'Babacan'ın siyasi partisi bir lider partisi olmayacak'

      Karar yazarı Bayramoğlu: Tek parti hakimiyetinin kırılması demokratik siyasi hayat açısından önemli Karar yazarı Ali Bayramoğlu, kurucu olduğu AKP'den ayrılarak yeni parti kuracağını deklare eden Ali Babacan ve kurulacak olan partisi için bir değerlendirmede bulundu. Bayramoğlu, "Muhtemelen bu siyasi parti bir lider partisi olmayacaktır.

Manşet 25.07.2019, 08:13 25.07.2019, 08:13
3
'Babacan'ın siyasi partisi bir lider partisi olmayacak'

 

 

 

Karar yazarı Bayramoğlu: Tek parti hakimiyetinin kırılması demokratik siyasi hayat açısından önemli


Karar yazarı Ali Bayramoğlu, kurucu olduğu AKP'den ayrılarak yeni parti kuracağını deklare eden Ali Babacan ve kurulacak olan partisi için bir değerlendirmede bulundu. Bayramoğlu, "Muhtemelen bu siyasi parti bir lider partisi olmayacaktır. Bunun iki nedeni bulunuyor. İlk neden Ali Babacan tarzının karizmatik lider rolüne tam oturmaması ve daha çok ekonomik bir yönelime sahip olmasıdır. Bir diğer neden Abdullah Gül’ün varlığıdır. Gül, ismi geçen diğer siyasetçiler arasında önde duran, bir çoğunu siyasete sokmuş, manevi hiyerarşide üstte bulunan bir kişiliktir" dedi. 






"Yeni siyasi parti, bir dönemin AKP’sinden farklı olarak sadece sentez politikaları izleyen değil, yapısı itibariyle toplumun farklı eğilimlerini bir araya getiren bir sentez partisi olma yolunda ilerlemelidir" diyen Bayramoğlu'nun "Yeni parti tartışmaları ve siyasetin geleceği" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:







Son dönemlerdeki tüm siyasi ve sosyolojik göstergeler, iktidar partisinin yaşadığı otoriterleşme sürecinin ve MHP’yle söylem yakınlaşmasının, seçmen eğilimleri ve siyasi yelpaze üzerinde önemli etkilerde bulunduğunu gösteriyor. 


Bu bakımdan kritik sonuçlardan birisi, geleneksel olarak çok parçalı, çok eğilimli toplumsal muhafazakâr alanın monolitik, tek parçalı bir siyasi temsil dokusu içine hapsolması, böyle oldukça hacim daralması yaşamasıdır. Hacim daralması muhafazakâr kesimin kendi içinde memnuniyetsiz, gezgin bir siyasi davranışa sahip merkezkaç güçler üretmesine yol açıyor. Muhafazakâr siyasi saha kendi içinde yeni sınıfsal, kültürel kırılmalar yaşıyor. Diğer bir ifadeyle siyasetin ve siyasetçinin toplumu, özellikle muhafazakâr kesimi avucuna aldığı, içine hapsettiği bir evre kendi sınırlarına doğru ilerliyor. Kimi muhafazakarlâr o kıskaçtan, o avuçtan kafasını, elini, kolunu dışarıya çıkarmaya çalışıyor, hatta çıkarıyor.


Gül, Davutoğlu gibi önemli isimlerinin yeni siyasi hareketlerle anılması bu gelişmelerin bir sonucudur. Ali Babacan’ın kuracağını ima ettiği partinin siyasi alanı, siyasi kulisleri bu denli hareketlendirmesini, siyasi beklentiler üzerinde bir tür İmamoğlu etkisinde bulunmasını da böyle okumak gerekir.


Bu girişimin, yukarıda
altını çizdiğimiz çerçevede, toplumsal bir karşılığının olduğu muhakkak.



Babacan'ın siyasi karşılığı


Ancak toplumsal karşılık kendiliğinden siyasi bir karşılık anlamına gelmez.


 

Siyasi karşılığın temel kriteri, bu tür arayışların, siyasi itiraz kadar yeni bir değişim hamlesini, toplumsal bir beklenti dalgasını ifade ve temsil etmeleridir. Kuvvetli bir toplum tasavvuruna, ikna edici değişim projesine ve bunun heyecanlandırıcı araçlarına sahip olmayan hiçbir siyasi yapı ve parti, bugüne kadar Türkiye siyasetinde kendisine yer bulamamış, iktidara alternatif oluşturamamıştır.


Babacan ve arkadaşlarının şu an itibariyle bu açıdan, olumlu ve umut verici ipuçları sunduklarını teslim etmek gerekir. Bunların en önemlisi, kurulacak siyasi partinin AK Parti’nin fabrika ayarlarına dönmüş daha iyi numunesi olma iddiasından çok, yeni Türkiye’nin sorunlarını ve dinamiklerini dikkate alan bir yeni bir siyaset dili üretme niyeti taşıması ve bunu ortaya koymuş olmasıdır.


Ali Babacan’ın AK Parti’den istifa ederken yaptığı açıklamadaki şu iki cümle dikkat çekiciydi:


“İçinde bulunduğumuz şartlarda, Türkiye için yepyeni bir gelecek vizyonuna ihtiyaç vardır. Ülkemiz için her alanda doğru analizler, yeniden düşünülmüş stratejiler, planlar, programlar gerekmektedir. Türkiye’nin bugünü ve geleceği için yeni bir çalışma başlatmak kaçınılmaz hale gelmiştir. Ben ve pek çok arkadaşım böyle bir çalışma için büyük ve tarihi bir sorumluluk hissediyoruz...”


Babacan ve birlikte anıldığı siyasetçilerin bilenen siyasi duruş ve kimlikleri, yenilik ve yeni siyaset bakımından kuvvetli referanslar içeriyor. Abdullah Gül, Ali Babacan, Beşir Atalay, Sadullah Ergin, Nihat Ergün, Haşim Kılıç gibi isimlerin, AK Parti’nin ilk döneminde bıraktıkları izler kadar, özgürlükçü, rasyonel, hukuk kurallarına saygılı siyasi anlayışlarıyla oluşturdukları ortak payda önemli bir veridir.


Ali Babacan Türk ekonomisinin rasyonelleşmesinin, piyasa ekonomisiyle uyum halinde çalışmasının, siyaset ve siyasetçi karşısında karşısında özerkliğinin son dönem mimarıdır. Ülke içinde ve dışında yetkinlik ve güven duygusu denince ilk akla gelen kişidir. Beşir Atalay, demokratikleşme süreçlerinin, Kürt meselesinde siyaset fikrinin, çözüm sürecinin önde gelen ismidir. Sadullah Ergin, ülkenin devlet ve haklar düzeninde demokratikleşmenin, Kürt meselesinde siyaset kapısının aralanmasının taşıyıcısı olmuş bir siyasetçidir. Haşim Kılıç içinden geldiği camiaya hukuk ilkeleri adına karşı durmayı bilmiş, bir anayasa mahkemesi başkanıdır. Abdullah Gül, 1995’lerden bu yana Milli Görüş hareketinin yaşadığı iç değişimin asli kaptanı, söylemde yerel ve evrensel değer evliliğini sağlayan, bunu parti programlarına yerleştiren, ülkenin Kopenhag kriterlerine uyum hamlelerini tavizsiz gerçekleştiren, bugün çoğulcu, özgürlükçü ve demokratik tutumu simgeleyen eski cumhurbaşkanıdır.



Nasıl bir yol?


Bu tür ortak özellikler yeni bir siyaset için gereklidir, ancak yeterli değildir.


Bu grubun önünde yeniliği, yeni dalgayı, kuvvetli ve ikna edici bir değişim projesini temsil edebilmeleri için çeşitli “siyasi ödevler” bulunuyor.


Geliştirmeleri gereken, sahici ve yeni bir siyasi söylem ilk meseleleri gibi görünüyor. Bundan sonra ikna edici çözüm önerileri getirmeleri gereken üç temel sorun alanı var.


Toplum-siyaset bağlarını yeniden kuracak oranda güçlü olması ve yeni simgeler içermesi gereken söylemin ana teması şu olmalıdır ve muhtemelen olacaktır: Farklılıkları ve taleplerini ihmal etmeden, çatışmacı dilden uzak duran, katılımcı ve rasyonelliği aynı anda çağıracak siyasal ve toplumsal bir merkez inşası...


Çözüm önerisi getirmeleri gereken en önemli sorun alanları ise sırasıyla, (1) ekonomi, (2) anayasal, yargısal ve siyasi boyutlarıyla hukuk düzeni, (3) Kürt meselesidir. Bu öneriler, hedefler kadar, bu hedeflere ulaşma yollarını işaret eden paket projeler üzerine oturabilirse, yeni ve ikna edici olma özellikleri  artacaktır.


Bu çerçevede yeni siyasi partiyle ilgili tahminlerim, ama daha çok beklentilerim şöyle:


Yeni siyasi parti, bir dönemin AK Parti’sinden farklı olarak sadece sentez politikaları izleyen değil, yapısı itibariyle toplumun farklı eğilimlerini bir araya getiren bir sentez partisi olma yolunda ilerlemelidir. Elbette böyle bir yapı içinde, Kürt ve sol temsili vitrin unsunu olmanın ötesinde, bu temsilin kurucu bir unsuru olmalıdır.


Merkezi dolduran, farklı siyasi ve sosyal talepleri ortak değerler ve temel demokratik ilkeler etrafında ele alacak, Kürt meselesi, mülteciler sorunu gibi toplumsal nitelikli sorunlara yönelecek yeni bir siyasi partiye, bireysel vurgular taşıyan özgürlükçü yaklaşım yetmeyecektir. Böyle bir parti yeni bir toplumsal sözleşme üretmenin yollarını aramalı, bunun simgelerini ve özellikle katılımcı yöntemlerini üretmelidir. Yeni siyasi parti, risk alma ve üretkenlik bakımından, muhtemelen en büyük zorluğu bu alanda yaşayacaktır.


Muhtemelen bu siyasi parti bir lider partisi olmayacaktır. Bunun iki nedeni bulunuyor. İlk neden Ali Babacan tarzının karizmatik lider rolüne tam oturmaması ve daha çok ekonomik bir yönelime sahip olmasıdır. Bir diğer neden Abdullah Gül’ün varlığıdır. Gül, ismi geçen diğer siyasetçiler arasında önde duran, bir çoğunu siyasete sokmuş, manevi hiyerarşide üstte bulunan bir kişiliktir. Bu iki unsur yeni siyasi partide, özellikle uygulamada kolektif bir yönetim ve sözcülük tarzını beraberinde getirebilir. Gül’ün bu siyasi partinin neresinde duracağını zaman gösterecektir, ama bununla birlikte, gerideki koordinatör, uzlaştırıcı, rasyonel bilirkişi işlevini üstlenmesi şaşırtıcı olmaz. Bu da onu paylaşılan bir liderliğin bir adım önde duran parçası haline getirir. Böyle bir yönetim tarzı karizmatik lider geleneği olan bir toplumda sıkıntılar yaratabileceği gibi, paradoksal bir şekilde ülkeye hakim lider hegemonyasının yarattığı tepkiler dikkate alınırsa, yeni bir siyasi duruşun, etkili ve yeni aracı olarak algılanabilir.


Yeni siyasi parti, muhafazakâr alanın büyük parçası olsa da olmasa da, projeleri ve duruşu yeterice tatmin etse de etmese de, kuruluşuyla birlikte bu alan bir dönüşüm sürecine girecektir. Tek parti hakimiyetinin kırılması, yeni muhafazakâr bir partinin muhalefet cephesinde yer alması ve getireceği siyasi hareketlilik demokratik siyasi hayat açısından önemlidir.










banner3
Yorumlar (0)
10
açık
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12
Günün Karikatürü Tümü