Korona Virüsün Düşündürdükleri…(18) Yazar İnci Hekimoğlu ile Kürt siyasetçi Orhan Bezirganoğlu

  “CORONA”DAN SONRA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK DENİYOR. SİZ NE DİYORSUNUZ ? Ötekilerin Gündemi Hamza Özkan Merhabalar, “Corona” virüsü nedeniyle tarihsel  ve zorlu bir süreçten geçerken, toplum olarak, dünya olarak,  tarif edilemeyecek bir alt üst oluşu yaşıyoruz.

Korona virüsün düşündürdükleri... 18.04.2020, 14:07 11.11.2020, 17:15
8
Korona Virüsün Düşündürdükleri…(18) Yazar İnci Hekimoğlu ile Kürt siyasetçi Orhan Bezirganoğlu

 

“CORONA”DAN SONRA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK DENİYOR. SİZ NE DİYORSUNUZ ?

Ötekilerin Gündemi

Hamza Özkan


Merhabalar, “Corona” virüsü nedeniyle tarihsel  ve zorlu bir süreçten geçerken, toplum olarak, dünya olarak,  tarif edilemeyecek bir alt üst oluşu yaşıyoruz. Filmlere, romanlara konu olan sahnelerin gerçekliği karşısında şaşkın, çaresiz, umutsuz olsak da, umudumuzu  kaybetmemek için direniyoruz; direnmeliyiz de.

İlkellikten bugüne gelen insanlık, doğanın en güçlü varlığı olsa da, bu  harika teknolojiyle her şeye egemen olduğunun gösterisini yapsa da, öyle bir an geliyor ki doğal felaketler ve salgınlar karşısında savunmasız kalabiliyor.

Farklı gezegenlere, koloniler kurma projeleri yapan insanlığın doğayı bu denli tahrip etmesi, akıl tutulmasıyla güç ve silahlanma yarışına girmesini,  anlamakta zorlanıyor insan.

Aklını kullanan, hümanizmden, demokrasiden söz eden çağdaş ülkelerin  bir virüs karşısında nasıl bir felaket yaşadığına ve çaresiz kaldığına şahitlik ediyor, virüsün zengin ve yoksul dinlemediğini görüyoruz. Şu bir gerçek ki, bu krizde ekonomik olarak zayıf, alt yapısı kuvvetli olmayan ülkeler  daha çok etkileneceklerdir. Bu süreçte komplo teorileri ve öngörüler birbiriyle çatışıyor. Bu acı ve felaket hepimizin! Ne ırk, ne dil ne de din ayrımı gözetmeksizin, insanlığın kenetlenmesi ya da uyanışına da neden olabilir.

Bu sürece tanıklık ederken, çeşitli meslek gruplarına “Corona Virüsü” ile ilgili sorularımızı yönelttik.

 

 

 

Yazar İnci Hekimoğlu Bu bir yumurta-tavuk hikayesi gibi. İnsanlığın ulaştığı teknoloji, doğaya yabancılaşmasını da beraberinde getirdi. 

 

 

-İnsanlığın ulaştığı bu teknoloji ve Modernitede, her şeye çözüm bulunurken bir virüsün dünyayı egemenliği altına almasını ve insanlığı alt üst etmesini nasıl yorumluyorsunuz? 


 

Bu bir yumurta-tavuk hikayesi gibi. İnsanlığın ulaştığı teknoloji, doğaya yabancılaşmasını da beraberinde getirdi. 

Örneğin mesafeler kısaldı, günlük işler kolaylaştı, insan emeğine ihtiyaç azaldı ve bunun karşılığında insanın ‘konfor’ talebi sınırsız biçimde arttı. Yönetim mekanizmalarını ellerinde tutanların güç ve para hırsıyla doğaya, iklime, coğrafyaya  karşı işlediği suçlar, şimdi bütün insanlığa ağır bir bedel olarak dönüyor. 

Bilim insanlarının uyarılarını dikkate almayan kapitalist sistem yöneticileri elleriyle yarattıkları tahribat sonucu ortaya çıkan virüse karşı şimdi bilim insanlarından medet umuyorlar.

Aynı bilim insanları denizlerin, akarsuların, ağaçların, yaban hayvanlarının doğasını bozmayı sürdürdüğümüz takdirde başka virüslerin ve salgınların da kapıda olduğunu söylüyor.

Karantina günlerinde havanın, nehirlerin, göllerin temizlendiğine, gerçek sahipleri olan hayvanların geri döndüğüne tanık olmak ders niteliğinde bir deneyim olsa gerek.  

Ama kapitalist sistemin varlık nedeni, ne yazık ki insanlığın çıkarlarıyla çelişkili.  Şu kısacık birkaç ayda tanık olduğumuz doğanın kendini yenileme gücünden etkileneceklerini de yaşanan bu küresel felaketten ders çıkaracaklarını da düşünmüyorum.

