banner9

banner8

Cinsiyetlendirilmiş bir mekân olarak hapishaneler- Yüksel Mutlu

Yeni Yaşam Gazetesi'nin kadın Eki'in Yazarı Yüksel Mutlu bugünkü, Mahpus kadınlar dört duvar arasında ne yaparlar? Nasıl yaşarlar? Hapsolma duygusu kadını nasıl etkiler?  Mahpuslukta zaman nasıl geçer gibi yüzlerce soru sorulabilir.

Köşesinde Yazdı... 01.07.2022, 14:24 01.07.2022, 14:46
22
Cinsiyetlendirilmiş bir mekân olarak hapishaneler- Yüksel Mutlu
banner44

Yeni Yaşam Gazetesi'nin  kadın Eki'in Yazarı Yüksel Mutlu 'Cinsiyetlendirilmiş bir mekân olarak hapishaneler' bu hafta ki köşesine,taşıdı

Aynı zamanda bu mekânlar direniş alanı olarak hayata geçiyor. Çünkü sistem kadını terbiye etmek, direnişini kırmak, özgürlük ideallerini yok etmek istiyor. Kapalı alanlardaki kadınların güçlü itirazı dışarının gündemine de destek veriyor

Mahpus kadınlar dört duvar arasında ne yaparlar? Nasıl yaşarlar? Hapsolma duygusu kadını nasıl etkiler?  Mahpuslukta zaman nasıl geçer gibi yüzlerce soru sorulabilir.

Aslında, Türkiye’de kadınlık ve mahpusluk, cinsiyetlendirilmiş mekân olan hapishaneler üzerine kapsamlı bir çalışma yok bildiğim kadarıyla. Var olanlar genellikle anı-kitap şeklinde mahpus kadınların hapishanelerde yaşadıklarını konu edinmişler, en azından bu bile iyi bir durum.

Şöyle diyerek başlamak gerekir, hapishaneler kadınlar için dışlandıkları, ayrımcılığa uğradıkları, cinsiyetçi ve kapalı mekânlardır. Nüfusa vuracak olursak dünyada hapishanelerdeki kadın nüfusu erkeklerden sayıca azdır. Ancak artan nüfus ve siyasal sorunlar nedeniyle erkek nüfusuna göre her geçen gün artış göstermektedir. Tarihi bakıldığında devrim yapılan ülkelerde mesela Bulgaristan, Arnavutluk, Çin gibi ülkelerde devrim öncesi birçok kadın hapishanelerde insanlık dışı işkencelere maruz bırakılmışlardır. İktidarlar kendileri gibi düşünmeyen, itaat etmeyen muhalif kadınlara her türlü ezayı, işkenceyi reva gördüler, buna rağmen kadınlar güçlü direniş göstererek tarihlerimize güçlü bir direniş notu olarak düştüler. Bizim kuşağımızın devrimci olma yolunda başucu kitaplarımızdan “Seni Halk Adına Ölüme Mahkum Ediyorum”, “Kızılkayalar” gibi kitaplar unutulmazlar arasında...

Dünyada hâl böyleyken bizim memlekette durum dünyada ki vahşetten pek de farklı değil. Türkiye darbeler ülkesi, neredeyse 10 yılda bir darbe yapılıyor, çalkantılı bir coğrafyada yaşıyoruz. Her darbe sonrası birçok insan tutuklanır, hapishanelere konur, işkencelerden geçirilir. 90 güne varan gözaltı sürelerini hatırlayalım. İşkencenin her türü denendi muhalifler üzerinde. Şu anda değişen tek şey kanımca uygulanan teknikler. Devlete karşı işlenen suçlar var, bir de "adli" dediğimiz kişiye karşı işlenen suçlar var. Fakat biz sadece siyasi düşüncelerinden, muhalif duruşlarından ötürü içeri kapatılan, özgürlüğünden edilenlere bakarsak bugün 12 Eylül’ü aratır bir durum söz konusu. Hapishaneler rejimin siyasi anlayışı, ideolojisi, iktidarlarla, devletle aynı düşünmeyenlerin kapatıldığı mekânlardır.

Türkiye’de her dönem siyasi mahpuslara kötü muamele, hak ihlalleri ve işkence vardı. Ancak bu dönemki kadar insan hak ve özgürlüklerinin ayaklar altına alındığı başka bir dönem yok. Her dönem demokrasi, barış, insan hakları savunucularının gündeminde olan hapishaneler ne yazık ki toplumun gündeminde bu kadar yer edinmiyordu. Sadece ailelere kalan bu mesele karşı tarafta yani siyasi iktidarda alabildiğinde hoyratça davrandığı özgürlüğünden edilen kişinin hapishanede ayrıca farklı ihlallerle uğraştığını bunun mücadelesini verdiğini biliyoruz.

