banner9

banner8

Azad Sağnıç: Manuel Demir ile unutulmayan ilk karşılaşma

Manuel Demir ile unutulmayan ilk karşılaşma   Babası Hacı Demir’le Sultanahmet cezaevindeki Gayrettepe işkence merkezinin hücrelerinde yolumuz kesişmişti. (Hacı, lakabımıydı İslamlaştırılmış ismimiydi bilmiyorum.

Haberler 15.09.2018, 06:05 15.09.2018, 06:05
54
Azad Sağnıç: Manuel Demir ile unutulmayan ilk karşılaşma
banner44
Manuel Demir ile unutulmayan ilk karşılaşma

 

Babası Hacı Demir’le Sultanahmet cezaevindeki Gayrettepe işkence merkezinin hücrelerinde yolumuz kesişmişti.(Hacı, lakabımıydı İslamlaştırılmış ismimiydi bilmiyorum.)

 

Muş Devlet Su İşlerinin (DSİ) işkence merkezine dönüştürüldüğü yerleşkede, 90 günlük işkence ve sorgulamanın ardında, ağabeyim, kardeşim ve 26 yoldaşımla birlikte Gayrettepe işkence merkezine götürülüp hücrelere dağıtılmıştık.

 

Bazen yalnızlık en büyük işkence olabiliyor. Orada en dipteki hücreye doğru götürüldüğümde bile, hiçbir yoldaşımın benimle aynı hücreye konulmaması bende yarattığı yoksunluk duygusu daha çok canımı acıtıyordu.

 

Hücrenin sınırlı mekânına giydirilen karanlığa doğru beni ilk ittiklerinde, içimdeki kaygı nerdeyse kükremişti. Fakat kısa bir an sonra gözlerim karanlığa alışınca, hücrenin dip köşesinde yaşlıca bir amcanın oturduğunu fark ettim. Daracık hücrede yalnız olmamanın verdiği buruk bir sevinç yaşasam bile, üzerimdeki ilk kaygının izleri sürmekteydi.

 

Birkaç saat sonra hücrenin mazgalı tiz bir sesle sert şeklide açıldı. Bu arada nöbetçi polis akşam yemeği için para istiyordu. Köşede sessizce oturan amca yerinden kalkarak polise bir miktar para verdi. İçeri alınmanın hırsıyla yüzüme bakan polise aç olmadığımı söyledim. Oysa açtım, hem de çok açtım. Fakat benimkisi hırstan da ziyade, üzerimde paranın olmamasındaydı. Polis, “Sen bilirsin…” deyip mazgalı kapatıp gitti.

 

Tekrardan köşeme çekildim ve sessizliğin içindeki düşüncelere daldım. Bir süre sonra kendi halindeki amcanın yemeği gelmiş, karanlıkta el yordamıyla gelen yemekleri paketten çıkarmaya çalışıyordu. Bana dönüp “Haydi gel birlikte yiyelim” dedi. Aç olmadığımı söyledim, teklifi için teşekkür ettim, sadece biraz uyumak istediğimi söyledim.

 

Daha adını ve kim olduğunu bile bilmediğim amca ısrarcıydı. Yemem için ısrarından vazgeçmedi. Ve benimle ekmeğini paylaşarak, ilk iletişimimizi sağlamıştı. Ekmekten bir parça koparıp içine beyaz peynir koyup yemeğe başladım.

 

Gecenin ilerleyen saatinde yarı baygın birini hücremize getirdiler. Hatırladığım kadarıyla Dev Yolcu Ali Rıza Kurul idi. Yoğun işkence gördüğü her halinden belliydi. Biraz kendisiyle ilgilendikten sonra gecenin karalığında derinlerden gelen inilti sesleriyle uykuya daldım.

 

Hücrede üç kişiydik üçümüzde birbirimize karşı mesafeliydik. Güven sorunu yaşıyorduk. Tüm bunlara rağmen yemeklerini benimle paylaşmaktan da bir çekince görmüyorlardı. Bu güvensizlik Rizgarî’nin Adana gurubu getirilinceye kadar devam etti. Adana gurubu geldiğinde benim kaldığım hücreye Sadık Sitil, Bülent Marangoz getirildi. Rızgari davasında içeriye alındığım anlaşılınca hücredeki günler daha bir çekilir oldu.

 

Hacı Demir’le sohbet koyulaştı. Vakit ilerledikçe, benimle birlikte babam, ağabeyim ve kardeşimin de gözaltında olduğunu söylemiştim. O’da bana oğlunun Sultanahmet cezaevinde tutuklu olduğunu belirtmişti.

 

Gayrettepe hücrelerinden sonra Harbiye hücrelerine, oradan askeri disiplin evine ve daha sonra Selimiye kışlasına götürüldüm. Selimiye kışlasında birkaç gün kaldıktan sonra İstanbul’a getirilişimin üzerinden 50 gün geçti ve Sultanahmet cezaevine konuldum.

 

İşte bu cezaevinde Manuel ile tanıştım. Başlarda cezaevi koşulları normaldi, fakat daha sonrasında tek tip elbise dayatmaya başladılar. Giderek cezaevi cehenneme dönüştü. İşte o cehennem de fırsat buldukça Manuel’le sohbet ediyorduk.

 

Zaman sancılı ve yavaş geçse de, bir süre sonra, bir yılbaşı gecesi Manuel ve birçok yoldaşımı cezaevin de bırakarak tahliye oldum. Sevinç ve buruk her halde bu olsa gerek; görecede özgürlüğüne kavuşmak ve sevdiklerinden ayrılmak.

 

Benim için derin bir anlama sahip olan Manuel, hayatimin her aşamasında hep yer aldı. Peki, benim dört duvar arasında bırakıp ayrıldığım Manuel kimdi?

 

1963 yılında Kayserinin Bünyan İlçesine bağlı Giği köyünde yaşama merhaba diyen Manuel Türkiye’de Ermeni anne babadan dünyaya gelmenin bedelini yirmi beş yılık onurlu yaşamı işkenceler, gözaltılar ve tutuklanmalarla geçirmişti.

 

Manuel’in devrimci bilinci biat kültürünü toptan ret ederken elbette biliyordu yaşamı doğal mecrasında akarken son bulmayacağını.

           

Ermeni köyü olan Giği’nin belleğinde 1915 ermeni soykırımı daha dün gibi capcanlı duruyorken, köylerine yapılan baskılar, köy halkının belleğini harekete geçirmiş, geçmişin karanlık ortamına geri döndürmüştü. Onlar ihtimalleri göz önünde bulundurarak köyden göç etmişlerdi. Adı konmamış Tehcirin sonucunda Manuel’in ailesi de İstanbul’a yerleşmeyi tercih etmişti.

 

Ana dilini Ermeni okullarında öğrenen Manuel, 1981 yılında Özel Ermeni Haç Lisesini bitirir. Aynı yılın kasımında gözaltına alındı. Yoğun işkencelerden başı dik onurlu bir şekilde cezaevine girdi. Seksen beş yılında ceza evinden çıkan Manuel hiç zaman kaybetmeden profesyonel yaşama geçti ve örgütte değişik görevler üstlenir.

 

88 kışında Türkiye’yi sarsacak olan eylemi, Manuel ve yoldaşı Baba ERDOĞAN ile birlikte 8 TİKKO militanının İzmit iline bağlı Kandıra ilçesindeki 197. Piyade Alayını basarak devrimci direniş tarihe not düşmüştüler.

 

Piyade Alayı baskını sonucu sürek avı başlatan kolluk kuvvetleri Manuel’i Sefaköy de bir evde kurulan karakulda ele geçirir. Tarih 24 Ocak 1988 saat 14 otuzu gösteriyordu.

 

Kurulan tuzağa düşen Manuel hemen orada cellâtları tarafından işkenceli sorguya alnıdı. Tabi işkenceciler davaya inanmış bu Ermeni gencine nedamet getiremeyeceğini anladığında, boş bir araziye götürüp kurşuna dizerek infaz etmişlerdi. Acı bir sondu, fakat gurur dolu bir geçmişti Manuel’in ki.

 

           

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
HDP cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararı aldı. Peki siz bu adayın kim olmasını istersiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 19 45
2. Fenerbahçe 19 41
3. Başakşehir 19 37
4. Beşiktaş 18 35
5. Trabzonspor 19 35
6. Adana Demirspor 19 34
7. Konyaspor 19 27
8. Kayserispor 19 26
9. Alanyaspor 19 25
10. Karagümrük 19 22
11. Ankaragücü 19 22
12. Giresunspor 19 21
13. Gaziantep FK 19 19
14. Kasımpaşa 19 19
15. Antalyaspor 18 18
16. Sivasspor 19 18
17. Hatayspor 18 17
18. İstanbulspor 19 15
19. Ümraniye 19 14
Takımlar O P
1. Eyüpspor 20 41
2. Samsunspor 20 38
3. Keçiörengücü 20 36
4. Bodrumspor 20 35
5. Pendikspor 20 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 19 34
8. Boluspor 20 33
9. Sakaryaspor 20 31
10. Manisa FK 19 28
11. Göztepe 20 27
12. Adanaspor 20 22
13. Tuzlaspor 20 19
14. Altay 20 18
15. Erzurumspor 20 18
16. Altınordu 20 16
17. Ö.K Yeni Malatya 20 13
18. Denizlispor 20 12
19. Gençlerbirliği 20 10
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 17 44
2. Real Madrid 17 41
3. Real Sociedad 18 38
4. Atletico Madrid 18 31
5. Villarreal 18 31
6. Real Betis 17 28
7. Osasuna 18 28
8. Athletic Bilbao 18 26
9. Rayo Vallecano 18 26
10. Mallorca 18 25
11. Girona 18 21
12. Valencia 17 20
13. Espanyol 18 20
14. Almeria 18 19
15. Sevilla 18 18
16. Getafe 18 17
17. Celta Vigo 18 17
18. Real Valladolid 18 17
19. Cadiz 18 16
20. Elche 18 6
Günün Karikatürü Tümü