Celalettin Can 78'liler Girişimi Sözcüsü Independent Türkçe için yazdı: Soru: Kim haklı?

      Tarihe nasıl yaklaşmak gerekir? Sınıfsal/siyasal ve özgürlük mücadelelerine yaklaşırken ölçümüz ne olmalıdır?   Bu durumlarda öncelikle ön yargısız bir ruh hali içinde, sorulması gereken soru şudur: Kim haklı? Temel ölçü budur! fazla oku

Manşet 22.01.2020, 05:06 22.01.2020, 05:06
2
Celalettin Can 78'liler Girişimi Sözcüsü  Independent Türkçe için yazdı: Soru: Kim haklı?




 

 

 

Tarihe nasıl yaklaşmak gerekir?

Sınıfsal/siyasal ve özgürlük mücadelelerine yaklaşırken ölçümüz ne olmalıdır?  

Bu durumlarda öncelikle ön yargısız bir ruh hali içinde, sorulması gereken soru şudur:

Kim haklı?

Temel ölçü budur!

Başlangıç olarak haklı olanla haksız olanı ayırt etmek gerekiyor.

Haklı ile haksız arasındaki mücadelede doğru olanla yanlış olanı ayırt etmek gerekiyor.

Doğruları yaşayan kuşaklara aktarmak, yanlışlardan ders çıkarmak, haklı her davayı ayakta tutmak gerekiyor.

Köleci devlet düzenlerinden günümüze kadar bütün sömürücü egemen sınıflar her daim bir resmi tarih inşa ettiler.

Bu tarih anlayışında ezilen ve sömürülen sınıflar ve baskı altındaki halklar nesne oldu.

Özne halkı savaşa, fetihe sürükleyen kahramanlar, krallar, padişahlar oldu.

Ülkelerin yakılıp yıkılmasına, milyonların ölümüne, kurtulanların el kapılarında mültecileşmesine yol açan “serüven” anlatımıyla, geniş halk kitleleri kendi öz sorunlarından koparıldı; tekil olaylardan ve kişisel kahramanlıklardan doğru bir saptırılmış düşünme şekli ve bilinç edinmeleri sağlandı.

Hiç kuşkusuz tarihe yaklaşımın bu biçimi, halk ve toplum karşıtıdır; şoven/militarist iktidarların “süreklilik” içinde “beka” amacına hizmet ediyor.

Öyleyse tarihe gücün ve tahakkümün haklılığından değil de, hakkın haklılığından doğru bakmak gerekiyor.

Ulusal, sınıfsal, siyasal güçleri harekete geçiren nesnel ve öznel etkenleri, bilimsel olarak analiz etme çabası içinde olmak işin esasıdır, bunu iyi bellemek gerekiyor.

Bilmeliyiz ki böylesi bir bilimsel yaklaşım dışında hiçbir yöntem gerçeğe ulaşmaya ve halkı aydınlatıcı bir tarih yazmaya yetmeyecektir.

Bir başka ifadeyle, bizim ihtiyaç duyduğumuz tarih yaklaşımı, milyonlarca insanın gözleri önünde yürütülen büyük bir mücadelenin içinde yer alan devrimcilerin ve türlü sınıf katmanlarından insanların o güne dair gözlemleri, duyguları ve somut bilgileridir.

En önemlisi de haklıyla haksız, ezenle ezilen, sömürenle sömürülen arasındaki mücadelenin o günlerde büründüğü özgün biçim ve içeriğe ait görüşleridir.

Nasıl davranmalı ki zulmün yanında yer almamış olalım?

Tarihi gelişmenin belirli bir aşamasında, haklı ile haksız arasındaki mücadele görünürlük kazanır.

Bu mücadele bir kez ortaya çıktığı zaman, kişi haklı ile haksızın arasındaki sınırı kavramak yerine, haksızı haksız olduğu için, haklıya ise kimi yanlışlarından dolayı eşit mesafede durma tavrına girerse, şu veya bu ölçüde güçlünün, egemen olanın, yani haksızın yanında yer almaktan kurtulamaz.

Tarih bu dersi, yaşadığımız koşullarda, Kürt halkının yaşadığı büyük acılar pahasına Türkiye ve dünya halklarının önüne koymuş durumda.

Hemen belirtelim ki, haklı her zaman “güzel”, “lekesiz”, “yanlışsız” değildir elbette.

Kürt hareketlerinin de hataları vardır, olmaması eşyanın tabiatına aykırıdır zaten.

Hatta bugünün akıl almaz medya egemenliğinde, haklı olanın en tartışmasız, en güzel, en lekesiz, en yanlışsız yüzünü bile birkaç çamurlu fırça darbesiyle kamuoyu önünde tanınmaz çirkinlikle gösterilebilir.

Bu yasaklı yıllarda da her şeyin tartışıldığı algısı vermekten utanmayan medyanın, nasıl bir “esas duruş” içinde olduğunu, Cizre’de, Sur’da onlarca Kürt kadınının, gencinin, çocuğunun, yaşlısının yakılmasını, Roboski’de bombaladığı Kürt köylülerini nasıl “terörizm” ile yaftaladığını, hatta en son bir tiyatro oyununu dahi nasıl sunduğunu göz önüne getirelim.

Gücün haksız egemenliğinin kara/propagandası karşısında şaşırmamak için elimizdeki pusulamız ne olacaktır?

Nasıl davranmalıyız ki zulmün yanında yer almamış olalım?

Bunun cevabı “kim yanlış yapıyor?” değil, “kimin haklı olduğu?” sorusunu sormaktır.

“Kim yanlış yapıyor?” sorusu çoğu kez bulanık sonuçlar verir.

Bu sorunun labirentinde kişi, medyanın yaydığı sisle körleşebilir, yolunu şaşırabilir.

“Kim haklı” sorusunu, zifiri karanlık bile olsa kişi sınıfsal analizle aydınlatabilir.

“O da yanlış, bu da yanlış” demek her zaman mümkündür.

Buradaki haklı ile haksızın yanlışını eşitlemek ve bir kez eşitledikten sonra da medya yalanlarıyla haklının en büyük yanlışı yaptığı sonucuna varmak işten bile değildir.

Bu yanlış soru, haklı ile haksız arasındaki mücadelede “tarafsızlığa”, “tarafsızlık” da er ya da geç haksızdan yana “taraf” olmaya götürür.

Nitekim bu yanlış soru mantıksal sonuçlarını yaratmakta, Türk, kimileyin Kürt mütedeyyin, orta sınıf/ sermayedar ‘beyaz elbiselileri’ vicdanen rahatlatıcı rol oynamaktadır.

Oysa “kim haklı, kim haksız” sorusu tek yanıtlı bir sorudur.

Sınıfsal bakış açısına sahip her insan, hatta bir ölçüde sağduyu sahibi her vicdanlı insan, bir mücadelede daima taraflardan birinin haklı, ötekinin haksız olduğunu bilir.

Bunu bir kez bildikten sonra tarafını doğru seçmek kolaydır.

Bizim kuşağımız, “objektif olma” kisvesi ardında sergilenen “tarafsızlığın” nasıl bir taraf olma hali olduğunu yaşamış bir kuşak olarak bunu gayet iyi bilir.

1970'li yıllardaki faşizme karşı mücadelenin, 1 Mayıs 1977, Çorum, Maraş katliamlarının, darbe sonrasında idamcılarına, işkencecilerine karşı taraf olmayan “tarafsızlarına” bakarak yeni kuşakların alacağı çok dersler vardır.

Barış, demokrasi ve özgürlük hareketlerinin “yanlışları” ile bilinçleri bulandırılan yeni kuşakların ilk işi, tekil olayların “yanlışlığı” veya “doğruluğu” üzerinden hüküm yürütme yerine “kim haklı” sorusunu sorması ve vicdani bir muhasebe ile yanıt vermesidir.

Bu, haklar ve özgürlükler mücadelesine karşı, güçlünün karalama kampanyasının etkisinden sıyrılmak için iyi bir yöntem olsa gerekir.

Bilmeliyiz ki, haklının yaptığı yanlışlardan hareketle “o da yanlış, bu da yanlış” demek, haksızların halka verdiği zarardan katbekat fazladır.

Haklının yaptığı yanlışı bahane ederek, haksızdan yana tutum alan iflah olmaz ikbal düşkünü, güç yardakçısı oportünistleri ise geçelim…

 

 

* Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.




© T

banner3
Yorumlar (0)
6
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Olası bir erken seçimde hangi ittifaka oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7