İşte bu nedenle “Mahpusta Kadın Olmak” başlığıyla 11 Haziran 2022 tarihinde İstanbul’da TJA öncülüğünde gün boyu süren bir çalıştay gerçekleştirdik. Çalıştayda 70’lerde 80’lerde ve 90’larda mahpus kadın olma deneyimleri aktarıldı. Diyarbakır, Mamak, Metris, hapishanelerindeki deneyimler aktarıldı. Dünden bugüne mahpushaneler, mahpushanelerde hak ihlalleri, son bölümde ise ne yapmalı ve çözüm arayışları konuşuldu. Tabii en önemlisi de hasta ve yaşlı tutsakların yaşadıkları ve devletin bu konudaki politikaları oldu. Hasta tutsak sorunu kamuoyuna mal olmasına rağmen ısrarla bırakılmayan Aysel Tuğluk şahsında somutlaştırılıp tartışıldı. Hasta ve yaşlı mahpus kadınların aynı durumda olduğu, ATK raporlarına rağmen bırakılmayan mahpuslara ayrıca işkence olduğu, yaşatılanların ne insani, ne vicdani, olduğu, olsa olsa düşmanca bir tutum olduğu yaşlı ve hasta mahpusların bir an önce bırakılması gerektiği vurgulandı. Bu toplumsal soruna karşı mücadelenin yükseltilmesi, toplumun mahpuslara sahip çıkması, tecridin eril bir politikanın ürünü olduğu konuşuldu.

Sunumlardan biri de dünyada başka bir örneği olmayan ada hapishanesinde uzun süredir katı bir tecride tabii tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin özünde toplumun bütününe yayıldığını üzerine Asrın Hukuk Bürosu'ndan avukatın sunumuydu. Bu meselenin aynı zamanda Kürt sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklandığı ifade edildi.

Bugüne kadar sadece kadın meselesi ve mahpusluk üzerine yapılan böyle bir çalışma yoktu. Bu bakımdan önemliydi, her kesimden kadınların temsili düzeyde katıldığı bu çalışmanın açılış konuşmasını Fatoş Güney yaptı. Kadınların çok kıymetli değerlendirmeleri oldu. Hapishane mekânlarının kadının doğasına aykırı olduğu, kadınlar tek tip olmadığı, her sınıftan, gruptan, ideolojiden kadınların var olduğu, genç, engelli, çocuklu, hamile kadınlar olduğu. Kimisi tutuklu, kimisi hükümlü, kimi genç, kimi yaşlı, kimi eğitimli, kimi Türkçe konuşuyor, kimisi de Kürtçe. Tüm bu farklılıklar bir araya geldiklerinde bu kapalı alanları kadınlığın yeniden üretildiği alanlara çeviriyorlar, eğitimlerini yapabiliyorlar, disiplinli bir hayat oluşturabiliyorlar. Tabii bu o kadar da kolay olmuyor bunu direnerek gerçekleştiriyorlar. Yani aynı zamanda bu mekânlar direniş alanı olarak hayata geçiyor. Çünkü sistem kadını terbiye etmek istiyor, direnişini kırmak istiyor, özgürlük ideallerini yok etmek istiyor. Kapalı alanlardaki kadınların bu güçlü itirazı dışarının gündemine de destek veriyor. Aslında bizim yapmamız gerekeni onlar yapıyorlar. Ne kendilerinden, özgür ruhlarından, ideolojilerinden, ne de “dışarıdaki” kadınlardan vazgeçiyorlar.

Tabii en önemlisi erkek egemen iktidara, cinsiyetçiliğe karşı hakikati arayan mahpus kadınlar güçlü bir direniş gösteriyorlar. Kadın olma bilincinin, cins sevgisinin yaşandığı, hiyerarşinin ortadan kaldırıldığı bu mekânlarda her şey sahici yaşanıyor. Bu ülkenin kanayan yarası hapishaneler ailelerin acı ve ıstırap çektiği, kapılarda her türlü şiddete uğradığı, ama aynı zamanda bu kapılarda politize oldukları, birbirleriyle dayanıştıkları mekânlardır. Devlete karşı işlenen suçlar, suç kavramının bile tartışıldığı bir zamandayız. İdealimiz hapishanelerin hiç olmadığı bir ülkedir.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına  verirsiniz?
Bu Pazar Erken Seçim Olsa Oyunuzu Hangi İttifak'ına verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü