banner9

banner8

Nevin Sevük Yazdı: Alevilere Yönelen Devlet Eli ve Alevi Kurumlarda Karşılığı

Mevcut hükümet öncesi iktidarların kademeli ve hummalı çalışmaları, AKP döneminde meyvesini verdi. Şimdiye kadar laiklik kisvesi altında örtülü tutulan ayrıcalıklı Sünnilik, AKP döneminde çoğunluk olmaktan çıkıp iktidara oturdu. Böylelikle Sünnilik, 20 yılda iktidarın bütün imkanları ile kendisine hizmet edilen devlet mekanizması, devlet dini halini aldı.

Yazdı/Çizdi... 25.12.2021, 10:01
71
Nevin Sevük Yazdı: Alevilere Yönelen Devlet Eli ve Alevi Kurumlarda Karşılığı
banner44

Mevcut hükümet öncesi iktidarların kademeli ve hummalı çalışmaları, AKP döneminde meyvesini verdi. Şimdiye kadar laiklik kisvesi altında örtülü tutulan ayrıcalıklı Sünnilik, AKP döneminde çoğunluk olmaktan çıkıp iktidara oturdu. Böylelikle Sünnilik, 20 yılda iktidarın bütün imkanları ile kendisine hizmet edilen devlet mekanizması, devlet dini halini aldı.

Devlet dini sıfatıyla da Sünnilik, bunun gereğini yaparak her alanda kendini konumlandırdı. Böylece yaşam; dar alanda var olma mücadelesindeki farklı etnik gruplar, inançlar, dinler, diller için daha çekilmez bir hal aldı. Özellikle Sünni ideolojik bu denetim, bu baskı en bariz şekliyle Aleviler üzerinde uygulandı.

Bu döneme kadar Aleviler üzerinden şiddet uygulayarak sindirme yöntemi uygulayan devlet, özellikle Gezi Olayları sırasında aktör Alevi gençliğinin örgütsüz dahi olsa karşı direnişini tecrübe etti. Buna göre Alevilere karşı yeni bir şiddet denemesinin getirisi, geri dönüşümü çok tehlikeli olabilirdi. Bu durumu iyi analiz eden tekçi sistem, başka çözümler aramaya yöneldi. Böylelikle yoğun bir ayırma, ayrıştırma, birbirine düşürme, bölücülük girişimlerine yoğunluk verildi.

Zira gelinen noktada, Alevi’ye uygulanan yüzyıllık terminolojik devlet şiddeti ters tepmiş, Bu şiddet silsilesi, Alevileri hedeflenen Türk-İslam ideolojisinden iyice uzaklaştırmıştı. Köylerinden şehirlere sürülen Aleviler; saklanmak, kendi içine çekilip sinmek yerine devlete karşı tavır almaya, korunmaya, başka alternatif çıkışlar aramaya koyuldu. Özellikle 1990'lı yıllarda Avrupa Alevilerinin de başını çektiği yoğun, ivedi örgütsel bir çalışma başladı. Aleviler kendi imkanları çerçevesinde Cemevleri, kültür merkezleri inşa etmeye başladılar. Kendilerine uygulanan nefret paradigmasına karşı, çıkışın; örgütlenmekten ve bir araya gelip güç oluşturmaktan geçtiğine odaklandılar. Bu bağlamda hareket eden örgütlenmiş Alevilerin yanında yer almaktan çekinenler de dahil, asimilasyon süreçlerinde zarar görmüş kimselerin, değerlerine dönüş yaptıkları da gözlendi. Yine Kızılbaş-Aleviliğinin özünü, Aleviliğin İslam öncesi evveline, tarihsel ve siyasal çalışmalara da yoğunlaşan az da olsa bir Alevi kesiminin de bu dönem oluştuğundan söz edebiliriz.

Böylelikle eş zamanlı olarak Alevinin talepleri artmaya, “kardeşin değiliz, eşit yurttaşlık istiyoruz, gereğini yap” diye direten; tarihsel, siyasal, örgütsel bir rüzgârı arkasına almış bir Alevi uyanışı başladı.

Eskiden “kâfir, kestiği-pişirdiği yenilmez’’ şeklinde itibarsızlaştırılan, sindirilen zındık Alevilik; ülke genelinde esen sol hareketler, sol partiler etrafında politikleştikçe “bölücü, devlet düşmanı, terörist’’ şeklinde kriminalize edildi. Müesses nizamın kindar, barbar şiddetine maruz kaldı.

***

Aleviler, son beş yüz yıllık İslam’la sınırlandırılan Alevîlik dışında, iki bin yıllık geçmişinin hak yolu ışığında (Raa Heq) sesini yükseltmeye başladı. Osmanlı'nın “zındık’’, Cumhuriyetin “ötekinin ötekisi” Alevisi, bu sefer “İslam dışına çıkmakla, dini bölmekle suçlanır’’ oldu. Bu öze dönüş hali elbette birilerinin dikkatini çekti. Önce yol düşkünü kimselerle Camii-Cemevi projeleri denendi. Ama halk ilgi göstermedi. Ama pes etmediler. Şu günlerde de olduğu gibi devlet Alevinin peşine düştü. Çıktıkları bu yoldan geri dönmeleri istendi. Zira Alevi kendisine biçilip ölçülenin dışına çıkıyor, “biz İslam’ın özüyüz” takiyesini bırakıp İslam’ın dışına everiliyordu. Alevinin devletin izni olmadan çıktıkları bu keşif; tekçi, ırkçı, Türkçü Sünni İslam için büyük bir tehlike olarak algılandığı için, nizama getirilmeliydi. Maraş, Çorum, Malatya, Sivas'taki gibi yakıp yıkarak, yok ederek yola getirmek kolaydı. Fakat Aleviler artık eski Alevi olmamakla birlikte, örgütlü güçleri ile gereken itirazı gösteriyor, tepkiyi organize edebiliyorlardı.

O halde yeni bir yol bulunmalıydı. Günümüzde tam da bunu yapıyorlar; Aleviliği yeniden tanımlama derdine düştüler. Ayırma, ayrıştırma, birbirine düşürme siyasetine hız verdiler.

20.yy'ın başında Anadolu karış karış gezilerek oluşturulan Baha Said'in 'Türklüğün otantik taşıyıcıları ve Türklüğün özü Aleviler' raporlarını referans olarak alacak, Aleviliği bir tek Türklükle ilişkilendirip, diğer Alevi etnik grupları özellikle Kürtleri saha dışına itmek istiyorlar.

Türkolog Fuat Köprülünün 'heterodoks İslam Alevilik' araştırmalarını karıştırıp Aleviliği “İslam’ın içinde’’ tutma gayretine girmişler. Bununla son beş yüz yıllık İslam’la sınırlı Aleviliği; iyice Şiiliğe hapsetme hesabı yapıyorlar.

Ve nihayet Alevi açılımı-maçılımı derken baklayı ağızlarından çıkardılar. Şöyle bir tarif en yetkili ağızdan kamuoyuna açıklandı: "Irk, dil, mezhep farklılıkları öne çıkarılarak Müslümanlar arasındaki fay hatları keskinleştiriliyor. Her gün beş vakit aynı kıbleye yönelenler arasına nifak tohumları serpiliyor. Belirli çevreler arasında ayrı bir din gibi yansıtılmaya çalışılıyor. Batıda pişirilen ve son dönemde ülkemize ihraç edilmeye çalışılan Ali’siz Alevilik gibi yıkıcı projelerin toplum içinde pohpohlanmasının gerisinde bu var. Açık ve net söylüyorum Alman devleti Ali’siz Aleviliğe ciddi bedeller ödemek suretiyle İslam dünyasında ve özellikle ülkemizde bölünmenin tohumlarını ekmek istiyor.” (Recep Tayyip Erdoğan)

Üstteki alıntıda da görüleceği üzere “Ali'li Alevîlik, Ali'siz Alevîlik” ikilemi pimi çekilmiş bomba gibi Alevilerin arasına bırakıldı. Böylece kontrol altına alamadıkları Aleviliği; Yol'un zenginliği olan "Bin Sürek"le vuracak, Aleviliğin son beş yüz yılını iki bin yılı ile çatıştıracak mekanizmayı harekete geçirmiş olacaklar.

Yöntem farklı olsa da amaç bildik, tanıdık: makbul tebaa Alevilere nizam vermek, Alevileri yola getirmek, Aleviliği İslam yaftalı çuvalın içinde eritip dönüştürmek, asimile etmek!

Bunun için uygulamalar hayata çoktan geçirildi bile. Devletin yeni buluşu; yerli, öz be öz Alevi kayyımlar yaratmak-atamak oldu. Cemevi dedelerini, kurum çalışanlarını, başkanlarını maaşlı kayyım olarak beslemeye başladılar. Yıllarca Alevinin tekçi sisteme karşı direnerek, büyük uğraşlar ve yokluklarla oluşturdukları kurumlarda, inşa ettikleri Cemevlerinde bizi bize kırdırmak. Bir üzümü engür suyu yapıp kırk kişi ile içen, bir elmayı bir Ceme paylaştıran dayanışmacı, paylaşımcı birliğin içine nifak tohumu ekmek istiyorlar. Bu yolla da Aleviliği, Alevi kurumlarını sisteme entegre etmeye çalışmak hedefindeler.

Peki Alevi kurumlarında devletin bu yaptığının karşılığı var mı?

Kısmen olduğu söylenebilir. Aslında böyle bir kitle, üstte de belirttiğimiz gibi yaratıldı. Yol’a göre düşkün sayılabilecek bu tayfa ile Alevi toplumsallığına yönelim başlamış durumda.

Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Sivas’ta “bir ölüp bin doğan’’ Alevilere karşı; gri pasaportlu dedeler ve düzenin değirmenine şu taşıyan popülist başkanlar ile çıkıyorlar artık.

Aylarca Alevi kurumları çatısı altında, gizli kapılar ardında iktidarla pazarlıklar yapıldı. Kurulan bu tezgâha düşmeyen kurumlar olduğu gibi; sistemin kurguladığı bu değirmenine su taşıyanlar da az olmadı. Bunu da iktidarın kapı kulu yandaş bir gazetecinin kaleme aldığı, büyük puntolu haberlerden öğrendik.

Gelinen aşamada Aleviliğin çatısı, Aleviliğin orijini Dersim'de, Dersim Cemevinde, sistemin her türlü yönelimi karşılık bulmaya başladı. Bu yönelimler de devletin yerel unsurları aracılığıyla tabana yayılmaya çalışılıyor.

Üstteki soruyu tekrar soralım: Peki karşılığı var mı?

Evet var; temeli çoktan atılmış bir karşılığı var.

Evet var; Şia kisvesine bürünmüş Sünni İslam Alevi kurumları içinde cirit atmaya başlamış bile.

Evet var; zira Alevilerin örgütlendikleri bu kurumlar, bugünkü haliyle “takvimsel anmalardan, dini inanç ve cenaze kurumu’’ olmaktan öteye gidememiştir.

Hemşericiliğin, hısımlığın tavan yaptığı bu kurumlar; aynı başkanlar, aynı yönetimler etrafında dönüp durmuş, kendi burjuvazi tabakasını yaratmış ve Alevi tabandan uzaklaşmıştır.

Devletin tekçi, mukaddesatçı yönelimine karşı olduğunu söyleyen kurumlarımız, önce özünüzü dara çekin; sonra ‘Aleviliği İslam’la sınırlamayın. Beş yüz yıl öncesi de var. Yüzünüzü iki bin yıl öncesine dönün’ diyen seslere kulak verin.

Aleviliğin sadece dogmatik inanç yönünü önceleyip; onun materyalist, batini felsefesinden, mazlumdan yana paylaşımcı, ideolojik özünden ve akılcı düşün dünyasından uzaklaşmayın! Anaç Kızılbaş-Alevi inancına burun büküp kurumlarınızı “eril gücün’’ hizmetine sunmayın! Kadını aşure pişirsin diye kurumların mutfağına tıkamayın! Bilerek yahut bilmeyerek, Aleviliği devletin tekçi paradigmasına kendi ellerinizle teslim etmeyin.

Yorumlar (0)
23
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Sizce bir erken seçim yapılsa bunu hangi ittifak kazanır?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü
banner58