banner55

"2020 yılında İşsizlik ve Ona Bağlı Olarak Gelişen Uyuşturucu Bağımlılığı"

Kürt illerinde 2020 yılında işsizlik oranı daha da artarken, bununla paralel uyuşturucu bağımlılığının artması da dikkat çekti.  İstihdam Uzmanı Sinan Ok, hükümetin bölge ekonomisini çökerterek bölge halkını cezalandırma politikasının sonucunda tüm Türkiye ekonomisinin çöktüğünü söyledi.

Manşet 07.01.2021, 14:29 07.01.2021, 15:48
54
"2020 yılında İşsizlik ve Ona Bağlı Olarak Gelişen Uyuşturucu Bağımlılığı"


HABER MERKEZİ- Kürt illerinde 2020 yılında işsizlik oranı daha da artarken, bununla paralel uyuşturucu bağımlılığının artması da dikkat çekti.  İstihdam Uzmanı Sinan Ok, hükümetin bölge ekonomisini çökerterek bölge halkını cezalandırma politikasının sonucunda tüm Türkiye ekonomisinin çöktüğünü söyledi.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve yaşanan pandemi salgınının 2020 yılında en çok etkilediği illerden biri de Van. 1 Milyon 150 bin nüfusa sahip Van’da  işsizlik oranı yüzde 32 seviyesine yükselirken,  işsiz sayısı 360 bin olarak belirlendi. Yani Van nüfusunun 3 de 1’i işsiz. Diğer Kürt illerinde de durum Van’dan farksız değil. Özellikle Bitlis, Hakkari, Iğdır ve Muş gibi Kürt illeri de 2020 yılında işsizlik, yoksulluk ve uyuşturucu madde bağımlılığıyla mücadele etti.
Kürt illerinde gençlerin batı illerinde tarım, inşaat ve turizmde “mevsimlik işgücü olma ve buna bağlı hak ihlallerine maruz kalma” durumları yıllardır bilinen bir durum olmasına rağmen 2020 yılında pandeminin  etkisi ile sayısı 300 bin civarında olan bu nüfus ne iş bulabildi ne geçinebilecek bir kaynak. Çoğu kayıt dışı ve düşük ücretli bir şekilde metropol kentlerde çalışan gençler 2020 yılında en basit ihtiyaçlarını karşılayacak geçim kaynağını  bile bulamadı. 
İşsizlik ve yoksullukla birlikte gelişen en önemli sorunlardan biri de  “madde bağımlılığı” sorunu. Bir yandan yoksulluk nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamazken öte yandan yüzlerce gencin madde bağımlılığı nedeniyle hayattan koptu. Yoksulluğun yanı sıra gerekli eğitim desteklerinin ve rehabilitasyon hizmetlerinin sunulmaması, maddelere erişimin engellenmemesi gençleri uyuşturucu madde bağımlılığına sürüklüyor. Van’da son olarak sokaklarda çekilen görüntülerin ardından uyuşturucu madde bağımlılığının geldiği nokta infiale neden oldu.
Baştan Van olmak üzere Kürt illerinde yaşanan bu sorunları istihdam Uzmanı KHK’lı Sinan Ok ile konuştuk. İstihdam Uzmanı Ok, 2020 yılında Kürt illerinde yaşanan işsizlik, yoksulluk ve uyuşturucu madde bağımlılığını Oktay Candemir’e değerlendirdi.


*2020 yılında Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumdan biraz söz edebilir misiniz?
Türkiye ekonomisinin etkilendiği yapısal sorunlar var. Ülkenin stratejik gücü olabilecek nüfus, coğrafi konum, ham madde ve doğal kaynaklara yakınlık gibi bazı başlıklarda;  kamu yararını dikkate alan politikalar geliştirilmediği için bu stratejik güç kaynakları stratejik sorun alanlarına dönüşmüş durumdadır. Örneğin nüfusu Almanya kadar olan ve hatta genç nüfus oranı daha yüksek olan Türkiye, Almanya’nın yaklaşık beşte biri kadar üretim yapabiliyor. Komşu ülkelerle vekalet savaşları yürütülüyor. Ham madde işletip ihraç etmek yerine ham madde ihraç eden bir ülke olarak Türkiye’nin kronik enflasyon, dış açık, işsizlik, bütçe açığı ve yüksek faiz hadleri gibi sorunları bulunmaktadır. Dönem dönem ekonomide iyileşme süreçleri yaşansa da orta ve uzun vadelerde Türkiye ekonomisinin “krizli bir ekonomi”  olduğu söylenebilir. 


