banner9

banner8

Hayal Kurma Hakkı- Serdar TAŞ

Öldükten sonra da yaşayan, ölümün öldüremediği, yaşama hürmet ve ihtimam gösteren, “Viva la Vida!” (Yaşasın Yaşam) diye avazlanan bir şahsiyet Eduardo Galeano.

Konuk Yazarlar 04.06.2022, 01:04 04.06.2022, 01:13
557
Hayal Kurma Hakkı- Serdar TAŞ
banner44

HAYAL KURMA HAKKI

Öldükten sonra da yaşayan, ölümün öldüremediği, yaşama hürmet ve ihtimam gösteren, “Viva la Vida!” (Yaşasın Yaşam) diye avazlanan bir şahsiyet Eduardo Galeano. Her ne kadar sıkı bir edebiyat okuru olamasam da edebiyatın kudretine her daim inandım. Benim yollarımı Uruguay'a, "Boyalı Kuşlar Irmağı"na düşüren onun o "ufacık tefecik, içi dolu turşucuk" metinleriydi. Başka türlü bir dünyanın mümkünlüğünü, mevcut dünyanın mümkün dünyaların en olmayasıcası olduğunu ayrıca onun sahifelerinden öğrendim.

Futbolcu olmanın hayaline gark olmuştu, ancak bacakları, kafası kadar istekli değildi. Din adamı olmaya heveslenmişti bir vakit, lakin din adamı olmak için fazla günahkâr olduğuna kanaat getirmişti; belki de din adamı olmak için fazla günahsızdı. Sonra ressamlığa merak saldı, ancak tuvaller aynı zamanda yeteneksizliğini aksettiren birer aynaydı ona. Arzularla gerçeklikler arasındaki köprülenemez açıklığı daima duyumsadı ve gerçekliğe sadakat gösterdi. Gerçi en iyi bildiği şey olan yazmak da ona hep meşakkatli geldi. Ancak o bir ampulü bile takmasını beceremeyen adam, küçümen anlatılara yoğun dokunmuş hikâyeler, mavi sergüzeştler sığdırdı.

Galeano nisyanla malul ve mamul beşer hafızasını berdevam hayatiyetli ve hatırlayan bir enstrümana tercüme etmeye çabaladı. Onun erken dönemlerindeki militan gazeteciliği de bu meramdan neşet ediyordu. Gazeteciliği edebiyatın bir alt şubesi olarak değil de edebiyatın bizatihi kendisi olarak icra ediyordu. İyi kotarılan bir gazeteciliğin aynı zamanda iyi, yetkin ve etkin bir edebiyat olduğunu dillendirdi. Gazeteciliğe on dördünde karikatürist olarak başladı. Evvela ciddi, oturaklı meselelere dair yazmıyordu, dahası bundan hoşlanmıyordu. Daha çok havadis ardında koşan girgin, atılgan bir gazeteci hüviyetindeydi. Zamanla yazmanın nefasetine kapılmıştı. Ne var ki kâğıdın başına ne vakit otursa ürküyor, şaşırıyor, parmakları birbirine dolanıyordu. Yazmak istediklerini lâyığınca ifade edememekten, hakikati her nasılsa öyle anlatamamaktan, eşyayı adlı adınca adlandıramamaktan, yerli yerince koyamamaktan korkuyordu. "Zira gerçeklik ellerinden daha verimliydi ve ondan çok daha fazlasını biliyordu."

  1. yormayan, yalın ve yoğun bir dili vardı. Yalınlığın yavanlık olmadığını biraz da ondan öğrendim. Firari, sürgün, mülteci, unutulmuş, bigane kalınmış kelimelerin ardına düşen bir kelime avcısıydı Galeano. Yazdıkları söylemeye niyetlendiğine yeterince benzediğinde ve yakın düştüğünde dünyalar onun oluyor, bundan namütenahi bir keyif alıyordu. Yegâne bildiği şeydi yazmak.

Artık sözü Eduardo Galeano’nun ütopik manifestosuna getirmek istiyorum. Hayal Kurma Hakkı, Eduardo Galeano'nun Tepetaklak, Tersine Dünya Okulu isimli kitabında yer alan tersine ve alelacayip bir manifesto. Ahir zamanların alçaklıklarını aşmaya, bakışlarımızı ufuk çizgisinin de ötesindeki ufka dikmeye, bir başka dünyayı tahayyül etmeye davet, inat ve azmeden bir metin. Bu metni İspanyolca çalışmaya çabaladığım vakitlerde, kıt kanaat İngilizcemle, yorumsayarak, kabul etmeliyim ki bunda biraz ifrata kaçarak işledim. Tercüme Tanrıçası ve Galeano beni affetsin!

