumlarda, egemen ideolojinin biçimlendirdiği masallarla ve toplumsal cinsiyet rolleriyle örülmemiş bir dünyada büyüyecek çocukların yaşayacağı bir dünyayı ve bu kuşakların oluşturacağı komünal toplumsal formları tahayyül ediyoruz. Sınıfların ortadan kalktığı, kimsenin ne renginden ne dilinden, ne cinsiyetinden, cinsel kimliğinden ve yöneliminden, ne de ulusundan dolayı baskı ve ayrımcılığa uğradığı bir dünyada tüm yeti ve yeteneklerimiz, yaratıcı etkinliklerimizle kendimizi gerçekleştireceğimiz bir geleceğin düşünü kuruyoruz

( Kaynak: JINNEWS )

Yorumlar (0)
14
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58