25.11.2020, 08:39 52

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü

Bir sayı ve bir cümlelik bir tanımlama.

Kavramlar ve sayılar, gerçeğin/ olgunun gösterenleri göstergebilimine göre. Buradan bakınca, şairin dediği gibi ne kadar da kifayetsiz! Kaç 25, kaç Kasım, kaç şiddet, kaç kadın? Hangi tür şiddet, hangi kadınlara? Nasıl şiddet, kimden gelen şiddet?

Sayı ve sözler ya da burada olduğu gibi bir tarih; bin yılların yaşanmışlığını anlatmakta ne kadar da kifayetsiz. Yine de birer anlatım aracı, bir soyutlama mekanizması gerekiyor işte.

25 Kasım, önce bir suç tespiti; şiddetin suçüstü hali. Tarihte ‘zor’un rolü ne ise kadına karşı işlenmiş şiddet suçunun rolü de o; boyun eğdirmek, teslim almak. Bunlar olmadığında yok etmek! Kadına karşı şiddetin bir tarihi var, bir de ömrü olacak muhakkak. 25 Kasım, bu aralıkta, tarihe düşülmüş bir not, şiddete karşı bir çığlık, bir isyan hali, dahası yeni bir isyanın başlangıcı.

1950’lerin sonundan başlamak üzere Nazi faşizminin, yeni adıyla antikomünist kudurganlığın bütün yeni sömürgelere ve Latin Amerika’ya taşınma zamanı. Yenildiği 2. Savaştan kaçırılan gestapo şefleriyle özel kampların kurulduğu, işkenceci sürülerin yetiştirdiği, Dominik Cumhuriyeti denen ülke de bu coğrafyada, dünyanın jandarması ABD’nin arka bahçesi. Özgürlük ve adalet için savaşanlara işkenceli zulümler uygulanmaktadır.

Mirabel Kızkardeşler de bunlardan üçü. Faşist askeri diktatörlüğün hedefi olmaları zor değil. 1960 yılı, Orta Amerika’da küçücük bir ülkede, faşist diktatör Trujiollo, “iki sorunumuz var; kilise ve Mirabel Kardeşler” der ve yirmi üç gün sonra da Mirabel Kızkardeşler, cezaevindeki eşlerini ziyaretten dönüşlerinde “trafik kazası” süsü verilerek öldürülürler.

Adları Kelebekler olur ve unutulmazlar. Hatta bir başka savaşın kıvılcımı olurlar. Öldürülmeleri, ülkelerinde büyük bir öfkeye neden olur, halk isyanını harlanır ve bir yıl içinde faşist rejimin yıkılıverir. Sonrasında da, zirvesini 1968’le yaşayacağımız devrimci zamandan başlayarak yeni bir kadın mücadelesi için ışık olurlar. İşkence ve tecavüzle öldürülmüş bedenleri, Latin ve dünya kadın hareketinin omuzlarında taşınacak, kadın cinsin onur savaşının nişanesi olacaklardı. Nihayet 1981’de, Kolombiya’da toplanan Latin Amerikalı ve Karayip’li Kadınlar Kongresi, 25 Kasım’ı, Kadına Yönelik Şiddete karşı Uluslararası Mücadele günü ilan edecekti. O gün bugün dünya kadın hareketi, 25 Kasımları, devlet ve erkeğin kadına yönelik şiddetine isyan günleri, giderek haftaları yapmaktadır.

Devlet eliyle kadın katliamlarının ve mücadelenin bilançosu ne yazık ki Mirabelleri aratmayacak kadar çok ve çeşitli hala. Türkiye’de iktidarlar bir zamanlar, ABD’nin Ortadoğu’da jandarması olmaya adayken aynı komünist saldırganlığı kadınlara uygulamaktan imtina etmediler. Gözümüzün gördüğü 12 Martlar, 12 Eylüller, 28 Şubatlar, Çöktürme operasyonları, kadınların işkence tezgahlarından, tecavüz seanslarından geçirildiği zamanlar olmuştur. Bir darbe generali, “elimizde taş gibi delikanlılar var” bile dedi. Mücadele eden herkese karşı tecavüzcü zihniyet, devlete her zaman hakimdi aslında. 1990’larda ise Kürt kadına karşı tavan yaptı. Kürdistan’da kadınlara karşı devlet şiddetiyle bin bir çeşitte uygulandı. Gözaltında cinsel taciz ve tecavüze karşı kadın mücadelesi de bu dönemde yükselişe geçti. Şiddete karşı mücadele birlikleri, çeşitli kurumsallaşmalar ve işkence, gözaltı taciz ve tecavüzlerini korkusuzca duyurma, kadın mücadelesine hız verdi. Pek çok yerde işkenceci tecavüzcüler sanık sandalyesini boyladı hatta. Orada da devlet kendi adamlarına kol kanat gerdi. Cezasızlık kadına karşı şiddette de pervasızca geçerli oldu. Açılmış onlarca cinsel işkence davasında, mesela Musa Çitil ve diğer işkenceci zebaniler devlet koruması altında aklanmaya devam etti.

Şimdilerde Musa Çavuşlar, Zayyallar eliyle devlet Kürt kadınlara karşı tuzaklı, kaçırıp kaybetmeli cinsel işkencelerine, cinayetlerine devam ediyor. İpek Er, canına kıyıyor, Gülistan Doku kaçırılıp kaybediliyor, bir yıldır ölü ya da diri izine rastlanamıyor. Pınar Gültekin’i öldüren katil, cesedi yakıp gömdüğü yeri betonluyor ve suçu öldürdüğü kadına attığı senaryoları rahatça savunabiliyor. Kayyım siyasetiyle erkek egemenliğini her düzeyde destekleyip kurumsallaştıran AKP iktidarı, öncelikle kadın ve şiddetle mücadele kurumlarını kapatarak, kadın için şiddete büyük bir alan açıyor. Cezaevlerinde kadın tutsaklar sürekli hak ihlaline uğruyor. Suriye savaşından kaçıp gelen mülteci kadınlar, savaş ganimeti sayılırcasına cinsel şiddete, her türlü istismara uğrayan kadınların başında geliyor.

Evde işleyen işkence düzenini anlatmak bir yazının sınırlarına ise sığmaz. Eş, sevgili, oğul, baba, eski koca, eski sevgili ve daha nice akraba erkeklerin şiddetiyle hayattan koparılan kadınlar listesi çığ gibi katlanıyor. Veriler, kadınların nasıl bir şiddet sarmalına dolandırıldığını gösteriyor. Sadece bu yılın ilk on ayında 246 kadın öldürülmüş! 151 de şüpheli kadın ölümü var. Devletin İçişleri Bakanı bu rakamları, “siyaset ve ideoloji esirleri” nin abartıları sayıyor. Kendisinin erkek egemen ideoloji ve faşist erkek siyasetinin şefi olduğunu bir tarih yazacak muhakkak.

Bir şey her gün daha fazla açık hale geliyor; adli vaka gibi kaydedilen kadın cinayetleri, devletin erkek polis teşkilatı ve erkek yargının kanatları altında işleniyor. İstanbul Sözleşmesi uygulanmıyor, tersine ortadan kaldırılması için kadın düşmanı kampanyalar düzenleniyor. Mahkemelerin verdiği koruma kararları erkek ile karakol arasında buharlaşır. Cinsiyet çelişkisi doğduğu yerde, evlilik krizine dönüşüyor ve kadın cinayetleri çağına dönüşüyor.

Şimdi kadın hareketi mücadelenin okunu buraya çeviriyor. Mirabeller’in adına adanmış 25 Kasım mücadele günlerinde kadına karşı şiddetin her türüne karşı büyük, bilinçli, kazanımlarını artırarak tüm evrene sesini duyuran küresel boyutta kadınları örgütlüyor, mücadeleyi ve dayanışmayı yükseltiyor. Polonya’da kürtaja karşı kadın mücadelesi, Hindistan’da toplu tecavüzlere karşı mücadele ya da Trump rejimini protesto çağrıları dünya kadınlarını kol kola yürütüyor. Dünya kadınları kadın grevleri örgütlüyor; beden kimlik emek mücadelesini birleştirip büyütüyor. Yılmıyor, korkmuyor, itaat etmiyor! Şiddeti ve onu doğuran erkek egemenliğini, onu besleyen tüm ideolojileri, gelenek ve görenekleriyle, ekonomik toplumsal temelleri ve kurumlarıyla şiddetli bir mücadele içindedir.

Zor’un, şiddetin bir tarihi var. Kendini yaratan koşullarıyla birlikte bir ömrü var süreceği. Ezeli ve ebedi değil. Kadına hep söylene geldiği gibi, kader asla değil. Değişecek, yıkılıp gidecek elbet. Acılarımızı anlatmak için yine de kifayetsiz kalan sözün ve rakamın anlamını aşan bir durum var artık. Rakamın ve kavramın içeriği, mücadeleyle, kazanılmış zaferlerle daha çok doluyor.

Kelebeklerin anısına saygıyla…

Yorumlar (0)
1
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Galatasaray 17 33
4. Gaziantep FK 17 31
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 17 26
9. Antalyaspor 18 24
10. Konyaspor 17 22
11. Sivasspor 17 22
12. Başakşehir 17 22
13. Kasımpaşa 17 22
14. Malatyaspor 17 21
15. Rizespor 17 21
16. Göztepe 17 19
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 17 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Liverpool 17 33
3. Man City 16 32
4. Leicester City 17 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Southampton 17 29
8. Aston Villa 15 26
9. Chelsea 17 26
10. West Ham 17 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 17 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 18 22
15. Newcastle 17 19
16. Burnley 16 16
17. Brighton 18 14
18. Fulham 16 12
19. West Bromwich 17 8
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12
Günün Karikatürü Tümü