“Her ne kadar gelecek zamanı tahayyül ve tahmin edemesek de en azından nasıl bir geleceği arzuladığımızı düşleme hakkımız var. 1948 ve 1976’da Birleşmiş Milletler uzun bir insan hakları listesini sundu, ancak bugün insanlığın ekseriyetinin görme, dinleme ve susma hakkı haricinde başkaca bir hakkı yok. Peki hiçbir zaman açıklanmayan ve tanınmayan hayal kurma hakkımızı kullansak nasıl olur acaba? Bir anlığına çıldırsak nasıl olur? Hadi, o halde bakışlarımızı günümüzün alçaklıklarının ötesine dikelim ve hep beraber bir başka ve mümkün bir dünyayı düşleyelim:

*Gökyüzü makinelerin zehrinden büsbütün arınacak; öyle ki havada insan korkularından ve ihtiraslarından gayrı kirlilik olmayacak.

Bundan böyle sokaklarda arabalar köpeklerce ezilecek.

İnsanlar, otomobiller tarafından sürülmeyecek, bilgisayarlarca programlanmayacak, televizyonlarca izlenmeyecek ve alışveriş marketleri tarafından satın alınmayacak.

Televizyon, ailenin en önemli ferdi olmaktan vazgeçecek, ütü ya da çamaşır makinesi muamelesi görecek.

Çalışmak için yaşanmayacak, yaşamak için çalışılacak. Yaşam, çalışıyormuşçasına yaşanmayacak. Dostluklar, kucaklaşmalar, öpmeler, dokunmalar mesai sonralarına ertelenmeyecek.

Hiçbir hastalık ölümcül olarak adlandırılmayacak, zira yaşam, ölüm(lü)dür.

İktisatçılar tüketim kabiliyeti ve sahip olunan eşyaların çokluğuyla yaşam kalitesini karıştırmayacak.

Tarihçiler, ülkelerin işgâl edilmekten memnuniyet duyduğuna inanmayacak ve inandırmayacak.

Politikacılar, baldırıçıplakların, ayaktakımının, yeryüzünün lanetlilerinin vaat yemekten hoşlandığına inanmayacak ve inandırmayacak.

Aşçılar, ıstakozların henüz canı bedenindeyken haşlanmaktan memnuniyet duyduğuna inanmayacak ve inandırmayacak.

Sokak çocuklarına süprüntü muamelesi yapılmayacak, zira sokak çocukları olmayacak.

Zengin çocuklarına para ve mücevher muamelesi yapılmayacak, zira zengin çocukları olmayacak.

Askerlik yapmak istemeyen çocuklar tutuklanmayacak, aksine askerlik yapmak isteyenler tutuklanacak.

Eğitim, onu satın alanların imtiyazı, polis de onu satın alamayanların belası olmayacak.

Ahmaklık kabahati, ceza kanunlarına dâhil edilecek.

Sahip olmak, kazanmak, biriktirmek için yaşamak yerine, nasıl ki kuşlar şarkı söylediğini bilmeksizin ezgilerini terennüm ediyorsa ya da çocuklar oyun oynadığının farkında olmaksızın oynuyorsa, işte tam da öyle yaşamak adına ve uğruna yaşanacak.

Dünyanın hiçbir ülkesinde çalışmayı (hizmet etmeyi) reddeden hiçbir çocuk hapsedilmeyecek.

Ciddiyet, bir erdem olduğuna inanmaktan vazgeçecek, kendisiyle dalga geçmeyi beceremeyen hiç kimse ciddiye alınmayacak.

Ölüm ve para büyülü güçlerini yitirecek ve ne ölüm ne de servet bir alçağı erdemli bir şövalyeye, beyefendiye dönüştürebilecek.

Hiç kimse kendi menfaatine uygun olanı yapmak yerine doğru, etik, akli, vicdani olduğuna inandığını yaptığı için kahraman ya da ahmak olarak görülmeyecek

Ne gıda bir meta olacak ne de iletişim bir sektört, zira gıda ve iletişim temel insan haklarıdır.

