KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen: Ülkeyi cehenneme çevirenlerle aynı gemide değiliz

ANKARA – Ekonomik krizin derinleşmesi üzerine iktidar tarafından “Aynı gemideyiz” söylemini değerlendiren KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, “Bizi yoksullaştıranlarla, Türkiye’nin 16 yıllını cehenneme çevirenlerle, geleceğe ipotek koyanlarla bizim birlikte olmamız mümkün değil” dedi.
Ankara- Washington arasındaki gerilim yaptırımlarla devam ederken, döviz kurlarındaki değişim de pazara ve halka yansımaya başladı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, derinleşen ekonomik kriz ve AKP’nin 16 yıllık politikasını değerlendirdi.
Türkiye – ABD arasında yaşananların tek başına Brunson krizi olmadığına dikkat çeken Gezen, “Öncesinde Ortadoğu’da yaşanan emperyalist paylaşıma ilişkin ABD ile Türkiye arasındaki çıkar savaşına yönelik bir rekabet vardı. Türkiye bunu zaman zaman Rusya’ya yakınlaşarak, zaman zaman da ABD ile iş yaparak emperyalistler arasındaki güç dengelerinden pay kapmaya çalışıyordu. Dolayısıyla krizin arkasında emperyalist paylaşım savaşının olduğunu da söyleyebiliriz. Fakat ekonomik kriz ile bağını kurmaya çalışırsak AKP’nin yarattığı algının tam tersine Türkiye’nin dışarıya aşırı bağımlı hale gelmesi, ekonomisinin tamamen neo-liberal politikalar doğrultusunda sıcak para girişiyle dış kaynaklara bağımlılığıyla yönlendirilmeye çalışılmasıyla ilişkilidir. Dolayısıyla Brunson’ın kaynaklı yaşanan bir kriz desek bile aslında bu bağımlılığın ifadesidir. Krizin bir parçası olan Brunson krizin nedeni olmaktan çok aslında krizin derinleşmesine yol açan etkenlerden birisi olabilir” dedi.
‘NEO-LİBERAL POLİTİKALARIN MİRASINI DEVRALDI’
AKP’nin 1980 sonrası geliştirilen neo-liberal politikaları miras aldığını ve bunu devam ettirdiğini belirten Gezen, “AKP kamunun tasfiyesiyle, kamusal kaynakların, kurumların özelleştirilmesi yöntemini çok daha saldırgan bir biçimde uyguladı. Türkiye ekonomisi dışa bağımlı hale getirdi. Tarım ortadan kaldırıldı. Yok edildi. Buğdaydan samana, ete her şeyi ithal eder duruma getirildik. Dolayısıyla da dövizdeki herhangi bir dalgalanma Türkiye ekonomisini ciddi anlamda etkiliyor” diye belirtti.
’16 YILDA TÜM KAYNAKLAR YAĞMALANDI’
Gezen, Türkiye’nin AKP eliyle dış borç bataklığına sürüklendiğini vurgulayarak, şunları dile getirdi: “Toplam dış borç 476 milyar dolar civarında. AKP bu yüzden varlık fonunu devreye koymuştu. Yaklaşık 200 milyar dolarlık bir varlık fonu doğrudan saraya bağlandı. Yine Kredi Garanti fonlarıyla, Savunma Sanayi Fonlarıyla Türkiye’nin tüm kamusal kaynakları yağmalandı. Talan edildi. Bunlar temelde borçlanmayı devam ettirmek için ve çeşitli kamu kaynaklarını ipotek etmek için seferber edildiler. Geldiğimiz nokta aslında AKP’nin 16 yıldır uyguladığı ekonomi politikasının sonucudur.”
‘İKTİDAR KRİZİ LEHİNE ÇEVİRMEYE ÇALIŞIYOR’
İktidar tarafından gündemde tutulmaya çalışılan “ekonomik savaş” söyleminin de gerçeği yansıtmadığını ifade eden Gezen, şu yorum da bulundu: “İktidar mevcut ekonomi politikalarının başarısızlığını gizlemeye ve bu krizi kendi lehlerine çevirme ve iktidarlarını pekiştirmeyi amaçlıyor. Özellikle yerlilik, millilik ve dinselleştirme ile algı oluşturmaya çalışan Erdoğan aslında şükür ve tevekkülü yeniden devreye sokarak, insanların dini duygularıyla bir şeylere katlanma potansiyelini arttırmaya çağırıyor. Mevcut yoksullaşma koşullarına, ya da daha da artacak yoksullaşma koşullarına halkın sesini çıkarmamasını sağlama yönünde bir çağrı.”
‘HALK EKMEK SOĞAN ALAMIYOR Kİ YESİN’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “gerekirse bir kuru soğan, ekmek yeriz” söylemine ve Diyanet İşleri Başkanı’nın yaptığı fedakarlık çağrılarına da tepki gösteren Gezen, şöyle devam etti: “Bu açıklamalar samimi ve inandırıcı değil. MHP’nin ciddi bir dolar birikimi ortaya çıktı ve kampanya nezdinde bozdurduklarını dile getirdiler. Diyanet başkanının çeşitli çağrıları var, kendisi yabancı marka lüks otomobile binerken, yoksullardan fedakarlık bekleyen söylemler sarf ediyor. Krizin bilançosu emekçilere bırakmak istiyorlar. Gerçek hayatta böyle yaşanmıyor. Her şeyi dövizle aldığımız, ithal ettiğimiz için pazardaki en ufak ürünün fiyatlarına bile zam geldi. MHP Başkanı’nın söylediği ekmek soğan bile zamlandı. Halk ekmek ve soğan bile alamayacak durumda. Yoksullaşmanın yarattığı tepkinin önüne geçmek için, bu tepkinin kitleselleşmesinin önüne geçmek için milliyetçi ve dinci söylemleri devreye koydular.”
‘AYNI GEMİDE OLMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL’
CHP tarafından yapılan eleştiriler ve hükümete destek açıklamalarına değinen Gezen, “Ana muhalefet partisi hükümeti eleştirse bile hükümetin yanında birlik beraberlik çağrıları yapmaya devam ediyor. Bizi yoksullaştıranlarla Türkiye’nin 16 yıllını cehenneme çevirenlerle, Türkiye’nin geleceğine ipotek koyanlarla bizim birlikte olmamız mümkün değil. Bizim bir ve aynı gemide olmamız mümkün değil. 6’ncı filoyu ülkeden devrimciler kovarken İslamcılar onlara sopalarla saldırıyordu. O zaman ABD’nin teknesinde kayığında tayfalık yapıyorlardı. Şimdi ise dümene geçtiklerinde dümeni ABD’ye kırmaktan başka hiçbir şey yapmıyorlar. O yüzden onların değerlilik, millilik çağrıları inandırıcı değil” değerlendirmesinde bulundu.
‘ÜRETİME DAYALI EKONOMİYE GEÇİLMELİ’
Gezen, yaşanan ekonomik krizin aşılması için ise, şu önerilerde bulundu: “Kamucu, laik, Türkiye’nin bağımsız üreten kendine yeten bir ekonomiye sahip olmasından geçiyor. Vergi toplamadaki adaletsizliğin giderilmesi, rant, faiz ve sermayenin aslında vergilendirilmesi, bölüşümün eşit sağlanması gerekiyor. Hiçbir kamusal yararı olmayan sermayedarlara kaynak aktarılması sağlanan Kanal İstanbul gibi projelerin kaldırılması, yine sermayeye kaynak aktarmadan ve zenginler oluşturmadan başka bir işe yaramayan kamu-özel işbirliklerinin sonlandırılması, emekçilerin hakları iade edilmesi sağlanmalı. OHAL de ilan edilen tüm yasalar düzenlemeler iptal edilmeli. Varlık Fonu lağvedilmeli. Kredi Garanti, Sanayi Savunma fonundaki paralar halk yararı kamusal hizmet sunmak için kullanılmalı. Planlı kalkınmayı yapacak, üretime dayalı istihdamı arttıracak adımlar atılmalı. Tüketime dayanan, dış kaynağa bağımlı ekonomiden derhal vazgeçilmelidir.”
‘ÖRGÜTLÜ MÜCADELE GEREKLİ’
AKP’nin krizi köklü çözmeyi hedeflemediğini belirten Gezen, şunları söyledi: “Ekonomi mücadelesi ile demokrasi mücadelesinin birbiriyle ilgisini kurarak, toplumun tüm kesimleriyle vermek lazım. Ortak bir örgütlenme şart. AKP örgütlü gücü değil bireyleri istiyor çünkü böyle muhalif sesi daha kolay bastırmak istiyor. Bunun için örgütlenmeye ihtiyaç var.  Mahalle mahalle, sokak sokak AKP’nin politikalarını teşhir etmek zorundayız ki değiştirme gücünü kendimizde bulalım. Yapmamız gereken ekonomik krizi tüm boyutlarıyla insanlara anlatırken, barışın, demokrasinin ve laikliğin tesis edilmesi içinde mücadele yürütmek gerekiyor.”
kaynak MA / Berivan Altan
şişli escort avcılar escort esenyurt escortbeylikdüzü escort