Babam / Ahmet Karagöz

    BABAMA; Doğum tarihi nüfus kimlik kartında 1937 olarak yazılıdır. Ancak gerçek doğum tarihi ay ve gün olarak bilinmemekle birlikte 1933 doğumludur.

Manşet 06.04.2020, 05:38 06.04.2020, 05:38
2
Babam / Ahmet Karagöz

 

 

BABAMA;
Doğum tarihi nüfus kimlik kartında 1937 olarak yazılıdır. Ancak gerçek doğum tarihi ay ve gün olarak bilinmemekle birlikte 1933 doğumludur. İki yaşında annesini kaybeder, Sultan Halasının fedakarlığı, babası ve dedemiz Mustafa’nın dirayeti ve tamamı akraba olan diğer komşuların yardımlarıyla babam da diğer kardeşleriyle birlikte büyür ve hayata tutunmaya çalışır. Bugün 87 yaşında olan babamın, tanıklığını yaptığım yaşamını özetleyerek yazmaya çalışacağım. Babam 24 yaşında iken, annemle evlenir. Bu evliliklerinden 4 kız, 9 erkek çocukları olur. Çocuklarından Gülağa 3 yaşında, İsmail bir yaşında ve doğum esnasında adı konulmadan ölen bir evlatla birlikte toplam 13 çocuk babası olur benim babam.
Dedem Mustafa, o günün koşullarında sahip olduğu arazi ve var olan büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarıyla köyün varlıklı insanlarından biri olduğunu babam ve akrabalarım hep anlatırlardı. Babamlar, 2 kız, 7 erkek, toplam 9 kardeşlerdi. Dedem Mustafa’nın 27 Temmuz 1955 tarihinde ölümü ile birlikte, iki halam, feodal kültür gereği dedemin servetinden men edilir ve bütün servet erkek kardeşler arasında paylaşılır. Babamın payına da biri Yoğunsöğüt köyünde olmak üzere hatırı sayılır bir miktarda arazi (tarla) düşer.
1960’lı yıllarda bir ceviz kabuğunu doldurmayacak gerekçelerle aynı aşirete mensup, komşular arasında şiddetli geçimsizliğe ve kan davasına dönüşen büyük kavgalar yaşanır. Süren bu kavgalar neticesinde masum birçok insan ölür ve yıllarca birçok masum insan da hapis yatar. Bir arada birlikte yıllarca aynı coğrafyada yaşamış, “birbirine kız alıp, kız vermiş”, birbirine kirve, hısım, akraba ve komşu olan köylülerimiz yaşanan bu olumsuz süreç nedeniyle; bir arada birlikte yaşamaya devam etmenin bütün koşullarını bitirmiş olurlar. Sükûneti sağlamak için, aşiret büyükleri devreye girer; “birbirine kız alıp kız vermiş”, birbirine kirve, hısım, akraba ve komşu olan köylülerimizin bir bölümüne göç etmeleri, diğer bölümüne ise göç edenlerin köydeki bütün mülkiyetlerinin satın alınması önerilir. Bu öneri ile uzlaşma sağlanır. Babamlar köyde kalan taraf olur. Nakit parası yetersiz kalan babam, Yoğunsöğüt köyündeki tarlasını satarak amcası Direş Hüseyin ile birlikte komşularının köydeki bütün mülkiyetlerini satın alarak, sürecin yatışmasına bir anlamada ciddi katı sunmuş olurlar.
Alxhas aşireti, 12 köy ve birçok mezradan ibarettir. Aşiret bireyleri arasında 1960’lı yıllarda cehaletten kaynaklı yaşanan kavgalar maalesef birçok insanımızın ölümüne neden olmuştur. Herkes çocuklarını okutarak büyük miraslar bırakırken, dedelerimiz babalarımıza, kan davalarını miras olarak bırakıyorlardı. Neyse ki gençlerimizin duyarlılığı sayesinde, o korkunç, utanılası kötü günler hepten gerilerde kaldı.
Üç çocuğu ölmüş, 10 çocuğu yaşayan babam, kaderimiz olarak, bizlere tebliğ edilen coğrafyamızın (köyümüzün) gelecekte ihtiyaçlarımıza cevap olamayacağını her fırsatta anlatıyor ve mutlaka okumamız gerektiğini söylüyordu. Anne ve babayla birlikte aynı evde yaşayan 12 insandık. En temel ihtiyaçların büyük bir bölümünde yoksun ama geleceğe umutla bakan bir yaşam heyecanımız vardı. Koyunlarımızı, kuzularımızı kendimiz güdüyor, tarlalardaki ekinlerimizi kendimiz biçiyorduk. Taş ve kerpiçlerle örülü ve üzerleri merteklerle kapatılmış olan evimizin yıllık tamir, bakım onarımını da bizzat kendimiz yapardık. Tarla faslı bitince ablalarım ise yün halı, kilim yastık dokurlardı. Babam oldukça tutumlu bir insandı. Zorunlu olmadıkça şahsı adına hiçbir harcaması olmazdı. Tarladaki ekinleri büyük bir özen ve itina ile harmana taşır veya taşıtırdı. Babam, tarlada dökülen her taneyi şapkasında toplayıp harman alanına getirirdi. Ailenin bütün fertleri çalışırdı ama en büyük fedakarlığı her zaman babam gösterirdi. Babamın fedakarlığı bizlere kalem, defter, silgi veya kantinden alacağımız bir simit yani geleceğimize yatırım oluyordu. Şevk ve heyecanla yaz aylarında köyde tarlalarda, kışları ise şehirlerde seyyar satıcılık yaparak, adeta canına kast ederek çocuklarının okumasını sağlıyordu.
Babamın elleri, ayakları nasırlı, elbiseleri ise genel olarak yamalı olurdu. Okuduğumuz okullara velimiz olarak geldiğinde, öğretmenlerimizin; “amca sen işine bak, çocukların dersleri iyidir” söylemleri babamı, terapi eden sözler olurdu. Her çocuk gibi bizim de yaramazlıklarımız, hatalarımız olurdu. Bu anlamıyla babam aile içi barışa her daim katkı sunan pozisyonunda idi. Soframızda tükettiğimiz, sırtımıza giydiğimiz her şeyde babamın emeği ve alın teri vardı. Kuşkusuz her baba evlatları için her türlü fedakârlığa katlanır. Ancak babamın fedakarlıklarını babamı tanıyanlar daha iyi bilir.
İki abim ve bir ablam evlenmiş ayrı evlerde yaşıyorlardı. Ailenin en büyüğü Mustafa abimdi. Mustafa abim matematik öğretmeniydi. Göreve başladıktan sonra hepimize ciddi anlamda katkıları oldu. Ben orta okul ve liseyi Mustafa abimin yanında ve evinde kalarak okudum. Üzerimde yengemin ve abimin emeği vardır.
Babamın eğitim durumu, köyümüzün bilge insanı Ali Hakki Doğan’dan aldığı üç aylık eğitimle sınırlıdır. Bu üç aylık eğitim sürecinde; dört işlemi, okumayı, yazmayı ve herkesin imreneceği eğik el yazısını öğrenmiştir. Mizah içerikli şiirler yazar ve aynı zamanda iyi hikâye anlatır. Dostlarının yanında yer almayı, düşmanlarına saygı duymayı vazgeçemediği davranış haline getirmiş bir insandır. 1980’den sonra bir dönem köy muhtarlığını yapan babam, 1987 yılında kardeşlerimin eğitimi için Gaziantep iline taşınırlar. Yaz tatillerinde her yıl köyümüze giderdik. Üç aylık yaz tatilini hepimiz köyde babamla birlikte tarlalarımızda çalışarak geçirirdik. Dolayısıyla hepimiz çalışıyor ve kısmen babamın yükünü hafifletmiş oluyorduk.
Ben Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde okuyordum. 3. Sınıf öğrencisi iken 1989 yılında, Gaziantep’te ikamet eden ailem Adana’ya taşındılar. Bu duruma en çok sevinen de ben olmuştum. Ben Üniversitede okuyorken, ilkokul, ortaokul ve liseye devam eden beş kardeşim vardı. Dumlupınar Mahallesi’nde kiraladığımız bir evde kalıyorduk. Ailede annem ve babam dahil olmak üzere hiç birimizin sosyal güvencesi yoktu. Çok zorunlu olmadıkça sağlık kurumlarına gitmiyorduk.
Babam her gün düzenli işe giderdi. Toptancılarda aldığı, çorap, mendil ve erkek iç çamaşırlarını sırtındaki çantaya yerleştirir kahve, pazar ve sokakları gezerek satardı. Babamın günlük kazancıyla geçinmek zorundaydık. Zaten çok zorunlu olmadıkça çay ve şeker dışında market veya bakkalda aldığımız bir şeyde yoktu.
Edep, erkan sahibi olan babamın şahsına ait bir harcamasının olmadığını yukarıda yazmıştım. Ancak kendisine tek kuruş harcamayan babam, misafir karşılamayı, ağırlamayı, iyi bir iletişimle uğurlamayı bilen bir insandı. Aynı zamanda kendisine yapılmış bir iyiliğe minnet ve şükran duyan bir insandır. Bu anlamıyla en büyük rehberim babamdır.
Koronavirüs salgını nedeniyle, 87 yaşındaki annemi ve babamı ziyaret edemiyorum. Bu yazıyla annem ve babamla gurur duyduğumu, kendi tarihime not düşmek için yazdım.
Emeği ile geçinen bütün anne ve babaları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kalın diyorum.

banner3
Yorumlar (0)
8
açık
Günün Anketi Tümü
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Sosyal medya da verilerimizi zaten izinsiz kullanılıyor, şimdi de yasal zeminde kullanmak istiyorlar.. Sizce çözüm?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12
Günün Karikatürü Tümü