İSVİÇRE- ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ HABER HAMZA ÖZKAN;  19-27 EYLÜL TARİHLERİ ARASINDA ORGANİZE EDİLMİŞ "İCERDEN DIŞARIYA FOTOĞRAF" SERGİSİNE DAVET 19 Eylül'de İsviçre'nin - Bern kentinde başlayıp diğer kentlerde de devamı getirilecek "içeriden Dışarıya - Düşler Tutsak Edilemez" isimli sergiye ilişkin açıklamada bulunan Yazar, Şair Adil Okay kalemiyle:

AMACIMIZ, TUTSAKLARIN DÜŞLERİNİ GÖRÜNÜR KILMAK (C)eza evleri için “topluma yeniden kazandırma, rehabilitasyon” değil, toplumun “zorla” dizayn edilmeye çalışıldığı hatta tutsakların hasta edilmeye çalışıldığı mekânlardır demek daha doğru. Dışarıda da acımasız devlet sopası var. Dışarıda da özgür değiliz diyoruz ama “içerisi” ile kıyaslamak doğru değil. Cumhuriyet tarihi boyunca hapishane politikası “ıslah etme, topluma kazandırma” değil, tutsakları kişiliksizleştirme, çürütme ve imha amaçlı “modern Mengele” laboratuvarı olagelmiştir. Yasalar değişmiş, hapishane adları değişmiş, F Tipleri, E, T, L Tipleri icad edilmiş, yeni yeni, “modern“ hapishaneler yapılmış ama işkence, hak ihlalleri, keyfiyet kimi zaman az, kimi zaman çok devam etmiştir. Ve “rehabilitasyon, topluma kazandırma“ vaatleri de her dönem aldatmaca olarak kalmıştır. Ben çeşitli yazılarımda hapishaneler için “Eza Evi” sözcüğünü kullandım. Ve yıllardır Türkiye’nin birçok kentinde açıp sonra Avrupa’ya taşıdığımız “Görülmüştür Mahpus resimleri - mektupları” ile “İçeriden dışarı - dışarıdan içeri Fotoğraf Köprüsü” adlı sergilerin açılışlarında yaptığım konuşmalarda “Eza Evleri”ndeki Sol, Sosyalist ve Yurtsever Tutsakların suçlu olmadığının altını kalınca çizdim. Onların bizim için, çocuklarımız için, özgürlük ve eşitlik için, kapitalist yağma nedeniyle kirletilen göllerimiz, nehirlerimiz, denizlerimiz için, yakılan ormanlarımız için velhasıl daha güzel ve adil bir dünya için mücadele ederken esir düşen insanlar olduklarını vurguladım. Ve hiçbir zindanın, hiçbir zindan zebanisinin onların düş gücüne kelepçe vuramayacaklarını anlatmaya çalıştım. Bu amaçla sizleri 19 Eylül'de İsviçre'nin Bern kentinde "Düşler Tutsak Edilemez" adlı sergimizin açılışına davet ediyoruz. Sonra sırasıyla sergimiz 29 Eylül Basel'de 3 Ekim'de de Lozan'da açılacak. Zürih'te de "Hapishane" temalı bir panelde konuşmacı olacağım. İsviçre'ye kadar gitmişken bir de moral gecesi yapalım dedik. İki kentte de şiir ve müzik dinletisinde yer alacağım. Bern dışındaki kentler için tarih ve adresleri daha sonra paylaşacağım. Açılacak olan sergimize davet ediyoruz. Basın açıklamamızda belirttiğimiz gibi bu çalışma, basında daha önce "Fotoğraf Köprüsü" olarak tanınan ve 55 Mahpus ile 55 Fotoğrafçıyı buluşturduğumuz serginin ikinci aşamasıdır. "Fotoğraf Köprüsü" geçtiğimiz iki yıl boyunca Türkiye'nin birçok yerinde ve akabinde 3 Avrupa ülkesinde sergilenmişti. Projemizin ikinci aşamasında -iki yıl süren meşakkatli bir yolculuktan sonra - 30'a yakın cezaevine yeniden girerek 68 Tutsak ile 60 Fotoğrafçı'nın buluşmasını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu buluşmaların birinci amacı "tutsakların düşlerini görünür kılmak"tı, bir diğer amacı da her geçen gün artan politik tutuklu ve hükümlülere bir selam iletmek, varlıklarını dışarıda yaşayanlara yeniden duyurmaktı. Bu projede amacın hasıl olması size bağlıdır. Zira sanat eseri, ancak seyirciyle, okuyucuyla, izleyiciyle tamamlanır. Bu bağlamda sizden tek beklentimiz: Davetimize icap etmeniz, gelip binbir emekle ördüğümüz bu görsel - edebi şöleni izlemeniz, tutsakların düşlerini görünür kılmamıza destek olmanızdır.”