Hiç kimse açlıktan ölmeyecek, çünkü hiç kimse hazımsızlıktan ölmeyecek.

Kitle iletişim araçları ve kitlesel eğitim, kitle imha silahı gibi kullanılmayacak.

Adalet ve özgürlük, bu ayrı yaşamaya mahkûm edilmiş siyam ikizleri tekrar bir araya gelecek, sırt sırta verecek, kucaklaşacak, yekvücut olacak.

Arjantin'deki Plazo de Mayo halkı/kadınları/anneleri ruh sağlığının timsali addedilecekler; çünkü onlar, zorunlu amnesia (hafıza kaybı, unutkanlık) zamanlarında unutmayı reddettiler ve unutulanları hatırlattılar.

Kutsal Anne Kilisesi, Musa'nın on emir levhasındaki kimi yanılgıları düzeltecek ve insanlara sevişmenin lezzetini yasaklayan altıncı madde şöyle buyuracak: Bedenini kutla ve kutsa! Arzuları hor gören dokuzuncu emir, arzuların doğallığını teslim edecek ve kilise, Tanrı'nın unuttuğu bir başka buyruğu emredecek: Bir parçası olduğunuz Doğa'yı seveceksiniz! Zira siz, O'na aitsiniz!

Yeryüzünün ve ruhun çölleri yeniden ormanlaşacak.

Umutsuzlar ümit edecek, yitirilenler bulunacak; çünkü onlar nice beklemekten umutsuzdu ve yine onlar onca aramaktan kaybetmişlerdi.

Her nerede doğmuş ve her ne vakit yaşamış olursa olsun, haritaların ve zamanın sınırlarına zerrece önem vermeksizin adalet ve güzellik isteği duyan herkes birbirinin çağdaşı ve yurttaşı olacak.

Kara tenli bir kadın Brezilya başkanı olacak, bir başka siyahî kadın ABD başkanı olabilecek, Hintli bir kadın Guatemala'yı yönetebilecek, bir başka ulustan bir başka kadın da Peru'yu.

Dünya yoksullarla, "hiçbir şeye sahip olamamanın huzuru bile kendilerinden esirgenenlerle" değil yoksullukla mücadele edecek.

Muhteris erkekler kazanamayacak; coşkun, taşkın kadınlar hafifmeşreplikle, şuhlukla itham edilmeyecek.

Kusursuzluk Tanrı'nın kusurlu ve sıkıcı bir ayrıcalığı olarak kalacak ve şu kahırlı, kahrolası, savruk ve sakar dünyada her gece sanki son gece, her gün sanki ilk günmüşçesine yaşanacak.

OTRA MUNDO ES POSİBLE!

BAŞKA TÜRLÜ BİR DÜNYA MÜMKÜN!

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 20 48
2. Fenerbahçe 20 44
3. Başakşehir 20 40
4. Beşiktaş 19 38
5. Adana Demirspor 20 37
6. Trabzonspor 20 35
7. Kayserispor 20 29
8. Konyaspor 20 27
9. Alanyaspor 20 25
10. Karagümrük 19 22
11. Gaziantep FK 20 22
12. Ankaragücü 20 22
13. Antalyaspor 19 21
14. Giresunspor 20 21
15. Hatayspor 19 20
16. Kasımpaşa 20 19
17. Sivasspor 20 18
18. İstanbulspor 20 15
19. Ümraniye 20 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 21 41
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Keçiörengücü 21 37
5. Pendikspor 21 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 20 34
8. Sakaryaspor 21 34
9. Boluspor 21 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 20 29
12. Adanaspor 21 22
13. Altay 21 19
14. Tuzlaspor 21 19
15. Erzurumspor 21 18
16. Altınordu 21 17
17. Ö.K Yeni Malatya 21 16
18. Gençlerbirliği 21 13
19. Denizlispor 21 13
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 18 47
2. Real Madrid 18 42
3. Real Sociedad 19 39
4. Atletico Madrid 19 34
5. Villarreal 19 32
6. Real Betis 18 31
7. Osasuna 19 28
8. Athletic Bilbao 19 26
9. Rayo Vallecano 19 27
10. Mallorca 19 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 19 21
13. Sevilla 19 21
14. Valencia 18 20
15. Espanyol 19 20
16. Celta Vigo 19 20
17. Real Valladolid 19 20
18. Cadiz 19 19
19. Getafe 19 17
20. Elche 19 6
Günün Karikatürü Tümü