"Barışın da bugün en ufak bir ekmek ve onur hakkı gibi savaşılarak, mücadele ederek kazanılacağız

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde “Yaşadığımız bu sistemde barış olduğunu düşünmüyoruz” diyen kadınlar, “Barışın da bugün en ufak bir ekmek ve onur hakkı gibi savaşılarak, mücadele ederek kazanılacağını düşünüyoruz” diye seslendi.

Manşet 30.08.2021, 09:31 30.08.2021, 09:42
10
"Barışın da bugün en ufak bir ekmek ve onur hakkı gibi savaşılarak, mücadele ederek kazanılacağız

İSTANBUL - 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde “Yaşadığımız bu sistemde barış olduğunu düşünmüyoruz” diyen kadınlar, “Barışın da bugün en ufak bir ekmek ve onur hakkı gibi savaşılarak, mücadele ederek kazanılacağını düşünüyoruz” diye seslendi.

JINNEWS'ten Marta Sömek imzalı haberine göre; 1 Eylül Dünya Barış Günü savaş, koronavirüs salgını, ırkçılık ve kadın düşmanlığının gölgesinde karşılanırken, İstanbul’daki kadınlara barışın ne olduğu ve kendileri için ne ifade ettiği, Türkiye’deki mevcut durumla barışı nasıl ilişkilendirdikleri, barışa ilişkin talepleri ve 1 Eylül Dünya Barış Günü mesajlarına dair mikrofon uzattık.

‘Hem kadın hem de Kürt olduğum için bir saldırıya maruz kalmıyorsam bu tamamıyla bir ‘şans’

“Barış benim için ne ifade ediyor diye sorarsanız aklıma savaş gelir” diyen Berivan Saruhan, bir savaş atmosferinde büyüdüğü için barışın kendisi için savaş anlamına geldiğini ifade etti. Tüm insanlığın etrafının savaşla sarıldığını dile getiren Berivan, hem kadın hem de Kürt olduğu için bir saldırıya maruz kalmamasını “Devlet ya da var olan kanunlar beni koruduğu, güvenlikli, huzurlu bir ortamda olduğum için değil, tamamen şans eseri bir saldırıya maruz kalmıyorum” şeklinde yorumladı.

‘Gülüşlerimiz için umutla çabalayacağız, direneceğiz’

Son zamanlarda Kürtlere yönelik artan ırkçı saldırılara dikkat çeken Berivan, “Irkçılık farklı bir şey, Türkçülük başka bir şey, biz şu an Türklerden farklı olduğumuz için saldırılara maruz kalmıyoruz, onlara göre Kürt olduğumuz ve varlığımızla varlıklarını tehdit ettiğimiz için saldırılara maruz kalıyoruz, bu ırkçılık değil Türkçülüktür” ifadelerini kullandı. Berivan son olarak, “Barış bir gülümsemeyle başlar, gülüşlerimiz ve gülümseyişlerimiz için çabalarımızla, çalışmalarımızla direneceğiz” sözlerini kullandı.

‘Yaşanan savaş halleri kadına yönelik bir savaş biçimi’

“Yaşadığımız bu sistemde barış olduğunu düşünmüyoruz” diyen Semra Aslan ise “emperyalist ve faşist devletlerin olduğu bir sistemde barış kavramının devletlerin algıladığı barış kavramıyla aynı olmadığını” vurguladı. Semra, Afganistan’da, Suriye ve Türkiye’de yaşanan savaş halleri gibi dünyanın birçok yerinde savaşların kadına yönelik bir savaş biçimi olarak değerlendirilebileceğinin altını çizerken, bunlara karşı barış içinde yaşamanın tüm dünya halklarının talebi olduğuna dikkat çekti.

‘Kadınların özgür olduğu bir barış ortamı’

“Barışın da bir şekilde savaşılarak kazanılacağını düşünüyoruz” diyen Semra, “barış ortamını” şöyle tasvir etti: “Sosyalist bir rejimde yaşamak isterdim, kadınların özgür olduğu, bugün yaşam hakkı için, sadece temel hakları için değil, bütün bir şekilde üretimde bulundukları, kendilerini yaşamın her alanında var edebildikleri bir barış ortamı isterdim. Çocukların sokakta özgürce oynayabilecekleri bir barış ortamında, herkesin karnının doyabileceği, yaşamın sanatla örüldüğü bir alanda barışı yaşamak isterdim.”

“İktidarın barışının savaş odaklı bir barış” olduğunun altını çizen Semra, 1 Eylül Dünya Barış Günü için, barışı mücadeleyle örmenin ve daha özgür yarınlarda yaşamanın çağrısını yaptı.

‘Irkçılığın giderek arttığı bir ülkede barıştan söz etmek mümkün değil!’

“Barış isteyen herkes gibi kendisi için de kavganın olmadığı, birlik, bütünlük, sükunet ortamı hayal ettiğini” belirten Hatice Ürün, barışa dair düşüncelerini şöyle ifade etti: “Şu anki mevcut durumla barışı aynı yere koyamıyorum, kendi ülkemiz açısından barış ortamının olmadığını düşünüyorum. Çünkü herkesin bir tedirginliği var, giderek artan bir ırkçılık zihniyetiyle karşı karşıya insanlar, hal böyle olunca ırkçılığın giderek arttığı bir ülkede barıştan söz etmek mümkün değil. Herkesin birlik içinde olduğu, düşüncelerin özgürce ve rahatça ifade edildiği bir ortam hayal ediyorum.”

‘Kadınlar engeller karşısında mücadeleden vazgeçmiyor’

Barış için en çok kadınların mücadele yürüttüğüne işaret eden Hatice, şunları söyledi: “Beş farklı insan ve beş farklı düşünce bir araya geldiğinde rahatlıkla kendilerini ifade edebilmeli. Türkiye toplumu ve dünya genelinde daha çok kadınların barış nezdinde çaba gösterdiğini düşünüyorum. Fakat maalesef ki Türkiye toplumunda kadınların önleri bir noktada kesiliyor, meydanlarda olsalar da her anlamda mücadele etseler de yapmak istediklerini çoğu zaman yapamıyorlar. Beni mutlu eden bir tarafı da hangi engelle karşılaşsalar da bu mücadeleden vazgeçmiyor olmaları.”

‘Türkiye’de barışçıl bir ortam mümkün değil’

Türkiye’de barışçıl bir ortamın mümkün olmadığını paylaşan Özlem Öztürk de ekonomik kriz, savaşlar, hastalıklar ve yangınları anımsatarak ne şu an ne de ileride barışa dair bir ortam göremeyeceğini dile getirdi. Hayal ettiği barış ortamının kadınların özgür olduğu bir ortam olduğuna değinen Özlem, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne dair ise “insanların birbirine dil, din, ırk ayrımı yapmadan özgürce yaşam sürdürmesi” çağrısında bulundu. 

‘Bir umut beslemek istiyorum’

“Barış, çocuklarımızın özgürce, korkusuzca yaşayabildiği bir hayat ifade ediyor benim için” diyen Yeşim Çil ise “Bir barış ortamı asla yok. İnsanların çıkar, menfaat ilişkisi içerisinde olduğu, yalnızca kendilerini düşündüğü bir hayat görüyorum. Bu beni daha da korkutuyor, çocuklarımın geleceği için bir umut beslemek istiyorum ama bu umudu maalesef ki hatırlayamıyorum, beni çok çok korkutuyor” değerlendirmesinde bulundu. Kendi çocukluğunda korkusuz olduklarını, kötülüğün ne olduğunu bilmediklerini dile getiren Yeşim, özgürce, korkusuzca, saygı çerçevesinde, çocukların rahatça oynayıp gülebildiği bir dünya hayal ettiğini vurguladı. Yeşim son olarak, “Herkesin barış ve beraberlik içinde yaşamasını istiyorum. Bunun olmasını canı gönülden istiyorum” mesajını verdi.

banner3
Yorumlar (0)
22
açık
Günün Anketi Tümü
"Erken seçim olursa Cumhurbaşkanı kim olmalıdır? "
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Altay 7 15
2. Beşiktaş 7 14
3. Trabzonspor 6 14
4. Hatayspor 6 13
5. Fenerbahçe 6 13
6. Konyaspor 6 12
7. Alanyaspor 6 12
8. Karagümrük 7 11
9. Kayserispor 6 10
10. Sivasspor 7 9
11. Gaziantep FK 6 8
12. Galatasaray 6 8
13. Antalyaspor 7 8
14. Adana Demirspor 6 6
15. Malatyaspor 7 6
16. Göztepe 6 5
17. Kasımpaşa 6 5
18. Başakşehir 6 3
19. Giresunspor 6 1
20. Rizespor 6 1
Takımlar O P
1. Ümraniye 7 19
2. Erzurumspor 7 15
3. Ankaragücü 6 12
4. Eyüpspor 6 12
5. Tuzlaspor 6 11
6. Kocaelispor 6 10
7. Bandırmaspor 6 9
8. Manisa FK 7 9
9. Boluspor 5 7
10. Samsunspor 5 7
11. Altınordu 6 7
12. Menemenspor 6 7
13. Adanaspor 7 6
14. Balıkesirspor 5 6
15. Denizlispor 6 6
16. Bursaspor 6 5
17. Gençlerbirliği 6 5
18. İstanbulspor 5 4
19. Ankara Keçiörengücü 6 4
Takımlar O P
1. Liverpool 5 13
2. Man City 6 13
3. Chelsea 6 13
4. M. United 6 13
5. Everton 6 13
6. Brighton 5 12
7. West Ham 6 11
8. Aston Villa 6 10
9. Tottenham 5 9
10. Brentford 5 8
11. Watford 6 7
12. Leicester City 6 7
13. Arsenal 5 6
14. Crystal Palace 5 5
15. Southampton 5 4
16. Wolverhampton 5 3
17. Newcastle 6 3
18. Leeds United 6 3
19. Burnley 6 2
20. Norwich City 6 0
Takımlar O P
1. Real Madrid 6 16
2. Atletico Madrid 7 14
3. Real Sociedad 6 13
4. Sevilla 5 11
5. Valencia 7 11
6. Rayo Vallecano 6 10
7. Athletic Bilbao 7 10
8. Barcelona 5 9
9. Real Betis 6 9
10. Osasuna 6 8
11. Mallorca 6 8
12. Villarreal 5 7
13. Espanyol 6 6
14. Cádiz 6 6
15. Elche 6 6
16. Levante 6 4
17. Celta de Vigo 6 4
18. Granada 6 3
19. Deportivo Alaves 6 3
20. Getafe 6 0
Günün Karikatürü Tümü
banner56