banner55

Ayşe Düzkan Artı Gerçek'te yazdı: demirtaş'ın esareti

      böyle bir kararla kayyum darbesi dolayısıyla yükselen ve belli ki pek beklenmeyen tepkileri yumuşatma, geriye itme beklentisi de olabilir. böyle bir kararla kayyum darbesi dolayısıyla yükselen ve belli ki pek beklenmeyen tepkileri yumuşatma, geriye itme beklentisi de olabilir.

Manşet 04.09.2019, 06:14 04.09.2019, 06:14
16
Ayşe Düzkan Artı Gerçek'te yazdı: demirtaş'ın esareti

 

 

 

böyle bir kararla kayyum darbesi dolayısıyla yükselen ve belli ki pek beklenmeyen tepkileri yumuşatma, geriye itme beklentisi de olabilir.


böyle bir kararla kayyum darbesi dolayısıyla yükselen ve belli ki pek beklenmeyen tepkileri yumuşatma, geriye itme beklentisi de olabilir.





böyle bir kararla kayyum darbesi dolayısıyla yükselen ve belli ki pek beklenmeyen tepkileri yumuşatma, geriye itme beklentisi de olabilir.




hukukçu metin feyzioğlu’nun, vatan saydığı iktidar karşısında teferruat olarak gördüğü hukuk bizi küçük sürprizler hazırlamaya devam ediyor. belki de dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir zaman sokaktaki kadının anlayabileceği, anlamlandırabileceği bir disiplin olmamıştır ama adaletten bu kadar kopması da tarihte her zaman vaki değildir. bu yüzden, birçok vakayla ilgili hukuk araçlarıyla mücadeleye duyulan güven azaldı. duaların, batıl itikatlara dayanan işlemlerin, misal, bir üst mahkemeye yapılacak başvurudan daha etkili olacağı fikri hep bulunsa da hiçbir zaman bu kadar itibar görmemişti. selahattin demirtaş’ın serbest bırakılması için ne kadar çok insanın türlü “totem”ler yaptığını biliyoruz değil mi? (ki kendi adıma, sosyal medyadaki hashtag kampanyalarının birçoğunu da bu kategoride değerlendirmekten yanayım.)

peki şimdi ne oldu? totemler işe mi yaradı? neredeyse tüm siyasi mahpuslar hakkında açılan davalar karmaşık, onunki hepten karmaşık ama anlayabildiğim kadarını özetlemeye çalışacağım. bir hata yaparsam umarım avukatlar görür ve düzeltir.

demirtaş hakkında 19 tane propaganda davası var; bunların 18’i tek bir davada birleştiriliyor. bir tanesiyse istanbul’da görülüyor. işte 56 ay ceza aldığı dava o. 18 eylül’de avrupa insan hakları mahkemesi’nde görülecek olansa 2 eylül’de tahliye kararı çıkan dava. malum, 3 eylül günü, duruşma savcısı mehmet fatih özdemir bu tahliye kararına itiraz etti. ama kesinleşmiş cezası olduğu için salınmayacağı, en azından teknik olarak doğru değil. demirtaş’ın cezasının dörtte üçünü hapiste geçirmesi gerekiyor. (bu “terör” suçlarında böyle, diğer suçlarda cezanın beşte ikisi yatılıyor. bunlar tabii “iyi hal” durumunda yatılan süreler.) demirtaş’ın yatması gereken 56 ayın dörtte üçü 42 ay. ceza bir yılın altına düştüğünde denetimli serbestlikle salıverilme hakkı doğuyor ve demirtaş 34 aydır cezaevinde olduğu için “hayatın normal akışında” serbest kalması gerekir; ankara cumhuriyet savcılığının itirazına sebep de bu ihtimal, belli ki.

bu işin “teknik” kısmı. ama artık hukukun yargılama kriterleri ve tekniğiyle ilgisi, hele de böyle siyasi davalarda bir tür levye; levyeyle de lastik değiştirebilirsiniz, ceviz kırabilirsiniz, kendinizi savunabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz…

yukarıda da dediğim gibi, 18 eylül’de aihm’de, tahliye kararının çıktığı dava görülecek. aihm davayı adaletsiz bulursa, türkiye zaten demirtaş’ı tahliye etmiş olacak.

aihm 1990’lı yıllarda türkiye’den yapılan kötü muamele ve işkence başvurularında adil kararlar aldı. ama artık özellikle siyasal davalarda aynı titizlikle hareket etmiyor, genellikle iktidarın lehine kararlar veriyor. yani hukukun siyasal ortamdan etkilendiği tek yer türkiye değil. öte yandan, demirtaş’la ilgili kararın, avukatların bile bulunmadığı bir duruşmada, üstelik oybirliğiyle alınmış olması, birkaç ihtimali ortaya çıkartıyor bence.

bunların içinde sanırım en muhtemel olanı, yukarıda da andığım aihm’deki duruşmaya yönelik bir müdahale. ama birden fazla ihtimal ya da hedef de bir arada var olabilir bence.

selahattin demirtaş gibi önemli bir figür hakkında yargıdan olumlu bir karar çıkması, hükümetin yurtdışındaki imajına yönelik bir makyaj anlamına gelebilir. ama akp’nin imaj sorunu artık “yurtdışı” ile sınırlı değil. sonuçta, ahmet taşgetiren’e, “yargıçlar yürütmenin gözüne bakar hale geldi” dedirten bir süreçten söz ediyoruz.

ama daha önemlisi, böyle bir kararla kayyum darbesi dolayısıyla yükselen ve belli ki pek beklenmeyen tepkileri yumuşatma, geriye itme beklentisi de olabilir. ve son olarak, demirtaş’ın aktif olmasının ekrem imamoğlu’ya gösterilen teveccühü etkileyeceği beklentisi BİLE bulunabilir. bunlar zaman içinde ortaya çıkacak.

bence bu ihtimallerin her biri konusunda ayrı ayrı yanılıyorlar. selahattin demirtaş, hapishanede ya da dışarıda, nerede olursa olsun, hdp’nin mücadelesinde yer aldı, alıyor. serbest bırakılırsa, denetimli serbestlik uygulamasının kısıtlarını dikkate almadan davranacağına şüphe yok ve varlığı bugün kayyumlar karşısında yükselen mücadeleyi sadece güçlendirir.

diğer yandan, hdp’nin, kürt hareketi ve türkiye solu dışındaki seçmenlerine, biraz da dönemin özellikleri gereği, en fazla hitap edebilmiş mensubu olduğu göz önüne alındığında, partinin kendi dışındaki partiler, güçler ve unsurlarla ilişkilerini de güçlendireceğine şüphe yok. egemen siyaset, parlatılan kişiliklerle ilerler. hdp, parlamenter alanda siyaset yapsa da farklılaştığı noktalar var; bunların başında tabii ki eşbaşkanlık, rotasyon vb. teknik gibi görülen ama politik değeri büyük uygulamalar geliyor. ayrıca sol siyasetin ayırt edici özelliği “kurtarıcı”lara değil kitlelerin gücüne güvenmesi. yani demirtaş’ın esaretiyle ilgili hiçbir gelişme iktidar açısından olumlu bir sonuç vermez.

ama tabii burada biz parti dostlarına ve partililere de iş düşüyor. demirtaş’ın siyasal tarihimizdeki yeri çok özel ama varlığı, kendisine verilen değer, rehin alınmış, adaletsizliğe uğramış olan diğer seçilmişleri, hdp’lileri ve başka yol arkadaşlarımızı unutturmamalı. bunların başında figen yüksekdağ ve kayyum atanan belediyelerin eşbaşkanları geliyor. vefa bizi biz yapan şeylerden biri ama belediye eşbaşkanları, sadece vefa açısından değil, kayyumun gerekçeleri arasında eşbaşkanlık sistemi olduğu için politik bir anlam da taşıyor.
banner3
Yorumlar (0)
37
açık
Günün Anketi Tümü
Sitemizi nasıl buldunuz?
Sitemizi nasıl buldunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
banner56