*Türkiye’de bütçenin daha çok güvenlik politikalarına ayrıldığını söyleyebilir miyiz?
Bu krizlik kalıcı durumun nedenlerini özetle şu şekilde ifade edebiliriz. Türkiye’de devlet, ekonomide denetleyici ve düzenleyici olma rolü yerine, “toplayıcı ve adaletsiz dağıtıcı” bir rol icra etmektedir. Dolaylı vergilerle özellikle alt sınıf  halk gruplarından her yıl milyarlarca vergi toplayan hükümetler bunu adil bir şekilde kamusal hizmetlere dağıtmamaktadır. Türkiye’de eğitim, sağlık ve adalet için ayırılan bütçe yeterli değildir. Çünkü bütçede yapılan tercihler daha çok güvenlikçi ve belirli sektörleri destekleyen bir yaklaşımda olmaktadır. Sorun sadece yıllık bütçe tercihlerinin sayısı sınırlı yandaş ihaleci firmalar arasında bölüşümü değil; ortalama on yılda bir olan darbe ve benzeri olaylarla ülkede hukuk askıya alınmaktadır. Hukukun askıya alınması can ve mal güvenliğinin askıya alınmasına neden olmaktadır. Bu durum güvensizliği her boyutuyla ekonomiye yansıtmaktadır. Türkiye’nin güvenini kaybetmiş ekonomisi çelişkili bir şekilde bölgedeki güvenlikçi yaklaşımın sonucudur. 


*Türkiye ekonomisini 2020 yılında krize sokan temel etkenler sizce nelerdir?
Türkiye üç tarafı denizler çevrili bir ülke idi şimdi buna sınırda yükselen duvarlar da ekleniyor. En üst perdeden yansıması şu şekilde olmuştu. “bir mermi kaç para biliyor musunuz?” Kürt meselesinde çözümsüzlükte ısrara şimdi bir de cihadist finansman sorunu eklenince kriz derinleşti. Bu krizin üzerinde bir de Koronavirüs etkileri ülke ekonomisine adeta felç geçirtiyor şimdi. bütçenin büyük payı mermiye, duvara, kanala, tünele, silaha gidince halka da yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığı kalıyor. Dünyanın birçok ülkesi negatif faiz, düşük enflasyon sorunu ile baş etmeye çalışırken Türkiye’nin de içinde olduğu dört beş ülkede yüksek faiz-enflasyon-işsizlik sarmalı var. 


*Şu anda Türkiye’de işsiz sayısı ne kadar?


2020 yılı bu yönüyle işsizlik ve yoksulluğun tarihsel rekor düzeylere yükseldiği bir dönem olmuştur. DİSK’in TÜİK verilerine dayandırarak yorumladığı geniş tanımlı işsiz sayısı 10 milyon bandına varmıştır. İcra dairelerindeki dosya sayısı korona döneminde ertelemelere rağmen 23 milyon bandına yaklaşmıştır. TÜİK  ve İŞKUR tüm tanım kısıtlarına rağmen 4 milyonun altında işsiz sayısı açıklayamıyor. AKP iktidarının başarısız olduğu birçok başlık sıralanabilir ama bunların başında işsizlik ve yoksulluk gelmektedir. Koronavirüs etkisiyle bu işsizlik ve yoksulluk dalgası yeni bir aşamaya yükselmiştir.  AKP’nin yanlış politikaları milyonlarca işsiz açığa çıkarmıştır. Resmi verilerle önemli bir bölümü genç ve üniversiteli olan milyonlarca kişi ya iş aramakta, ya da iş aramaktan bıktığı için işsiz sayılmamaktadır. Ülkede 13 milyona yakın kişi iş olsa çalışacak durumda iken söz konusu politikalar sonucunda çalışmamaktadır. 


*En çok işsiz hangi illerimizde var?
Öte yandan ülke geneli için yapılan değerlendirme bazı bölgelerde yaşanan yoksulluk ve işsizlik boyutlarını gizleyebilir. Bu nedenle işsizlik verileri hem bölgesel bazda hem de cinsiyetlere göre ayrı ayrı incelenmelidir. Ülke ortalamaları bile çok yüksek durumda iken bu ortalamanın çok altında olan bölgeler var. Bazı alt bölgelerde işsizlik oranları yüzde 25’in üzerindedir. Kadınlar için işsizlik oranı TRC3 bölgesinde (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) yüzde 42,1’dir.  İşsizlik oranlarının en çok Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde (TRC3, TRC2, TRA2, TRB2) bölgelerinde arttığı görülüyor. Bu bölgeleri Ankara ve Suriye krizine yıllardır komşuluk eden TR63 (Hatay, Maraş, Osmaniye) bölgesi takip ediyor. Sayısal olarak işgücü azalışının en çok TRA2 bölgesinde (Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan) bölgesinde olması ise bölgede yaşanan sorunun boyutlarını göstermektedir.


*Kürt illerinde işsizlik ve yoksullaşma oranları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kürt nüfusun yoğun olduğu illerde uzun sürelik işsizlik ile bağlantılı olarak kalıcı bir yoksullaşma durumu var. Nüfusunun yüzde 40’tan fazlası “resmi yoksul” olan Ağrı, Muş ve Urfa dışında da bölge illerinin nüfusunun içinde yoksul oranı çok yüksektir. Örneğin Van’da bu oran yüzde 32 olup sayısal anlamda 360 bin kişiye denk gelmektedir. Şırnak, Hakkari, Iğdır, Bitlis’te de bu oran nüfusun yüzde 30’u üzerindedir. Buradaki yoksulluk ölçütü kişi başına düşen gelirin asgari ücretin üçte birinin altında olmasıdır. Yani bu kişilerin yaşadıkları hanelerde kişi başına 775 TL bile düşmemektedir. Saydığımız 8 ilde yaklaşık 2 milyon kişi bu koşullarda yaşamaktadır. Ülkedeki her dört yoksuldan biri bu illerdedir. Bu 8 ile ikinci 8 il (Diyarbakır, Siirt, Mardin, Kars, Adıyaman, Batman, Bingöl, Erzurum) dahil edildiğinde bölgenin yoksulluk haritası daha vahim bir tablo ile açığa çıkmaktadır. Ülke nüfusunun sadece yüzde 13’ü bu 16 ilde iken ülke yoksullarının yüzde 43’ü bu 16 ildedir. Koronavirüs etkisi ile bu tablonun çok daha kötüleşeceği öngörülmeli ve sosyal destek programları, dayanışma ağları oluşturulmalıdır. 


*Bu anlattıklarınız haliyle aklımıza şu soruyu getiriyor. 2020 yılında kadına şiddet arttı mı? 
Kürt  illerinde toplumsal birçok soruna yoksulluk ve işsizlik çarpan etkisi yapmaktadır. Özellikle madde bağımlılığı, aile içi şiddet, mültecilere yönelik hak ihlalleri, çalışmaya ilişkin hakların uygulanmaması, iş cinayetleri gibi çok boyutlu ve her yerde olan sorunlar bölgede daha ağır şekilde yaşanmaktadır. Yoksulluk ve işsizlikten kaynaklı boşanma vakalarının arttığı, kadınlarda erken evlenme; erkeklerde çok geç yaşta bile olsa evlenememe gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. 2020 yılında ülke genelinde işsizlik ve yoksulluk nedeniyle intihar eden veya intihar girişiminde bulunan, kendine veya başkasına şiddet uygulayan yüzlerce vaka kamuoyuna yansıdı. Korona virüs etkisiyle yapılan kapatılmanın kadınlara yönelik yeni bir şiddet dalgasına yol açtığı birçok araştırmaya yansırken öte yandan işini kaybetmemek için her koşulda çalışmak zorunda kalan emekçiler ise hak kayıpları yaşıyor. 2020 yılında ilk 10 ayında İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisinin verilerine göre en az 2.032 işçi yaşamını yitirdi. 


*Üniversite mezunu işsiz sayısında nasıl bir artışla karşı karşıyayız?
Türkiye’de işsizlik ve yoksulluk genç nüfusta bağımlı yaşama oranını gittikçe yükseltiyor. Gençlerde eğitimli olma durumu yükselmesine rağmen bir iş ve gelire sahip olma imkanı aynı oranda artmıyor. Üniversite mezunun işsiz sayısı 2020 yılında ilk defa 1,3 milyon bandına çıktı. Bu sayının gelecek dönemlerde de artması öngörülebilir. Bölge illerindeki gençlerin bu genel olumsuz tabloya ilave olarak yaşadığı sorunlar var. Bölgeden gençlerin batı illerinde tarım, inşaat ve turizmde “mevsimlik işgücü olma ve buna bağlı hak ihlallerine maruz kalma” durumları yıllardır bilinen bir durumdu. Ancak 2020 korona etkisi ile sayısı 300 bin civarında olan bu nüfus ne iş bulabildi ne geçinebilecek bir kaynak. Çoğu kayıt dışı ve düşük ücretli bir şekilde gurbette çalışan bu insanların bu yıl geçinebileceği bir iş veya kaynak yok.

 
*Tüm bunları uyuşturucu madde bağımlılığına etkisi ne oldu?
Bölge gençliği ile ilgili diğer bir önemli başlık da “madde bağımlılığı” sorunudur. Bir yandan yoksulluk nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamayan haneler varken öte yandan yüzlerce gencin madde bağımlılığı nedeniyle hayattan koptuğu gözlemlenmektedir. Üniversite düzeyinde bile okul terk oranlarının çok yüksek yaşandığı bilinmektedir. Yoksulluğun yanısıra gerekli eğitim desteklerinin ve rehabilitasyon hizmetlerinin sunulmaması, maddelere erişimin engellenmemesi gençleri bu duruma sürüklemektedir. Gençlerin sanat, spor ve kültür alanlarının geliştirilmesi ve sosyal imkanlarının desteklenmesi gereklidir. Ancak Van’da ve birçok yerde devam eden yasakçı yönetim anlayışı bunun gereklerini yerine getiremez. Aksine sorunun bir parçası olan geleneksel yaklaşımlar kayyum politikaları ile pekiştirilmiştir. Bölge gençliği için kapsamlı farkındalık eğitimleri ile bu durumun önüne geçilmesi ve her şeyden önce insan onuruna yakışır iş ve istihdam koşullarının sağlanması gereklidir. 


*Ekonomik anlamda da bir çökertme planı uygulandı mı?
AKP ve ortağı MHP’nin Kürt illerine yönelik yaklaşımı, bölgeyi ekonomik olarak da çökertmektir. Bunun bilinçli bir politika olduğunu da söyleyebiliriz. Bölgede ekonomiyi çökerteceğiz derken Türkiye ekonomisini tamamen çökerttiler.Planlı bir şekilde yoksullaştırılan bölgeden, ucuz işgücü devşirilmektedir. Öte yandan yoksul, işsiz, eğitimsiz bırakılan kitlelerin, borç yükü altında bağımlı kılınması; sosyal yardım, İŞKUR’dan geçici işler, koruculuk gibi aparatların siyasal rant devşirme araçlarına dönüşmesine imkan sunmaktadır. Ancak AKP bu politikaları ile iktidarda kaldığı sürece sadece bölge değil ülkenin geneli daha yüksek bir işsizlik ve yoksulluk ile karşı karşıya kalacaktır. Sarayın savaş ve yandaş politikaları ile ne işsizlik ve enflasyon düşer ne de borç ve yoksulluk azalır. Ancak bölgenin durumu ülke genelinden hep daha kötü olmaktadır. Bu durum da bölgeye uygulanan kapsamlı ayrımcılık ve eşitsizlik politikalarının temel sonuçlarıdır.

banner3
Yorumlar (0)
36
açık
Günün Anketi Tümü
Sitemizi nasıl buldunuz?
Sitemizi nasıl buldunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56