Bir insan kaç kere ölebilir ki…

“Aysel cezaevine geri döndüğünde o dar mekânda yaşadıklarını tekrar tekrar düşünerek ‘Bu kadar da olmaz, bir insan kaç kere ölebilir ki’ diye soruyordu. Zaten yüreği Taybet Anne, Cemile Çağırga, Sêvê, Fatma, Pakize ile Barış Anneleri, Kobanê halkı ile parça parça ölmüştü…”

Köşesinde Yazdı... 14.04.2022, 22:55
12
Bir insan kaç kere ölebilir ki…
banner44

“Aysel cezaevine geri döndüğünde o dar mekânda yaşadıklarını tekrar tekrar düşünerek ‘Bu kadar da olmaz, bir insan kaç kere ölebilir ki’ diye soruyordu. Zaten yüreği Taybet Anne, Cemile Çağırga, Sêvê, Fatma, Pakize ile Barış Anneleri, Kobanê halkı ile parça parça ölmüştü…”

Leyla GÜVEN* JINNEWS' in KADININ KALEMİNDEN Yazdı; 

Sahi bir insan kaç kere ölebilir ki? Temelleri inkârcılık ve tekçilik üzerine kurulu olan bir ülkede; Kürt, Dersimli, kadın, Alevi, muhalif, feminist ve siyasetçi kimlikler ile yaşayabilmek mümkün mü? İşte sevgili Aysel bunu başarmak istedi, bunun için de çok çaba sarf etti. Bir annenin evlat acısını nasıl yaşadığına, onun isyanına, hawarına, feryadına ilk kendi annesinde tanıklık etti. Kardeşi Aytekin işkencede katledilmişti. Artık o evde hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını annesinin çektiği acıdan biliyordu. Annesinin acısını azaltabilmek için artık ona çok daha yakındı. Sürekli, ‘Anne bak ben varım ve hep yanında olacağım’ diyordu. Kim bilir belki de avukatlık mesleğini, insanlar işkencede katledilmesin, annelerin yüreği yanmasın diye seçmişti. Bu acılara sebep olan Kürt sorunundaki çözümsüzlüğün aşılması ve herkesin kendi kimliğiyle, kültürüyle, inancıyla özgürce yaşayabilmesi için bir şeyler yapmak istiyordu. Bu nedenle hem Asrın Hukuk Bürosu’nda çalışmalar yürütüyor, Sayın Öcalan ile görüşüyor hem de demokratik siyasette naif, doğal, samimi, mütevazı ve ilkeli bir anlayışla sadece elini değil bedenini taşın altına koyarak mücadele ediyordu.

Aysel umudunu hep diri tuttu

Sevgili Aysel tarihte halkımıza yaşatılan acıları tabi ki biliyordu. Dersim isyanını, Ağrı’yı, Zilan’ı, Maraş’ı, Çorum’u, Diyarbakır Cezaevi’ni ve daha birçok katliamı canlı tanıklarından dinlemişti. Ama o, bütün bu katliamlara rağmen sorunun demokratik yöntemlerle çözülmesine odaklanalım istiyordu. “Ne de olsa 21’inci yüzyıldayız, dolayısıyla yaşanan acıları deşmek değil sağaltmak gerekir” diyordu. Demokratik siyasette ısrar ediyor, umudu elden bırakmadan mücadelesine devam ediyordu. “Biz nerede eksik yaptık?” diye sürekli kendisini suçluyordu. Bir yandan da “Bu durum artık sürdürülemez, barış ve çözüm için adım atılacaktır” diye düşünüyordu. Çünkü dünyadaki çatışmalı süreçleri incelemişti. Bütün savaşların, çatışmaların en nihayetinde çözüm ve müzakere ile sonuçlandığını biliyordu. Bu nedenle umudu her gün yeniden canlanıyor ve başaracağız şiarı ile kararlılığını ve ısrarını her fırsatta ortaya koyuyordu.

