banner9

banner8

Kehribar Geçidi: Roma’nın iki yüzünden insanın iki yüzüne bir geçit | Prof. Dr. Özlem Söğütlü*

Nazan Bekiroğlu’nun 605 sayfadan oluşan yeni romanı “Kehribar Geçidi” (Timaş Yayınları, İstanbul 2021)

Kitap çıktı! 27.01.2022, 21:28 27.01.2022, 21:45
56
Kehribar Geçidi: Roma’nın iki yüzünden insanın iki yüzüne bir geçit | Prof. Dr. Özlem Söğütlü*
banner44

Nazan Bekiroğlu’nun 605 sayfadan oluşan yeni romanı “Kehribar Geçidi” (Timaş Yayınları, İstanbul 2021); Roma’nın Dünya’nın efendisi olduğu zamanların sonuna yaklaşıldığı (M.S. 300’ler), cumhuriyetten (res publica) monarşiye (dominatus) evrildiği, Pax Romana’nın (Roma Barışı) sona erdiği, yoksulluğun arttığı, Hristiyanlığın yoksullar ve köleler arasında yayılmaya başladığı, Hristiyanlara büyük zulümlerin yapıldığı İmparator Dioecletianus zamanından “Yedi Uyurlar” efsanesiyle günümüze bir geçit aralıyor. 

Yazar; zamanın ruhunu, şehirlerin mimarî yapısını ve imparatorluğun iki yüzünü [kusurlu sikkenin iki yüzü gibi] çok net bir biçimde ortaya koyuyor. Kendinizi karakterlerle birlikte Roma sokaklarında dolaşırken buluyor; ihtişamlı yapıların gizemi içinde kayboluyor; kandil alevinin gölgeleri arasında mistisizmle sarmalanıyor; şifacılıkta kullanılan otların, çiçeklerin kokusunu hissediyor; arenadaki vahşeti bütün duyularınızla algılıyorsunuz.

Roma asillerinin ve imparatorluğun iki yüzü: Bir tarafta her türlü hizmetlerde mal olarak kullanılan köleler ama diğer tarafta bilgisine, entelektüel birikimine, dostluğuna, yarenliğine, yöneticiliğine ihtiyaç duyulan köleler. Roma’da kölelik kurumu Spartacus ile özdeşleşmiştir. Elleri zincirlenmiş, ayakları prangalanmış, bedenleri damgalanmış, maden ocaklarında çalışan köleler. Bu, Roma’nın gerçeği, ama sadece bir yüzü. Diğer yüzüyle yeteneğine, becerisine, zekâsına, performansına, bedensel özelliklerine göre değişen roller üstlenen bütün persona’lar, yani insanlar, yani köleler. Roma’nın diğer bir gerçeği: Kölenin insan olma olgusu. İnsanın insandan kaçamayacağı gerçeği, Seneca’nın “insan insan için kutsal bir şeydir (homo homini sacra res)” sözünü de hatırlatacak bir biçimde yazar tarafından çok iyi görülerek, her iki yüz de bütün toplumsal katmanlara yayılarak veriliyor.

Roman karakterleri; azatlı köle Vitalis, lâhit kopyacısı Efesli Linus, yazıcı köle Simonides, tapınak kandilcisi Feliks, uykusuz çoban Fazelis, gezgin Al-Mina, barbar Yüzbaşı Geta ve iri pençeli, kalın boyunlu, çevik belli, berrak bakışlı, insan dostu, erdemli köpek Kehribar. Yazar, sadece kölelerden değil, köle olmayan ve fakat gelir düzeyi düşük alt sınıflardan da karakterler yaratarak, bu sınıfların Roma’nın elitlerini ne denli etkilediğini ortaya koyuyor. Bu açıdan çok başarılı olarak nitelendirmek gerekir.

Roman; derin bir tarih, felsefe ve hukuk bilgisiyle kaleme alınmıştır. Bütün bu bilgiler; yazarın incelikle kullandığı dille, özenle seçilmiş karakterleriyle, geçmişi, bugünü, geleceği bilen, bildiklerini de göstermekten imtina etmeyen anlatıcısıyla bütünleşiyor ve öylesine kullanılmış kelimeler, öylesine söylenilmiş sözler gibi gündelik bir konuşmanın içine giriveriyor. Örneğin, “ölümü küçümsemek erdemi” üzerine senatör Zosimus ile azatlı köle Vitalis’in konuşması (s. 157-158). “Yüzlerce hamamın varlığına rağmen insanların eskisinden daha kirli olduğundan yakınan Seneca’ya siz bakmayın (s. 226)” ifadesi. “Ferman metnini kim kaleme almışsa ‘enflasyon’ kavramından elbette habersizdi (s. 168)” cümlesi. “Çıkardığı sesten değil çıkarmadığı sesten mesuldür insan en fazla (s. 257)” sözü gibi.