Yüzde birlik egemen gücü sırtında taşıyan çoğunluğun küresel dayanışma ve örgütlenme ağları yaratmak için salgını fırsata çevirmelerini, doğayla barışık yeni bir düzen için harekete geçmelerini hayal ediyorum.

 

 

 

- Yaşanan bu yok oluş ve çöküş krizinde geleceğe nasıl bakıyorsunuz, bu ölümlerden sonra dünya yeniden mi şekillenecek, geleceğe dair düşünceleriniz nelerdir?


 

Buna bugünden yanıt vermek çok zor.  Geleceğe ilişkin tezler karamsar ve iyimser olarak ikiye ayrılıyor.

Dünyanın farklı yerlerinde yönetimler ve halklar nasıl bir dönüşüm geçirirler bilmiyorum. İktidarların krizi yönetme biçimleri, sosyal devletin sınırlarını genişletmeyi ya da totaliterliği tercih edip etmeyecekleri  belirleyecek. Öte yandan sosyal farkındalık ve değişimin kısa vadede olmayacağını biliyoruz. Toplumsal dönüşümlerin daha uzun vadede mümkün olduğunu da. 

Türkiye için yapacağım tahminler ise en azından kısa vade için kötümser kategoride yer alır. 

Pandemi nedeniyle ortaya konulan örnekler gösteriyor ki, daha totaliter ve faşizan bir yönetimin tüm alt yapısı tamamlanıyor.

Parlamentoyu, anayasayı ve yasaları çoktandır askıya almış iktidar güçleri eksik kalanı da korona gerekçesiyle tamamlamaya çalışıyor hızla. Örneğin infaz yasası.

Dertlerinin pandemi nedeniyle cezaevlerindekilerin güvenliğini sağlamak değil tersine cezaevindeki muhalifleri ölüme terk etmek ve koronadan kurtulanların da daha ağır eziyet görmelerini sağlamak olduğu açık. Boşalan yerleri de yine muhaliflerle dolduracaklar belli ki.

Diğer yandan işsizlik yüzde 30’a ulaştı, yoksulluk ve açlık pandemi öncesi de yüksekti salgın nedeniyle daha da hızlı artış gösterdi. 

Dolayısıyla kitlelerde var olan umutsuzluk ve memnuniyetsizliği önlemenin çaresini baskı ve şiddeti artırmakta buldukları anlaşılıyor. 

Bir görüşe göre işsizlik ve yoksulluğun arttığı toplumlarda faşizan eğilimlere  desteğin de arttığı yönünde. 

Bu görüşü savunanlarla şu noktada ayrılıyorum, bu denli ağır bir yoksulluk ve işsizlik bu iktidar döneminde yaratıldı.  Cumhurbaşkanlığı sistemine geçerken halkın desteğini sağlayan vaatlerin sahteliği ortaya çıktığı gibi adalet, sağlık, ekonomi alanlarındaki çöküş eskisini aratır hale geldi. O nedenle kısa dönemde ağır bir baskı süreci olacağını düşünsem de bunun çok uzun süremeyeceği kanaatindeydim.

Ayrıca eklemek gerekir ki, Türkiye yalnız iç dinamiklerin değil coğrafi konumu ve uluslararası  ilişkileri ile de pek çok etkenin belirleyici olduğu bir ülke. Salgın sonrasında yaşanacak gelişmeler bu etkenlerden bağımsız olmayacaktır. 

Ama asıl mesele ülke içindeki muhalefet odaklarının Türkiye’nin geleceğinde oynayacakları rol ve şimdiden yarına ilişkin ortaya koyacakları siyasi perspektif. 

 

Yazar İnci Hekimoğlu


Kürt siyasetçi Orhan Bezirganoğlu: “Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu’’ , bundan böyle bu böyle devam eder mi? göreceğiz.

 

 

     - İnsanlığın ulaştığı bu teknoloji ve Modernite de, her şeye çözüm bulunurken bir virüsün dünyayı egemenliği altına almasını ve insanlığı alt üst etmesini nasıl yorumluyorsunuz?


 

    Dünyada sistemlere yön veren küresel ve sömürgeci güçler şu soruya neden oldular. Ne olacak hallerimiz? Bilemem; Ama  bildiğim bir şey varsa oda hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağıdır. Bu güçler “Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu’’, bundan böyle bu böyle devam eder mi? göreceğiz.

 

Evet, teknoloji ve bilim küresel çapta covit 19 karşısında çaresiz kalmıştır. Bunu bir yengi veya yenilgi bağlamında düşünmekten çok ölümcül bir ders, bir hatırlatma olarak algılamak daha isabetli olacaktır. Malum dünya çapında bir duyarlılık ve hassasiyet hem spontone hemde teşvikle yükseliyor, tedbir önceleniyor, önemseniyor başka çözüm var mı henüz yok, sadece kişisel korunma ve tedbirler. Peki bu virüs öncesi insanlığı tehdit eden sayısız sorunlarla

ilgili;ekonomik(adil paylaşım, açlık-yoksulluk), siyasal-politik,kültürel-kimliksel ve özgürlük sorunlarına bir duyarlılık söz konusu muydu? HAYIR. Mesela konvansiyonel ve nükleer silahlar, bölgesel savaşlar, doğa ve üzerindeki canlılara yönelik yıkıcı faaliyetler bütün bunlar insanlığın temel problemleri,aslında ortak dertleri değilmiydi? Milyonlarca insanın canına malına yıkımına sebep olunuyordu, karşı bir ses varmıydı,HAYIR. Zaten doğa ve insanlık dizginsizce yok ediliyordu, kim tarafından finans kapital, kapitalist modernite eliyle. Covit-19 elimizi kolumuzu bağladı adeta bizi yalnızlığa hapsetti. Tersi olsaydı covit 19 un çıkma ihtimali belkide yoktu. Yani toplumsallığın gereği olarak el ele verip omuz omuza kapitalist modernite nin doğa ve topluma karşı bu keyfi saldırısının önüne dikilinseydi dünya muhakkak bambaşka olacaktı. Yani enternasyonalist bir karşı koyuş ve mücadeleyle; ne bu kadar yıkıcı bir virüs, nede bu kadar zalimane yıkımlar olmazdı;vede  bizi sevdiklerimizden ve günlük yaşamımızdan bu kadar koparmazdı. Covit-19 İnsani olana ki insanı doğayla beraber düşünüyorum, bir çağrı ve teşvik mesajı içeriyor, benim nazarımda. Teknoloji insanlığın kazanım ve kayıpları üzerinden limitlendirilmeli, değeri böyle belirlenmeli.

 

 

 

 - Yaşanan bu yok oluş ve çöküş krizinde geleceğe nasıl bakıyorsunuz, bu ölümlerden sonra dünya yeniden mi şekillenecek, geleceğe dair düşünceleriniz nelerdir? 


 

Yok oluş çok keskin bir iddia, bağışıklık sistemi bu virüsü tolere eden herkes varlığını sürdürecek. Bir çöküş var bu doğru. İnsanın kibir ve büyüklenmesinin ve yedeğine aldığı teknolojik desteğin çöküşü var. Hatırlı ve samimi insani bir selam dimdik ayakta. İnsanın ciddiyet ve samimiyette ki değişimi Covit-19 etkisinin derinliğine nüfuzu ile ilgilidir. Kapitalist modernite kazanımlarından kolay vazgeçmez bunu bilinçli sosyal aksiyonlar belirler. Bir kolonya ve maske için minnet ve şükran ile itaat edip secde eden toplumlar bu kategoriye giremez. Dalga batıdan yükselecek kelebek etkisiyle, dahil olunursa ne ala. Medya ve manipülasyon dünya çapında bir handikap. Aşılabilir mi belirsiz. Kitleler medya ve sosyal medyanın tahakkümünden. Kısa vadede pek iyimser olmamak gerekiyor. Toplumsal dönüşüm; öncü kuvvetlerinin katılımı ve örgütlülük düzeyinin alacağı evrensel seyirle ilgilidir. İnsan kendi hakikatini algılar ve buna uygun tutum alırsa umut var.Yine;bir günde açlıktan ölen binlerce çocuğun feryatlarına sebep olan kapitalist ve sömürgeci güçler umarım ve dilerim ki iyi sonuçlar çıkarır, aksi halde gezegenimiz daha yaşanmaz hale dönüşür.Geleceğe olan inançla; insanı insan yapan yerel ve evrensel değerlerle daha güzel ve umut dolu, sağlıklı yarınlarda buluşmak özlemiyle. Saygı ve Selamlarımla.

 

Kürt siyasetçi Orhan Bezirganoğlu

 

 

 

Yarın,  DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ile İhraç Öğretmen Dilek Kanlıbaş Demir


 

https://www.otekileringundemi.com/?p=54383

Yorumlar (0)
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. Man City 19 41
2. M. United 19 40
3. Leicester City 19 38
4. West Ham 20 35
5. Liverpool 19 34
6. Tottenham 18 33
7. Everton 17 32
8. Arsenal 20 30
9. Aston Villa 17 29
10. Chelsea 19 29
11. Southampton 19 29
12. Leeds United 19 26
13. Crystal Palace 20 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 20 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 20 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü