Ağaçlar, Tabiatın Sanat Eseridir - Serdar Taş

“Ağaçlar yandığında havada kalp kırıklığı kokusu bırakırlar.” (Jodi Thomas)

Köşesinde Yazdı... 15.02.2022, 21:50
103
Ağaçlar, Tabiatın Sanat Eseridir - Serdar Taş
banner44

Ağaçlar, Tabiatın Sanat Eseridir

“Ağaçlar yandığında havada kalp kırıklığı kokusu bırakırlar.”

(Jodi Thomas)

Ağaçlar merakımızı kaşıyan, muhayyilemizi baştan çıkaran, meramımıza ve malelimize mecaz olan varlıklar. Her soluğumuzda onların hakkı var ve “her iki çam ağacı arasında bir başka hayata açılan bir kapı var” (John Muir). Edebiyat ve filozof taifesi onlardan, o her bir dalı göğe uzanan, vakur, mağrur, ağırbaşlı bu varlıklardan ilham aldı. Arzdan arşa ağan, ayakta uyuyan, ayakta köklenen ve ayakta ölen mucizevi, epik ve görkemli varlıklar onlar. Ağaçlar bize sırtını dönmezler asla, ağaçların her yanı yüzüdür çünkü. George Nakashima, ağaçların doğayla en yakın, en doğrudan ve samimi rabıtamız olduğunu söyler. Hermane Hesse belki de paganist bir duyarlılıkla ağaçların birer sığınak, barınak, adeta kutsal mabet olduklarından dem vurur ve eğer onlarla nasıl konuşacağımızı, onlara nasıl kulak vereceğimizi bilirsek hakikati öğrenebileceğimizi de ekler. John Muir, Evrenle buluşmanın en berrak yolunun, bir ormandaki ıssızlığa, yabanıl yaşantıya yönelmekle mümkün olduğun dillendirir. Henry David Thoreou, hayatın iliğini emebilmek, yaşadım diyebilmek, ruhuna huzur ve dinginlik serpebilmek için ormana gider. O ağaçlar ki hışırdayan yapraklarıyla ve kuşların cıvıltılarıyla konuşur, yapraklarıyla seyreylerler alemi, yapraklarıyla emerler güneşin balkıyışlarını. Sabırlı ve kucaklayıcıdır ağaçlar; ağaca çıkmanın coşkusunu ve nefasetini bilen çocuklara cömertçe sunar meyvelerini. Richard Mabey’in nazarında ağaçsız olmak, eksiksiz fazlasız bir şekilde köksüz olmak demektir. “Ağaçlar, yeryüzünün gökyüzüne yazdığı şiirlerdir,” Halil Cibran için. Ve o, ağaçların kudreti ve güzelliği karşısında mest olur. Küçümen bir çekirdeğin çatlayıp, toprağın sinesini yarıp filizlenmesiyle, yerçekimine kafa tutarcasına boy vermesi nasıl da mucizevi bir süreçtir. Welsh Proverb’in şairane cümlesini yazımızda konuk etmemek haksızlık olur: “Bir elmanın kalbinde saklı olan tohum, görünmez bir meyve bahçesidir.” Tam da hayatta artık güzel, cânım bir şeyler olmayacağı düşüncesine gark olduğumuzda Albert Schweitzer imdadımıza yetişir: “Artık dünyada güzel bir şeyler olmadığını nasıl söyleyebiliriz ki! Bir yaprağın titreyişinde, bir ağacın şeklinde daima hayrete, meraka şayan bir şeyler vardır.” Peki sormalı nev-i beşere: “Hangi şatafatlı eşyada, hangi ihtişamlı gökdelende bir sekoyadaki azamet, bir zeytin ağacındaki estetik vardır!? Franklin D. Roosevelt ise tamamen Amerikan pragmatizminden seslenerek ağaçları Amerikan halkının âli menfaatleri gereği yaşatmaktan yanadır: “Topraklarını yok eden bir millet kendi kendini yok eder. Ormanlar, topraklarımızın akciğeridir; havayı temizler ve ulusumuza taze güç verirler.” Chris Maser, ormanlara reva gördüğümüz muamelelerin birbirimize karşı takındığımız tavrın bir yansıması ve temsili olduğunu söyler. Kadim zamanlardan ahir zamanlara yadigâr kalmış geçkin ağaçlar ise bizler için oldukça değerlidir. Onlar tarihin nice sergüzeştine sabır ve sükut halinde tanıklık etmişlerdir. Şayet dile gelecek olsalar, biz insan evladına neler neler anlatırlardı. Ancak sırrımızı ağaçlara ikirciklenmeden söyleyebiliriz, ne de olsa ağaçlar sırrımızı kimselere ifşa etmezler. Sir David Attenborough, yeryüzünde bir tek varlığın bağrında bunca canlıya fauna, mesken, mahfil olmasını hayretle hatırlatır bizlere. W.H. Auden usta kalemi ve kıvrak zekâsıyla onurlandırır ağaçları: “Bir kır yürüyüşü esnasında karşılaşılan ağaçlar, o ülkenin ruhuna dair ne de çok şeyi aşikâr eyler; herhangi bir kültür asla bir ormandan daha iyi değildir.” Güneşin yalımları yaprakların arasından süzülerek ışık yağmurlarına dönüşür. O ağaçlar ki eğer kulaklarımız işitebilecek görgü ve içgörüdeyse bizlere kendi serüvenini, ömrünü fısıldarlar. Matt Haig ise Finlandiya halkının mutluluğunu topraklarının %75’inin ormanlardan müteşekkil olmasına bağlar; el hak. Galeano’nun o fevkalade Hayal Kurma Hakkı isimli alelacayip manifestosunun maddelerinden biri de şöyle: “Yeryüzünün ve ruhun çölleri yeniden ormanlaşacak.” Ormansızlık, distopik bir dünyanın en karakteristik özelliklerinden biri olsa gerek. “Kendimleyim, ağaçlar beni okşamak için eğiliyor, gölgesi kalbimi kucaklıyor.” Bir ormandaki ağaçların nağmesini ancak kalbimizin onu duymak için gerek duyacağı sessizliğe hakkını verirsek duyabiliriz. Ve unutmamalı ki ağaçlar, kökleriyle kucaklaşırlar. Azılı ve azimli bir Yahudi düşmanı olan ve Nazizim’de bile hakkı olan Martin Luther’in, “Yarın dünyanın yerle yeksan olacağını bilsem bile yine de bir elma ağacı dikerim,” demesi yaşamdan yana olduğuna dair bizleri ikna etmeye kifayet edebilir mi hiç!? Ancak “devcileyin bir ormanın yaratılışı, bir meşe palamudunda mahfuzdur,” diye serdeden Waldo Emerson’un samimiyeti su götürmez. Wendell Berry, “Yeryüzüne ihtimam göstermek, bizlerin en kadim, en kıymetli ve neticede en sevinçli sorumluluğumuzdur.” “Doğanın tek bir dokunuşu, bütün dünyayı akraba kılar,” der Shakespeare; ayrıca aynı vardan var olduğumuzu, aynı cevherin damarları olduğumuzu, aynı varlık deryasında yüzdüğümüzü, tekmil varlıkların akrabalığını hatırlatır bizlere. Carl Sagan, “Bu çam ve ben, var olduk aynı maddeden.”

Hadi kelamımıza Joan Maloof esintisi de katalım: “Bir ormanın gölgeden kubbesini hissedebilmek için kişi farklı duyular kullanabilmelidir, çoğu vakit en faydalı olanı muhayyiledir.“ Ah, parmaklarım yine beni Hesse’nin sözcüklerine uğratıyor: “Ağaçlar öğrenmeyi, kuralları, talimatnameleri vaaz etmezler. Ayrıntıları göz ardı etmeksizin kadim yaşam yasasını vaaz ederler.” Paulo Coelho’ya atıfta bulunmak herhalde metnimizi hafifleştirmez: “Bütün bilgeliğimizin de aynı zamanda bir ağaçta saklı olduğunu söylemek de yerinde olacaktır. Yüz binlerce ağaçlı bir ormanda iki yaprak birbirinin aynısı olamaz ve aynı güzergâhta asla iki yolculuk birbirine benzemez.” Victor Hugo ise aşkı tanımlarken ağaç metaforuna müracaat eder: “Aşk, ağaç misalidir; kendiliğinden büyür ve tüm varlığımıza derin kökler salar.” Kim bilir; belki de aşk, karşıdevrime yazgılı bir devrimdir. Wangari Maathai’nin indinde yaşadım diyebilmek için ağaç dikmiş olmak elzemdir: “Bir çukur kazana, ağaç dikene, sulayana ve yaşamasını sağlayana kadar hiçbir şey yapmış sayılmayacaksın. Sadece konuşuyorsun.” Andrea Koehle, “En derin köklerimden bir direnç toplayabilmeyi öğrenebilmek için bir ağaç diker.”

“Ağaç olsaydım, insanları sevmek için hiçbir sebebim olmazdı,” diyen Raven Boys, Maggie Stiefvater’a katılmamak imkansız. Ben bir insan olarak bile insanları ve insanlığı sevmek için bunca az sebep bulabiliyorken bir ağacı düşünemiyorum bile. Kaldı ki ağaçların insanlar karşısındaki o savunmasızlığı, tehlikelere açıklığı beni her daim hüzünlendirmiştir. Şimdi bir daha dönüyorum Cibran’a: “Ağaçlar, toprağın göğe yazdığı şiirlerdir. Bizler onları yere devirir, kendi boşluğumuzu kaydetmek için kâğıda dönüştürürüz.” Hani evleri yüksek kurmuştu ya alçak ve ruhu bodur insanlar; belki de bir gün o ağaçlar kıyam eder, yongalarından yekvücut olur, o arsız ve hadsiz “göğüdelen”lerden ve yükseldikçe alçalanlardan hesap sorarlar. Bir roman karakterinin çocusu muhayyilesiyle söylüyorum: Keşke bütün ormanları saklayabilecek kadar büyük bir sığınağım olsaydı.

Yorumlar (1)
Erdal Başocak 3 ay önce
Emeğine sağlık
24
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 36 52
10. Kasımpaşa 37 50
11. Hatayspor 37 50
12. Sivasspor 36 48
13. Galatasaray 36 48
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 36 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 36 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 36 43
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58