banner9

banner8

‘Dünya Kadın Konferansı’nın hedefi enternasyonal dayanışmayı örgütlemek’

Dünya Kadın Konferansı’na katılan EKA üyesi Delal Erol, kadınların ortak sorunun erkek egemen sistem olduğunu belirterek, kadınların yaşadıkları sorunlara karşı enternasyonal bir dayanışmayı önlerine hedef koyduklarını söyledi. 

Kadın 27.09.2022, 09:46 27.09.2022, 09:50
17
‘Dünya Kadın Konferansı’nın hedefi enternasyonal dayanışmayı örgütlemek’
banner44

İSTANBUL - Dünya Kadın Konferansı’na katılan EKA üyesi Delal Erol, kadınların ortak sorunun erkek egemen sistem olduğunu belirterek, kadınların yaşadıkları sorunlara karşı enternasyonal bir dayanışmayı önlerine hedef koyduklarını söyledi. 

Tunus’ta üçüncüsü gerçekleşen Dünya Kadın Konferansı, 4 Eylül’de Arap Baharı’nın simgesi Devrim Meydanı’nda yapılan yürüyüşle başladı, 10 Eylül’de büyük kongrede yürütülen tartışmalarla sona erdi. Ortadoğu, Afrika ve Avrupa’nın 30 ülkesinden katılımın olduğu konferansta yer alan Emekçi Kadınlar (EKA) üyesi Delal Erol, konferansa dair izlenimlerini aktardı. 

SAVAŞA KARŞI ETKİN MÜCADELE

Tüm dünyada yaşanan krizden en çok kadınların etkilendiğini belirten Erol, kadınlar için şiddetle mücadele yöntemlerinin birer yaşam mücadelesi haline geldiğini söyledi. Dünyanın birçok yerinde savaş çığırtkanlığı yapıldığını dile getiren Erol, “ABD emperyalizmi ve NATO güçleri aracılığıyla birçok bölgede halkın üzerine ateş açıldı, kadın ve çocukların yaşamlarını tehlikeye atan bir süreçten geçiyoruz. Kadınlar savaşa karşı etkin mücadele yürütebilmek için çeşitli başlıklarda tartışmalar gerçekleştirdi ve çözüm konusunda fikir alışverişinde bulundu” dedi. 

ORTAK SORUN: ERKEK EGEMEN SİSTEM

Dünya genelinde proleter (işçi) kadınların emeği, bedeni ve kimliğine yönelik bir tahakküm olduğunu kaydeden Erol, erkek egemen ve faşizmin saldırıları altında yaşayan kadınların sorunlarını öncelediklerini vurguladı. Kadınların ortak sorunun erkek egemen sistem olduğunun altını çizen Erol, “Bunun özelinde de son dönemde birçok yerde artmış olan faşist saldırılardır. Konferansta çok sayıda Kürt kadın bizimleydi. Afgan kadınlara yönelik dinci faşist çeteler aracılığıyla gerçekleştirilen saldırılar üzerine konuştuk. Devletin faşizan yönetimleri, Türkiye özelinde Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen katliamlar üzerine konuştuk. Buna karşı Kürt kadınlar etkin bir mücadele yürütüyor ve bu mücadeleyi dünyanın gözü önünde yürütüyorlar. Bizler de onlarla tartışmalarımızda bu mücadeleyi uluslararası boyuta nasıl taşıyabiliriz, uluslararası ağlarla nasıl daha fazla destek olabiliriz üzerine tartışmalar yürüttük” diye belirtti.  

KÜRT KADINLARIN MÜCADELE DENEYİMİ

“Kürdistan kadın özgürlük mücadelesinin ciddi deneyimleri var” diyen Erol, bu deneyiminin dünyanın her yerine örnek teşkil edebileceğini sözlerine ekledi. Kuzey ve Doğu Suriye’de gerçekleşen Kadın Devrimi özelinde tartışmalar yürütüldüğüne dikkat çeken Erol, şöyle dedi: “Rojava’da devam eden mücadele ve yaratılan yeni sisteme ilişkin bir atölye gerçekleştirildi. Kadın Devrimi noktasında birçok yerden gelen kadınların farklı görüşleri var. Rojava'da kadın özgürlük mücadelesini barındıran her çalışma aynı zamanda kadın devrimidir. Kadınlar, Rojava özelinde kadın köyleri kurdu. Çeşitli biçimde kendilerini ifade edebilecekleri organlar yaratıldı. Rojava Devrimi’ni yalnızca bir cinsiyete indirgeyerek tanımlamıyoruz. Ama elbette ki Rojava Devrimi kadın özgürlük mücadelesi açısından ciddi deneyimler barındırıyor.”

Kürt kadınların DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadelenin çok etkileyici olduğunu vurgulayan Erol, “Toprakları sömürgeleştirilen Kürt kadınların mücadelesi çok etkileyiciydi. Kadınlar, yaşadıkları topraklarda çeşitli biçimde emperyalist, dinci gerici güçler tarafından şiddetin bütün biçimlerine maruz kalıyorlar. Dolayısıyla da Rojava’ya yönelik yoğun ilgi vardı. Kürt kadınların mücadelesine yönelik ilgileri vardı ve atölyeye katılım oldukça kalabalıktı. Rojava özelinde kazanılan kazanımların dünyanın birçok yerinde kadınları etkilediğini söyleyebiliriz" dedi.

ÖZSAVUNMA VE ÖZ ÖRGÜTLÜLÜK

Eril sistemin savaş politikalarına değinen Erol, “Savaş politikaları çok kışkırtıcı bir biçimde devam ediyor. Kadınların bu politikalara karşı özsavunmalarını sağlayabilmeleri, öz örgütlülükle savaşa etkin bir biçimde katılabilmelerine yönelik tartışmalar yürütmek gerekiyor. Kürt hareketi, ulusal eksenli bir mücadele hareketi olarak sınıfsal temeli de barındırıyor. Dolayısıyla Türkiye’den katılan sosyalist kurumlar olarak bu tartışmaların içerisinde ulusal mücadelenin, sınıflar arası mücadele ve savaştan bağımsız bir mücadele olmayacağını dile getirdik. Bütün sömürü biçimlerinin ortadan kaldırılması için sınıf mücadelesi şart” ifadelerini kullandı. 

İLHAM KAYNAĞI ROJAVA 

Dünyanın hiçbir yerinde egemenlerin kadınlara özgürlüğü bahşetmediğini söyleyen Erol, “Kürdistan topraklarında kadınların özgürleştiği bir süreç yaşıyoruz ve kadınlar bu özgürlüğü alelade kazanmadılar, bilfiil mücadele ederek kazandılar. Bu anlamda Kürt kadınları elbette özgürlüğün ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Bununla ilgili etkin mücadele organlarını hala sürdürüyorlar. Rojava bu örneklerden bir tanesi. Rojava örneğine baktığımız zaman savaş sırasında bir şekilde psikolojik, fiziksel olarak tedaviye ihtiyaç duyan kadınların kendilerine güvenli alan kurabilecekleri bir inşa kuruldu. Bu çok kıymetlidir. Kadınların kendilerini özgür hissedebilecekleri merkezlerin kurulması ve aynı zamanda özerklik meselesi üzerinden de bunun sağlanmış olması önemli bir adımdır” diye belirtti. 

ENTERNASYONAL DAYANIŞMA ŞART

Konferanstaki tartışmalardan birinin de Rusya-Ukrayna savaşı olduğunu belirten Erol, “Savaşla birlikte devam eden derin kapitalist kriz üzerine tartışmalar gerçekleşti. Ama aslolan konferansta bir araya gelen kadınların dünyanın dört bir yanına dağıldıkları zaman ne taşıyacakları, hangi kararlarla hangi mücadele biçimlerini sürdürecekleri, bu da nihai kararla birlikte belirlendi. Önceliklerimiz enternasyonal bir kadın dayanışmasını örgütlemek, yerel ile uluslararası arasındaki bağlantıyı bir yandan konferansın da gündemine alacağı bir biçimde daha örgütlü, daha sistematik bir biçimde gerçekleştirmek. Ortadoğu özelinde her yerde savaş var. Herkesin durumu çok acil, çok can yakıcı sorunlar var. Önemli olan uluslararası düzeyde gerçekleşen bu konferansın bütün dünyadaki kadın ve özgürlük mücadelesini yönlendirecek bir biçimde bir akıl üretmek ve buradan doğru enternasyonal bir kadın dayanışmasını örgütlemesidir” dedi. 

30 ATÖLYE GERÇEKLEŞTİ 

Erol, konferansta 30 atölyenin gerçekleştiğini aktararak, ekledi: “Türkiye ve Kürdistan’dan 5 delege katıldık. 5 kurum da görüşlerini ifade etti. Nihai karar açıklanmadan önce çeşitli biçimlerde önerilerimizi sunduk ve bu önerilerimizi tartışmaya açtık. Önerilerimizden bir tanesi de Ukrayna savaşında iki tarafın da haksız ele alınmasıydı. EKA olarak duruma böyle yaklaşmadığımızı belirten bir öneri sunduk. Çünkü bizim açımızdan Ukrayna savaşının her iki tarafı haksızdır. Irak’ta, Rojava’da, Afganistan’da, Ukrayna’da devam eden savaşlar bundan bağımsız ele alınmamalıdır. Bunun dışında Türkiye’den gelen başka kurumlardan yoldaşlarımızdan öneriler vardı. Atölyelerde daha çok savaş politikaları, kadın emeğinin sömürülmesi, bedenine yönelik cinsiyetçi, tahakkümcü politikalara karşı nasıl mücadele edileceği yönelik tartışmalar yürütüldü.”

KADIN DÜŞMANI POLİTİKALAR

Türkiye’de kadın mücadelesine yönelik devlet şiddetinin sistematik bir hal aldığını söyleyen Erol, aynı zamanda kadın katliamlarında da artış olduğunu vurguladı. Şiddet ve katliamların artmasının en büyük sebeplerinden birinin mevcut iktidarın politikaları olduğunun altını çizen Erol, iktidarın kadın düşmanı olduğunu ifade etti. Erol, “Bunun somut göstergesi faşizmin tamamen temsili olarak hareket etmesidir. Her gün çıkıp kadınları hedef göstermesidir. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmesi ve kadınların mücadelelerine rağmen sözleşmeyi etkin kullanmamasıdır. İstanbul Sözleşmesi imzalandığı günden bu ya uygulanmadığı için kadınlar katledilmeye devam ediyor. Sözleşmeden alenen vazgeçilmesi, sözleşmenin feshedilmesi potansiyel katillerin cesaretlenmesi anlamına geldi. Bu süreçten sonra da her gün Türkiye ve Kürdistan'da kadına yönelik şiddet artış gösterdi” dedi.

MA / Esra Solin Dal

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü