Ceren Sözeri Yazdı: ‘Ara rejim profesyonelleri’

Evrensel Gazete 'sinin Yazarı Ceren Sözeri bugünkü köşesinden, “Basın özgürlüğünün iki önemli amacı vardır..."

Yazdı/Çizdi... 23.01.2022, 11:31 23.01.2022, 11:42
15
Ceren Sözeri Yazdı: ‘Ara rejim profesyonelleri’
banner44

Ceren Sözeri

Evrensel Yazarı Ceren Sözeri    ‘Ara rejim profesyonelleri’  bugünkü köşesine taşıdı.

“Basın özgürlüğünün iki önemli amacı vardır. Bunlardan birincisi düşüncelerin serbestçe yayılabilmesi, ikincisi ise devleti yönetenlerin kamuoyu önünde eleştirilmesidir. Türkiye’de gelmiş geçmiş sağcı iktidarların hepsi de basın özgürlüğüne karşı çıkmışlardır.” 

Satırların yazarı Uğur Mumcu, arabasına konulan bir bombayla katledileli yarın 29 yıl olacak. Bomba düzeneğini kuranlar yargılandı, dosya kapatıldı ama öldürülmesi emrini verenler bulunamadı. Ağar’ın  “Bir tuğla çekersem yıkılır” dediği o duvar yıkılamadığı gibi daha da sağlamlaştı. Sedat Peker’in top atışlarından dahi zerre etkilenmedi. 1990’lı yıllarda işlenen 19 faili meçhul cinayet hakkında Ağar’ın sanıkları arasında olduğu JİTEM davası Cuma günü bir kez daha ertelendi. Sanıklardan eski özel harekat polisi Ayhan Akça’nın yurt dışı yasağının kaldırılmasıyla, yargılananlar arasında yurt dışı yasağı bulunan kimse kalmadı. 19 kişiyi öldürme suçundan yargılanıyorsanız yurt dışına çıkabilirsiniz ama özgür ve demokratik bir üniversite talebiyle protesto hakkını kullanan bir öğrencisiyseniz ya da devletin hoşuna gitmeyen bir haber yaptıysanız asla, tutuklanmadığınıza şükretmeniz beklenir.

Gazeteci Adnan Gerger, “Uğur Mumcu’yu Kim Öldürdü?” adlı kitabının başlarında cinayetin aydınlatılması için yapılan Umut Operasyonu sırasında gazetecilerin konumunu sorguluyor. Operasyonu yazan kimi gazetecilerin “derin devletin adamı” ilan edildiğini, ortaya atılan başka başka savlarla kafaların karıştığını, gazetecilerin sezgilerini yeterince kullanamadığını ve sonuçta işin içinden çıkılamadığını söylüyor. Bir yerde bu cinayetin peşine hakkıyla ancak Uğur Mumcu düşerdi diyor. Dahası Mumcu cinayeti sonrası yaratılan bu kaosu bir kırılma noktası olarak işaretliyor. Haklı, çünkü ondan sonraki tüm “faili belli” cinayetlerde benzer bir karmaşa yaratılacak ve gerçek suçlular asla yargılanmayacak, tıpkı Hrant Dink cinayetinde olduğu gibi…

Uğur Mumcu 1993’te öldürüldü, yıllarını yolsuzluk, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, devlet-mafya ilişkileri ve uluslararası örgütlerin operasyonlarını, siyasi ve finansal desteklerini ortaya çıkarmaya adadı. Onu gazetecilik adına bir ekol yapan her yazdığını bilgi ve belgelere dayandırmasıydı, hatta muhalefete de aynı öğüdü vermişti: “İlginç bir dönem yaşayacağız. Bu dönemde sol muhalefet bilgiye, belgeye ve kanıta dayanmak zorundadır” (“Dosyalı Muhalefet...” Cumhuriyet, 19 Nisan 1975).

Mumcu’nun bilgi ve olgulara dayalı yazdıkları, ölümünden üç yıl sonra, Susurluk kazasıyla ortaya dökülen kirli ilişkilerle bir kez daha kanıtlanacaktı. Tansu Çiller’in başbakan, Ağar’ın içişleri bakanı olduğu; gazetelerin “Abdullah Öcalan’ın aslında Ermeni olduğu” haberlerini servis ettiği o karanlık yılda, 1996’da, Hrant Dink ve arkadaşları Agos gazetesini kurdu. Amaçları dillerini bilmeyen Ermeni toplumuna seslenmenin yanı sıra Ermenileri tüm topluma anlatmak, toplumsal barışa katkı sunmaktı. Bugün bazılarının Kulüp dizisinden öğrendiği 6-7 Eylül gerçeklerini yazan onlardı. 2004 yılındaki, Sabiha Gökçen’in ailesini soykırımda kaybetmiş olan Hatun Sebilciyan olduğu iddiasına dayanan haber, öldürülmesine kadar geçen süreçte bir dönüm noktasıydı elbette, ama öncesinde de Agos baskılardan uzak değildi, birkaç kez toplatıldı, gazete yöneticileri yargılandı. 2004 ile 2007 yılları arası Hrant Dink’in tüm hassasiyetine rağmen güvercin tedirginliği ile yaşadığı, hedef gösterildiği, yaygın medyanın bunun yol açacağı sonuçları göz ardı edip, milliyetçi hatta şovenist koroya katıldığı bir dönemdi. Sonucu malum…

Dink suikastının üzerinden 15 sene geçti, esas sorumluların yargılanmadığı dava 15 sene sonra sonuçlandı, şimdi temyiz aşamasında. Her 19 Ocak’ta olduğu gibi, bu yıl da Sebat Apartmanı’nın önünde yüzlerce kişi toplandı, “Öldür diyenler yargılansın!” diye bağırdı. O soğukta yaygın medya dâhil çok sayıda kamera kayıttaydı, ama ne kadarını haber yapabildiler? Hatta yapabildiler mi? Pek çok gazetenin ne 19 Ocak, ne 20 Ocak’ta ilk sayfalarında Dink’e dair hiç haber yoktu. Hürriyet, 20 Ocak’ta adalet talebinden hiç söz etmeden Rakel Dink’in sözlerine atıfla “Ben geldim sevgilim” başlıklı bir haber yayımladı.

Uğur Mumcu 1 Şubat 1979’da öldürülen Abdi İpekçi’nin anısından hiç vazgeçmedi. Aydın Doğan’a satıldıktan sonra Milliyet’in eski yazı işleri müdürünün cinayetini takip etmemesine hem üzüldü, hem öfkelendi. Katili Mehmet Ali Ağca’nın peşine düştü. Ağca ile röportaj yaptı, kitaplar yazdı. İpekçi cinayeti dosyasının yeniden açılmasını sağladı. Bakın nasıl bir çaba: 

“Abdi İpekçi dosyasını ben 10 kez okudum, açığını yakalayabilmek için, ki 500 sayfadan fazla, silik fotokopiler, ifadeler.. Yani zamanını ayırmak sorunu. Bizde gazetecilik, köşende oturacaksın, çayını içeceksin, yazını öyle yazacaksın. Böyle anlaşılmış, oysa gazetecilik haber demek ve her gün yenilenen bir olay.” (1984’te BBC Türkçe’den Ayça Abakan ve Nuri Çolakoğlu’na verdiği söyleşiden).

Reklam

Mumcu, 8 Nisan 1982’de Cumhuriyet gazetesinde, tanımın kime ait olduğunu bilmediği “ara rejim profesyonelleri”nden bahsediyordu: “Sivil politikacılardır, hacıyatmaz bürokratlardır ve kalemlerinin çevresinde her döneme uygun danslar yapan ünlü ve hırslı gazetecilerdir”. Bugün hiç olmadığı kadar kalabalıklar. Ertuğrul Özkök 31 Ocak 2012’de “Uğur Mumcu’yu Kim Öldürttü?” başlıklı yazısında Hrant Dink’in hedef gösterildiği dönemde Hürriyet’in tutumunu aklamak için, “Abdi İpekçi... Sizce onu öldürenlere tahrik lojistiğini kim sağlamıştır? Mesela onun hakkında çok ağır yazılar yazan Uğur Mumcu olabilir mi?” diye soruyordu. Cevabı birkaç gün sonra Özgür Mumcu Radikal’deki köşesinden verdi: “Hele bu yazı, zamanında Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu için “Türk gazeteciliğinin yeni kuşakları artık bu iki rol modelini müzelerdeki haklı yerine yerleştirip başka yeni modeller de aramak zorundadırlar” demiş birinden gelince. Yeni modelleri arayıp bulana kadar, keşke kendisi Uğur Mumcu’nun Abdi İpekçi için yaptığı araştırmayı Hrant Dink için yapsaydı. Unutulmasın ki Uğur Mumcu yazdıklarıyla kapanmış İpekçi dosyasının tekrar açılmasını sağlamıştır.”

Özkök’ü bir tarafa bırakalım, o bunu da kendisine yapılan ‘haksızlıklara’ yazsın, hatta “Tansu’ya Mektuplar” serisine eklesin, popüler haber sitelerimiz, Dink’i anan yazıların ardından illa ki yayınlarlar.

Mumcu da, Dink de ideolojilerini, görüşlerini asla sakınmadılar, “mış gibi” yapmadılar, katılırsınız ya da eleştirirsiniz, lakin gazetecilikleri asla bugüne cuk oturan “ara rejim profesyonelliğine” dönüşmedi. Umutsuzluğa kapılmadan yine onun sözleriyle bitirelim, “Dün, bütün özellikleri ile bugünün ve yarının sadık bir aynasıdır. Yeter ki bu aynaya dikkatle bakalım."

Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58