Efendi Naso’nun forum meydanında sanığın avukatlığını üstlendiği sahnede yaptığı savunmanın kötü olduğunu betimlemek için, karakterin beden dilini kullanmak ya da izleyicilerin tepkisinden yararlanmak yerine, “sözün başını alıp gitmesi, mananın dağılması, cümlenin nefesinin tıkanması, açılan parantezin kapanmaması, çıkılıp da inilemeyen söz merdiveni, yuvarlanan sıfatlar, boğuşulan fiiller (s. 283)” ifadelerini kullanması, yazarın dile hakimiyetini ve dildeki yaratıcılığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Yazar, arenadaki vahşetin unutulmaması için Yüzbaşı Geta’yı, 309 yıl uyuduktan sonra, Colosseum’da dolaştırarak yüzleştiriyor. Yüzbaşı Geta, uyumadan önce arkadaşlarına hikayesini anlatarak yüzlerce yıllık uykusuna dalabilirdi. Yazarın derdi, karakterine içini döktürmek değil, onu, yüzyıllar sonra o mekânda dolaştırarak bu vahşetle okurunu yüzleştirmektir. İnsanlık onuru adına hafızalardan silinmemesi gereken bu vahşeti; beden diliyle ya da duygularla değil, Colosseum’u oburca beslenmeye alışkın yağlı bir beden, kalbi durmuş olsa da ölememiş, hâlâ canlı bir leş parçası (s. 451) olarak betimleyerek gözler önüne seriyor. Yazar, bununla da yetinmiyor. Din ve mezhep kavgalarını, Dünya savaşlarını, atom bombasının kullanılmasını, karakterlerinin gelecekten haber veren rüyaları aracılığıyla gözler önüne seriyor; insan insanın sadece kutsalı değil, aynı zamanda kurdudur (homo homini lupus est) sözünü hem söyleyerek (s. 598) hem de göstererek insanın da iki yüzünü ortaya koyuyor.

Karakterlerin hepsinin erkek olması, Yedi Uyurlar efsanesinden yararlanmış olmasından kaynaklanıyor olabilir. Antik Dünya’nın erkek egemen zihniyetini göstermek için olabilir. Kuşkusuz önemli olan, bunun bir eksiklik olarak romanda belirmemesi… Evet! 309 yıl sonra her şey değişmişti, ama hiçbir şey de değişmemişti… Hukukî, felsefî ve edebî bir dil olan Klasik Latince, yerini Vulgar Latinceye bırakmıştı. Tapınakların yerini kiliseler, tapınak kandilcisinin yerini kilise kandilcisi almıştı. Ama alevin, ışığın, gölgelerin kutsiyet sağlama misyonu değişmemişti. Kölelik yine vardı. Kadınlar hâlâ günahkârdı. Diri diri gömülen kız çocuklarının yerini, diri diri yakılan cadılar almıştı. Erguvan renkli, altın işlemeli toga picta’yı imparator yerine Hz. İsa giyiyordu ve yoksullar, tanrılar yerine Tanrı’dan bir mucize bekliyordu.

Kehribar Geçidi”, dünü bugüne bağlayan halkaları, karakterleri, dili, anlatıcısı ve betimlemeleriyle son derece keyifle okunuyor. Ve yazar, okuruna, insanlık adına çok şey söylüyor. Ve yazarın sözlerinin tersten yorumuyla kelimeler çarpıyor, kanatıyor (s. 193)…

*Roma Hukuku Profesörü, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi.

Kaynak: edebiyathaber.net https://www.edebiyathaber.net/kehribar-gecidi-romanin-iki-yuzunden-insanin-iki-yuzune-bir-gecit-ozlem-sogutlu/

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Keçiörengücü 15 26
4. Rizespor 14 25
5. Pendikspor 14 25
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü