Sular altında bırakılan tarihi Hasankeyf’in hafızasına odaklanan "Demans" belgeseli

Sular altında bırakılan tarihi Hasankeyf’in hafızasına odaklanan "Demans" belgeselinin yönetmeni Renas Yıldız, köyü sular altında kalan Bedia isimli yaşlı bir kadının direngenliğinden etkilendiğini söyledi. 

Kültür-Sanat 31.10.2021, 11:48
63
Sular altında bırakılan tarihi Hasankeyf’in hafızasına odaklanan "Demans" belgeseli

DİYARBAKIR - Sular altında bırakılan tarihi Hasankeyf’in hafızasına odaklanan "Demans" belgeselinin yönetmeni Renas Yıldız, köyü sular altında kalan Bedia isimli yaşlı bir kadının direngenliğinden etkilendiğini söyledi. 

MA / Ceylan Şahinli'nin özel haberine göre; Yanı başında kurulduğu Dicle Nehri üzerine inşa edilen Ilısu Barajı'nın suları altında bırakılan 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf, devlet tarafından bölgeye yönelik bilinçli bir politika olarak izlenen tarihsel, politik, kültürel ve ekolojik kırımının en yakıcı örneklerinden biri oldu. Toplumsal hafıza ve mirası yok etmeye girişen devletin oluşturmaya çalıştığı “hafıza” ve Kürtlerin hafızalarını koruma mücadelesi, “Demans” isimli belgesele konu oldu.

Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği’nin katkılarıyla hazırlanıp, çekimleri 3 ay süren belgeselin galası, geçtiğimiz 1 Ekim'de Diyarbakır'da yapıldı. 

Yakın zamanda İstanbul ve Batman’da da izleyici ile buluşacak belgeseli, projenin arkasında yer alan Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği yöneticisi Mahir Fırat Fidan ve yönetmen Renas Yıldız ile konuştuk.

Belgesele ismini veren “Demans” kelimesinin, “Hafıza yitimi/bunama” anlamına gelen Latince kökenli bir kelime olduğunu belirten Mahir Fırat Fidan, belgeselin odak noktasını oluşturan “hafıza"ya vurgu yapmak için isim olarak bu kelimeyi tercih ettiklerini söyledi. 

Fidan, “Demans, kelime anlamı itibariyle bir hastalık, tıp terimi. İktidarın kendi hafızasını yaratmak için Kürt halkının hafızasını yok ederek, yeni bir hafıza yaratmaya çalışmasını, bu kavramla diyalektik bir ilişki kurarak yansıtmak istedik. Yani hafıza kavramının içini yeni bir hafızayla doldurmak istedik” diye belirtti.

GÖÇLER

Göçlerin, tarih boyunca iktidarların halkları cezalandırmak için kullandıkları bir yöntem olduğunu ifade eden Fidan, “Halklar her zaman zorla göçe maruz bırakılarak cezalandırılmak, asimile edilmek ve yok edilmek istenmiştir. Yakın tarihe baktığımızda Kürt halkı, özellikle 1990’lı yıllardan, çözüm sürecinin bozulduğu dönem de dahil olmak üzere hep bir zorunlu göçe maruz bırakılmıştır” dedi. 

SİSTEMLİ BİR POLİTİKA

Zorunlu göçlerin devlet tarafından sistemli bir politika olarak kendini gösterdiğine değinen Fidan, Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği bünyesinde buluşan 4 ayrı derneğin özgün çalışmalar yürüttüklerini, bu çalışmalardan birinin Demans belgeseli olduğunu dile getirdi. Belgeselin Hasankeyf’te yapılan Ilısu Barajı ve bu baraj sebebiyle boşaltılan 199 yerleşim yerini konu edindiğini belirten Fidan, şunları söyledi: “Belgesel, yerleşim yerleri sular altında kalan, yerlerinden olan Kürt halkının ve diğer halkların yaşadığı temel sorunlardan biri olan hafıza sorununa ve onların hikayelerine odaklanmaktadır. Batman, Amed, Siirt, Mardin ve Şırnak, yani toplam 5 kentte Ilısu barajının etkileri söz konusu. Sular altında kalan 199 yerleşim yeriyle beraber Ilısu Barajı'nın yarattığı travmatik etkiler kendini göstermektedir. Demans belgeseli bu noktaya odaklandı.”

ÇIKIŞ KAYNAĞI DİRENİŞ

Yönetmen Renas Yıldız ise Hasankeyf’in tarihsel ve kültürel mirasının sular altında bırakılmak istenmesi ile Batman başta olmak üzere Kürdistan kentlerinde buna karşı verilen direnişten etkilenerek bunları bir belgesel haline getirmek istediğini anlattı. Yıldız, bu yola çıkış serüvenini “Hasankeyf, içinde büyüdüğüm bir direniş öyküsüydü diyebilirim” sözleriyle dile getirdi.

“Bu baraj birkaç yılda planlanıp, yapılmadı ve elbette buna karşı geliştirilen direniş de öyle basit değildi” diyen Yıldız, 20 yıl süren ve babasının da içerisinde olduğu bu mücadeleye bir şeyler katmak için belgeseli hazırladıklarını ifade etti.

MÜCADELE GÖRÜNÜR OLMALIYDI

Hasankeyf’te şantiyeler kurulup, yıkım süreci başlayıncaya kadar kendisinin de elinden geldiğince sahada yıkıma karşı mücadele ettiğini paylaşan Yıldız, belgesel fikrinin nasıl doğduğunu şöyle anlattı: “Baraj yapımından sonra verilen mücadelenin görünür olması gerekiyordu. Bunun üzerine yoğunlaştım. Uzun yıllar boyunca tarihi yapıyı, kültürel mirası ve yaşam alanlarını korumak için mücadele eden insanları ve yaşanan direnişi bir şekilde anlatmak istedim. İlk önce yaşanan hak ihlallerine ve tarihin yok edilişine dönük bir rapor hazırlama fikri uyandı bende. Ancak daha sonra bu insanlık suçunu toplumsal bellekte yer edinmesini ve asla unutulmamasını istedim. Yaşananları halka ulaştırmayı ve durumu görünür kılmayı hedefledim. Bu durum beni bir fotoğraf sergisi açmaya ve belgesel çekme fikrine yöneltti.”

ÇEKİMLERDE DE BASKI SÜRDÜ

Yıldız, sahada en çok etkilendiği noktanın ise devletin halk üzerinde kurduğu sistematik baskı olduğunun altını çizdi. Yıldız, “İnsanların tedirginliğini onlarla kurduğum diyaloglarda hissedebiliyordum. Aslında ben de devlet baskısına çekim aşamasında maruz kaldım. Drone gibi bazı ekipmanları kullanmamız devlet güvenliği bahane edilerek engellendi. Bunun yanı sıra zorla yerinden edilen insanlar dağılıp farklı alanlara gittikleri için onlara ulaşmak da oldukça zor oldu” diye konuştu.

İKİ TEMEL HİKAYE

Çekimler sırasında sahada iki temel hikâyeyle karşılaştıklarından bahseden Yıldız, bunlardan birinin köylerini terk edip şehirlere yerleşmek zorunda olanlar, diğerlerinin ise yerinden etme politikalarına karşı direnen ve sular altında kalan köyün civarına yeniden evler inşa ederek yaşamlarını sürdürenler olduğunu ifade etti. Bu sebeple hem köy civarında yaşayan ailelerle hem de Batman şehir merkezine göç edenlerle ayrı ayrı temas kurduklarını belirten Yıldız, “Bu iki hikâyenin yanı sıra bir de Hasankeyf gerçekliği vardı. Hasankeyf’in tarihi yapısını, yıkım sürecini ve buna karşı geliştirilen direnişi anlatması için Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi Aktivisti Rıdvan Ayhan ile görüşmeler gerçekleştirdim” dedi.

GEÇMİŞİNİN YASINI TUTAN KADIN

Halkla kurdukları her temasta farklı hikâyelere kapı aralandığını söyleyen Yıldız, bütün hikâyelerin ortak noktasında ise “zorla yerinden edilme” gerçeği olduğunu vurguladı. Bu süreçte birbirinden travmatik birçok hikâye ile karşılaşsa da kendisini en çok etkileyenin köyü sular altında kalan Bedia isimli yaşlı bir kadının direngenliği olduğunu paylaşan Yıldız, bu etkiyi "Bedia, köyü sular altında bırakıldıktan sonra bütün varlığını satarak köyün yukarısında yer alan tepede inşa ettiği yeni bir evde yaşam sürdürmeye çalışıyordu. Bütün komşuları ve akrabaları şehirlere göç etmiş olan bu kadın, tepedeki evinden aşağıya bile inemediğini ve o evde yalnız başına öleceğini söylüyordu. Bugün sular altında yatan köyüne o tepeden her baktığında, köyünün yok oluşunu hatırlıyor ve geçmişin yasını tutuyordu. Aslında onunki bir tutsaklık haliydi. Yaşamına, hafızasına olan bağlılığına verilmiş bir cezaydı” sözleriyle dile getirdi. 

Yorumlar (0)
banner57
8
açık
Günün Anketi Tümü
"Erken seçim olursa Cumhurbaşkanı kim olmalıdır? "
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 15 27
3. Fenerbahçe 15 27
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 15 18
17. Göztepe 15 14
18. Öznur Kablo Yeni Malatya 15 14
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Ankaragücü 15 30
2. Erzurumspor 13 28
3. Ümraniye 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Menemenspor 14 18
14. Bursaspor 14 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 14 14
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 14 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 15 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Everton 15 18
13. Brentford 15 17
14. Crystal Palace 15 16
15. Leeds United 15 16
16. Southampton 15 16
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Athletic Bilbao 16 21
10. Osasuna 16 21
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 16 11
20. Levante 16 8
Günün Karikatürü Tümü