Tarih yeniden tekerrür etti

Kürt siyasetindeki çözüm ısrarını görenler bu çözüm fırsatını ortadan kaldırmak için yeniden sahneye çıktılar (belki de hep sahnedeydiler). AKP ve MHP faşist iktidarında tarih yeniden tekerrür ettirilmiştir. Neredeyse 100 yıllık cumhuriyet tarihinde halkımıza yaşatılan bütün katliamların “çağdaş” versiyonu 20 yılda yeni araç, gereç ve teknolojilerle yeniden yaşatıldı. Onların amacı en çok da barış ve çözüme olan umudu yok etmekti. O nedenle Yüksekova’da Kürtleri yere yatırarak, ‘Türk’ün gücünü göreceksiniz’ demişlerdi. Sadece birkaç karşılaştırma yaptığımızda bu durum daha net anlaşılacaktır.

Kürtler unutmadı unutmayacaktır da

1938 yılında Dersim’de insanlar mağaralarda diri diri yakılırken, 2016 yılında Cizre bodrumlarında Kürtler aynı şekilde yakıldı. 1943 yılında Van’da 33 Kürt kurşuna dizilmiş, 2011 de Roboskî’de ise 19’u çocuk 34 Kürt hava bombardımanı ile paramparça edildi. Maraş, Çorum, Sivas’ta yaşananlar; Sur, Nusaybin, Şırnak ve Yüksekova’da canlandırıldı. Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan işkenceler, bugün İmralı ve diğer bütün cezaevlerinde devam ediyor. 2 Mart 1994’te DEP milletvekillerine yapılan darbe, 4 Kasım 2016’da HDP milletvekillerine yapılmıştır. Yani AKP-MHP faşist iktidarı geçmişte yaşananları hatırlamayan genç nesillere “uygulamalı” olarak o günleri hatırlatmıştır. Oysa Kürtler İttihat Terakki Şark Islahat Planı’nı, OHAL’i, JİTEM’i, faili meçhulleri, yargısız infazları asla unutmadı ve unutmayacaktır da!

Tek kaygısı annesiydi

HDP’ye yapılan 4 Kasım siyasi darbesinde Sevgili Aysel’de hukuksuzca tutuklanmıştı. Kürt siyasetini yürütenler cezaevi olgusuna elbette yabancı değiller. Cezaevleri artık Kürt siyasetçilerin ikinci adresi olmuş durumda. Ancak Sevgili Aysel’in tek kaygısı annesiydi. Ona söz vermişti, onu yalnız bırakmayacaktı. Annesinin sağlığı iyi değildi. Cezaevi görüşüne gelebilmesi çok zordu. Çünkü o tekerlekli sandalyeye mahkûmdu. Sevgili Aysel cezaevinde bu duruma katlanmaya çalışırken annesinin vefat haberini aldı. Yine kendisini suçladı. “Ben onu yalnız bıraktım, son zamanlarında yanında olamadım, son sözünü duyamadım” diyerek feryat etti. Arkadaşlarının desteği ile toparlandı ve annesini son yolculuğuna uğurlamak için mezarlığa geldi.

Çok bitkindi ve sürekli “Annem” diyerek gözyaşlarına boğuluyordu. Defin işlemleri devam ederken mezarlık faşistler tarafından sarıldı. O bu durumu bilmesin diye onu hemen araca bindirdik. Yanında kadın askerler oturduğu için elini tutamıyor, onu sakinleştiremiyorduk. Bu arada faşistler artık bize iki adım ötede avazları çıktığı kadar bağırıyor, en ağır hakaretleri savuruyorlardı. Bizim bütün çabalarımıza rağmen emniyet hiçbir güvenlik takviyesi yapmadı ve orada bizim linç edilmemize zemin hazırladı.

‘Bir insan kaç kere ölebilir ki’

“Terörist cenazesi istemiyoruz. Siz gidin, biz onu çıkarıp köpeklere atacağız” sözleri bizim bütün engelleme çabalarımıza rağmen Sevgili Aysel’in kulağına gitmişti. Bu sözleri duyduğunda arabadan dışarı fırladı ve avazı çıktığı kadar bağırdı; “Çıkarın annemi, onu burada bırakamam” dedi ve o anda Sevgili Aysel’in yüzünde barış, çözüm, kardeşlik, birlikte yaşam umutlarını emaresi kalmamıştı. Gözlerindeki parıltı sönmüş, sanki içinde bir şeyler bir daha asla onarılmayacakmış gibi kırılmıştı. Hatun Anne mezardan çıkarıldı, tekrar ambulansa alındı. Cenaze Dersim’e doğru yola çıkarılırken bizler de Sevgili Aysel ile eve geçtik. Kendisi kapıdan girerken annesinin dokunduğu her şeye dokunarak, “Annem; senin cenazene sahip çıkamadım, bu nasıl bir acıdır” diyerek saatlerce ağladı. Sevgili Aysel cezaevine geri döndüğünde o dar mekânda yaşadıklarını tekrar tekrar düşünerek “Bu kadar da olmaz, bir insan kaç kere ölebilir ki” diye soruyordu. Zaten yüreği Taybet Anne, Cemile Çağırga, Sêvê, Fatma, Pakize ile Barış Anneleri, Kobanê halkı ile parça parça ölmüştü.

Bunca acının failinden merhamet beklemek mi?

Bütün bu yaşadıklarından sonra Sevgili Aysel’e demans teşhisi konulmuş. Duyarlı çevreler ve sevgili kadınlar canımız Aysel’in infazının ertelenmesi ve dışarıda tedavisini sürdürebilmesi için bir kampanya başlatmışlar. Öncelikle bu kampanyaya katılan, destek veren herkese saygı ve sevgilerimizi iletiyorum. Bu çaba oldukça değerlidir. Öte yandan Sevgili Aysel için düşündüğümde kardeşi Aytekin’in katledildiği, Sakinelerin, Kemallerin, Hayrilerin, Mazlumların, Semaların anılarıyla dolu olan zindanlar mı; yoksa neresine baksa acıyı iliklerine hissedeceği acılı coğrafyamız dışarısı mı? Sanırım kendisi için artık hiçbir şeyin anlamı kalmadı. Eminim şimdi eskisi gibi sohbet edebilseydik, “Siz bana, anneme, halkımıza bunca acıyı yaşatanlardan merhamet mi bekliyorsunuz? Ben onlardan hiçbir şey istemiyorum” derdi. Yanlış anlaşılmasın, bu kampanya elbette çok anlamlıdır. Sadece diyorum ki; keşke bazı şeylere zamanında müdahil olabilseydik! Sevgili Aysel’in yükü bu kadar ağırlaşmasaydı. Her şeye rağmen, “Umut zaferden değerlidir” ilkesi ile hareket ediyor, mücadelemizi daha etkin ve her alanda sürdürüyoruz.

Güzel arkadaşım Aysel…

Keşke herkes Sevgili Aysel kadar emek ve çaba sahibi olsaydı. Partimizin ve kadın hareketimizin ilk eş genel başkanı, bağımsız vekillerle Meclis’e giren ilk kadın vekillerimizden, Asrın Hukuk Bürosu’nun ilk kadın avukatlarından, kadın mücadelesi yürütmüş, genç ömrüne birçok başarıyı sığdırmış güzel arkadaşım Aysel… Eminim dışarı çıkıp tedavisini tamamladıktan sonra yeniden halkımız için çok önemli çalışmalara imza atacaktır. Kürt, Alevi, feminist ve diğer bütün kimlikleri ile yoldaşımızla gurur duyuyor ve bir an önce sağlığına kavuşmasını can-ı gönülden diliyoruz.

* Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi

Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58