Aytuna Tosunoğlu yazdı: Hediye dükkanı

Geçtiğimiz hafta konu üzerinde yeteri kadar durulmadı. Durulsaydı, ıslamaya yatırılmış kuru fasulye taneleri olarak, şişer şişer kabımızın dışına taşardık.

Manşet 22.09.2018, 04:53 22.09.2018, 04:53
7
Aytuna Tosunoğlu yazdı: Hediye dükkanı

Geçtiğimiz hafta konu üzerinde yeteri kadar durulmadı. Durulsaydı, ıslamaya yatırılmış kuru fasulye taneleri olarak, şişer şişer kabımızın dışına taşardık. Mutfak tezgahının üstü birbirinin üstüne çıkarak kalabalıklaşan öbeklere dönüşürdü. Bir bezle silmeye çalışmak nafile olurdu. Bir kere çıktın mı mutfak tezgahına, geri dönen bizden olmazdı. Bizi kimse geldiğimiz yere sokamazdı. Pişen, ölsün.

Konu ne mi? Konu, muhtelif. Bir tanesi Kraliçe Viktorya. Sen tut, ıskartaya çıkmış “Cesur” isimli geminin kerestelerinden yontturduğun süslü püslü çalışma masasını Amerika imparatorluğu başkanına hediye diye gönder. Olay 1880’de geçiyor ama olsun, bugün oval ofiste hala o masa var. Böyle hediye mi olur?

Konulardan bir diğeri Roosevelt, ardından Nixon derken baba Bush. Afrika’nın muhtelif diktatörleri bu ağabeylere çam sakızı çoban armağanı diye birine aslan, birine panda, birine zebra göndermişler. Ne ayıp. Saray’ın bahçesinde bakılası hayvanlar olamayacağına karar verilmiş (danışmanlardan birini mi yemiş, ne…) , hepsini doğruca hayvanat bahçesine kayıt ettirmişler. Ne anladım bu hediyeden? Bir başkası, ülkesi açlıktan kırılırken kendisi de gut hastasıyken tutmuş, Bush’a 136 kilogram işlenmemiş kuzu eti göndermiş. Bush ve sülalesi Teksaslı olduklarından ete meraklıdır. Yemişler, tabii. Doyunca herhalde, “Çözülmesini bekleyeydik daha yumuşak olurdu” demişlerdir. Ne biçim hediye, değil mi…

Bir başkası; hani John F. Kennedy’nin öldürülmesinde bal gibi parmağı olduğu ortaya çıkan imparatorluk başkanı Lyndon B. Johnson. O da hediye kabul edenlerden. Dönemin İngiliz başbakanı tutmuş kendisine Burberry marka bir kaban hediye etmiş. Başbakan ve beraberindekiler haydi bize müsaade deyip kalktıktan, koridora çıktıktan, ana kapıdan geçirildikten sonra kabanı üstüne giyen Johnson, bir bakmış kabanın kolları fena halde kısa. Danışmanlarından birine, “Aman al şunu, başbakana yetiştir” demiş. Danışman yanında gizli servis elemanları olduğu halde bir koşu tutturmuşlar (dikkat isterim, o zaman cep telefonu filan yok) koridorları geçmişler, ana kapıdan fırlamışlar, bir ıslık bir patırtı. İngiliz başbakanın arabası beyaz demir bahçe kapısının önündeyken yakalamışlar. Camdan kabanı uzatırken, “Siz bunun ikslarç olanını alırsanız çok makbule geçer”, demişler. Heves mi kalır, insanda. Bu da ne biçim hediye.

Hediye dediğin tonlarca ağırlıkta olur. İçinde kabanlarını asacağın giysi dolapların, sadece 136 kilo et değil yanında eksantrik meyve, sebzelerin servis edileceği yanarlı dönerli mutfakların, “kendimi iyi hissetmiyorum” dediğinde uğrayabileceğin bir ameliyathanen, üstünde sana ait logosu olan perdelerin, çarşafların, yastık kılıfların, yatak odaların, toplantı odaların, dedikodu koltukların, kurumsal kokun vs. tüm bunları da içine alan büyüklükte bir hediye olması doğru olur. Tehlike anında suda batmayacak minderlerin, emniyet kemerlerin, yatağının başucunda Kur’an’ın olur. Hepsi o tonlarca ağırlığın içinde olur. Hediye dediğin tonlarca ağırlıkta olur.

Bu hediyenin içinde ne olmaz… Aklıma gelen bir iki ufak şey var. Bir kere yataklarında tahta kurusu olmaz (Eski gazeteci, yazar Hüseyin Cahit Yalçın demiş ki, “Tahta kurusu kelimesi Abdülhamid zamanında yasaklı bir kelimeydi. Bunun nedeni “tahtın kurusun” bedduasıyla bir ses benzerliği olmasındandı”). Tonlarca ağırlıktaki hediyenin içinde olmayanları saymaya devam edersek; yağmurda, rüzgârda ıslanarak, üşüyerek, hasta olarak araç beklemek olmaz. İşçi tutulumu olmaz, hem ne alaka… Kask olmaz. Ölüm olmaz.

Karanlık zamanlarda tarihi yarıp geçecek olanlar en alttakilerle görünmeyenlerdir.

Fasulyeyim. Şiştim. Gaz yaptım.

(Kaynak:Yeni Yaşam Gazetenin köşe yazarı Aytuna Tosunoğlu yazdı: Hediye dükkanı)

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. Man City 19 41
2. M. United 20 40
3. Leicester City 20 39
4. West Ham 20 35
5. Liverpool 19 34
6. Tottenham 18 33
7. Everton 18 33
8. Chelsea 20 30
9. Arsenal 20 30
10. Aston Villa 18 29
11. Southampton 19 29
12. Leeds United 19 26
13. Wolverhampton 20 23
14. Crystal Palace 20 23
15. Burnley 19 22
16. Newcastle 20 19
17. Brighton 20 18
18. Fulham 19 13
19. West Bromwich 20 11
20. Sheffield United 20 8
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü